İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2017/1552 K.2017/969

Taraflar arasındaki “tapu iptali ve tescil” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 12.02.2013 gün ve 2012/3 E., 2013/65 K. sayılı kararın temyizen incelenmesinin davacı vekili tarafından…

Esas2017/1552Karar2017/969Tarih24 Mayıs 2017Okuma6 dk · 1.235 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2017/1552 E., 2017/969 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Mayıs 2017
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.235 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki “tapu iptali ve tescil” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 12.02.2013 gün ve 2012/3 E., 2013/65 K. sayılı kararın temyizen incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 21.11.2013 gün ve 2013/12719 E., 2013/16456 K. sayılı kararı ile,

"…Dava, yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Mahkemece, 5335 sayılı Yasa'nın 32/1. maddesinin iptal edildiği, ancak iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, tamamlanmış hukuki işlemlere uygulanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 36106/6 parsel sayılı taşınmazın, TCDD tarafından ihale ile davalıya temlik edildiği, bu şekilde sicil kaydının oluştuğu ve daha sonradan ihalenin feshedildiği anlaşılmaktadır.

Hemen belirtilmelidir ki; tapu sicillerinin tutulması bir takım prensiplere bağlı olup; bunlardan ilki tescil, ikincisi sicilin güvenilirliği(aleniliği), diğeri Hazine'nin kusursuz sorumluluğu, sonuncusu ise; geçerli bir hukuki sebebin bulunması, bir başka ifadeyle, illetten mücerret olmamasıdır. Oluşan bir sicil kaydının korunabilmesi bakımından, illetini teşkil eden geçerli bir sebebin olması zorunludur.

Somut olayda, davalı adına oluşan sicil kaydının hukuki mesnedi, ihale olup; bu da iptal edilmiştir.

O halde, ihalenin iptali ile sicilin hukuki dayanaktan yoksun kalacağı ve TMK'nun 1025. maddesi hükmü uyarınca yolsuz tescil durumuna düşeceği sabittir.

Öyleyse, davalı adına tesis edilmiş olan sicil kaydının ihalenin feshiyle yolsuz tescil durumuna düştüğü gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken; 5335 sayılı Yasa'nın 32/1. maddesinin iptal edilmesi ve iptal kararının geriye yürümemesi gerekçe gösterilerek, yanılgılı değerlendirme ile davanın reddi isabetsizdir.

Davacı idarenin, temyiz itirazları yerindedir…"

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Davacı ... vekili, Ankara İli Mamak İlçesi Şafaktepe Mahallesi 36106 ada 6 parsel sayılı taşınmazın müvekkiline ait iken 5335 sayılı Kanunun ilgili hükümleri ve TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğüne ait Taşınmazların Satışı ve Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümleri uyarınca 12.04.2007 tarihinde yapılan ihale (müzayede) ile davalıya satıldığını, satış doğrultusunda tapuda devir işlemlerinin tamamlandığını, ancak Danıştay 13. Dairesinin 26.04.2011 gün ve 2007/5183 E., 2011/1862 K. sayılı kararı ile 12.04.2007 tarihinde yapılan TCDD taşınmaz satış ihalesinin iptaline karar verildiğini, davalıya resmi yazı gönderilerek bedeli karşılığında tapunun iadesinin istenildiğini, ancak davalının taleplerine cevap vermediğini belirterek tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuştur.

Davalı vekili taşınmazın davalı kurumdan satın alındığını, Danıştay 13. Dairesinin 2007/5183 Esas sayılı dosyasında Anayasa Mahkemesine başvurulması üzerine Anayasa Mahkemesince 5335 sayılı Yasanın 32/1. maddesinin iptal edildiğini, Danıştay 13. Dairesince 12.04.2007 tarihli ihalenin iptaline karar verildiğini, Anayasanın 153'üncü maddesinin 5'inci fıkrası gereğince verilen iptal kararlarının geriye yürümeyeceğini, bu konuda Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.06.2010 tarih ve 2010/14-274 Esas, 2010/356 Karar sayılı kararının bulunduğunu, kararın tamamlanmış hukuki durumu etkilemeyeceğini, taşınmazdaki tescilin yolsuz tescil olmadığını, kusurun davacıda olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 30.06.2010 tarihli 2010/14-274 Esas, 2010/356 Karar sayılı kararında Anayasa Mahkemesi'nce verilen iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, verilen iptal kararının geçmişe dönük olarak uygulanmasının mümkün olmadığı,

ihale suretiyle satın alınan tapuda yapılan resmi senetle taşınmaz tescil edildikten sonra Anayasa Mahkemesi'nin yasanın ilgili hükmünün iptaline karar verilmiş olması halinde bile verilen iptal kararının geçmişe yürüyemeyeceği, tamamlanmış hukuki durumu etkilemeyeceği, ihale alıcısı adına tapuda kaydı sağlanan tescilin yolsuz hale gelmeyeceği, ihale alıcısının satın aldığı taşınmazın mülkiyetinin yasaların öngördüğü yöntem ile kazanıldığının olayda herhangi bir duraksamaya neden olmadığı,

taşınmazın davacı adına tescil edildiği tarihten sonra verilecek iptal kararının eldeki davaya etkisinin bulunamayacağının belirtilmiş olması karşısında dava konusu taşınmazın davacının ihalesi ile davalıya devredildikten sonra ihalenin iptalinin tapu kaydının iptalini gerektirmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Özel Dairece yukarıda başlık bölümünde açıklanan gerekçelerle bozulmuştur.

