İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2017/1568 K.2017/1084

Taraflar arasındaki “boşanma” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Zonguldak 1. Aile Mahkemesince asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine dair verilen 23.11.2012 gün ve 2011/451 E, 2012/1080 K. sayılı kararın Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin…

Esas2017/1568Karar2017/1084Tarih7 Haziran 2017Okuma5 dk · 997 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2017/1568 E., 2017/1084 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Haziran 2017
Mahkemesi
Aile Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

997 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

Taraflar arasındaki “boşanma” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Zonguldak 1. Aile Mahkemesince asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine dair verilen 23.11.2012 gün ve 2011/451 E, 2012/1080 K. sayılı kararın Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 10.06.2013 gün ve 2013/3154 E., 2013/15952 K. sayılı kararı ile onanması kararına karşı davalı - karşı davacı ... vekili tarafından karar düzeltme yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 04.11.2013 gün ve 2013/20604 E., 2013/25149 K. sayılı kararı ile

(...1-Yerel mahkemece taraflarca açılan karşılıklı boşanma davalarının yapılan yargılaması neticesinde davalı-davacı kadının ağır kusurlu olduğu gerekçesi ile davacı-karşı davalı kocanın davasının kabulü ile boşanmaya karar verilmiş, davalı-karşı davacı kadının boşanma davası reddedilmiş, hüküm her iki boşanma davası yönünden davalı-karşı davacı kadın tarafından temyiz edilmiştir.

Davalı-karşı davacı kadının temyizi üzerine dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucu yerel mahkeme kararı 10.06.2013 tarih ve 2013/3154 esas ve 2013/15952 sayılı ilam ile onanmıştır. Onama kararına karşı davalı-karşı davacı kadın tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.

Dairemizce yapılan karar düzeltme incelemesi neticesinde: toplanan delillerinden davacı-karşı davalı kocanın eşine manevi anlamda bağımsız konut temin etmediği, eşini ailesi ile birlikte yaşamaya zorladığı, eşine çocuğu elinden alıp baba evine göndereceğini söylediği, aralarında çıkan tartışma sonucu eşini eve almak istemediği, davalı-karşı davacı kadının ailesini arayarak kızlarını almalarını istediği, davalı-karşı davacı kadının ise hastalığı nedeni ile tedavi için hastaneye yatmayı kabul etmediği, tedaviden kaçındığı,

gerçekleşen bu durum karşısında evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda davacı-karşı davalı kocanın ağır, davalı-karşı davacı kadının az kusurlu olduğu ve davalı-karşı davacı kocanın davası bakımından Türk Medeni Kanununun 166/2 koşullarının oluştuğu anlaşılmaktadır.

Bu duruma göre; davalı-karşı davacı kadının karşı boşanma davasının da kabulü ile boşanmaya karar verilmesi gerekirken, yetersiz gerekçe ile karşılık boşanma davasının reddi doğru bulunmamıştır. Ne var ki bu hususun temyiz incelemesi sırasında gözden kaçırıldığı anlaşılmakla davalı-karşı davacı kadının karar düzeltme isteğinin kabulüyle dairemizin 10.06.2013 tarih ve 2013/3154 esas ve 2013/15952 sayılı onama ilamının kaldırılmasına karar verilmiştir.

2- Yukarıda 1. bentte açıklandığı üzere boşanmaya neden olan olaylarda davacı-karşı davalı koca ağır kusurludur. Davalı-karşı davacı kadının karşı boşanma davasının da kabulü ile boşanmaya karar verilmesi gerekirken karşı boşanma davasının reddi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir...) gerekçesi ile onama kararı kaldırılıp hüküm bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava şiddetli geçimsizlik nedenine dayalı olarak asıl davada boşanma, karşı davada boşanmanın yanında nafaka ve tazminat istemine ilişkindir.

Davacı - karşı davalı vekili müvekkilinin 18.09.2008 tarihinde evlendiğini ve müşterek bir kız çocukları olan eşi ile fikren ve ruhen anlaşamadıklarını, davalı eşin hastalık derecesinde sürekli kendisine büyü yapıldığı endişesiyle yaşadığını, bu nedenle kendisini sosyal hayattan tümüyle soyutlayıp evden dışarı dahi çıkmadığını, müşterek çocukları ile ilgilenmediğini, kızlarına bu nedenle doğduğundan beri babaannesinin baktığını, tedavi olmayı da kabul etmeyen davalının ev hanımı olmasına rağmen evle ilgili hiçbir işle ilgilenmediğini, son altı aydır ayrı yaşadıklarını ve buna rağmen çocuğunu arayıp sormadığını ileri sürerek tarafların boşanmalarına ve kızlarının velayetinin müvekkiline bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.

