İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2017/1157 K.2021/1049

1. Taraflar arasındaki "itirazın kaldırılması" isteminden dolayı yapılan inceleme sonunda, Serik İcra (Hukuk) Mahkemesince verilen istemin kısmen kabulüne ilişkin karar borçlular vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 12. Hukuk Dairesince…

Esas2017/1157Karar2021/1049Tarih21 Eylül 2021Okuma8 dk · 1.595 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2017/1157 E., 2021/1049 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Eylül 2021
Mahkemesi
İcra Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.595 kelime·8 dk okuma·3 bölüm

1. Taraflar arasındaki "itirazın kaldırılması" isteminden dolayı yapılan inceleme sonunda, Serik İcra (Hukuk) Mahkemesince verilen istemin kısmen kabulüne ilişkin karar borçlular vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 12. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına direnilmiştir. 2. Direnme kararı borçlular vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

I. İNCELEME SÜRECİ

Alacaklı İstemi:

4. Alacaklı vekili istem dilekçesinde; bonoya dayalı olarak başlattıkları genel haciz yolu ile icra takibinin borçluların itirazı üzerine durduğunu, borçluların borca itiraz ettiklerini ancak takibe konu bonodaki imzaya açıkça itiraz etmediklerini, borçluların takibe konu bononun zamanaşımına uğradığı, ödendiği, teminat senedi olduğu,

borcun itfa veya imha edildiği veya ertelendiği gibi senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldırıcı bir beyan da ileri sürmediklerini, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)’nun 63. maddesinin “İtiraz eden borçlu, itirazın kaldırılması duruşmasında, alacaklının dayandığı senet metninden anlaşılanlar dışında, itiraz sebeplerini değiştiremez ve genişletemez” hükmünü içerdiğini, Özel Dairenin içtihatlarına göre borçluların itiraz dilekçelerinde takibe dayanak senetteki imzalara açıkça itiraz etmediklerinden dayanak belgenin İİK’nın 68/1. maddesinde yer alan imzası ikrar edilmiş belgelerden kabul edileceğini,

borçluların faize ve faiz oranına itiraz ettiklerini ancak takibe dayanak bono 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nın 688. maddesinde öngörülen unsurları taşıdığından kambiyo senedi vasfında olduğunu, bu hâli ile İİK’nın 68/1. maddesinde yer alan "mücerret borç ikrarını içeren" belge niteliğinde olduğunu, takip dayanağı senet kambiyo vasfında olduğundan 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un “Temerrüt faizi” başlıklı 2. maddesinin 2. fıkrasına göre avans faizi oranlarının uygulanması gerektiğini, borcun hâlen ödenmediğini,

borçluların itirazlarında haksız ve kötüniyetli olduklarını ileri sürerek borçluların itirazlarının kaldırılmasına, İİK’nın 68/7. maddesi gereğince kötüniyet tazminatına mahkum edilmelerine karar verilmesini talep etmiştir.

Borçlu Cevabı:

5. Borçlular vekili cevap dilekçesinde; itirazın kaldırılmasının altı aylık süre içerisinde istenmediğini, takibe dayanak senedin kambiyo vasfında olmadığını, vade tarihinin senet metninde yazı ile yazılması gerektiğini ancak senette yazı ile yazılmış bir tarih yer almadığını, adi senet niteliğindeki belgeye dayanılarak itirazın kaldırılmasının istenemeyeceğini, alacaklının takip konusu senedi müvekkillerinden ...’in sahibi olduğu Sarp İnşaat firması ile üçüncü kişi olan ... isimli bir şahıs arasında müteahhitlik anlaşmasının yapılmasına aracılık etmenin karşılığı teminat olarak aldığını,

alacaklı ile müvekkili arasında düzenlenen bir protokol ile “... tarafından inşaata ödeme yapılmaması ve anlaşmanın bozulması halinde” takibe konu senedin geçersiz olacağının kararlaştırıldığını, diğer müvekkili ...’in de protokolde kefil sıfatıyla yer aldığını, alacaklının aracılık ettiği sözü edilen inşaat anlaşmasının ifa edilmediğini ve üçüncü kişi tarafından feshedildiğini, dolayısıyla takibe konu senedin bedelsiz kaldığını, adi nitelikteki teminat senedi nedeniyle müvekkillerinin alacaklıya borcunun bulunmadığını, istemin reddi gerektiğini savunarak %20’den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

Mahkeme Kararı:

6. Serik İcra (Hukuk) Mahkemesinin 08.09.2014 tarihli ve 2014/25 E., 2014/197 K. sayılı kararı ile; borçluların takibe dayanak senedin altındaki imzaya ayrıca ve açıkça itiraz etmedikleri, bu hâli ile takibe dayanak senet imzası ikrar edilmiş belge niteliğinde olduğundan itirazın kaldırılmasına ilişkin talebin kabulünün gerektiği, borçluların işlemiş faize de itirazı bulunduğundan bilirkişiye faiz hesabı yaptırıldığı, bilirkişi raporunun denetime elverişli ve hükme esas alınabilecek nitelikte bulunduğu gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulü ile Serik 1. İcra Dairesinin 2013/1286 E. sayılı dosyasındaki borçluların itirazlarının kaldırılmasına, işlemiş faizin 10.228,60TL olarak kabulü ile takibin devamına karar verilmiştir.

Özel Daire Bozma Kararı:

7. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlular vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

8. Yargıtay 12. Hukuk Dairesince 04.11.2015 tarihli ve 2015/14412 E., 2015/26692 K. sayılı kararı ile;

“…Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;

Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak genel haciz yoluyla icra takibine başlandığı, örnek 7 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine borçluların yasal sürede icra dairesine verdikleri dilekçe ile borcun tamamına itirazlarının yanı sıra, işletilen faize, faiz oranına ve diğer tüm fer'ilerine itiraz ettikleri, alacaklının, borçluların itirazının kaldırılması amacıyla icra mahkemesine başvurduğu, borçluların, alacaklının itirazın kaldırılması dilekçesine karşı cevaplarında; takibe dayanak senedin teminat olarak verildiğini, alacaklı ile aralarında mukavele bulunduğunu ve mukavelede senedin yer aldığını ileri sürdükleri, mahkemece borçluların itirazlarının kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.

HGK'nun 14.3.2001 tarih ve 12-233/257 sayılı ve yine 20.6.2001 tarih ve 12-496/534 sayılı kararlarında da benimsendiği üzere; dayanak belgenin teminat senedi olduğu iddiası, hangi ilişkinin teminatı olduğu senet üzerine yazılmak suretiyle ya da yazılı belge ile kanıtlanmalıdır. Yazılı belge sunulduğu takdirde, İİK'nun 169/a maddesi uyarınca, belgede takip dayanağı senede açıkça atıf yapılması zorunludur.

Somut olayda borçluların, 30/12/2014 tarihli cevap dilekçelerinde; takip dayanağı senedin teminat olarak alındığını ileri sürerek, cevap dilekçesi ekinde “mukavele” başlıklı 27/12/2011 tarihli belge ibraz ettikleri, ancak mahkemece bu belge yönünden bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığı görülmektedir.

Mahkemece, borçluların borca itiraz kapsamında sundukları yukarıda anılan belgenin, alacaklıya gösterilip diyecekleri tesbit edildikten sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir…” gerekçesi ile karar bozulmuştur.

