İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2016/927 K.2020/728

1. Taraflar arasındaki “itirazın iptali” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Lüleburgaz İş Mahkemesince verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karar davacı ve davalı ... Limited Şirketi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9. Hukuk…

Esas2016/927Karar2020/728Tarih6 Ekim 2020Okuma6 dk · 1.228 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2016/927 E., 2020/728 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Ekim 2020
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.228 kelime·6 dk okuma·4 bölüm

1. Taraflar arasındaki “itirazın iptali” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Lüleburgaz İş Mahkemesince verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karar davacı ve davalı ... Limited Şirketi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davacı tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

I. YARGILAMA SÜRECİ

Davacı İstemi:

4. Davacı 22.02.2013 havale tarihli dava dilekçesinde, davalı işyerinde 01.01.2011-31.07.2011 tarihleri arasında çalışmasına rağmen kendisine hiç ücret ödenmediğini, bunun üzerine davalılardan ücret alacağının tahsili amacıyla Lüleburgaz 2. İcra Müdürlüğünün 2012/5960 E. sayılı dosyası ile ilamsız takip başlattığını, davalı ...’ın borçlu olmadığını, davalı şirketin ise borcun 600,00TL’lik kısmını kabul ederek kalan miktara ilişkin icra takibine itiraz ettiklerini bu şekilde icra takibinin durdurulduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile icra takibinin devamına ve davalılar aleyhine %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Cevabı:

5. Davalılar vekili 25.03.2013 havale tarihli cevap dilekçesinde, davacının işyerinde 07.02.2011 tarihinde çalışmaya başladığını, 15.03.2011 tarihinde işyerinden kendi isteği ile ayrıldığını, 30.03.2011 tarihinde yeniden çalışmaya başladığını ve 29.07.2011 tarihinde işten ayrıldığını, davacının iddia ettiği gibi yedi ay çalışmasının bulunmadığını, taraflar arasında belirsiz süreli iş sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme doğrultusunda davacıya her ay asgari ücret ödendiğini, müvekkili ...’ın diğer davalı şirketinin ortağı olduğunu, bu nedenle ... aleyhine açılan davanın taraf sıfatı yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davacının müvekkili şirketten ücret alacağı bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkeme Kararı:

6. Lüleburgaz 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.05.2013 tarihli ve 2013/90 E., 2013/260 K. sayılı kararı ile; yapılan icra takibinin ücret alacağına ilişkin olması nedeniyle iş mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine, taraflarca süresinde müracaat edilmesi hâlinde dosyanın görevli ve yetkili Lüleburgaz İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

7. Davacı 20.05.2013 havale tarihli dilekçesi ile dosyanın görevli ve yetkili Lüleburgaz İş Mahkemesine gönderilmesini talep etmiştir.

8. Lüleburgaz İş Mahkemesinin 15.01.2014 tarihli ve 2013/172 E., 2014/12 K. sayılı kararı ile; davacının 2011 yılının başından itibaren yedi ay boyunca davalı işyerinde çalıştığı, çalışmasına ara vermediği ancak pozisyon değişikliği nedeniyle istifa ettirilip tekrar işe başlatıldığı, iş sözleşmesinde ücretin asgari ücret olarak gösterildiği, davacı tarafça bu ücretin meslek odaları tarafından tespit edilen asgari ücret olarak, davalı tarafça ülke genelinde uygulanan vasıfsız işçiye ilişkin asgari ücret olarak nitelendirildiği,

davacının inşaat mühendisi olması ve kendi işyerini kapatarak davalı işyerinde çalışmaya başlaması karşısında meslek odası tarafından belirlenen asgari ücret miktarı ile çalıştığının kabulü gerektiği, davalı tarafın emsal ücret miktarını ve bu miktar üzerinden borcunun olduğunu bilmemesinin mümkün olmadığı,

bu nedenle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı gerçek kişi hakkındaki davanın reddine, tüzel kişi aleyhine açılan davanın ise kısmen kabulü ile takip dosyasındaki itirazın kısmen iptaline, takibin 10.449,00TL asıl alacağa ilişkin olmak üzere devamına 3.439,58TL’nin %20’si oranında icra inkar tazminatının , davalı tüzel kişiden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

Özel Daire Bozma Kararı:

9. Lüleburgaz İş Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... Limited Şirketi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

10. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 09.06.2015 tarihli ve 2014/7234 E., 2015/21102 K. sayılı kararı ile; “…1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının tüm, davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Dava konusu elden alacaklarının kaynaklandığı hizmet sözleşmesi, davacı ile davalı ... Ltd. Şti. arasında olup, diğer davalı ...’ın, ...nin ortağı olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu halde, işveren olmayan davalı ... hakkında husumet yokluğu nedeni ile davanın reddi gerekirken kabulü, bozmayı gerektirmiştir…” gerekçesiyle karar bozulmuştur.

