İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2014/340 K.2015/1250

BORÇLAR KANUNU(MÜLGA) (818) Madde 42

Esas2014/340Karar2015/1250Tarih22 Nisan 2015Okuma6 dk · 1.157 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2014/340 E., 2015/1250 K.·Alacak Davası İnşaat Sigorta Poliçesi Zarar Miktarının Tespitinin Kesin Olarak Yapılamaması Gerçek Zarar

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Nisan 2015
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.157 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

BORÇLAR KANUNU(MÜLGA) (818) Madde 42

BORÇLAR KANUNU(MÜLGA) (818) Madde 44

"İçtihat Metni"Taraflar arasındaki “alacak” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Silivri 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce davanın kısmen kabulüne dair verilen 28.05.2009 gün ve 2008/249 esas, 2009/248 karar sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi’nin 20.09.2010 gün ve 2009/11880 Esas-2010/8964 Karar sayılı ilamı ile;

(...Davacı vekili, müvekkilinin yapımını üstlendiği Silivri Belediyesi otoparklı çarşı inşaatı sırasında civardaki binalarda hasar oluştuğunu, davalı tarafından 3.kişi zararları için de sigorta güvencesi verildiği halde bu nitelikteki zararların giderilmesi için müvekkilince yapılan masrafların ödenmediğini ileri sürerek, şimdilik (468.847.033.000) TL'nin faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, iddia edilen hasarların poliçe düzenlenmeden önce meydana geldiğini ve sigorta güvencesi dışında kaldığını, poliçede muafiyet miktarı öngörüldüğünü, menfaattar gösterilen Belediye'nin muvafakatinin alınması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin verilen karar Dairemizce bozulmuş olup, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda yapılan keşif, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının yapmakta olduğu iş merkezi inşaatı nedeni ile çevre binalarda meydana gelen hasarların taraflar arasında imzalanmış olan 06.01.2003 tarihli poliçe kapsamında olduğu,

poliçenin düzenlendiği tarihte mevcut olan şartların dikkate alınması gerektiği, bu sebeple deprem yönetmeliğine uygun güçlendirme yapılmış olsaydı meydana gelecek hasarın miktar, mahiyet ve kapsamı farklı olabilecek olsa da sigorta şirketi poliçenin düzenlendiği tarihte mevcut şartları dikkate alarak bu hususu öngörmesi gerektiği ve bu sebeple doğan zararın poliçe kapsamında olması nedeni ile karşılamakla yükümlü olduğu,

hasar miktarının da hesaplanması için en uygun yöntemin yapılan harcamaların faturalandırılmış hali ile yapılan işler karşılaştırılması suretiyle makul bir harcama olup olmadığının dikkate alınarak faturaların göz önünde bulundurulması gerektiği,

faturalar dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucunda yapılan masrafın sigorta poliçesinde belirtilen 2.500 Doların karşılığı olan 1.384,37 TL düşüldükten sonra 423.376,56 TL olduğu anlaşıldığından bu miktar üzerinden davanın kabulüne muafiyet indiriminden sonra istenebilecek tazminatın 423.376,56 TL olduğu gerekçesiyle bu meblağın 16.07.2003 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2) Dairemizin her iki bozma kararında da yeni deprem yönetmeliği gereğince bina sahiplerince yapılmış olması gereken güçlendirmeler yapılmış olsaydı, davacının üstlendiği inşaat nedeniyle bu binaların aynı hasarı görüp görmeyeceği belirlenip sonucuna göre karar verilmesi istenmiş ve 26/02/2009 tarihli bilirkişi kök ve 06/05/2009 tarihli ek raporunda güçlendirme yapılmış olsaydı hasarların çapının, mahiyetinin ve kapsamının güçlendirme çalışmalarının mahiyetine bağlı olarak belirli ölçüde azalacağı belirtilmiş iken,

kesin hesaplama yapılamasa dahi davalının bozma ilamları doğrultusunda kazanılmış hakkı olduğu halde davalı lehine makul bir indirim yapılmadan, deprem yönetmeliğine uygun güçlendirme yapılıp yapılmamasının sözleşme tarihindeki şartlar dikkate alınarak davalı tarafından mevcut şartların öngörülmüş olması gerekeceğinden aranmasının gerekmediği,

deprem yönetmeliğine uygun güçlendirme yapılmış olsaydı meydana gelecek hasarın miktar, mahiyet ve kapsamı farklı olabilecek olsa da sigorta şirketi poliçenin düzenlendiği tarihte mevcut şartları dikkate alarak bu hususu öngörmesi gerektiği ve bu sebeple doğan zararın poliçe kapsamında olması nedeni ile davalının karşılamakla yükümlü olduğu gerekçesiyle bozma ilamlarındaki kazanılmış hak nazara alınmayarak hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir...)

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davalı vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, inşaat sigorta poliçesiyle verilen “civar binalar” teminatı kapsamında sigortalının yaptığı masrafların davalı sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkindir.

Mahkemece, iki bozma ilamı sonrasında verilen üçüncü kararda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Davalı vekilinin temyizi üzerine karar, Özel Dairece yukarıda başlık bölümünde gösterilen nedenlerle bozulmuştur.

