İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2014/464 K.2016/579

Taraflar arasındaki “konut teslimi ve tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara Batı Asliye Ticaret (Kapatılan Sincan Asliye Ticaret) Mahkemesince davanın reddine dair verilen 28.06.2012 gün ve 2010/188 E., 2012/179 K. sayılı kararın…

Esas2014/464Karar2016/579Tarih4 Mayıs 2016Okuma5 dk · 1.094 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2014/464 E., 2016/579 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Mayıs 2016
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.094 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

Taraflar arasındaki “konut teslimi ve tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara Batı Asliye Ticaret (Kapatılan Sincan Asliye Ticaret) Mahkemesince davanın reddine dair verilen 28.06.2012 gün ve 2010/188 E., 2012/179 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 25.12.2012 gün ve 2012/5569 E., 2012/7652 K. sayılı ilamı ile;

(...Davacı vekili, davalı kooperatifin ortağı olan müvekkilinin yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirmesine rağmen davalı kooperatifin müvekkilini ortaklıktan çıkarma ve dairesini vermeme eğiliminde olduğunu, daha önce verilen çıkarma kararlarının iptal edildiğini, kooperatifin, müvekkiline daire vermemek amacıyla müvekkiline ait değişik adreslere ihtar ve tebligat gönderilerek yargı kararlarının uygulanmadığını, müvekkiline ait dairenin başka ortağa tahsis edildiğini ileri sürerek, müvekkiline tahsis edilen dairenin iadesine, konuta ilişkin yoksun kalınan kira tazminatının tahsiline, konut verilmemesi halinde ise, emsal değerinin ve diğer ortak Ayşe Pehlivanlı’ya ödenen tazminatın %15 fazlasının temerrüt faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davalı kooperatif yönetim kurulunun 06.07.2004 tarihli kararıyla kooperatif ortaklığından çıkarıldığını, davacının tebliğ edilen karar süresinde itiraz etmemesi nedeniyle kararın kesinleştiğini, davanın çıkarma kararından yaklaşık 6 yıl sonra açıldığını ve istemin zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının kuruluş aşamasında kooperatife ortak olduğu, daha önceki çıkarma kararlarının mahkemece iptal edilerek kesinleştiği, kooperatif yönetimince 2004 yılında aidat borcunun ödenmesi amacıyla iki ihtar keşide edilerek ihtara konu borcun süresinde ödenmemesi nedeniyle yönetim kurulunun 06.07.2004 tarihli kararıyla davacının ortaklıktan çıkarılmasına karar verildiği,

çıkarma kararının davacıya tebliğ edilerek 14.10.2004 tarihinde kesinleştiği, çıkarma kararının kesinleşmesinden sonra davacının kooperatife yaptığı 745,00 TL aidat ödemesinin ortak cari hesabında değil ayrı bir hesap olan kooperatif borçları hesabında takip edilerek diğer çeşitli borçlar hesabında muhasebeleştirilmesi nedeniyle, davacının çıkarma kararı sonrasında da ortaklığının benimsenmediğinden davacının ortaklığa bağlı olan daire tahsisi ve kira tazminatı isteyemeyeceği, davacının tazminat isteminin 1163 sayılı Kanun’un 17. maddesindeki çıkma payı alacağı olarak nitelendirilmesi halinde ise,

çıkarma kararının kesinleştiği 2004 yılı bilançosunun 26.06.2005 tarihli genel kurulda görüşülmesi nedeniyle alacağın 26.07.2005 tarihinde muaccel hale geldiği, muacceliyet tarihi ile dava tarihi arasında 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı temyiz etmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2- Dava, konut tahsisi, olmadığı takdirde konut bedeli ile kira alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davacı hakkındaki ihraç kararının kesinleşmesi nedeniyle kooperatif ortaklığına özgü tahsis ve tazminat istenemeyeceği, çıkma payı alacağının ise zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, varılan sonucun dosya kapsamındaki delillere uygun olduğu söylenemez.

İhraç kararının, 14.07.2004 tarihinde, tebliğ edildiğinin kabulü halinde davcının bu tarihten sonra 2006 yılına kadar aidat ödemeye devam ettiği ve bilirkişi raporundaki açıklama şeklinden, davalı kooperatifçe aidat olarak ödenen miktarların hesaptan alınarak muhasebeleştirildiği, ihraç kararının tebliğinden sonra yapılan 26.06.2005, 30.04.2006 tarihli kooperatif genel kurullarına ortak sıfatıyla çağrıldığı, davacının da bu genel kurullara katılarak hazirun cetvellerini imzaladığı anlaşılmıştır.

