İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2017/1180 K.2017/1179

Taraflar arasındaki “tespit” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Denizli 4. İş Mahkemesince davanın reddine dair verilen 04.12.2014 gün ve 2014/331 E.-2014/836 K. sayılı kararın temyizen incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine,…

Esas2017/1180Karar2017/1179Tarih14 Haziran 2017Okuma4 dk · 891 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2017/1180 E., 2017/1179 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Haziran 2017
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

891 kelime·4 dk okuma·2 bölüm

Taraflar arasındaki “tespit” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Denizli 4. İş Mahkemesince davanın reddine dair verilen 04.12.2014 gün ve 2014/331 E.-2014/836 K. sayılı kararın temyizen incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 08.12.2015 gün ve 2015/3532 E., 2015/22014 K. sayılı ilamı ile hükmün onanmasına karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili tarafından maddi hata düzeltilmesi istemi üzerine anılan Dairenin 28.04.2016 gün ve 2016/1966 E., 2016/7543 K. sayılı kararı ile;

(...İstek, nitelikçe maddi hatanın düzeltilmesi istemine ilişkindir.

İş mahkemelerinden verilen kararlar ve buna bağlı Yargıtay ilamına karşı karar düzeltme yolu bulunmamaktadır. Ne var ki, Yargıtay onama ve bozma kararlarında maddi yanılgı bulunması halinde usuli kazanılmış haktan söz edilemeyeceği, giderek maddi yanılgının düzeltilmesi gerektiği Yargıtay'ın oturmuş ve yerleşmiş içtihatlarındandır.

Dava, davacının eşinden aldığı ölüm aylığı yanında babasından dolayı da ölüm aylığı alabileceğinin tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.

Somut olayda; davacının babasının 3.4.1981 yılında Emekli Sandığı kapsamında çalışırken vefat ettiği, eşinin 1479 sayılı yasa kapsamında sigortalı olduğu ve 30.4.1994 tarihinde vefat ettiği, eşinden dolayı ölüm aylığı aldığı ve babasından dolayı 27.3.2011 tarihli tahsis talebine istinaden bağlanan ölüm aylığının kesilerek ödenen maaşların yersiz ödeme kaydedildiği anlaşılmaktadır. Yasal durum incelendiğinde her ikisinden de ölüm aylığı alabilecekken ve Kurum tarafından davacının babasından aldığı ölüm aylığının kesilmesine dair işlemin hukuka uygun olmamasına rağmen hükümde yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.

Yapılacak iş, mahkemece davacının eşinden ve babasından aynı anda maaş alma hakkı bulunduğundan, Kurum tarafından davacının babasından dolayı aldığı ölüm aylığının kesilmesine dair işlemin hatalı olması nedeniyle davanın kabulüne karar vermekten ibarettir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

Ne var ki, Denizli 4. İş Mahkemesinin 2014/331 E., 2014/836 K. sayılı, 04.12.2014 tarihli kararı maddi hata sonucu Dairemizin 08.12.2015 gün ve Esas: 2015/3532, Karar: 2015/22014 sayılı kararı ile onanmıştır.

O halde, davacının bu yönleri amaçlayan maddi hata istemi kabul edilmeli, Dairemizin 08.12.2015 gün ve Esas:2015/3532, Karar:2015/22014 onama ilamı kaldırılarak, mahkemenin 2014/331 E., 2014/836 K. sayılı, 04.12.2014 tarihli kararı bozulmalıdır…)

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, davacının 5434 sayılı Kanun kapsamında sigortalı iken 03.04.1981 tarihinde vefat eden eşinden dolayı aldığı ölüm aylığının yanında ayrıca 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı iken 30.04.1994 tarihinde vefat eden babasından dolayı da ölüm aylığı bağlanması istemine ilişkindir.

Yerel mahkemece, ölen eşinden dolayı geçimini sağlayacak şekilde dul aylığı alan davacıya babasından dolayı ölüm sigortası kolundan aylık bağlanmasının mümkün olmadığını, 2229 sayılı Kanun, 619 sayılı KHK, 4956 sayılı Kanun ve 5510 sayılı Kanun incelendiğinde davacının hem eşinden hem babasından aynı anda ölüm aylığı almasının mümkün bulunmadığını belirterek davanın reddine, davacıya babasından dolayı aylık bağlanması işleminin Kurum hatasından kaynaklanması nedeniyle tahsilin 5510 sayılı Kanunun 96/b bendi kapsamında yapılmasına karar verilmiştir.

