KÜNYE
Hukuk Genel Kurulu 2016/358 E., 2017/364 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2017
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
279 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki "tespit" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İzmir 12. İş Mahkemesince davanın reddine dair verilen 10.06.2013 gün ve 2013/138 E., 2013/349 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 24.10.2013 gün ve 2013/17624 E., 2013/19017 K. sayılı ilamıyla bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, yurtdışında işe giriş tarihinin Türkiye'de sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabulü ile bu kapsamda borçlanma hakkı bulunduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemenin, davanın reddine dair kararı Özel Dairece bozulmuş, verilen direnme kararı da davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Feragat, 6100 sayılı HMK’nun 307.maddesinde, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmış; 311.maddede ise feragatin kesin hükmün sonuçlarını doğuracağı açıklanmıştır.
Hükmün kesinleşmesinden önceki herhangi bir aşamada davadan feragat edilebilir. Temyiz edilen ve fakat henüz Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca görüşülmeyen bir direnme kararı, usul hukuku çerçevesinde kesinleşmediğinden bu aşamada davadan feragat mümkündür.
Somut olayda; davacı vekili 12.11.2015 havale tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini açıkça ve koşulsuz olarak bildirmiş, yapılan incelemede, vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu saptanmıştır. Davacı vekilinin davadan feragat ettiğine dair bu beyanı çerçevesinde işlem yapılması zorunludur.
Böyle bir durumda, direnme kararı Hukuk Genel Kurulunca temyizen incelenemez.
Hükümden sonra ortaya çıkan ve temyiz incelenmesine usulen engel oluşturan bu durumun yerel mahkemece değerlendirilip karara bağlanması için direnme kararı bozulmalıdır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2016/358, K. 2017/364, 22 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama