İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2015/2322 K.2017/514

Taraflar arasındaki “işçilik alacağı” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kayseri 3. İş Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 11.09.2014 gün ve 2014/101 E., 2014/536 K. sayılı karar davalı vekilinin temyizi üzerine, Yargıtay 22. Hukuk…

Esas2015/2322Karar2017/514Tarih15 Mart 2017Okuma6 dk · 1.276 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2015/2322 E., 2017/514 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Mart 2017
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.276 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki “işçilik alacağı” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kayseri 3. İş Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 11.09.2014 gün ve 2014/101 E., 2014/536 K. sayılı karar davalı vekilinin temyizi üzerine, Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 30.10.2014 gün ve 2014/28966 E., 2014/29651 K. sayılı kararı ile;

"…Davacı vekili, müvekkili işçinin iş sözleşmesinin haklı sebep olmadan işverence feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma ve ücret alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.

Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini, tazminat alacaklarına hak kazanmadığı, sair hak kazandığı halde ödenmemiş ücret alacaklarının da bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, bozma ilamına uyma kararı verilerek yapılan yargılama sonucunda, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş sözleşmesinin işveren tarafından feshinin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı ve davacının fazla çalışma ücreti alacağına hak kazanıp kazanmadığı noktalarında toplanmaktadır.

Somut olayda, davalıya ait işyerinde, sayaç okuma ve gaz kesme görevlisi olarak çalışan davacının iş sözleşmesi, 22.07.2009 tarihinde mesai saatleri içerisinde işi bırakarak diğer bir kısım işçilerle birlikte okey oynadığı gerekçesiyle feshedilmiştir.

Davacı taraf, çalışma düzeni itibariyle, ara dinlenmenin kullanılacağı zamanın işçi tarafından belirlendiğini, eylemin ara dinlenme süresi içerisinde gerçekleştiğini ileri sürmektedir.

Dosyaya sunulan, 17.07.2009 tarihli tutanakta, davacının ve diğer bir kısım işçilerin 17.07.2009 tarihinde saat 15:00'de, "Mimarsinan mahallesi Fuzuli Caddesi No: 42" adresindeki kıraathanede okey oynadıkları tespit edilmiştir. Tutanak düzenleyicilerinden olan davalı şahitleri, duruşmada alınan beyanlarında özetle, olay tarihinde anonsların kesilmesi üzerine, ekibe verilen görev listesinde belirtilen mahalleye gidildiğini, ekipteki davacının ve diğer bir kısım işçilerin kahvehanede okey oynadıklarını gördüklerini, kahvehane sahibinden, işçilerin uzun süredir kahvehanede oturduklarının öğrenildiğini beyan etmişlerdir.

Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, davacının olay tarihinde, ara dinlenme süresini aşar şekilde işi bırakarak okey oynadığı sabittir.

Her ne kadar bir kısım şahitlerce, işyeri uygulaması gereği ara dinlenme süresinin ne zaman kullanılacağının işçiler tarafından belirlendiği ifade edilmiş ise de, işyerinde ara dinlenme süresinin bir saat olduğu anlaşılmakta olup, bu süre, yemek yenilmesi, dolaşılması, kahvehaneye gidilerek okey oynanması gibi aktivitelerin bir arada yapılmasına imkan tanıyacak uzunlukta değildir.

Davalı şahitlerinin samimi anlatımlarından da, şüphe üzerine denetime çıkıldığı ve eylemin tespit edildiği, kahvehane sahibiyle yapılan görüşmeden de bir saatten uzun süredir işçilerin mekanda oturduklarının öğrenildiği anlaşılmaktadır.

Anılan sebeplerle, davacının sabit olan bu eylemi doğruluk ve bağlılığa uymayan nitelikte davranış olup, iş sözleşmesinin işverence feshi haklı sebebe dayandığından, kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesi hatalıdır.

2-Fazla çalışma ücreti alacağı bakımından, bozma ilamında "...Davacının günlük iş programına göre yapmakla yükümlü olduğu işin hacmi, işi ne kadar sürede yapabileceği ve bu anlamda çalışma süresi, teknik bilirkişi aracılığı ile, görevli olduğu mıntıkadaki sayaç sayısı, abone sayısı, günlük iş sayısı ve abonelere ait fatura tanzim saatleri de nazara alınarak duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir.

Davacı, günlük ve haftalık çalışma süresi içerisinde bitirebileceği bir işi, görevini savsayarak geciktirmiş ve günlük işini bu sebeple mesai saati dışına taşımış ise fazla mesai ücretine hak kazandığı kabul edilmemelidir." şeklindeki gerekçeyle araştırılması ve değerlendirilmesi gerekli yönler ayrıntılarıyla belirtilmiş olup, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmesine rağmen, bozma ilamı doğrultusunda bir işlem tesis edilmeksizin, fazla çalışma ücreti Alacağının bozma öncesi karardaki gibi hüküm altına alınması hatalı olmuştur.