Direnme Kararı:

9. Serik İcra (Hukuk) Mahkemesinin 29.02.2016 tarihli ve 2016/9 E., 2016/71 K. sayılı kararı ile; İİK’nın 63. maddesinde itiraz eden borçlunun, itirazın kaldırılması duruşmasında alacaklının dayandığı senet metninden anlaşılanlar dışında, itiraz sebeplerini değiştiremeyeceğinin ve genişletemeyeceğinin düzenlendiği, somut olayda davalıların (borçluların) icra dosyasındaki itirazlarında senedin teminat senedi olduğuna ilişkin herhangi bir beyanları bulunmadığı, senedin teminat senedi olduğu senet metninden de anlaşılamadığına göre İİK'nın 63. maddesi gereğince itirazın kaldırılması duruşmasında borçluların itiraz sebebini genişleterek ileri sürdüğü teminat senedine ilişkin iddiaların değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.

Direnme Kararının Temyizi:

10. Direnme kararı süresi içinde borçlular vekili tarafından temyiz edilmiştir.

II. UYUŞMAZLIK

11. Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; borçluların itirazın kaldırılması aşamasında ileri sürdükleri teminat senedi iddiasının incelenip incelenemeyeceği noktasında toplanmaktadır.

III. GEREKÇE

12. İcra ve İflas Kanunu’nun 62. maddesinin 1. fıkrasına göre genel haciz yolu ile ilamsız takibe itiraz etmek isteyen borçlu itirazını ödeme emri tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirir. Borçlunun yedi gün içinde itiraz etmesi ile aynı Kanunun 66. maddesinin 1. fıkrasına göre takip kendiliğinden durur. 13. Borçlunun, borçlu olmadığını veya (alacağın müeccel olduğu, şarta bağlı olduğu gibi bir nedenle) alacaklının takip yapma yetkisi bulunmadığını icra dairesine bildirmesine, ödeme emrine itiraz denir (İİK m. 62-66) (Kuru, Baki: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Ankara 2013, s. 222).

14. İtiraz sebepleri, ileri sürülüş şekli bakımından imzaya itiraz ve borca itiraz olarak ikiye ayrılır. Borçlu takibin dayandığı adi senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığı (imzaya itirazını) itirazını ayrıca ve açıkça bildirmek zorundadır. Borçlu, itirazında imzaya itiraz ettiğini ayrıca ve açıkça bildirmezse (o icra takibi yönünden) adi senet altındaki imzayı kabul etmiş sayılır (İİK m. 60/3, 62/5). İmzaya itiraz dışındaki diğer bütün itirazlara borca itiraz denir.

Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken, borca itiraz sebeplerini ayrıca ve açıkça bildirmek zorunda değildir. Borçlunun hiç bir sebep göstermeden, yalnız "itiraz ediyorum" şeklinde yaptığı itiraz da geçerlidir ve böyle bir itiraz borca itirazdır. Başka bir deyimle, itiraz sebeplerinin bildirilmesi, itiraz için bir geçerlik (muteberlik) şartı değildir (Kuru, s. 224-226).

15. Borca itiraz hâlinde alacaklı, icra mahkemesinden itirazın kesin kaldırılmasını (İİK m. 68) isteyebilir. Borçlu, itirazında bildirmiş olduğu sebeplerle bağlıdır. İİK’nın 63. maddesine göre itiraz eden borçlu, itirazın kaldırılması duruşmasında alacaklının dayandığı senet metninden anlaşılanlar dışında itiraz sebeplerini değiştiremez ve genişletemez.

16. Borçlu, itirazında hiçbir sebep bildirmemişse (meselâ, yalnız itiraz ediyorum demekle yetinmişse), (varsa adi senetteki) imzayı kabul etmiş sayılır (İİK m.62/5); yani, itiraz borca itirazdır. Bu hâlde borçlu, itirazın kaldırılması duruşmasında (icra mahkemesinde, İİK m. 68) ancak, alacaklının dayandığı senet (belge) metninden anlaşılabilen (borca) itiraz sebeplerini ileri sürebilir. İtirazında sebep bildirmemiş olan borçlu, senet metninden anlaşılamayan itiraz sebeplerini icra mahkemesinde ileri süremez; mesela takip konusu senedin teminat (hatır) senedi olduğunu ileri süremez (Kuru, s. 226, 227).