Yerel Mahkemece, önceki kararda direnilmiş; hükmü temyize davalı vekili getirmiştir.

Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; 26.02.2009 tarihli bilirkişi kök ve 06.05.2009 tarihli bilirkişi ek raporlarında belirtildiği üzere çevre binalarda güçlendirme yapılmış olsaydı hasarların çapının, mahiyetinin ve kapsamının güçlendirme çalışmalarının içeriğine bağlı olarak belirli ölçüde azalacağının belirtilmesi nedeniyle kesin hesaplama yapılamasa dahi davalı lehine makul bir indirim yapılmasının gerekli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (BK) 42.maddesi uyarınca zararı ispat etmek davacı tarafın yükümlülüğünde olup zararın hakiki miktarını ispat etmek mümkün olmadığı takdirde hakim, halin mutat cereyanını ve mutazarrır olan tarafın yaptığı tedbirleri nazara alarak onu adalete tevfikan tayin eder.

Aynı Kanun'un 44. maddesi; “Mutazarrır olan taraf zarara razı olduğu yahut kendisinin fiili zararın ihdasına veya zararın tezayüdüne yardım ettiği ve zararı yapan şahsın hal ve mevkiini ağırlaştırdığı takdirde hakim, zarar ve ziyan miktarını tenkis yahut zarar ve ziyan hükmünden sarfınazar edebilir.

Eğer zarar kasden veya ağır bir ihmal veya tedbirsizlikle yapılmamış olduğu ve tazmini de borçluyu müzayakaya maruz bıraktığı takdirde hakim, hakkaniyete tevfikan zarar ve ziyanı tenkis edebilir.” hükmünü içermektedir.

Zararın varlık ve miktarının belirlenmesinde hâkim, geniş bir takdir yetkisine sahiptir. Ancak, bunun için zarar miktarının gerçek verilere dayalı olarak hesaplanmasının mümkün olmaması gerekir. Hâkimin buradaki takdir yetkisi, zararın ispatına ilişkin delillerin takdiriyle ilgilidir. Hâkimin takdir yetkisi, ispat imkânının makul bir şekilde mevcut olmadığı yerde başlar (Fikret Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Ankara 2014, s. 725).

Öte yandan, ilke olarak hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanması mümkün değildir. Zararın artmasına veya doğmasına sebep olan kişi sonuçlarına kendisi katlanmalıdır.

Zararı azaltmak ve zararın yol açtığı maliyeti düşürmek için önlem alması gereken sadece zarar veren değildir, zarar gören de bu maliyeti düşürmek için gerekli önlemleri almalıdır (Başak Baysal, Zarar Görenin Kusuru, İstanbul 2012, s.19).

Somut olayda, davacı müteveffa Faik Şehabettin Durmuşoğlu’nun kat karşılığı yapımını üstlendiği otoparklı çarşının inşaatı için sigorta poliçesi davalı tarafından tanzim edilmiş olup, “civar binalar” teminatı kapsamında sigortalının çevre binalarda meydana gelen hasarları gidermek için masraflar yaptığı ve bu çevre binalardaki hasarların sigorta teminatı kapsamında olduğu konusunda Yerel Mahkeme ile Özel Daire arasında uyuşmazlık bulunmamakta olup tespiti gereken husus, tazminat miktarının belirlenmesi noktasındadır.

Yargıtay Özel Dairesi’nin ikinci bozma ilamından sonra alınan 26.02.2009 tarihli bilirkişi raporunda özetle; hasarların zaman bakımından sigorta kapsamında kaldığı, çevre binalarda güçlendirme yapılması durumunda hasarların çapı, kapsamı ve güçlendirme çalışmalarının mahiyetine bağlı olarak zararın belirli ölçüde azalacağı belirtilmiş durumdadır.

Ayrıca belirtilmedir ki, sigorta şirketleri sigortalılarına karşı ancak gerçek zarar miktarıyla sorumludurlar.

Zira zarar verenin ödeyeceği tazminat, gerçekleşen zararla sınırlı olup hiçbir zaman zararın azami miktarını geçemez (Fikret Eren, a.g.e., s. 724).

Bu itibarla, sigorta teminatı kapsamında bulunan çevredeki binaların gerekli güçlendirmeler yapılmaksızın inşa edilmeleri nedeniyle sigortalı inşaatın yapımı sırasında meydana gelen hasar miktarının artmasına etkilerinin bulunduğu bilirkişi raporu ile belirlenmiş durumda olduğundan gerçek hasar miktarının tespitinde bu hususun dikkate alınması zorunlu olup, zarar miktarının tespitinin kesin olarak yapılamaması nedeniyle tazminat miktarının yukarıda açıklanan yasa hükmü uyarınca mahkeme hâkimince takdiren belirlenmesi gereklidir.

O halde, kesin hesaplama yapılamasa dahi tazmini gereken hasar miktarında davalı lehine makul bir indirim yapılmasına işaret eden ve Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 22.04.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2014/340, K. 2015/1250, 22 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Eden
  4. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2014/340
Karar No
2015/1250
Tarih
22 Nisan 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2014/342 K.2015/14873
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2014/343 K.2015/125
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2014/346 K.2015/12232
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2014/348 K.2015/12233
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2014/349 K.2015/14691
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2014/350 K.2015/14872

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.