Davacı vekilinin temyizi üzerine, Özel Dairece yukarıda başlık bölümünde yer alan gerekçe ile karar bozulmuştur.

Yerel mahkemece direnme kararı verilmiştir.

Hükmü temyize davacı vekili getirmiştir.

Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında uyuşmazlığın esasının incelenmesinden önce, yerel mahkemece verilen ilk kararda davanın reddine, davacıya babası nedeniyle ölüm sigortası kolundan aylık bağlama işleminin kurumun hatasından kaynaklanması nedeniyle 5510 sayılı Kanunun 96. maddesinin (b) bendinin tahsilde gözetilmesi gerektiğinin tespitine şeklinde hüküm kurulmasına rağmen Özel Dairenin bozma kararından sonra direnme kararında davanın reddine şeklinde hüküm kurulduğu dikkate alındığında mahkeme usulüne uygun bir direnme kararı oluşturup oluşturmadığı hususu, ön sorun olarak incelenmiştir.

Direnme kararları, yapıları gereği, kanunun hukuka uygunluk denetimi yapmakla görevli kıldığı Yargıtay dairesinin denetimi sonucunda hukuka aykırı bularak, gerekçesini açıklamak suretiyle bozduğu bir yerel mahkeme kararının aslında hukuka uygun bulunduğuna, dolayısıyla bozmanın yerinde olmadığına ilişkin iddiaları içerdiklerinden, o iddiayı yasal ve mantıksal gerekçeleriyle birlikte ortaya koymak zorunda olduğu gibi, direnilen ve uyulan kısımları da kalem kalem net ve birbirine uygun bir biçimde içermelidir.

Nitekim, aynı ilkeler Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 19.03.2008 gün ve 2008/15-278 Esas, 2008/254 Karar; 21.10.2009 gün ve 2009/9-397 Esas, 2009/453 Karar; 07.05.2014 gün ve 2013/4-1121 Esas, 2014/626 Karar sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.

Bu genel açıklamaların ışığında somut olaya gelince, yerel mahkemece verilen ilk kararında davanın reddine, davacıya babası nedeniyle ölüm sigortası kolundan aylık bağlama işleminin kurumun hatasından kaynaklanması nedeniyle 5510 sayılı Kanunun 96. maddesinin (b) bendinin tahsilde gözetilmesi gerektiğinin tespitine şeklinde hüküm kurulduktan sonra Özel Dairenin bozma kararından sonra direnme kararında davanın reddine şeklinde hüküm kurulmuştur.

Bu itibarla, bozulan ilk karar ile direnme kararı arasında farklılık bulunduğundan yerel mahkemece usulüne uygun direnme hükmü kurulması için işin esasına yönelik temyiz itirazları incelenmeksizin kararın usulden bozulması gerekmiştir.

Hukuk Genel Kurulu’nda yapılan görüşmeler sırasında yerel mahkemece verilen ilk kararda davanın reddine dair ifadeden sonra davacıya babası nedeniyle ölüm sigortası kolundan aylık bağlama işleminin kurumun hatasından kaynaklanması nedeniyle 5510 sayılı Kanunun 96. maddesinin (b) bendinin tahsilde gözetilmesi gerektiğinin tespitine dair ifadenin red kavramının içinde kaldığı ve sadece tekrar niteliğinde olduğu, bu nedenle direnme kararında sadece davanın reddine dair ifadede eksiklik bulunmadığı görüşü ileri sürülmüş ise de bu görüş Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir.

SONU Ç

SONUÇ / HÜKÜM

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle direnme kararının yukarıda açıklanan gerekçelerle usulden BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, istek halinde temyiz karar harcının yatırana geri verilmesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 14.06.2017 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/1180, K. 2017/1179, 14 Haziran 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  4. Sonu Ç
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2017/1180
Karar No
2017/1179
Tarih
14 Haziran 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2017/1181 K.2017/13708
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2017/1181 K.2017/5531
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2017/1182 K.2017/4445
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2017/1182 K.2017/7316
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2017/1182 K.2017/13707
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2017/1182 K.2017/5443

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.