İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2016/908 K.2020/387

1. Taraflar arasındaki “tespit” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Zonguldak 1. İş Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin karar davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 21. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda…

Esas2016/908Karar2020/387Tarih10 Haziran 2020Okuma7 dk · 1.426 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2016/908 E., 2020/387 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Haziran 2020
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.426 kelime·7 dk okuma·3 bölüm

1. Taraflar arasındaki “tespit” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Zonguldak 1. İş Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin karar davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 21. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

I. YARGILAMA SÜRECİ

Davacı İstemi:

4. Davacı 08.01.2015 havale tarihli dava dilekçesinde; müvekkili ...'ın Türkiye Taşkömürü Genel Müdürlüğüne bağlı işyerinde çalıştıktan sonra Almanya'ya işçi olarak gittiğini ve orada çalışmaya devam ettiğini, kontroller sonucunda pnomokonyoz denilen meslek hastalığına yakalandığının sağlık raporları ile tespit edildiğini, meslek hastalığı nedeniyle maddi ve manevi tazminata yönelik açtığı davanın Zonguldak 1. İş Mahkemesinin 2010/617 E. sayılı dosyası ile devam ettiğini,

Zonguldak 1. İş Mahkemesinin 2010/617 E. sayılı dosyasında Adli Tıp Kurumundan alınan rapor ile müvekkilinin %20 oranında meslekten kazanma gücünü kaybetmiş olduğunun belirlendiğini yine maluliyet oranının tespiti ve gelir bağlanması hususunda dava açmak üzere taraflarına kesin süre verildiğini belirterek müvekkilinin maluliyet oranının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Cevabı:

5. Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) vekili cevap dilekçesinde; davacının Alman Sigorta Merciînden alınan sağlık raporunda işgücünde %20 azalma oranında aylık aldığının anlaşıldığı, aynı raporun Kurumun sağlık kurulunca da incelendiğini ve iş göremezlik derecesinin %0 olarak belirlendiğini, bu nedenle müvekkili tarafından meslek hastalığı yönünden yapılacak bir işlemin bulunmadığını, yeni kontrol muayenesine gerek görülmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

6. Davalı Türkiye Taşkömürü Kurumu Genel Müdürlüğü 21.04.2015 havale tarihli cevap dilekçesinde; Sosyal Güvenlik Kurumu Yüksek Sağlık Kurulu tarafından davacıda meslek hastalığının bulunmadığının tespit edildiğini, işyerinden ayrıldıktan sonra ortaya çıkan maluliyetten müvekkilinin sorumlu olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

Mahkeme Kararı:

7. Zonguldak 1. İş Mahkemesinin 26.05.2015 tarihli ve 2015/5 E., 2015/373 K. sayılı kararı ile; işverenin de hak alanını ilgilendiren eldeki davada davacının kesin süreye rağmen gerekli harçları yatırarak işveren aleyhine husumet yöneltmediği gerekçesiyle dava şartı (dava takip yetkisi) yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Özel Daire Bozma Kararı:

8. Zonguldak 1. İş Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

9. Yargıtay 21. Hukuk Dairesince 10.09.2015 tarihli ve 2015/14080 E., 2015/16347 K. sayılı kararı ile; “…Meslek hastalığı sonucu uğranılan maluliyet oranının tespiti ve maddi manevi tazminat davalarında kurum ve işveren zorunlu dava arkadaşıdır. Bu tip davaların tek başvurma ve peşin harçla sonuçlandırılması gerekir. Böyle olunca, mahkemece, tensip kararı gereğince davacının verdiği dilekçenin davalı işverene tebliğ edildiği ve davalı işverenin duruşmaya katıldığı da dikkate alınarak işin esasına girilip hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi uygun görülmemiş bozmayı gerekmiştir.

Hâl böyle olunca, mahkemece, davacı vekilinin dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf ekleme talebi kabul edilerek yargılamaya devam edilmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, davanın dava şartı (dava takip yetkisi) yokluğundan usulden reddedilmesi bozmayı gerektirmiştir…” gerekçesiyle karar bozulmuştur.