Her ne kadar, mahkemece, davacının ihraç sonrası ödediği aidatın kooperatif muhasebe kayıtlarında “ortak cari hesabında” değil de ayrı bir hesap olan kooperatif borçlarının takip edildiği “diğer çeşitli borçlar hesabı”nda muhasebeleştirilmesi nedeniyle kooperatifin bu ödemeleri aidat olarak benimsemediği sonucuna varılmış ise de, gerek aidat ödemelerinin ihraç sonrası itirazi kayıt olmaksızın alınarak ihraç edilen ortağa dava tarihine kadar iade edilmemesi, gerekse genel kurullara davacının ortak sıfatıyla çağrılması ve toplantılara ortak sıfatıyla katılması birlikte değerlendirildiğinde, davacının ihraç kararı kesinleşmiş olsa bile,

kooperatifçe zımnen ve yeniden ortaklığının benimsendiğinin kabulü gerekir. Mahkemece, açıklanan bu nedenlerle davacının kooperatif ortağı olduğu kabul edilip, taraf delillerinin bu kapsamda değerlendirilerek davacının istemleri hakkında bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir...)

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, kooperatif konutunun tahsisi ile kira alacağı, olmadığı takdirde konut bedeli ile tazminat istemine ilişkindir.

Mahkemece, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı vekilinin temyizi üzerine karar, Özel Dairece yukarıda başlık bölümünde gösterilen nedenlerle bozulmuştur.

Yerel Mahkemece, önceki kararda direnilmiş; hükmü temyize davacı vekili getirmiştir.

Hukuk Genel Kurulundaki görüşme sırasında işin esasının incelenmesinden önce, temyize konu kararın gerçekte yeni hüküm niteliğinde olup olmadığı; dolayısıyla, temyiz incelemesinin Hukuk Genel Kurulunca mı, yoksa Özel Dairece mi yapılması gerektiği hususu ön sorun olarak değerlendirilmiştir.

Bilindiği üzere; direnme kararının varlığından söz edilebilmesi için, mahkeme bozmadan esinlenerek yeni herhangi bir delil toplamadan önceki deliller çerçevesinde karar vermeli; gerekçesini önceki kararına göre genişletebilirse de değiştirmemelidir (6217 sayılı Kanunun 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 429. maddesi).

Eş söyleyişle; mahkemenin yeni bir delile dayanarak veya bozmadan esinlenerek gerekçesini değiştirerek veya daha önce üzerinde durmadığı bir hususu bozmada işaret olunan şekilde değerlendirerek karar vermiş olması halinde, direnme kararının varlığından söz edilemez.

Somut olayda ise; bozma ilamında diğer bozma sebebi yanı sıra; kooperatif genel kurul toplantılarına davacının ortak sıfatıyla çağrılarak toplantılara katılmış olması nedeniyle artık kooperatifin, davacının ortaklığını zımnen benimsediği açıklanmıştır.

Yerel mahkemece bu bozma nedenine karşı ilk kararda hiç yer verilmeyen yeni gerekçeler açıklanmış olup, davalı kooperatifin, davacının açtığı başka davalardaki yargılama nedeniyle davacıyı 26.06.2005 tarihli ve 30.04.2006 tarihli genel kurullara çağırdığı ve bu durumu da genel kurul tutanaklarına açıkça yazdığı, ayrıca üyelikten ihraç edilen davacının, ihraç kararı hakkında açtığı davanın neticelenmesinin beklenmesi şeklinde kooperatif genel kurul tutanaklarında kararlar tesis edilmiş olduğu,

bu nedenle de davacının iki adet genel kurula çağrılmasının üyeliğin zımnen kabulü olarak nitelendirilemeyeceği, bilakis davacının üyeliğinin sonlandırıldığı, üyeliğin devam ettirilme arzusunun bulunmadığı, üyelik koşuluna bağlı bir davanın açılması nedeniyle bu konuda bir karar verilene kadar üyeliğin tartışmalı olması nedeniyle davacının genel kurula çağrılmış olduğu belirtilerek direnme kararı verilmiştir.

Bu itibarla, Mahkemenin direnme olarak adlandırdığı temyize konu kararın bu haliyle, Özel Daire denetiminden geçmeyen tamamen yeni gerekçeye dayalı yeni bir hüküm niteliğinde olduğuna Kurul çoğunluğunca karar verilmiştir.

Azınlıkta kalan bir kısım Kurul üyeleri ise, yerel mahkemenin ilk kararında da davacının zimmen üyeliğe kabul edilmediğini açıkladığı, direnme kararında bozma ilamındaki Özel Daire kabulüne karşı gerekçesini genişleterek genel kurullara çağrılmasının dahi zimmen üyeliğe kabul olarak yorumlanamayacağını belirtmesinin yeni hüküm niteliğinde olmadığı bu nedenle ön sorun bulunmadığından işin esasının görüşülmesinin gerektiği belirtilmiş ise de Kurul çoğunluğunca bu görüş kabul edilmemiştir.

Hal böyle olunca; davanın reddine ilişkin bu yeni hükmün temyizen incelenmesi görevi, Hukuk Genel Kuruluna değil, Özel Daireye aittir.

Bu nedenle, yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Özel Daireye gönderilmelidir.

SONU Ç

SONUÇ / HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 23. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE, 04.05.2016 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2014/464, K. 2016/579, 4 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  4. Sonu Ç
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2014/464
Karar No
2016/579
Tarih
4 Mayıs 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2014/480 K.2016/9884
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2014/493 K.2016/237
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2014/522 K.2016/11334
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2014/528 K.2016/9212
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2014/551 K.2016/5627
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2014/565 K.2016/9986

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.