İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2015/1730 K.2015/2656

Taraflar arasındaki “tapu iptali ve tescil” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İskenderun 1. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 01.03.2011 tarih ve 2006/201 E. 2011/93 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekilince istenilmesi…

Esas2015/1730Karar2015/2656Tarih18 Kasım 2015Okuma4 dk · 734 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2015/1730 E., 2015/2656 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Kasım 2015
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

734 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki “tapu iptali ve tescil” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İskenderun 1. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 01.03.2011 tarih ve 2006/201 E. 2011/93 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekilince istenilmesi üzerine, Yargıtay 1.Hukuk Dairesinin 25.11.2011 tarih ve 2011/8826 E. 2011/11816 K. sayılı ilamı ile;

(...Dava, ehliyetsizlik ve muris muvazaası hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davanın bir mirasçı tarafından açıldığı, ve dava dışı mirasçılar bulunduğu, yargılama aşamasında mahkemece, isteğin terekeye iadeye yönelik olduğundan bahisle tereke temsilcisi atanması için önel verildiği ve bu doğrultuda tereke temsilcisinin atandığı, temsilcinin 02.02.2010 tarihli oturuma katıldığı ve dilekçe ile yapılanlara muvafakat göstererek tereke lehine karar verilmesini istediği, bu tarihten sonraki oturumlara katılmadığı, davanın davacı vekili tarafından takip edilerek sonuçlandırıldığı görülmektedir.

Bilindiği üzere; Tereke adına (Türk Medeni Kanununun 640. maddesi uyarınca) temsilci atanması durumunda, davanın sürdürülmesinin onun veya vekil kıldığı avukatı huzuru ile sürdürüleceği tartışmasızdır. Tereke temsilcisinin atanması ile mirasçıların terekeyi temsil ve davayı takip yetkisi ortadan kalkmaktadır. Bu tür davaların tereke temsilcisi tarafından takip ve sonuçlandırılması asıldır. Sıfatı kalmayan tereke iştirakçisi Süleyman’ın davayı takip etmiş olması da neticeye etkili değildir.

Hal böyle olunca, tereke temsilcisinin 02.02.2010 tarihli oturumdan sonra davayı takip etmediği gözetilerek, takipsiz bırakılan sürede dikkate alındığında karar tarihinde yürürlükte olan 1086 sayılı HUMK.’nun 409. maddesi ( yeni 6100 sayılı HMK.’nun 150. maddesi) hükmü uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken işin esası yönünden hüküm kurulmuş olması doğru değildir.

Davacının, bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir...)

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, ehliyetsizlik ve muris muvazaası hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Davacı vekili, miras bırakanı Celile’nin, oğlu Şekip’e vekalet verdiğini, murisinin vesayet altına alınması için açılan dava derdest iken murisin öldüğünü, miras bırakanın sağır, dilsiz, deneyimsiz, paradan anlamayan, verdiği vekaletnamenin anlam ve sonuçlarını kavrayamayacak bir durumda olduğunu, hukuki ehliyeti olmadığından verdiği vekaletnamenin geçersiz bulunduğunu, vekili olarak hareket eden Şekip’in de temsil yetkisini kötüye kullandığını, vekaletname kullanılarak davalıya yapılan temlikin miras hakkından mahrum etmek ve mirastan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak yapıldığını ileri sürerek, 370 parsel nolu taşınmazın tapu kaydının iptali ile mirasçılar adına tescilini, olmazsa miras hissesi oranında davacı adına tescilini istemiştir.

Davalı, iddiaların yersiz olduğunu, taşınmazın 40.000 USD bedelle satın alındığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, miras bırakanın akli melekelerinin yerinde olduğu, satışın da gerçek bir satış olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Davacının temyizi üzerine hüküm Özel Dairece, başlık bölümüne metni alınan gerekçelerle bozulmuştur.

Yerel Mahkeme, atanan tereke temsilcisinin 02.02.2010 tarihli oturumdan sonra duruşmalara katılmasa da, HMK'ya göre davalı tarafın davayı takip etme hakkı bulunduğundan davalı tarafça takip edilen davanın HMK'nın 150. maddesi uyarınca işlemden kaldırılarak, açılmamış sayılmasına karar verilmesinin yasalara uygun olmayacağı gerekçesi ile önceki kararda direnmiştir.

Direnme kararını davacı yan ve tereke temsilcisi temyiz etmiştir.

Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık, tereke temsilcisi atanmış olan terekeye iade istekli davada; davanın tereke temsilcisi tarafından takibinin zorunlu olup olmadığı; tereke temsilcisi tarafından takip edilmeyen, ancak aynı zamanda mirasçılardan olan davalı tarafından takip edilen davada, yargılamaya devam mı edileceği yoksa HMK’nın 150.maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılarak davanın açılmamış sayılmasına karar mı verileceği noktasında toplanmaktadır.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacı tarafından açılan terekeye iade istekli eldeki davada dava dışı mirasçıların bulunduğu, yargılama aşamasında mahkemece isteğin terekeye iadeye yönelik olduğundan bahisle tereke temsilcisi atanması için önel verildiği ve tereke temsilcisinin atandığı, temsilcinin 02.02.2010 tarihli oturuma katıldığı ve dilekçe ile yapılanlara muvafakat göstererek tereke lehine karar verilmesini istediği, sonraki oturumlara ise katılmadığı anlaşılmaktadır.

Türk Medeni Kanununun 640. maddesi uyarınca tereke adına temsilci atanması durumunda, davanın tereke temsilcisi veya vekil kıldığı avukatı huzuru ile sürdürüleceği kuşkusuzdur.

Somut olayda tereke temsilcisi 02.02.2010 günlü oturuma katılmış sonraki oturumlara katılmamış ise de, davalı yan duruşmalara katılarak davayı takip iradesini ortaya koymuş ve davayı takip etmeyeceğine dair bir beyanda bulunmayıp davayı sonuçlandırmıştır (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 150).

Hal böyle olunca, Yerel Mahkemece davaya devam edilerek hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya uygun olup, direnme kararı yerindedir.

Ne var ki, işin esasına yönelik diğer temyiz itirazları Özel Dairece incelenmediğinden dosyanın Özel Daireye gönderilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan gerekçeyle direnme uygun bulunduğundan, davacı ve tereke temsilcisinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 1.HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE, 18.11. 2015 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2015/1730, K. 2015/2656, 18 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2015/1730
Karar No
2015/2656
Tarih
18 Kasım 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2015/1730 K.2015/3714
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2015/1730 K.2015/5989
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2015/1730 K.2015/16322
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2015/1731 K.2015/5990
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2015/1732 K.2015/5991
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2015/1736 K.2015/15838

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.