İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2014/839 K.2016/571

Taraflar arasındaki “alacak” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Bartın 1. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 27.09.2012 gün ve 2004/605 E., 2012/438 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine,…

Esas2014/839Karar2016/571Tarih4 Mayıs 2016Okuma6 dk · 1.207 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2014/839 E., 2016/571 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Mayıs 2016
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.207 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki “alacak” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Bartın 1. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 27.09.2012 gün ve 2004/605 E., 2012/438 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 28.05.2013 gün ve 2013/6175 E., 2013/8591 K. sayılı ilamı ile.;

"...Davacı vekili dilekçesinde; davalılara haksız yere yersiz ödenen ek ders ücretlerinin tahsilini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece; davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.

BK.nun 62.maddesi (TBK.78) gereğince; borç olmayanı rızası ile ödeyen kimse, yanlışlığa düştüğünü ispat ettiği takdirde ödediğini geri isteyebilir. Bu maddede belirtilen yanlışlık, eda ile ilgili olup, edada bulunan da bağışlama irade ve arzusunun bulunmadığını gösteren bir yanılmadır. Başka bir deyişle davacı idarenin hataya düşmeseydi, davalıya edada bulunmayacağı anlamına gelmektedir.

O halde dava konusu alacağın BK.nun 62. maddesindeki koşullara göre geri istenebileceği anlaşılmaktadır.

Bu durumda mahkemece; uzman bilirkişi aracılığı ile saptanan ve davacının almaya hak kazandığı alacağın tahsiline karar verilmesi gerekirken, mahkemece; "hatalı terfi ve intibak nedeniyle fazla yapılan ödemelerin davalının hilesi ve gerçek dışı beyanı ile yolluk ve mutlak butlan ile malül olmadığı için geri istenemeyeceğine yönelik Y.İ.B. Büyük Genel Kurulunun 27.1.1973 tarih, 72/6 E., 73/2 K sayılı kararına" dayanılarak davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Çünkü mahkemenin dayandığı İ.B.K ile çözümlenen husus; hatalı intibak veya hatalı terfi işlemi gibi bir şart tasarrufun sonradan idare tarafından geri alınması halinde, daha önce bu şart tasarrufa dayanılarak memura yapılmış olan fazla ödemenin nedensiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri istenmesinin idare hukuku ilkelerine göre mümkün olup olmadığına ilişkindir.

Bu İ.B.K.nın idare tarafından yapılan bütün ödemelere uygulanması halinde, idarenin haksız iktisap kurallarından hiçbir zaman yararlanamaması ve memurların yapmış oldukları bütün hatalı ödemelerin idare tarafından gerek ödeme yapılan kişilerden, gerekse ödemeyi yapandan geri alınamaması gibi bir sonuç doğuracağı ve bununda idareyi işlemez duruma getireceği kabul edilmelidir.

Herhangi bir şart tasarrufuna dayanmayan salt hatalı ödemenin Borçlar Hukukunun haksız iktisap kuralları çerçevesinde istenip istenemeyeceği tartışılmadan yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir..."

gerekçesi ile bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece, önceki kararda direnilmiştir.

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, yersiz olarak ödendiği ileri sürülen ek ders ücretlerinin istirdadı istemine ilişkindir.

Yerel Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Özel Dairece yukarıda yazılı gerekçeyle bozulmuştur. Bunun üzerine davalılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuş; Özel Dairece, dava edilip sonuca bağlanan uyuşmazlık konusunun 3.429-TL'den ibaret olduğu ve 11.100-TL'den az olan davalara ait hükümlerin onanması ya da bozulmasına ilişkin Yargıtay kararlarına karşı karar düzeltme yoluna gidilemeyeceği gerekçesi ile karar düzeltme dilekçesinin reddine karar verilmiştir.

Mahkemece, idare mahkemesinde açılan davaya konu alacak ile eldeki davaya konu alacağın aynı kalemlerden oluştuğu, idare mahkemesi kararının Danıştay incelemesinden geçerek onandığı, idari yargının uyuşmazlığa son noktayı koyduğu, ilk hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, ayrıca Yargıtay 3.Hukuk Dairesince karar düzeltme isteminin miktar yönünden reddine karar verilmiş ise de, dava konu alacağın miktarının karar düzeltme sınırından fazla olduğu gerekçesiyle önceki kararda direnilmiştir.

Direnme hükmü, davacı vekilince temyize getirilmiştir.

Hukuk Genel Kurulundaki görüşme sırasında işin esasına geçilmeden önce, bozma ilamına karşı davalılar vekilince yapılan karar düzeltme isteminin, Özel Dairece uyuşmazlık konusunun miktarında yanılgıya düşülerek reddine karar verilmiş olması nedeniyle, 6217 sayılı Kanunun 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici Madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HUMK)’nun 442. vd. maddeleri uyarınca karar düzeltme isteminin incelenebilmesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesinin gerekip gerekmediği hususu ön sorun olarak ele alınmıştır.

Hemen belirtmek gerekir ki karar düzeltme, hukukumuzda istinaf yolunun bulunmadığı dönemde kabul edilmiş bulunan bir kanun yoludur. 5235 sayılı Adli Mahkemeler Kanununa paralel olarak, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda karar düzeltme ile ilgili hükümlere (HUMK m.440-444) yer verilmemiştir. Ancak, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu “Geçici Madde 3”e göre, bölge adliye (istinaf) mahkemelerinin göreve başlama tarihine kadar HUMK'nun temyize ilişkin hükümleri (m.427-444) ile karar düzeltmeye ilişkin hükümleri (m.440-442) uygulanmaya devam edilecektir (Baki Kuru/Ramazan Arslan/Ejder Yılmaz; Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı, 22. Baskı, Ankara, 2011, s. 666 vd).

