İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2015/3071 K.2019/468

Taraflar arasındaki “rücuen tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Zonguldak 3.İş Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 01.10.2013 tarihli ve 2012/646 E., 2013/473 K. sayılı karar taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle,…

Esas2015/3071Karar2019/468Tarih16 Nisan 2019Okuma6 dk · 1.221 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2015/3071 E., 2019/468 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Nisan 2019
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.221 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki “rücuen tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Zonguldak 3.İş Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 01.10.2013 tarihli ve 2012/646 E., 2013/473 K. sayılı karar taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 21.10.2014 tarihli ve 2013/23254 E.,2014/20098 K. sayılı kararı ile;

(…1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanunî gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-Dava; 05.06.2010 tarihli iş kazasında sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelirler ile yapılan ödemelerin davalı işverenden tahsili istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı olay tarihinde yürürlükte bulunan ve 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunudur.

5510 sayılı Kanunun “İş Kazası ve Meslek Hastalığı ile Hastalık Bakımından İşverenin ve Üçüncü Kişilerin Sorumluluğu” başlıklı 21. maddesine göre.

İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir.

Anılan madde ile tazmin sorumlularının Kurum karşısındaki sorumluluğu bir tavanla sınırlandırılmış olup, bu sorumluluk “...sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı…” bulunmaktadır. Maddenin açık hükmü karşısında; ilk peşin sermaye değerli gelirin, Kurum yararına tazmini mümkün kısmının belirlenebilmesi için gerçek zarar tavan hesabı yapılması zorunluluğu bulunmaktadır.

Mahkemece; yukarıda açıklanan maddi ve hukuki ilkeler uyarınca gerçek zarar tavan hesabı yapılmaksızın, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır…) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Müdürlüğü vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki belgeler okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir.

Davacı ... vekili; Kurum sigortalısı Serkan Akça’nın davalı işverene ait işyerinde 05.06.2010 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu yaralandığını, işverenin iş yerinde iş sağlığı ve iş güvenliği kurallarına uymaması, gerekli denetim ve gözetimi yapmaması nedeniyle iş kazasının meydana geldiğini, kaza nedeniyle Kurum tarafından sigortalıya 24.152,10TL ilk peşin değerli gelir bağlandığını, 4.056,53TL tedavi gideri yapıldığını, 6.809,70TL geçici iş göremezlik ödeneği ödendiğini, toplam Kurum zararının 45.018,33TL olduğunu, işverenin 5510 sayılı Kanun’un 21. maddesi ve devamı hükümleri gereğince Kurum zararından sorumluluğu bulunduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere, Kurum zararının şimdilik 10TL’sinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili; davanın reddinin gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece.

Kurum sigortalısı Serkan Akça'nın 05.06.2010 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle davacı Kurum tarafından peşin değerli gelir bağlanıp iş göremezlik ödemesi ve masraf yapıldığı ve davacının kusuru oranında davalıya rücu hakkı bulunmakla davalının % 50 kusuru nedeniyle davacının bağlanan gelir yönünden talep edebileceği alacak miktarı 17,076,05TL, iş göremezlik ödemesinden dolayı talep edebileceği alacak miktarı 3.404,87TL, masraf yönünden talep edebileceği alacak miktarı 2.028,27TL olmakla birlikte fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla,

5,00TL gelirden kaynaklı alacağın onay tarihi olan 17.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2,00TL masraftan kaynaklı alacağın ödeme tarihi olan 05.06.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3,00TL iş göremezlik ödemesinden kaynaklı alacağın ise ödeme tarihi olan 09.08.2010 itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Davacı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından ayrı ayrı temyizi üzerine hüküm, Özel Dairece yukarıda başlık bölümünde açıklanan gerekçelerle bozulmuştur.

Mahkemece; rücu davasına konu iş kazasının 05.06.2019 (05.06.2010 olması gerekmektedir.) tarihinde meydana gelmesi nedeniyle kusur durumu belirlendikten sonra tavan hesabına ilişkin 23.09.2013 tarihli hesap raporu aldırılarak bu doğrultuda karar verildiği gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.

Direnme kararı davacı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.

Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık, somut olayda mahkemece 23.09.2013 tarihinde aldırılan hesap raporunda 5510 sayılı Kanun’un 21. maddesi uyarınca gerçek zarar tavan hesabı yaptırılıp yaptırılmadığı noktasında toplanmaktadır.

