İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2014/775 K.2016/310

Taraflar arasındaki “marka hükümsüzlüğü” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 4. (Kapatılan Beyoğlu ) Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 16.09.2010 gün ve 2009/95 E., 2010/35 K. sayılı kararın incelenmesi…

Esas2014/775Karar2016/310Tarih16 Mart 2016Okuma5 dk · 986 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2014/775 E., 2016/310 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Mart 2016
Mahkemesi
İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

986 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki “marka hükümsüzlüğü” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 4. (Kapatılan Beyoğlu ) Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 16.09.2010 gün ve 2009/95 E., 2010/35 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 06.11.2012 gün ve 2011/11018 E., 2012/17508 K. sayılı ilamı ile;

(...Davacı vekili, müvekkilinin “Queen's Park Resort+Şekil” ibaresinin 43. sınıftaki otelcilik hizmetleri sınıfında marka olarak tescil edilmesi için TPE'ye başvurmasının ardından müracaatlarının ilanını müteakip davalı firmanın tescil başvurusuna itiraz ettiğini ve TPE'nin davalının itirazını kabul ederek başvurunun reddine karar verdiğini, ancak davalının 43. sınıf hizmetler ile ilgili bir faaliyetinin bulunmadığını, bu sebeple davalıya ait 2002/13779 ve 2002/13780 nolu markaların 556 sayılı KHK'nin 14. maddesi gereğince iptaline karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek davalı markalarının iptalini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davaya konu markaların kesintisiz olarak tescilli olduğu tüm mal ve hizmetlerde kullandığını, KHK'nin 14. maddeye dayalı hükümsüzlük koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu “Queen” markasının davalı tarafından kullanıldığına dair 11.02.2004 tarihli lisans sözleşmesinin ve 20.02.2004 tarihli faturanın ciddi bir kullanım olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

556 sayılı KHK'nin 14. maddesi delaletiyle KHK'nin 42/1-c maddesi uyarınca açılan hükümsüzlük davasında markanın ciddi biçimde kullanıldığının belirlenmesi gerekir. Somut olayda 11/02/2004 tarihli lisans sözleşmesi ile bu sözleşmenin bedeline ilişkin fatura anılan KHK hükümlerine göre ciddi bir kullanım olarak nitelendirilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, lisans alan tarafından gerçekleştirilen kullanımın da 556 sayılı KHK'nin 14. maddesi kapsamında bir kullanım olduğunun kanıtlanması zorunlu bulunduğundan, mahkemece lisans alanın kullanımı araştırılmaksızın sadece sözleşmenin varlığından bahisle ve eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir...)

gerekçesi ile bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava; 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 14. maddesi delaletiyle KHK'nin 42/1-c maddesi uyarınca açılan markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesi, bozmadan sonra birleştirilen dava; haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve tazminat istemine ilişkindir.

Mahkemece, “gerek davalı tarafından dosyaya sunulan deliller gerekse bilirkişi raporu dikkate alındığında 11.02.2004 tarihli lisans sözleşmesinin ve faturanın markanın ciddi olarak 43. sınıfta yer alan geçici konaklama hizmetlerinde kullanıldığını ispat ettiği ve bu kullanımın 556 sayılı KHK’nın 42. maddesinin c bendinde belirtilen 3 aylık süre içinde olmadığı ve sunulan delillerin markanın ciddi olarak kullanıldığını ispata yeterli olduğu” gerekçesiyle davanın esastan reddine dair verdiği karar davacı vekilinin temyizi üzerine, Özel Dairece yukarıda yazılı gerekçelerle bozulmuştur.

Bozma ilamından sonra davalı vekili tarafından açılan haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve tazminat istemlerine ilişkin olarak dava ile görülmekte olan davanın birleştirilmesine karar verilmiştir.

Yerel Mahkemece, “hükümsüzlüğü talep edilen 2002/13779 no lu markanın sicile kayıt tarihinin 10/05/2004, 2002/13780 no lu markanın sicile kayıt tarihinin ise 20/04/2004 olduğu, 556 sayılı KHK' nın 14 ve 42/1-c maddeleri gereğince kullanmama nedeniyle hükümsüzlük davasının, markanın TPE siciline kaydedildiği tarihten itibaren 5 yıl geçmeden açılamayacağı, oysa davanın 11/05/2008 tarihinde açıldığı, dolayısıyla davanın açıldığı tarihte, her iki markanın sicile kayıt tarihinden itibaren 5 yıllık sürenin henüz dolmamış olduğu gözetilerek,

mevsimsiz açılan asıl davanın reddi gerektiğinden, değişik gerekçe ile asıl dava yönünden verilen önceki kararda direnilmesi gerekmiştir. Birleşen davada ise, davacı taraf dava dilekçesindeki tüm anlatımlarında davalının 2004 yılından beri Antalya ili Kemer ilçesinde QUEEN'S PARK RESORT adıyla otel işlettiklerini ve gene 2004 yılından bu yana www.queensparkresort.com web sitesinde bu markayı izinsiz olarak kullandıklarını belirtmektedir.

