KÜNYE
Hukuk Genel Kurulu 2016/593 E., 2016/474 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mart 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
342 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki "tapu iptali ve tescil" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın usulden reddine dair verilen 31.12.2013 gün ve 2013/144 E- 2013/381 K. sayılı kararın incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 25.6.2014 gün ve 2014/4300 E. - 2014/8596 K. sayılı ilamıyla bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Mahkemenin, davanın reddine dair kararı Özel Dairece bozulmuş; verilen direnme kararı da davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, temyiz isteminin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nca görüşülmesinden önce verdiği 08.06.2015 günlü dilekçesinde; davadan feragat edildiğini açıkça ve koşulsuz olarak bildirmiş; yapılan incelemede, vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu saptanmıştır.
Davalılar vekili ise 08.06.2015 günlü dilekçesinde; temyizden feragat ettiğini açıkça ve koşulsuz olarak bildirmiş; yapılan incelemede, vekaletnamesinde temyizden feragat yetkisinin bulunduğu saptanmıştır.
Feragat, HMK’nun 307. maddesinde, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmış; 311. maddede ise, feragatin, kesin hükmün sonuçlarını doğuracağı açıklanmıştır.
Hükmün kesinleşmesinden önceki herhangi bir aşamada davadan feragat edilebilir. Temyiz edilen ve fakat henüz Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca görüşülmeyen bir direnme kararı, usul hukuku çerçevesinde kesinleşmiş olmadığından, bu aşamada davadan feragat mümkündür.
Somut olayda, davacı vekili, davadan feragat ettiğini açıkça ve koşulsuz olarak bildirdiğinden, bu beyan çerçevesinde işlem yapılması zorunludur.
Böyle bir durumda, direnme kararı Hukuk Genel Kurulu’nca temyizen incelenemez. Hükümden sonra ortaya çıkan ve temyiz incelenmesine usulen engel oluşturan bu durumun yerel mahkemece değerlendirilip karara bağlanması için, direnme kararı bozulmalıdır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2016/593, K. 2016/474, 30 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama