İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2017/1434 K.2019/348

Taraflar arasındaki “manevi tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 20.02.2013 tarihli ve 2012/279 E., 2013/54 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından temyiz…

Esas2017/1434Karar2019/348Tarih26 Mart 2019Okuma6 dk · 1.117 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2017/1434 E., 2019/348 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Mart 2019
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.117 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki “manevi tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 20.02.2013 tarihli ve 2012/279 E., 2013/54 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 27.03.2014 tarihli ve 2013/8029 E., 2014/5204 K. sayılı kararı ile,

"...Dava, kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm; davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı, davalının kendisi hakkında haksız ve gerçeğe aykırı beyanlarda bulunduğunu ileri sürerek manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

Davalı, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davalının sözlerinin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu kabul edilerek, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Dosya kapsamından, davalının Ankara Bakkallar ve Bayiler Esnaf Odası'nın 21/03/2010 tarihinde gerçekleşen Başkanlık seçimine adaylığını koyduğu, oda yönetimi tarafından üyeliğinin silinmesi üzerine sırasıyla İlçe Seçim Kurulu ve Yüksek Seçim Kurullarına itiraz ederek isminin adaylar arasına eklendiği anlaşılmaktadır. Davalının şikayeti üzerine iddiaları araştırmak üzere görevlendilen Sanayi ve Ticaret Bakanlığı müfettişi hazırladığı raporda, hazirun listesinde yer alan bazı üyelerin ikametlerinin Ankara dışında olması gibi nedenlerle usulsüz oy kullanıldığını tespit etmiştir.

Davalının bazı gazetelerde yayınlanan açıklaması bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacı tarafından yaşadığı süreci anlatırken söylenen sözlerin kişisel yorum ve eleştiri niteliğinde olduğu, kişilik haklarına saldırı niteliğinde olmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, davacının kişilik haklarını ihlal edici bir eyleminin bulunmadığı gözetilerek davanın tümden reddi gerekirken, davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun bulunmamış, kararın bozulması gerekmiştir…"

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki belgeler okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava, kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.

Davacı vekili.

Ankara Bakkallar ve Bayiler Esnaf Odası’nın 21.03.2010 tarihinde yapılan 24. olağan genel kuruluna davalının, müvekkili ile birlikte başkan adayı olarak katıldığını ve seçimi müvekkilinin kazandığını, 11.05.2012 tarihli Sabah Gazetesi’nin Ankara ekinin 1. sayfasında yer alan “Palandöken’in Usulsüz Seçimi” manşetli ve 7. sayfasındaki “Bakkallar seçiminde usulsüzlük iddiası” başlıklı yazı içeriğinde davalı tarafından müvekkili hakkında yapılan açıklamalara yer verildiğini, bu açıklamaların tamamen gerçeğe aykırı olmasının yanı sıra müvekkiline karşı hakaret içerdiğini,

davalının seçimi kaybetmesi nedeniyle tüm kamuoyunu yanlış yönlendirmeyi ve müvekkilinin itibarını sarsmayı amaçladığını, basın yoluyla kişilik haklarına saldırıda bulunduğunu ileri sürerek 20.000,00TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, verilecek kararın basında yayınlatılmasına karar verilmesini istemiştir.

Davalı; davaya konu haberin Ankara Bakkallar ve Bayiler Esnaf Odası seçimi sürecinde yaşanan olaylara, yapılan başvurulara ve Ankara 2. İdare Mahkemesinin kararına dayalı olduğunu, davacının ve yönetiminin yaptığı usulsüzlüklerin kamuoyuyla ifade özgürlüğü çerçevesinde paylaşıldığını, kişilik haklarına saldırı unsuru içermediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece; dava konusu haber içeriğinde yer alan davalının sözlerinin davacının kişilik haklarına saldırı niteliği taşıdığı, kamuoyunu bilgilendirme boyutunu aştığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 3.000,00TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Davalı vekilinin temyizi üzerine karar Özel Dairece yukarıda açıklanan gerekçelerle bozulmuştur.

Yerel Mahkemece; önceki karardaki gerekçelere ek olarak Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/505 E. 2013/307 K. sayılı kararıyla davalının 11.05.2012 tarihli Sabah Gazetesi’nde çıkan beyanlarının karşı tarafa belli olaylar yükleme niteliği getirerek eleştiri ve tenkit sınırlarını aştığı, davacıyı küçük düşürmeye yönelik olduğu, kişilik haklarının ihlal edildiği, düşünsel bağın bozulduğu, düşünce, açıklama, yorumlama ve yayma özgürlüğünün dışına çıkıldığı,

haksız isnatlarla davacıya hakaret edildiği kabul edilerek davalının mahkûmiyetine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, TBK’nın 74. maddesine göre ceza mahkemesinin kararı hukuk hâkimini bağlayıcı değilse de ceza mahkemesince belirlenecek maddi olguların hukuk hâkimi yönünden bağlayıcı olduğu, ceza mahkemesince davalının beyanlarının eleştiri ve düşünce açıklama, yayma sınırlarını aştığı, davacıyı küçük düşürmeye yönelik olduğu, davacının kişilik haklarının ihlal edildiğinin belirlendiği, mahkemenin ceza mahkemesinin maddi olguları tespit eden bu kararı ile bağlı olduğu gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.