Mahkemece önceki gerekçeler tekrarlanmak suretiyle verilen direnme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; somut olay bakımından yolsuz tescil durumunun oluşup oluşmadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.06.2010 gün ve 2010/14-274 E., 2010/356 K. sayılı kararının eldeki davaya bir etkisinin bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

Hemen belirtmek gerekir ki; Türk hukuk sisteminde tapu kayıtlarının oluşumunda "illilik", diğer bir anlatımla "sebebe bağlılık" prensibi esas alınmış olup, bu prensip uyarınca tescilin geçerli ve haklı bir sebebe dayanması zorunluluğu bulunmaktadır. Bu husus 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 1024. maddesinin 2. fıkrasında "Bağlayıcı olmayan bir hukuki işleme dayanan veya hukuki sebepten yoksun bulunan tescil yolsuzdur" şeklinde açıklanmıştır.

Tescilin kurucu unsurlarından biri veya bir kaçının eksik olması nedeniyle, yolsuz tescil durumu başlangıçtan itibaren söz konusu olabileceği gibi, bu unsurların tescilden sonra ortadan kalkması nedeniyle sonradan da oluşabilir.

Öte yandan, Anayasa Mahkemesi tarafından verilen iptal kararları geçmişe etkili değildir. Söz konusu bu ilke, 1982 Anayasası'nın 153. maddesinin 5. fıkrasında; "İptal kararları geriye yürümez." şeklinde ifade edilmiştir. Dolayısıyla, verilen iptal kararının, tamamlanmış hukuki durum ya da olaylara etkili olacak şekilde, geçmişe dönük olarak uygulanması mümkün değildir.

Somut olayda, çekişme konusu 36106 ada 6 parsel sayılı taşınmaz, davacı ... tarafından 12.04.2007 tarihinde yapılan ihale ile davalı ...'a devredilmiş, 04.07.2007 tarihinde ise sicil kaydı oluşturulmuştur.

Bu arada 20.03.2008 tarihinde çekişme konusu taşınmazın tapu kaydına “TCDD Genel Müdürlüğünce satışı veya devri yapılan kişi ve taraflarca satışı ve devrinin yapılamaması ile ipotek, haciz, irtifa, rehin, teminat ve sair mülkiyeti kısıtlayıcı hak ve şerhlerin tesis edilememesi hususlarında Danıştay kararı vardır” şerhinin konulması nedeniyle, kayıt maliki ... tarafından TCDD Genel Müdürlüğü aleyhine Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açılarak şerhin terkini isteminde bulunulmuş, mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiş,

yerel mahkeme kararı Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 03.12.2010 gün ve 2010/11950 E., 2010/13394 K. sayılı kararı ile yasal dayanağı bulunmayan belirtmenin terkinine karar verilmesi gereğine değinilerek bozulmuştur.

Yerel mahkemece, bozma kararına uyularak dava konusu taşınmaz üzerine konulan “TCDD Genel Müdürlüğünce satışı veya devri yapılan kişi ve taraflarca satışı ve devrinin yapılamaması ile ipotek, haciz, irtifa, rehin, teminat ve sair mülkiyeti kısıtlayıcı hak ve şerhlerin tesis edilememesi hususlarında Danıştay kararı vardır” şerhinin terkinine karar verilmiş, verilen karar Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 29.09.2011 gün ve 2011/10219 E., 2011/11177 K. sayılı kararı ile onanmış, taraflarca karar düzeltme yoluna başvurulmadığından hüküm 05.12.2011 tarihinde kesinleşmiştir.

Yukarıda anılan Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.04.2011 gün ve 2011/82 E., 2011/135 K. sayılı kararında ve yerel mahkemece direnme gerekçesi olarak dayanılan Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.06.2010 gün ve 2010/14-274 E., 2010/356 K. sayılı “tapu kaydındaki belirtmenin terkini” davasında, taşınmazın mülkiyeti yönünden verilen bir karar bulunmamaktadır.

Diğer yandan, Danıştay 13. Dairesinin 26.04.2011 gün ve 2007/5183 E., 2011/1862 K. sayılı kararı ile dava konusu taşınmazın davalı adına tesciline esas olan 12.04.2007 tarihli ihale iptal edilmiştir. Kaydın illetini teşkil eden ihalenin iptal edilmiş olması nedeniyle tescilin yolsuz duruma düşeceği açıktır.

Tescilin yolsuz hale gelmesinin nedeni, Anayasa Mahkemesince dayanak yasa maddesinin iptaline karar vermiş olması değil, tescili sağlayan ihalenin Danıştay 13. Dairesi'nce iptal edilmiş olmasıdır.

Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında alıcının ihale suretiyle satın alıp, tapuda yapılan resmi senetle taşınmazı kendi adına tescil ettirdikten sonra Anayasa Mahkemesince anılan yasanın iptaline karar verilmesi halinde iptal kararının geriye yürümeyeceği, dolayısıyla davalı adına yapılan tescilin yolsuz olmadığı görüşü ileri sürülmüş ise de, bu görüş Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir. Hal böyle olunca; yerel mahkemece, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken, yanılgılı gerekçe ile önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, karar düzeltme yolu açık olmak üzere 24.05.2017 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/1552, K. 2017/969, 24 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2017/1552
Karar No
2017/969
Tarih
24 Mayıs 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2017/1552 K.2017/4431
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2017/1553 K.2017/2539
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2017/1553 K.2017/2044
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2017/1553 K.2017/8622
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2017/1553 K.2017/1572
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2017/1553 K.2017/6074

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.