Direnme Kararı:

10. Zonguldak 1. İş Mahkemesinin 16.02.2016 tarihli ve 2015/452 E., 2016/106 K. sayılı kararı ile; önceki gerekçelerle birlikte davaya dâhil işlemi ifa edilirken harcın yatırılmasının da gerekli olduğuna ilişkin bir kısım Yargıtay kararlarına da yer verilerek dâhili dava işlemi yapıldığında başvuru ve peşin harcın yatırılmasının zorunlu olduğu ve verilen kesin süreye rağmen davacı tarafından bu usulî eksikliğin tamamlanmadığı gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.

Direnme Kararının Temyizi:

11. Direnme kararı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

II. UYUŞMAZLIK

12. Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına karşı açılan meslek hastalığı sonucu uğranılan maluliyet oranının tespiti istemine ilişkin davada Kurum ile işverenin zorunlu dava arkadaşı olup olmadığı, sonucuna göre işverenin (Türkiye Taşkömürü Kurumu Genel Müdürlüğü) davaya dâhil edilmesi işleminde harç yatırılmasının gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.

III. GEREKÇE

13. Bir davanın birden fazla kişi tarafından veya birden fazla kişi aleyhine açılabilmesi için aynı tarafta yer alanlar arasında hukuki bir bağlantının bulunması gerekir. Hukukumuzda bu bağlantı karşılığını dava arkadaşlığı kurumunda bulmaktadır. Dava arkadaşlığı zorunlu ve ihtiyari olmak üzere iki ana başlık altında; zorunlu dava arkadaşlığı da yine kendi içinde maddi ve şekli olmak üzere ikili ayrımla düzenlenmektedir.

14. Dava konusu olan hak, birden fazla kişi arasında ortak olup da bu hukuki ilişki hakkında mahkemece bütün ilgililer için aynı şekilde ve tek bir karar verilmesi gereken hâllerde dava arkadaşlığının maddi bakımdan mecburi olduğunun kabulü gerekir.

Diğer bir ifadeyle, bir hakkın birden fazla kişi tarafından birlikte veya birden fazla kişiye karşı kullanılmasının zorunlu olduğu hâllerde, bu hak dava konusu edildiği zaman o hakla ilgili birden fazla kişi zorunlu dava arkadaşı durumundadır. Dava arkadaşlığının hangi hâllerde mecburi olduğu maddi hukuka göre belirlenir. Zorunlu dava arkadaşlığında, dava arkadaşları arasındaki ilişki çok sıkı olduğundan, davada birlikte hareket etmek durumundadırlar.

Mahkeme ise, dava sonunda zorunlu dava arkadaşlarının hepsi hakkında aynı ve tek bir karar verecektir. Zorunlu dava arkadaşlığında dava konusu olan hak tektir ve dava arkadaşı sayısı kadar müddeabih bulunmamaktadır.

15. Bazı durumlarda ise birden fazla kişiye karşı birlikte dava açılmasında maddi bir zorunluluk olmadığı hâlde kanun, gerçeğin daha iyi ortaya çıkmasını ve taraflar arasındaki hukuki ilişkinin doğru sonuca bağlanmasını sağlamak için, birden fazla kişiye karşı dava açılmasını usulen zorunlu kılmıştır ki, bu durumda şekli bakımdan mecburi dava arkadaşlığı söz konusudur. Böyle bir davada, dava arkadaşları hakkında tek bir karar verilmesi veya dava arkadaşlarının hep birlikte ve aynı şekilde hareket etme zorunluluğunun varlığından söz edilemez.

16. Açıklanan bu mecburi dava arkadaşlığı hâlleri dışında ise dava arkadaşlığı ihtiyaridir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) “Mecburi Dava Arkadaşlığı” başlıklı 59. maddesine göre; “(1) Maddi hukuka göre, bir hakkın birden fazla kimse tarafından birlikte kullanılması veya birden fazla kimseye karşı birlikte ileri sürülmesi ve tamamı hakkında tek hüküm verilmesi gereken hâllerde, mecburi dava arkadaşlığı vardır.” hükmü bulunmaktadır. Maddede açıkça sayılan, dava konusu hak ve borcun ortak olması, birden fazla kişinin ortak bir işlem (örneğin sözleşme) ile borç altına girmiş olması, davanın birden fazla kişi hakkında aynı (veya benzer) sebepten doğmuş olması hâllerinde birden çok kimsenin birlikte dava açması olanaklı olduğu gibi, birlikte aleyhlerine de dava açılabilir.