I-Davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Hukuk Genel Kurulundaki yapılan görüşmeler sırasında, esasa girilmeden önce, mahkemece verilen ilk gerekçeli kararı temyiz eden Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekilinin Özel Dairece tüm temyiz itirazları reddedildiği dikkate alındığında direnme kararının temyizinde hukuki yarar bulunup bulunmadığı ön sorun olarak tartışılmıştır.

Bilindiği üzere, hukuki yarar dava şartı olduğu kadar, temyiz istemi için de aranan bir şarttır (Hukuk Genel Kurulunun 02.04.2014 gün ve 2013/19-627 E., 2014/439 K. sayılı kararı).

Yerel mahkemece verilen ilk karar davalı ... vekilince temyiz edilmiş, ancak tüm temyiz itirazları Özel Dairece reddedilmiştir. Bu durumda davalı ... vekilinin direnme kararını temyizinde artık hukuki yararı bulunmamaktadır.

O hâlde, davacı ... vekilinin direnme hükmüne yönelik temyiz isteminin hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmelidir.

II-Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;

İş kazası nedeniyle açılan rücuen tazminat davasının yasal dayanağı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 21. maddesi:

“İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir. Anılan madde ile tazmin sorumlularının Kurum karşısındaki sorumluluğu bir tavanla sınırlandırılmış olup, bu sorumluluk “...sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı…”

şeklinde düzenlenmiştir. Maddenin açık hükmü karşısında ilk peşin sermaye değerli gelirin, Kurum yararına tazmini mümkün kısmının belirlenebilmesi için gerçek zarar tavan hesabı yapılması zorunluluğu bulunmaktadır. Gerçek zarar hesabı tazminat hukukuna ilişkin genel ilkeler doğrultusunda yapılmalı, sigortalı sürekli iş göremezlik durumuna girmiş ise bedensel zarar hesabı, ölümü hâlinde destekten yoksun kalma tazminatı (Borçlar Kanununun 45-46, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54-55. maddeleri) hesabı dikkate alınmalıdır.

Gerçek zarar hesaplanmasında ise zarar ve tazminata doğrudan etkili olan işçinin net geliri, bakiye ömrü, iş görebilirlik çağı, iş göremezlik ve karşılıklı kusur oranları, destek görenlerin gelirden alacakları pay oranları, eşin evlenme olasılığı gibi tüm verilerin hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde öncelikle belirlenmesi gerekir. Anlaşılacağı üzere rücu alacağından sorumluluk belirlenirken gelirlerin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerleri ile yargılamada yöntemince hesaplanacak gerçek (maddi) zarar karşılaştırması yapılıp, düşük (az) olan tutarın hükme esas alınması gerekir.

Eldeki davada; mahkemece 23.09.2013 tarihinde tazminat miktarının hesaplanmasına dair bilirkişi raporu alındığı, alınan bilirkişi raporunda ilk peşin sermaye değerli gelirin, Kurum yararına tazmini mümkün kısmının belirlenebilmesi için gerçek zarar tavan hesabının yapılmadığı, gerçek zarar hesabının yapılması hususunda gerekli eksikliklerin giderilmesi gerektiğinin belirtildiği, mahkemece ilgili rapora dayanılarak gerçek zarar hesabı yaptırılmadan ilk peşin sermaye değerinin davalının kusuruna karşılık gelen kısmına hükmedildiği anlaşılmaktadır.

Yukarıdaki bilgiler ışığında somut olayda, 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesi uyarınca, davacı Kurumun tahsil edebileceği zararın miktarının belirlenebilmesi için gerçek zarar tavan hesabı yaptırılarak, ilk peşin değer ve gerçek zarar tespit edilip, gerçek zararla karşılaştırılması sonucu düşük olanın kusur karşılığına isabet eden miktarına karar verilmesi gerekirken; tavan zarar hesabı yapıldığı gerekçesiyle direnme kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

1-Yukarıda (I) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ... vekilinin temyiz isteminin, temyizde hukuki yararı bulunmadığından REDDİNE, 2-Yukarıda (II) numaralı bentte açıklanan nedenlerledavalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3’üncü maddesine göre uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 429’uncu maddesi gereğince BOZULMASINA, istek hâlinde temyiz peşin harcın yatırana geri verilmesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 16.04.2019 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2015/3071, K. 2019/468, 16 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2015/3071
Karar No
2019/468
Tarih
16 Nisan 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2015/3073 K.2019/7191
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2015/3082 K.2019/7787
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2015/3085 K.2019/7639
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2015/3086 K.2019/7630
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2015/3087 K.2019/7640
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2015/3095 K.2019/7641

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.