Bundan başka davacı taraf davalının dava konusu ettiğini markaların 2004 yılından bu güne dek kullandığına dair delil ibraz ettiğini ifade etmektedir.

Bu durumda tüm dosya kapsamına ve davacının kendi beyanına göre, davalının markasal kullanımının davalı tarafça 2004 yılından beri bilindiği, bu kullanıma karşı yaklaşık 8 yıl sessiz kalındıktan sonra 6 Mart 2012 tarihinde birleşen davanın açıldığı, 8 yıllık sessiz kalma döneminden sonra karşı davacının dava açmasının TMK' nun 2. maddesine aykırılık teşkil ettiği, dolayısıyla birleşen dava yönünden davalının sessiz kalma yoluyla hak kaybı savunmasının yerinde olduğu gerekçeleri ile asıl hükme direnildiğinden bahisle asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir.

Hükmü asıl dava yönünden davacı vekili, birleştirilen davada davacı vekili temyize getirmiştir.

Hukuk Genel Kurulundaki görüşme sırasında, işin esasının incelenmesinden önce, temyize konu asıl dava yönünden verilen kararın gerçekte yeni bir gerekçeye dayalı yeni bir hüküm olup olmadığı; dolayısıyla temyiz incelemesinin Hukuk Genel Kurulunca mı yoksa Özel Dairece mi yapılması gerektiği hususu ön sorun olarak değerlendirilmiştir.

Bilindiği üzere; direnme kararının varlığından söz edilebilmesi için, mahkeme bozmadan esinlenerek yeni herhangi bir delil toplamadan önceki deliller çerçevesinde karar vermeli; gerekçesini önceki kararına göre genişletebilirse de değiştirmemelidir (6217 sayılı Kanun'un 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429.maddesi).

Başka bir anlatımla; mahkemenin yeni bir bilgi, belge ve delile dayanarak veya bozmadan esinlenip gerekçesini değiştirerek veya daha önce üzerinde durmadığı bir hususu bozmada işaret olunan şekilde değerlendirerek, dolayısıyla da ilk kararının gerekçesinde dayandığı hukuki olguyu değiştirerek karar vermiş olması halinde, direnme kararının varlığından söz edilemez (Hukuk Genel Kurulunun 26.06.2013 gün ve E:2012/9-1892, K:2013/881; 26.03.2014 gün ve E:2013/18-632, K:2014/394; 19.11.2014 gün ve E:2013/13-1206, K:2014/931 sayılı kararları).

Somut olayda yerel mahkeme temyize konu kararında, ilk kararının gerekçesinde yer vermediği ve dolayısıyla Özel Daire tarafından değerlendirilmeyen bir gerekçeye yer vermek suretiyle yeni bir gerekçeye dayalı olarak direnme olarak adlandırdığı kararı vermiştir.

Mahkemenin direnme olarak adlandırdığı temyize konu kararın, usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığı; ilk kararda tartışılıp, değerlendirilmemiş yeni gerekçeye dayalı yeni hüküm niteliğinde olduğu her türlü duraksamadan uzaktır.

Hal böyle olunca; kurulan bu yeni hükmün ve birleştirilen davanın esastan temyizen incelenmesi görevi Hukuk Genel Kuruluna değil, Özel Daireye aittir.

Bu nedenle, yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının ve bozmadan sonra birleştirilen davanın incelenmesi için dosya Özel Daireye gönderilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda gösterilen nedenlerle taraf vekillerinin yeni hükme ve birleştirilen davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 11.HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE, 16.03.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2014/775, K. 2016/310, 16 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2014/775
Karar No
2016/310
Tarih
16 Mart 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2014/775 K.2016/2743
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2014/779 K.2016/136
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2014/783 K.2016/2822
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2014/783 K.2016/309
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2014/790 K.2016/2775
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2014/796 K.2016/2752

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.