17. Mecburi dava arkadaşı olarak birlikte dava açılması gereken hâllerde, dava bunlardan biri ya da bazılarına karşı açılmış ise bu durumda davalı kişi ya da kişilerin tek başına davalı sıfatı bulunmamaktadır. Çünkü davalı sıfatı mecburi dava arkadaşlarının tümüne aittir. Ancak mecburi dava arkadaşlarının tümüne karşı açılmayan bu davalarda, dava sıfat yokluğundan hemen reddedilmemeli mahkemece davanın diğer mecburi dava arkadaşlarına teşmil etmesi için davacı tarafa süre vermesi gerekir (Kuru, Baki.: Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, s.1218).

18. Meslek hastalığı sonucu uğranılan maluliyet oranının tespitine ilişkin davaların asıl amacı, 5510 sayılı Kanun (ve mülga 506 sayılı Kanun) uyarınca sigortalıya sürekli iş göremezlik bağlanmasının teminine yönelik olup, sigortalıya bağlanacak gelir ve hükmedilecek tazminatın miktarını doğrudan etkilemesi nedeniyle, işçide oluşan meslekte güç kayıp oranının hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeksizin kesin olarak saptanması gerekmektedir.

Bu nedenle, sürekli iş göremezlik oranı işverenin hak alanını da ilgilendirir. Zira sigortalının sürekli iş göremezlik oranı en az %10 ise, Kurum sigortalının sürekli iş göremezlik oranına göre bağladığı gelirin peşin değerini işverenden isteyebileceği gibi, sigortalı da ayrı olarak açacağı bir tazminat davası ile Kurum tarafından karşılanmayan zararının tazminini işverenden isteyebilecektir.

Sonuç olarak, meslek hastalığı nedeniyle maluliyet oranının tespitine ilişkin dava sonucunda mahkemece verilecek hüküm, gerek işverenin gerekse Kurumun hak alanını etkileyeceğinden işveren ile Kurum arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunmaktadır.

19. Somut olayda davacı, Sosyal Güvenlik Kurumuna karşı açtığı bu dava ile meslek hastalığı nedeniyle maluliyet oranının tespitini talep etmiştir. Yukarıda da açıklandığı gibi bu tür davalarda Kurum ile işveren zorunlu dava arkadaşıdır. Yargılama sırasında mahkemece verilen süre üzerine davacının verdiği dilekçe, işveren TTK Genel Müdürlüğüne tebliğ edilmiş ve işveren 21.04.2015 havale tarihli dilekçesi ile davaya cevaplarını bildirmiştir.

Mahkemece yine işveren ... vekilinin katıldığı 26.05.2015 tarihli celsede, dâhili dava işlemi yapılırken başvuru ve peşin harcın yatırılmasının zorunlu olduğu, verilen kesin süreye rağmen bu usulî eksikliğin tamamlanmadığından bahisle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir. Tek bir davanın söz konusu olduğu mecburi dava arkadaşlığında mahkemece bütün dava arkadaşları hakkında tek bir karar verilir.

Bu nedenle bu tür davalar tek bir başvurma ve peşin harç ile sonuçlandırılır.Tek bir dava söz konusu olduğundan diğer dava arkadaşlarının taraf hâline getirilmesinde ayrıca harç alınması söz konusu olmayacak, dava dilekçesinin tebliği ile amaç hâsıl olacaktır.

20. O hâlde, davacının usulüne uygun taraf ekleme talebinin kabulü ile yargılamaya devam edilmesi gerekirken dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi hatalıdır. 21. Bu nedenle, direnme kararı Özel Daire bozma kararında gösterilen sebeplerle bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

IV. SONUÇ

Açıklanan nedenlerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesine göre uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, İstek hâlinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, Karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 10.06.2020 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2016/908, K. 2020/387, 10 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Yargılama Süreci
  4. II. Uyuşmazlık
  5. III. Gerekçe
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2016/908
Karar No
2020/387
Tarih
10 Haziran 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2016/919 K.2020/370
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2016/993 K.2020/283
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2016/1142 K.2020/2254
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2016/1159 K.2020/280
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2016/1169 K.2020/11323
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2016/1212 K.2020/11324

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.