İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2015/307 K.2017/324

Taraflar arasındaki “işçilik alacağı” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İzmir 5. İş Mahkemesince davanın reddine dair verilen 30.11.2011 gün ve 2010/824 E., 2011/604 K. sayılı kararın temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi…

Esas2015/307Karar2017/324Tarih22 Şubat 2017Okuma6 dk · 1.273 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2015/307 E., 2017/324 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Şubat 2017
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.273 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki “işçilik alacağı” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İzmir 5. İş Mahkemesince davanın reddine dair verilen 30.11.2011 gün ve 2010/824 E., 2011/604 K. sayılı kararın temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 03.03.2014 gün ve 2012/993 E., 2014/6646 K. sayılı kararı ile:

"…A) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı, davalı iş yerinde özel güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, davalının Teknosa ile yaptığı hizmet alım sözleşmesinin sona erecek olması nedeniyle iş yeri değişikliği yapıldığını, ancak yeni iş yerinde daha düşük ücretle ve daha uzun saatlerle çalıştırılacağından yapılan iş yeri değişikliğini kabul etmeyerek iş akdini haklı nedenlerle feshettiğini iddia ederek kıdem tazminatının davalıdan tahsilini istemiştir.

B) Davalı Cevabının Özeti:

Davalı, davacının atamasının yapıldığı Agora AVM' ye gitmediğinden iş akdinin devamsızlık nedeni ile haklı olarak feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının yeni görevlendirileceği işyerinde daha uzun sürelerle ve daha düşük ücretle çalıştırılacağına ilişkin davalı işverence herhangi bir yazılı bildirimde bulunulmadığı, yazılı bildirimde aynı ücretle çalışacağının belirtildiği, yeni işyerinde hiç çalışmayan davacının çalışma sürelerinde, davalı şirket tarafından açıkça yazılı bir bildirim yapılmadığı sürece değişiklik yapılacağını ileri sürmesinin mümkün olmadığı,

davacı tarafın yeni görevlendirdiği işyerinde çalışan işçilerin asgari ücretle çalıştıklarını, gece çalışması yaptıklarını ve daha uzun sürelerle çalıştıklarını ileri sürerek kendisine de aynı koşulların uygulanacağı iddiası ile iş akdini feshettiği, oysa yukarıda belirlendiği üzere fiilen çalışmaya başlamadan ve iddia edilen hususlar gerçekleşmeden davacının haklı fesih yapamayacağı, netice itibariyle davacının iş şartlarında esaslı değişiklik olduğunu ispatlayamadığı ve haklı fesih yaptığı yönünde kanaat gelmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

D) Temyiz:

Kararı davacı temyiz etmiştir.

E) Gerekçe:

Davacı, iş sözleşmesini, işverence yapılan görev değişikliği sonucu ücretinde meydana gelecek düşüş nedeni ile sona erdirdiğini belirtmiştir.

Davalı işverence yeni yerde daha düşük ücret ödendiği mevcut bordro ve tanık beyanları ile anlaşılmaktadır. Bu sebeple, davacının nakil sırasında gideceği yerde aleyhe değişiklik olgusunu önceden öğrenerek fesih yoluna gittiği, işverence sunulan atama formunda davacının imzasının bulunmadığı ve bu formdaki ücret kısmının işverence her zaman doldurulabileceği göz önüne alındığında işçinin iş sözleşmesini aleyhte değişikliği kabul etmeyerek haklı olarak sona erdirdiği ve kıdem tazminatına hak kazandığı gözetilmeden davanın reddine karar verilmesi hatalı olduğu…"

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava kıdem tazminatının tahsili istemine ilişkindir.

