İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2016/1894 K.2016/1048

Taraflar arasındaki “tescil” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Osmaniye 1. Sulh Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 15.12.2011 gün ve 2008/1707 E., 2011/2217 K. sayılı kararın temyizen incelenmesi davalı Hazine vekili…

Esas2016/1894Karar2016/1048Tarih9 Kasım 2016Okuma6 dk · 1.209 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2016/1894 E., 2016/1048 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Kasım 2016
Mahkemesi
Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.209 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki “tescil” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Osmaniye 1. Sulh Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 15.12.2011 gün ve 2008/1707 E., 2011/2217 K. sayılı kararın temyizen incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 8.Hukuk Dairesi'nin 11.04.2013 gün ve 2012/13817 E., 2013/5423 K. sayılı kararı ile;

"...Davacı vekili, imar-ihya ve kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetlik nedeniyle dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı kadastro çalışmalarında tespit dışı bırakılan taşınmaz bölümünün vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalı Hazine vekili, uyuşmazlık konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Mahkemece zilyetlikle edinim koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, teknik bilirkişilerin 22.11.2006 tarihli rapor ve krokilerinde A harfi ile gösterilen 4761,36 m2'lik taşınmaz bölümünün davacı adına tapuya tesciline, B harfi ile gösterilen taşınmaz bölümü bakımından açılan davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün kabule ilişkin bölümü davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava konusu taşınmaz 1955 yılında yapılan tapulama çalışmalarında hali, taşlık ve çalılık olarak tespit dışı bırakılmış; bilahare nizalı taşınmazın bulunduğu mevkide yapılan ek kadastro çalışmalarında 927 parsel numarasıyla 17.12.1987 tarihinde davacının annesi Şerife Erdoğan adına tespit edilmiş; Hazine'nin tespite itirazı üzerine Osmaniye Kadastro Mahkemesi'nin 17.03.1992 tarih ve 1992/58 Esas, 1992/63 Karar sayılı ilamıyla “927 parselin 2. kez yapılan kadastrosunun 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/a maddesi gereğince tüm sonuçlarıyla hükümsüz sayılarak iptaline” karar verilmiş, hüküm temyiz edilmeksizin 09.10.1992 tarihinde kesinleşmiştir.

Dava tapusuz taşınmazın TMK.nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17. maddeleri hükmü uyarınca tescili isteğine ilişkindir. TMK.nun 713/1. maddesi hükmü uyarınca tapusuz bir taşınmazın olağanüstü zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla kazanılabilmesi için, kanunda yazılı diğer koşulların yanında zilyetliğin davasız-çekişmesiz geçmesi gerekir.

Başka bir anlatımla zilyetliğin 20 yıllık kazanma süresince nizasız geçmesi, dava tarihinden geriye doğru taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin davasız olması aranır. Somut olayda; dava konusu taşınmazın davacının annesi Şerife Erdoğan tarafından davacıya devredildiği açıklanmıştır. Uyuşmazlık konusu taşınmaza ilişkin olarak davacının bayii Şerife Erdoğan ile Hazine arasında görülen yukarıda esas ve karar numarası belirtilen dosya niza teşkil eder ve zilyetliği keser.

Zilyetliğin kesintiye uğradığı söz konusu tespite itiraz davasının kesinleştiği tarihten görülmekte olan davanın açıldığı tarihe kadar da kazanmayı sağlayan 20 yıllık süre geçmemiş bulunduğuna göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir..."

gerekçesi ile bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece, önceki kararda direnilmiştir.

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın imar - ihya ve eklemeli zilyetlik nedeniyle tescili istemine ilişkindir.

Yerel Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı Hazine vekilinin temyizi üzerine Özel Dairece yukarıda yazılı gerekçelerle ve karar düzeltme yolunun kapalı olduğu belirtilmek suretiyle bozulmuştur.

Davacı vekilinin 12.06.2013 harç tarihli dilekçesiyle karar düzeltme isteminde bulunması üzerine yerel mahkemece karar düzeltme isteminin incelenmesi için dosya Özel Daireye gönderilmemiş, 14.06.2013 tarihinde verilen ek-kararla hükmün karar düzeltme yolu kapalı olmak kaydıyla bozulduğu gerekçesiyle istemin reddine karar verilerek, dava dosyası yeni esasa kaydedilmiş ve yargılamaya davam edilerek önceki hükümde direnilmiştir.

Direnme kararı davalı Hazine vekilince temyiz edilmiş, anılan kararın Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.10.2014 gün ve 2014/8-792 E., 2014/801 K. sayılı kararı ile Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinde öngörülen şekilde kısa karar oluşturulmadığı ve teknik anlamda bir direnme hükmü bulunmadığı gerekçesiyle diğer yönler incelenmeksizin bozulması üzerine, mahkemece Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun bozma kararına uyularak yeniden usulüne uygun şekilde direnme kararı verilmiştir.

Direnme kararı, davalı Hazine vekilince temyize getirilmiştir.

Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşme sırasında işin esasına geçilmeden önce, Özel Daire bozma ilamında karar düzeltme yolunun kapalı olduğunun belirtilmesine karşın, davacı vekilinin karar düzeltme isteminde bulunmuş olması nedeniyle 6217 sayılı Kanunun 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa eklenen “Geçici Madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440 ve devamı maddeleri uyarınca davacı vekilinin karar düzeltme isteminin incelenebilmesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesinin gerekip gerekmediği hususu önsorun olarak tartışılıp değerlendirilmiştir.