Direnme kararını davalı vekili temyiz etmiştir.

Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık.

Sabah Gazetesi’nin 11.05.2012 tarihli Ankara ekinin manşetindeki "Palandökenin usulsüz seçimi" başlıklı haber içeriğinde yer alan, davalının davacı hakkındaki "Palandöken mi, Çalandöken mi, Yalandöken mi anlamış değiliz, Haksızlık, hukuksuzluk, hırsızlık yapan bir adamın o koltukta oturmaması lazım" şeklindeki sözlerinden dolayı ceza mahkemesince eleştiri ve tenkit sınırlarının aşıldığı, kişilik haklarının ihlal edildiği belirlenerek mahkûmiyet kararı verildiği de dikkate alınarak, bu sözlerin ifade özgürlüğü kapsamında korunması gereken kişisel yorum ve eleştiri niteliği taşıyıp taşımadığı,

eleştiri sınırlarını aşıp aşmadığı ve davacının kişilik haklarına saldırı teşkil edip etmediği, buradan varılacak sonuca göre davalının manevi tazminatla sorumlu tutulup tutulamayacağı noktasında toplanmaktadır.

Hukuk Genel Kurulundaki görüşmeler sırasında işin esasının incelenmesinden önce, direnme olarak adlandırılan kararın gerçekte yeni hüküm niteliğinde olup olmadığı; dolayısıyla, temyiz incelemesinin Hukuk Genel Kurulunca mı, yoksa Özel Dairece mi yapılması gerektiği hususu ön sorun olarak tartışılıp, değerlendirilmiştir.

Bilindiği üzere direnme kararının varlığından söz edilebilmesi için mahkeme bozmadan esinlenerek yeni herhangi bir delil toplamadan önceki deliller çerçevesinde karar vermeli, gerekçesini önceki kararına göre genişletebilirse de değiştirmemelidir (6217 sayılı Kanunun 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa eklenen geçici 3. madde atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 429. maddesi).

Eş söyleyişle, mahkemenin yeni bir bilgi, belge ve delile dayanarak veya bozmadan esinlenip gerekçesini değiştirerek veya daha önce üzerinde durmadığı bir hususu bozmada işaret olunan şekilde değerlendirerek, dolayısıyla da ilk kararının gerekçesinde dayandığı hukuki olguyu değiştirerek karar vermiş olması hâlinde, direnme kararının varlığından söz edilemez.

Somut olayda ise; yerel mahkemece ilk kararda direnildiği belirtilmiş ise de, bozma sonrası yeniden yapılan yargılama sırasında bozmaya konu ilk kararın verildiği 20.02.2013 tarihinde yargılaması devam eden ve 03.07.2013 tarihinde karara bağlanmış olan Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/505 E.,

2013/307 K. sayılı dosyasının mahkemesinden getirtilip dosya arasına alınmasından ve incelenmesinden sonra ilk karardaki gerekçelerin yanında “…Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/505 E. ve 2013/307 K. sayılı kararıyla davalının 11.05.2012 tarihli Sabah Gazetesinde çıkan beyanlarının karşı tarafa belli olaylar yükleme niteliği getirilerek eleştiri ve tenkit sınırlarını aştığı, davacıyı küçük düşürmeye yönelik olduğu, kişilik haklarının ihlal edildiği, düşünsel bağın bozulduğu, düşünce, açıklama, yorumlama ve yayma özgürlüğünün dışına çıkıldığı,

haksız isnatlarla davacıya hakaret edildiği kabul edilerek davalının mahkûmiyetine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, TBK’nın 74/1 maddesine göre ceza mahkemesinin kararı hukuk hâkimini bağlayıcı değilse de ceza mahkemesince belirlenecek maddi olguların hukuk hakimi yönünden bağlayıcı olduğu, eldeki davada ceza mahkemesinin maddi olguları tespit eden bu kararı ile bağlı olduğu” gerekçesine yer verilerek; yeni bir hukuki gerekçeye dayalı olarak direnme olarak adlandırılan karar verilmiştir.

Buna göre yerel mahkemenin direnme olarak adlandırdığı bu kararın, usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığı; bozmadan önceki kararda tartışılıp, değerlendirilmemiş yeni gerekçeye dayalı, yeni hüküm niteliğinde olduğu her türlü duraksamadan uzaktır. Hâl böyle olunca; kurulan bu yeni hükmün temyizen incelenmesi görevi Hukuk Genel Kuruluna değil Özel Daireye aittir. Bu nedenle yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Özel Daireye gönderilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda gösterilen nedenlerle davacı vekilinin yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 4. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE, 26.03.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/1434, K. 2019/348, 26 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2017/1434
Karar No
2019/348
Tarih
26 Mart 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2017/1434 K.2019/2306
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2017/1437 K.2019/1853
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2017/1442 K.2019/5594
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2017/1444 K.2019/2305
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2017/1449 K.2019/5090
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2017/1450 K.2019/4443

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.