Davacı vekili müvekkilinin, davalı şirket bünyesinde güvenlik görevlisi olarak 16.10.2007 tarihinden itibaren çalışmaya başladığını, merkezi İstanbul'da olan davalı şirketin İzmir'deki yetkililerinin 20.07.2010 tarihinde kendisine TEKNOSA ile sözleşmelerinin bittiğini, bu nedenle iş sözleşmesini 2 saat iş arama izni kullanması suretiyle feshedildiğini bildirdiklerini, çalışma şekli sebebiyle iş arama iznini kullanamayan müvekkiline daha sonra bu fesihten vazgeçildiği,

31.08.2010 tarihinden itibaren Agora AVM’de günde 10 saat ve aylık 620 TL ücretle çalıştırılacağının bildirildiğini, ancak müvekkilinin çalışma sürelerinde artış, ücretinde düşüş ve evine uzaklık içeren ve iş şartlarında değişiklik öngören bu iş teklifini kabul etmeyerek 27.08.2010 tarihli fesih ihbarnamesi ile iş sözleşmesini feshettiğini davalı şirkete bildirdiğini, bu arada evine Agora AVM'de çalıştırılacağı ve aylık brüt 888,35 TL ücret alacağı, altına da imzadan imtina ettiğine ilişkin atama yazısının geldiğini, bir zaman sonra devamsızlık sebebi ile iş sözleşmesinin feshedildiğine ilişkin yazı gönderildiğini,

yazıda atamanın sözlü yapıldığının da ikrar edildiğini, müvekkili tarafından gerçekleşen fesihten sonra iş sözleşmesinin bir kez daha feshinin mümkün olmadığını, iş sözleşmesi müvekkilince haklı nedenle feshedildiğinden kıdem tazminatı hakkının doğduğunu, ödemenin yapılmadığını iddia ederek kıdem tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili müvekkili şirketin, taşeron olarak asıl işverene bağlı işyerlerinde güvenlik hizmeti verdiğini ve güvenlik sözleşmesinin sona ermesi halinde, güvenlik görevlilerinin kadro ihtiyacı olan başka projelere aynı unvan ve aynı ücretle atandıkları; davacıyı TEKNOSA Kemeraltı projesinde çalışmakta iken asıl işveren ile müvekkili şirket arasındaki sözleşmesinin 31.08.2010 tarihinde sona ermesi nedeniyle 01.09.2010 tarihinden geçerli olmak üzere aynı çalışma koşulları ve sosyal haklarla Balçova AGORA AVM'ye atamak istendiklerini ancak davacının 18.08.2010 tarihli atama yazısını imzalamaması üzerine,

işbaşı yapmaması halinde iş akdinin feshedileceğinin bildiren 23.08.2010 tarihli atama yazısının davacının adresine gönderildiğini, davacının 27.08.2010 tarihli ihbarname ile yeni işyerinde ücretinin düşük olduğunu bunun da çalışma şartlarında esaslı değişiklik yapılması anlamı taşıdığını, esaslı değişikliği kabul etmediğinden iş sözleşmesini feshettiğini bildirdiğini fakat davacıya önce sözlü, sonra yazılı olarak yapılan bildirimde aynı şartlarda ve aynı ücretle atamasının yapıldığı bildirildiğinden ihbarnamenin değerlendirilmediğini, 01.09.2010 tarihinde AGORA AVM’deki işyerine girişinin yapıldığını,

takip eden günlerdeki devamsızlığı üzerine iş sözleşmesinin devamsızlık nedeni ile haklı olarak feshedildiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Özel Dairece yukarıda başlık bölümünde yazılı gerekçeyle bozulmuş; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Direnme kararını, davacı vekili temyize getirmiştir.

Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık, somut olay bakımından davacının yeni atandığı işyerinde fiilen işe başlamadan çalışma şartlarında esaslı değişlik yapıldığı iddiasıyla iş sözleşmesini feshetmesi halinde kıdem tazminatı almaya hak kazanıp kazanmayacağı noktasında toplanmaktadır.

Öncelikle uyuşmazlığın çözümünde uygulanacak yasal düzenlemeler ve çalışma koşullarında esaslı değişiklik kavramı üzerinde durulmasında yarar bulunmaktadır.