Davalı - karşı davacı vekili asıl dava ile ileri sürülen iddiaların gerçeği yansıtmadığını, davacı eşin ailesi ile altlı üstlü oturduklarını, müvekkilinin kocası ve ailesi tarafından sürekli hor görülüp dışlandığını, evden gönderilmek istendiğini, şiddet gördüğünü, eşinin evle ilgili sorumluluklarını yerine getirmediğini, baskılardan dolayı psikolojisinin bozulduğunu ancak küçük çocuğunu bırakmak istemediği için yatarak tedavi olmadığını, yaşanan tartışma sonrası ayrı kaldıkları dönemde çocuğu ile görüşmesinin engellendiğini beyanla asıl davanın reddini, karşı davalarının kabulü ile tarafların boşanmalarına, velayetin anneye bırakılmasına ve maddi manevi tazminat ile nafakaya hükmedilmesini talep etmiştir.

Mahkemece doğum sonrası psikolojisi bozulan davalı - karşı davacının kendini hayattan tümüyle soyutladığı, müşterek çocuk ile ilgilenemediği, tedavi için hastaneye yatmayı kabul etmediği, yaşanan bu olaylar nedeniyle tarafların ayrı yaşamaya başladıkları taraflar arasındaki geçimsizliğe konu olaylar sebebiyle evlilik birliğini sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığı, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı - karşı davacının ağır kusurlu olduğu gerekçesi ile asıl davanın kabulüne, davalı karşı davacının boşanma davasının reddine karar verilmiştir.

Davalı - karşı davacının temyizi üzerine Özel Dairece onanan hüküm, karar düzeltme aşamasında yukarıda karar başlığında yazılı gerekçeler ile bozulmuştur.

Yerel mahkemece önceki karardaki gerekçeler tekrar edilmek suretiyle direnme kararı verilmiştir.

Direnme kararı davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 166/2 maddesindeki koşulların karşı davası reddedilen davalı - karşı davacı kadın yönünden de gerçekleşip gerçekleşmediği ve ağır kusurun hangi tarafta olduğu noktasında toplanmaktadır.

4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 166. maddesi;

“…Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir.

Yukarıdaki fıkrada belirtilen hâllerde, davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir…” hükmünü içermektedir.

Somut olayda dinlenen tanık beyanları ve toplanan delillerden davalı - karşı davacı kadının hastalığı nedeni ile tedavi için hastaneye yatmayı kabul etmeyip tedaviden kaçındığı, buna karşılık davacı - karşı davalı erkeğin evlilik birliğinde manevi anlamda bağımsız bir konut temin etmeyip davalı - karşı davacı kadını müşterek evden göndermek istediği ve çıkan tartışmada kadının ailesini çağırıp kızlarını almalarını istediği, tarafların bu şekilde ayrıldıkları anlaşılmıştır.

Gerçekleşen bu durum karşısında evlilik birliğinin sarsılmasına neden olan olaylarda davacı karşı davalı erkek ağır kusurlu, davalı - karşı davacı kadın ise az kusurludur. Hal böyleyken mahkemece kadının ağır kusurlu olduğu kabul edilip, bu hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak davalı – karşı davacının davasının reddi doğru görülmemiştir.

Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında yerel mahkemenin ağır kusurun davalı – karşı davacı kadında olduğu yönündeki kabulünün isabetli olduğu, bu nedenle direnme kararının onanması gerektiği ileri sürülmüş ise de yukarıda açıklanan gerekçelerle bu görüş Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir.

Sonuç itibariyle Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONU Ç

SONUÇ / HÜKÜM

Davalı – karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşinharcının yatırana geri verilmesine karar düzeltme yolu açık olmak üzere 07.06.2017 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/1568, K. 2017/1084, 7 Haziran 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  4. Sonu Ç
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2017/1568
Karar No
2017/1084
Tarih
7 Haziran 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2017/1569 K.2017/3117
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2017/1569 K.2017/4358
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2017/1570 K.2017/7363
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2017/1570 K.2017/4357
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2017/1571 K.2017/1093
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2017/1572 K.2017/6645

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.