17. Somut olayda; alacaklı tarafından senede dayalı olarak başlatılan genel haciz yolu ile ilamsız takibe karşı borçlular vekilinin itiraz dilekçesinde “…Müvekkillerin alacaklı görünen tarafa hiçbir borcu bulunmamaktadır. Ödeme emri içeriğinde talep edilen borcun tamamına, işletilen faize, faiz oranına ve diğer tüm ferilerine, dayanak belgeye itiraz ediyoruz.

Bu nedenlerle fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere borca itirazımızın kabulü ile takibin durdurulmasına…” şeklinde borca itirazlarını bildirdiği, ancak borca itirazında sebep bildirmediği, alacaklının duran takibin devamını sağlamak için icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını talep ettiği,

borçlular vekilinin itirazın kaldırılması aşamasında 30.01.2014 tarihli cevap dilekçesinde “…alacaklı iş bu senedi müvekkillerimden ...’in sahibi olduğu Sarp İnşaat firması ile üçüncü kişi olan Evegeny Oxman isimli bir şahıs arasında müteahhitlik anlaşmasının yapılmasına aracılık etmenin karşılığı teminat olarak alınmıştır…” şeklinde beyanda bulunduğu, takibe dayanak senette teminata ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığı görülmektedir.

18. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.02.2010 tarihli ve 2010/19-67 E., 2010/99 K.; 28.03.2018 tarihli ve 2017/12-1140 E., 2018/563 K.; 11.02.2020 tarihli ve 2017/12-743 E., 2020/129 K. ile 15.09.2020 tarihli ve 2017/12-269 E., 2020/591 K. sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere senedin teminat amaçlı verildiğinin kabul edilebilmesi için, neyin teminatı olarak verildiğinin ya senedin önündeki veya arkasındaki yazılar veya ayrı bir belge ile teminat senedi olduğunun kanıtlanması gerekir.

19. O hâlde borçlular vekili tarafından icra dairesine verilen borca itiraz dilekçesinde senedin teminat senedi olduğu sebebi ileri sürülmediğinden ve senedin teminat senedi olduğu senet metninden anlaşılamadığından, borçluların itirazın kaldırılması aşamasında ileri sürdüğü teminat senedi iddiası icra mahkemesince incelenemez.

20. Hâl böyle olunca; yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı yerel mahkemece verilen direnme kararı usul ve yasaya uygun olup yerindedir.

21. Ne var ki, işin esasına yönelik temyiz itirazları Özel Dairece incelenmediğinden bu konuda inceleme yapılmak üzere dosya Özel Daireye gönderilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

IV. SONUÇ

Açıklanan nedenlerle;

Direnme uygun olup borçlular vekilinin işin esasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,

Ancak karar düzeltme yolunun açık olması sebebiyle öncelikle mahkemesince Hukuk Genel Kurulu kararının taraflara tebliğ işlemlerinin yerine getirilmesine, karar düzeltme yoluna başvurulması hâlinde dosyanın Hukuk Genel Kuruluna, başvurulmaması hâlinde ise mahkemesince doğrudan Yargıtay 12. Hukuk Dairesine gönderilmesine,

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’na 5311 sayılı Kanun'un 29. maddesi ile eklenen Geçici 7. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken İİK’nın 366/III. maddesi uyarınca kararın tebliğden itibaren on gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 21.09.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/1157, K. 2021/1049, 21 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. İnceleme Süreci
  4. II. Uyuşmazlık
  5. III. Gerekçe
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2017/1157
Karar No
2021/1049
Tarih
21 Eylül 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2017/1167 K.2021/430
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2017/1187 K.2021/7436
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2017/1311 K.2021/1016
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2017/1331 K.2021/1081
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2017/1342 K.2021/1027
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2017/1373 K.2021/1028

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.