Hemen belirtmek gerekir ki karar düzeltme, hukukumuzda istinaf yolunun bulunmadığı dönemde kabul edilmiş ve mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 440 ila 444. maddeleri arasında düzenlenmiş olan bir kanun yoludur.

26.09.2004 tarihinde kabul edilen 5236 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun 20. maddesi ile anılan yasa hükümleri yürürlükten kaldırılmış, yine aynı tarihte kabul edilen 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanuna paralel olarak, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda karar düzeltme ile ilgili hükümlere yer verilmemiştir.

Ancak, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu “Geçici Madde 3”e göre, bölge adliye (istinaf) mahkemelerinin göreve başlama tarihine kadar HUMK'nun temyize ilişkin hükümleri (m.427-444) ile karar düzeltmeye ilişkin hükümleri (m.440-442) uygulanmaya devam edilecektir.

Karar düzeltme Yargıtay'ın temyiz incelemesi sonucunda vermiş olduğu kararlarına karşı tanınmış olağan bir kanun yoludur. Yani bir hüküm hakkında Yargıtay'ın temyiz incelemesi sonucunda vermiş olduğu karara karşı karar düzeltme yolu açık ise (HUMK m.440) o hüküm ancak karar düzeltme yoluna başvurulmaması veya başvurunun reddi ile (şekli anlamda) kesinleşebilir.

Kanun yolu denince kural olarak, bir kararın üst mahkeme tarafından incelenmesi anlaşılır; temyiz yolunda olduğu gibi. Oysa karar düzeltme yolunda karar düzeltme talebi, bu kararı vermiş olan Yargıtay dairesinde incelenip karara bağlanır. Bu nedenle karar düzeltme yolu, Yargıtay'ın temyiz incelemesi sırasında yapmış olduğu hatalardan dönmesini sağlayan, kendine özgü bir kanun yoludur.

Bir hükme karşı süresi içinde temyiz yoluna başvurulmamış ve bu nedenle karar kesinleşmiş ise artık o karara karşı karar düzeltme yoluna da başvurulamaz. Karar düzeltme, ancak temyiz yoluna gidildikten sonra başvurulabilecek bir kanun yolu olduğundan, temyiz yolunun devamı niteliğindedir.

Karar düzeltme incelemesi için Yargıtay dairesine gelen dosyalar ilk önce, karar düzeltme talebinin süresi içinde olup olmadığı, Yargıtay kararının düzeltilmesi istenebilecek kararlardan olup olmadığı ve diğer usul eksiklikleri yönlerinden (ön) incelemeye tabi tutulur. Ancak, belirtilen bu inceleme yetkisi, karar düzeltme kanun yolu Yargıtay kararı aleyhine düzenlenmiş bir kanun yolu olduğundan münhasıran Yargıtay'a (kararına karşı karar düzeltme yoluna başvurulan Hukuk Dairesine) aittir.

Somut olayda ise, davacı vekilinin bozma ilamına karşı başvurduğu karar düzeltme istemi, Özel Dairece incelenmemiş, diğer bir deyişle karar düzeltme yolu usulüne uygun bir şekilde kullandırılmamıştır.

Davacı tarafça başvurulan bir kanun yolunun incelenmemiş olması ise, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 27. maddesinde (Mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 73. maddesinde) düzenlenen hukuki dinlenilme hakkına, buradan hareketle Anayasa’nın 36. maddesindeki adil yargılanma hakkına aykırıdır.

Öyleyse davacı vekilinin bozma ilamına karşı başvurduğu karar düzeltme isteminin Özel Dairece incelenmesi gerekir.

Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 01.04.2015 gün ve 2013/3-1624 E., 2015/1123K. sayılı kararı ile 04.05.2016 gün ve 2014/3-839 E., 2016/571 K.sayılı kararlarında da aynı esaslar benimsenmiştir.

Hukuk Genel Kurulu'ndaki görüşmeler sırasında, HUMK'nun 440 ve devamı maddelerinde düzenlenen kanun yolları tüketilmeden direnme kararı verildiği, bahsi geçen karar düzeltme incelemesinin yapılabilmesi için öncelikle mahkemece verilen direnme kararının Hukuk Genel Kurulu'nca kaldırılması ve ondan sonra dosyanın Özel Daireye gönderilmesine karar verilmesi gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de, bu görüş kurul çoğunluğunca benimsenmemiştir.

Hal böyle olunca, HUMK'nun 440 ve devamı maddelerinde belirtilen kanun yolu tamamlanmadan direnme kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin incelenmesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesi gerekmiş; bu nedenle temyiz itirazları bu aşamada inceleme konusu yapılmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı ... vekilinin, bozma ilamına karşı başvurduğu karar düzeltme isteminin incelenmesi için dosyanın 8. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 09.11.2016 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2016/1894, K. 2016/1048, 9 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2016/1894
Karar No
2016/1048
Tarih
9 Kasım 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2016/1894 K.2016/18472
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2016/1894 K.2016/3711
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2016/1894 K.2016/8321
  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2016/1895 K.2016/5444
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2016/1895 K.2016/13461
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2016/1896 K.2016/8691

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.