Karar düzeltme, Yargıtay'ın temyiz incelemesi sonucunda vermiş olduğu kararlarına karşı tanınmış olağan bir kanun yoludur. Yani bir hüküm hakkında Yargıtay'ın temyiz incelemesi sonucunda vermiş olduğu karara karşı karar düzeltme yolu açık ise (HUMK m.440) o hüküm ancak karar düzeltme yoluna başvurulmaması veya başvurunun reddi ile (şekli anlamda) kesinleşebilir.

Kanun yolu denince kural olarak, bir kararın üst mahkeme tarafından incelenmesi anlaşılır; temyiz yolunda olduğu gibi. Oysa karar düzeltme yolunda karar düzeltme talebi, bu kararı vermiş olan Yargıtay dairesinde incelenip karara bağlanır. Bu nedenle karar düzeltme yolu, Yargıtay'ın temyiz incelemesi sırasında yapmış olduğu hatalardan dönmesini sağlayan, kendine özgü bir kanun yoludur.

Bir hükme karşı süresi içinde temyiz yoluna başvurulmamış ve bu nedenle karar kesinleşmiş ise artık o karara karşı karar düzeltme yoluna da başvurulamaz. Karar düzeltme, ancak temyiz yoluna gidildikten sonra başvurulabilecek bir kanun yolu olduğundan, temyiz yolunun devamı niteliğindedir.

Karar düzeltme incelemesi için Yargıtay hukuk dairesine gelen dosyalar ilk önce, karar düzeltme talebinin süresi içinde olup olmadığı, Yargıtay kararının düzeltilmesi istenebilecek kararlardan olup olmadığı ve diğer usul eksiklikleri yönlerinden (ön) incelemeye tabi tutulur. Ön inceleme yetkisi, her halde Yargıtay'a (kararına karşı karar düzeltme yoluna başvurulan Hukuk Dairesine) aittir.

Somut olayda; yersiz olarak davalılara ek ders ücreti ödendiği ileri sürülerek, 7.994.000.000-TL'nin (7.994,00-YTL) davalı ...'ten, 5.931.660.000-TL'nin (5.931,00-YTL) ise diğer davalı ... ile ödemelere ilişkin onay yazılarını imzaladığı belirtilen davalı ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi istenilmiş olup; davanın reddine ilişkin olarak verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Özel Dairece bozulmuştur. Bozma kararı 27.06.2013 tarihinde davalılar vekili ...'e tebliğ edilmiş, davalılar vekili 04.07.2013 tarihinde verdiği dilekçe ile süresi içerisinde karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Ancak ilgili Dairece; dava edilip sonuca bağlanan uyuşmazlık konusunun 3.429-TL olduğundan bahisle karar düzeltme dilekçesinin reddine karar verilmiştir.

Görüldüğü üzere, Özel Dairece karar düzeltme aşamasında uyuşmazlığın miktarında maddi hataya düşülerek ilgili dilekçenin reddine karar verildiği ve istemin esası hakkında bir inceleme yapılmadığı, diğer bir deyişle karar düzeltme yolunun usulüne uygun bir şekilde kullandırılmadığı açıktır. Davalı tarafça yasaya uygun olarak başvurulan bir kanun yolunun maddi hata sonucunda incelenmemiş olması 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 27. maddesinde (Mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 73. maddesinde) düzenlenen hukuki dinlenilme hakkına, buradan hareketle Anayasa’nın 36. maddesindeki adil yargılanma hakkına aykırıdır.

Hukuk Genel Kurulundaki görüşmeler sırasında bir kısım üyeler tarafından, karar düzeltme talebi hakkında Özel Dairece verilen karar maddi hataya dayanmakta ise de kanun yoluna başvuran davalılar vekili tarafından maddi hatanın düzeltilmesi isteminde bulunulmadığı, bunun üzerine ilk derece mahkemesince dosyanın esasa kaydedilerek direnme kararı verildiği, direnme kararını da davacı tarafın temyiz ettiği, artık davanın gelinen bu aşamasında bir hak kaybından söz edilemeyeceği ve dosyanın Özel Daireye gönderilmesinin olanaklı olmadığı, dolayısıyla direnme kararına karşı yapılan temyiz isteminin incelenmesi gerektiği görüşü dile getirilmiş ise de bu görüş Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir.

Hal böyle olunca, HUMK'nun 440 ve devamı maddelerinde belirtilen kanun yolu tamamlanmadan direnme kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan direnme kararı kaldırılarak, davalılar vekilinin karar düzeltme isteminin incelenmesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesi gerekmiş; bu nedenle temyiz itirazları bu aşamada inceleme konusu yapılmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenle, Yerel Mahkemenin 16.01.2014 gün ve 2013/214 E., 2014/6 K. sayılı direnme kararının KALDIRILMASINA, davalılar vekilinin karar düzeltme isteminin incelenmesi için dosyanın 3. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 04.05.2016 gününde yapılan ikinci oylamada oyçokluğu ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2014/839, K. 2016/571, 4 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2014/839
Karar No
2016/571
Tarih
4 Mayıs 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2014/840 K.2016/4565
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2014/845 K.2016/275
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2014/847 K.2016/4572
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2014/861 K.2016/9689
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2014/861 K.2016/632
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2014/871 K.2016/5752

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.