Yukarıda yazılı sebepten, eksik araştırma ve hatalı değerlendirmeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir…" gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava işçilik alacaklarının tahsili istemine ilişkindir

Davacı vekili müvekkilinin, davalıya ait işyerinde 12.10.2005 tarihinde çalışmaya başladığını, çalıştığı süre içerisinde hiç bir hata ve kusur işlemediği halde davalı işverenin 22.07.2009 tarihinde iş sözleşmesini haksız biçimde feshettiği iddiasıyla fazlaya ilişkin hakları saklı kalması kaydıyla 1.000,00 TL kıdem tazminatı, 250,00 TL ihbar tazminatı, 250,00 TL ücret alacağı, 250,00 TL fazla çalışma, 250,00 TL yıllık ücretli izin alacağı karşılığı olarak toplam 2.000,00 TL’nin iş sözleşmesinin feshi tarihinden itibaren kıdem tazminatı için mevduata uygulanan en yüksek faizi ile diğer taleplerin ise yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili davacının iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiği için kıdem ve ihbar tazminatı talep edemeyeceğini ve almaya hak kazandığı halde ödenmemiş ücret alacaklarının da bulunmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.

Yerel Mahkemece 28.09.2010 tarihli ilk kararda toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle ihbar ve kıdem tazminatları ile fazla çalışma ve ücret alacakları istemlerinin kabulüne, yıllık izin alacağı istemi yönünden ise davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Hükmü davalı vekilinin temyiz etmesi üzerine Özel Daire 20.02.2013 tarihli ilk bozma kararında verilen kesin mehilde delil listesi sunulmaması nedeniyle davalı delilleri toplanıp tanıkları dinlenmeksizin hukuki dinleme hakkı ihlal edilecek şekilde hüküm kurulmasının hatalı olduğu gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.

Yerel Mahkemece Özel Dairenin bozma kararına uyulmuş ve 01.10.2013 tarihli ikinci kararında, dinlenen davalı tanıklarının çelişkili anlatımlarının mahkemenin bozma öncesi kararına etkili görülmediği belirtilmek suretiyle önceki gerekçelerle ihbar ve kıdem tazminatı, fazla çalışma ve ücret alacakları istemlerinin kabulüne, yıllık izin alacağı isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Hükmün davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Özel Dairece, somut olayda davacının iş arkadaşları ile birlikte mesai saatleri içinde işi bırakıp okey oynadıklarının sabit olduğu, bu durumun doğruluk ve bağlılığa uymayan nitelikte davranış olduğundan işverene iş sözleşmesini bildirimsiz fesih hakkı veren hallerden olduğu, davacının ara dinlenme saatlerini kendilerinin belirlediği savunmasına değer verilmiş ise de iş sözleşmesinde günlük çalışma saatleri ve ara dinlenmelerinin işverence belirleneceği üzerinde durulmadığı, işyerinde günlük çalışma saatleri ve ara dinlenme saatlerinin tespit edilmediği,

bu yön açıklığa kavuşturulmaksızın feshin haksız olduğunun kabulünün isabetsiz olduğu, davacının fazla çalışma yapıp yapmadığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunduğu, yapılan araştırmanın eksik ve hüküm kurmaya yeterli olmadığı,

davacının günlük iş programına göre yapmakla yükümlü olduğu işin hacmi, işi ne kadar sürede yapabileceği ve bu anlamda çalışma süresi, teknik bilirkişi aracılığıyla görevli olduğu mıntıkadaki sayaç sayısı, abone sayısı, günlük iş sayısı ve abonelere ait fatura tanzim saatleri de nazara alınarak duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle hüküm yeniden bozulmuştur.

Yerel Mahkemece Özel Daire bozma kararına uyulmuş, davalıdan, günlük çalışma saatleri ve ara dinlenme saatleri sorularak, davacı tanıkları yeniden dinlendikten sonra 11.09.2014 tarihli üçüncü kararında önceki gerekçelerle ve davacının çalıştığı dönemde davalı şirket tarafından mesai düzenlemesi yapılıp çalışanlara tebliğ edildiğine dair bir delil ve belge sunulamadığı gibi yapılan işin mahiyeti gereği sabit çalışma saati uygulamasının mümkün olmadığı,

öğle arası dinlenmesinin işçiler tarafından belirlendiği için davacının ara dinlenme saati dışında veya ara dinlenme saatini aşar şekilde işi bırakarak kahvehanede okey oynadığının tespit edilemediği ancak söz konusu eylem nedeniyle karşılıklı güven ve iyi niyet zedelenmesi üzerine davacının iş sözleşmesinin davalı tarafça geçerli sebeple feshedildiği gerekçesi ile davacının ihbar ve kıdem tazminatı istemleri yanında ücret alacağı isteminin kabulüne; davacının geç saatlere kadar çalıştığının tanık beyanlarından anlaşıldığı,

kaldı ki davacının haftalık çalışma saati içinde bitirebileceği işi görevini savsaklayarak geciktirip mesai dışına taşıdığına dair dosyada delil bulunmadığı gerekçesiyle de fazla çalışma ücreti istemlerinin kabulüne; yıllık izin alacağına ilişkin isteminin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekilinin temyizi üzerine Özel Dairece yukarıda başlık bölümünde yazılı gerekçeyle yeniden bozulmuş; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Direnme hükmünü davalı vekili temyize getirmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 15.03.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2015/2322, K. 2017/514, 15 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2015/2322
Karar No
2017/514
Tarih
15 Mart 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2015/2358 K.2017/562
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2015/2363 K.2017/2732
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2015/2371 K.2017/583
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2015/2377 K.2017/1169
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2015/2388 K.2017/572
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2015/2392 K.2017/918

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.