Direnme Kararı :

11. Lüleburgaz İş Mahkemesinin 05.11.2015 tarihli ve 2015/320 E., 2015/343 K. sayılı kararı ile; “…Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda “İddia, savunma, tanık anlatımları, kurum kayıtları, takip dosyası kapsamı, makine mühendisleri odasının asgari ücret tarifesi bir arada değerlendirildiğinde davacının davalı taraf nezdinde denetçi makine mühendisi olarak 01.01.2011-29.03.2011 tarihleri arasında çalıştığı, ücrete ilişkin taraflar arasında bir sözleşmenin bulunmadığı ancak davacının bağlı olduğu oda kriterleri itibariyle aylık asgari ücret tarifesinin bulunduğu,

iş bu ücretten az ödemenin mümkün olamayacağı anlaşılmakla davacının çalıştığı sürenin asgari ücret karşılığının ödenmemiş olduğu anlaşılmakla davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir.” gerekçesiyle verilen hüküm Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2014/3294 E., 2015/19491 K. sayılı ilamı ile “Dava konusu hizmet sözleşmesi, davacı ile davalı ... Ltd. Şti. arasında olup, diğer davalı ...’ın, Ergene Yapı Denetim Ltd Şti.’nin ortağı olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır.

Davalı ...'ın işverenlik sıfatı yoktur. Bu halde, davalı ... hakkında husumet yokluğu nedeni ile davanın reddi gerekirken kabulü, bozmayı gerektirmiştir.” gerekçesiyle bozulduğu..." belirtilerek gerçek kişi hakkındaki davanın reddine, tüzel kişi aleyhine açılan davanın ise kısmen kabulü ile takip dosyasındaki itirazın kısmen iptali ile takibin 10.449,00TL asıl alacağa ilişkin olmak üzere devamına, davalı tüzel kişiden 3.439,58TL’nin %20 si oranında

icra inkar tazminatının alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Direnme Kararının Temyizi: 12. Direnme kararı süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmiştir. Özel Daire Gönderme Kararı: 13. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 03.03.2016 tarihli ve 2016/5878 E., 2016/4714 K. sayılı kararı ile; bozma kararının usul ve yasaya uygun olduğu, mahkemece direnme kararı verildiği hâlde bozma içeriğinde uygun hüküm oluşturulmadığı belirtilerek temyiz incelemesi için dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.

II. UYUŞMAZLIK

14. Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; somut olayda, davalı ... Limited Şirketinin ortağı olan davalı ...’ın işveren sıfatının bulunup bulunmadığı ve burada varılacak sonuca göre davalı ...’ın eldeki davada taraf sıfatının olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

III. ÖN SORUN

15. Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında öncelikle; mahkemece 15.01.2014 tarihli ve 2013/172 E., 2014/12 K. sayılı ilk kararı ile gerçek kişi aleyhinde açılan davanın taraf sıfatı yokluğu nedeniyle reddine, tüzel kişi aleyhine açılan davanın ise kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine Özel Daire tarafından davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra mahkemece davalı ... hakkında husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle bozma kararı verildiği anlaşılmakla Özel Daire bozma kararı içeriğinin dosya kapsamına uygun olup olmadığı dolayısıyla dosyanın Özel Daireye gönderilmesinin gerekip gerekmediği hususu ön sorun olarak tartışılıp değerlendirilmiştir.

IV. GEREKÇE

16. Yapılan incelemede, mahkeme tarafından gerçek kişi ... aleyhine açılan davanın taraf sıfatı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesine rağmen Özel Dairece sair temyiz itirazları reddedildikten sonra davalı ... hakkında husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğundan bahisle bozma kararı verildiği, sonrasında mahkeme tarafından verilen direnme kararı üzerine Özel Dairece mahkeme tarafından direnme kararı verdiği hâlde bozma kararı içeriğine uygun hüküm oluşturulmadığı gerekçesiyle dosyanın Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.

17. Görüldüğü üzere; mahkemece gerçek kişi aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesi karşısında Özel Daire tarafından davalı ... hakkında husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğuna ilişkin bozma kararının maddi hataya dayandığı kabul edilmelidir.

18. O hâlde ortada 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nun 297 vd. maddelerine uygun olarak tesis edilmiş bir bozma kararı bulunmayıp ilk karara karşı ileri sürülen temyiz itirazları karşılanmadığı gibi, Özel Daire kararındaki gerekçelere direnilerek verilen direnme kararı ve Özel Daire gönderme kararı da hüküm ifade etmeyecektir.

19. Hâl böyle olunca, mahkemenin ilk kararına yönelik temyiz incelemesinin usulüne uygun olarak yapılabilmesi için Özel Daire bozma kararı, mahkemenin direnme kararı ile Özel Daire gönderme kararının kaldırılmasına ve dosyanın Özel Dairesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. SONUÇ

Açıklanan nedenlerle; Maddi hataya dayalı Özel Daire bozma kararı ile bu karara dayalı olarak verilen direnme kararının ve Özel Daire gönderme kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk karara yönelik temyiz itirazlarının yöntemince incelenebilmesi için dosyanın 9. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE, Karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 06.10.2020 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2016/927, K. 2020/728, 6 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Yargılama Süreci
  4. II. Uyuşmazlık
  5. III. Ön Sorun
  6. IV. Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2016/927
Karar No
2020/728
Tarih
6 Ekim 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2016/956 K.2020/4441
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2016/963 K.2020/5792
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2016/966 K.2020/13024
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2016/984 K.2020/400
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2016/1036 K.2020/4799
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2016/1041 K.2020/5448

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.