Hemen belirtilmelidir ki, genel anlamda çalışma koşulları iş görme ediminin ifa edileceği, iş ilişkisinin tabi olduğu tüm koşulları ifade eder. İşin ifa yeri, ifa zamanı, ücret, çalışma süreleri, yıllık ücretli izin süreleri gibi işin ifa sürecine ilişkin hususlar çalışma koşullarını oluştururlar. (Ekonomi, M : Çalışma Şartlarının Belirlenmesi ve Değişen İlkelere Uyumu, Prof. Dr. Kemal Oğuzman’a Armağan, Ankara 1997, s.158).

Çalışma koşullarının hukuki temelleri Anayasa, yasa hükümleri, toplu iş sözleşmesi ve işverenin yönetim hakkıdır. Taraflar yapacakları değişiklik sözleşmesi ile emredici yasa ve toplu iş sözleşmesi hükümlerine aykırı olmamak kaydıyla çalışma koşulların da değişiklik gerçekleştirebilirler. İşveren yönetim hakkı aracılığıyla işçinin edimini tür, yer ve zaman olarak şekillendirebilir. (Taşkent, S.: İşverenin Yönetim Hakkı, İstanbul 1981, s.43 vd.)

4857 sayılı İş Kanunu’nun “Çalışma Koşullarında Değişiklik ve İş Sözleşmesinin Feshi” başlıklı 22nci maddesinde, işyeri koşullarında yapılacak esaslı değişikliklerin yapılabilme koşulları düzenlenmiştir. Anılan madde: “İşveren, iş sözleşmesiyle veya iş sözleşmesinin eki niteliğindeki personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklar ya da işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında esaslı bir değişikliği ancak durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabilir.

Bu şekle uygun olarak yapılmayan ve işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamaz. İşçi değişiklik önerisini bu süre içinde kabul etmezse, işveren değişikliğin geçerli bir nedene dayandığını veya fesih için başka bir geçerli nedenin bulunduğunu yazılı olarak açıklamak ve bildirim süresine uymak suretiyle iş sözleşmesini feshedebilir. İşçi bu durumda 17 ila 21 inci madde hükümlerine göre dava açabilir.

Taraflar aralarında anlaşarak çalışma koşullarını her zaman değiştirebilir. Çalışma koşullarında değişiklik geçmişe etkili olarak yürürlüğe konulamaz.” hükmünü içermektedir.

Madde metninde de açıkça işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında esaslı bir değişikliğin ancak durumun işçiye yazılı olarak bildirmesi sureti ile yapılabileceği, bu şekle uygun olarak yapılmayan ve işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişikliklerin işçiyi bağlamayacağı belirtilmektedir.

Somut olay bu çerçevede irdelendiğinde; davacı TEKNOSA Kemeraltı projesinde çalışmakta iken asıl işveren ile davalı şirket arasındaki sözleşmesinin sona ermesi nedeniyle 01.09.2010 tarihinden geçerli olmak üzere Balçova AGORA AVM'de görevlendirilmiştir. Davacının yeni işyerine gidebilmek için iki araç değiştirmesi gerekmektedir. Bununla birlikte yeni işyerinde davacı ile aynı işi yapan güvenlik görevlilerine daha düşük ücret ödendiği dosya içinde bulunan bordro ve tanık beyanlarından anlaşılmaktadır. O halde tüm bu hususlar birlikte değerlendirilerek işçinin çalışma koşullarındaki aleyhte değişikliği kabul etmeyerek iş sözleşmesini haklı olarak sona erdirdiği ve kıdem tazminatına hak kazandığı dikkate alınarak istemin kabulüne karar verilmesi gerekmektedir.

Belirtilen bu maddi ve yasal olgular gözetildiğinde, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 22.02.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2015/307, K. 2017/324, 22 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2015/307
Karar No
2017/324
Tarih
22 Şubat 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2015/309 K.2017/1256
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2015/311 K.2017/1265
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2015/312 K.2017/4098
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2015/316 K.2017/597
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2015/318 K.2017/929
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2015/322 K.2017/1759

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.