İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2017/2206 K.2018/1940

Taraflar arasındaki “boşanma” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Kayseri 2. Aile Mahkemesince “feragat nedeniyle davanın reddine” dair verilen 09.06.2011 tarihli ve 2011/256 E., 2011/549 K. sayılı karar davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 2.…

Esas2017/2206Karar2018/1940Tarih13 Aralık 2018Okuma6 dk · 1.182 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2017/2206 E., 2018/1940 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Aralık 2018
Mahkemesi
Aile Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.182 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki “boşanma” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Kayseri 2. Aile Mahkemesince “feragat nedeniyle davanın reddine” dair verilen 09.06.2011 tarihli ve 2011/256 E., 2011/549 K. sayılı karar davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 21.05.2012 tarihli ve 2011/16798 E., 2012/13707 K.sayılı kararı ile;

"…Feragat ve kabul kat'i bir hükmün hukuki neticelerini hasıl eder (HUMK. md. 95, HMK. md. 307). Bu işlemin yetkisiz mahkeme önünde yapılmış olması o işlemi geçersiz hale getirmez. Ancak davanın feragat ile sonuçlandığı bu sebeple reddi yönündeki karar bir tespit kararıdır. Feragatın usul hükümlerine uygun yapıldığını, bununla davanın son bulduğunu tespit eder. Bu nedenle temyizi kabildir.

Karar tarafların yararına veya zararına sonuç doğuracak nitelikte olduğundan yetkili mahkemece ittihazı zorunludur. Davalı süresinde yetki itirazında bulunmuş, davacı ise davadan feragat etmiştir. Yetki itirazı ilk itirazlardan olup her şeyden önce bu hususun hadise şeklinde incelenmesi lazım gelir (...md.116-130). Yetki uyuşmazlığı çözülmedikçe feragat sebebiyle hüküm tesis edilemez. Feragat sebebiyle dava ancak yetkili mahkemece karara bağlanabilir.

Açıklanan nedenlerle hükmün bozulması gerekmiştir ..."

gerekçesiyle oy çokluğuyla karar bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki belgeler okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı (TMK 166/1 m.) boşanma davasıdır.

Davacı, davalının annesi ile kız kardeşinin evliliğe müdahale ettiğini, davalının da onların etkisinde kaldığını, bu durumun evlilik birliğini çekilmez hâle getirdiğini ileri sürerek boşanma kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı kadın süresinde verdiği cevap dilekçesinde, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin Ürgüp Aile Mahkemesi olduğunu, öncelikle yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, davanın esasına ilişkin olarak ise fiziksel şiddet uygulayan, başka kadınlarla ilişki kuran ve birlik görevlerini yerine getirmeyen davacının kusurlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davacı 09.06.2011 tarihli duruşmada imzalı beyanıyla davadan feragat ettiğini bildirmiştir.

Mahkemece; davacının davadan feragat etmesi sebebiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davalı vekilinin temyizi üzerine karar, Özel Dairece yukarıda başlık kısmında gösterilen gerekçe ile oy çokluğuyla bozulmuştur.

Yerel mahkemece bozma kararının usul ekonomisine ve feragatin kesin hükmün sonuçlarını doğurma özelliğine aykırı olduğu belirtilerek direnme kararı verilmiştir.

Direnme kararı davalı vekilince temyiz edilmiştir.

Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; boşanma davasına konu olayda davacının davadan feragat etmesi hâlinde, davalı tarafından süresinde yapılan yetki ilk itirazının incelenmesinin gerekip gerekmediği, burada varılacak sonuca göre, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesinin doğru olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

Uyuşmazlığın çözümlenmesinde öncelikle ilke olarak feragat beyanının niteliği üzerinde durulmalıdır.

Davaya son veren taraf işlemlerinden biri olan feragat, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 307. maddesinde ifade edildiği üzere davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir (mülga HUMK m. 91). Hiç kimse kendi lehine olan bir davayı açmaya zorlanamayacağı gibi açmış olduğu bir davayı da sonuna kadar takip etmeye zorlanamaz. Medeni usul hukukuna hakim olan ilkelerden biri olan ve "kişilere sahip oldukları haklar üzerinde tasarruf etme yetkisi olarak tanımlanabilecek "tasarruf ilkesinin" geregi de budur (Aslan, Leyla Akyol: Medeni Usul Hukukunda Davadan Feragat, Ankara 2011, s.68-69).

Davadan feragat, davanın derdest olduğu mahkemeye karşı davacı tarafından verilecek bir dilekçe ya da yargılama sırasında sunacağı bir beyanla yapılır (HMK m. 309; Mülga HMUK m. 93). Ancak feragat tek taraflı bir usul işlemi olduğundan kendisinden beklenen hüküm ve sonuçları doğurabilmesi için karşı tarafın izin veya icazetine yahut mahkemenin onayına gerek yoktur (HMK m.309/2). Mahkeme sadece feragatin usul hukuku kurallarına uygun yapılıp yapılmadığını (örneğin feragat beyanının tutanağa geçirilmesinde usule aykırı hareket edilmiş olması veya vekilin özel yetkiye sahip olmaması gibi durumları) inceler (Atalı, Murat: Pekcanıtez Usul Medeni Usul Hukuk, 15. Bası, İstanbul 2017, s.2015) .

Usul hukukumuzda da kural olarak hüküm kesinleşinceye kadar, bazı istisnaları mevcut olmakla birlikte, her davadan feragat edilebilir (HMK m. 310). Hüküm kesinleştikten sonra ortada derdest bir dava kalmadığından feragat işlemi sonuç doğurmaz.

Öte yandan, feragat yalnız mevcut davadan değil, o dava ile istenen haktan da vazgeçme anlamına gelmektedir. Davadan feragat neticesinde feragate konu teşkil eden hak tamamen düşer ve artık bir daha dava konusu yapılamaz (Postacıoğlu, İ.E.: Medeni Usul Hukuku Dersleri, 6. Bası, İstanbul 1975, s. 479; Kuru, B: Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Bası, İstanbul 2011, s.3546).

Bir usul hukuku kavramı olarak davadan feragatin açık, kesin ve koşulsuz olması da kanun gereğidir. Davadan feragatin kesin hükmün sonuçlarını doğurucu nitelikte olması nedeniyle bütün bu özellikleri içermesi zorunludur (HMK m. 311, mülga HMUK m.95).

Nitekim aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 13.04.2005 tarih ve 2005/11-242 E., 2005/249 K.; 29.04.2009 gün ve 2009/13-76 E., 2009/120 K.; 29.04.2009 tarih ve 2009/12-112 E., 2009/126 K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir.

Yukarıda değinildiği üzere HMK'nın 311. maddesine göre davadan feragat kesin hüküm gibi sonuç doğurur. Bu nedenledir ki, davasından feragat ettiğini bildiren bu beyanından dönemez. Ancak irade bozukluğu hâllerinde feragatin iptali istenebilir.

Bu aşamada "kesin hüküm" kavramının da kısaca açıklanmasında yarar görülmektedir.

Kesin hüküm, şekli anlamda kesin hüküm ve maddi anlamda kesin hüküm olmak üzere ikiye ayrılır. Bir karara karşı normal kanun yollarına başvurulamıyorsa buna şekli anlamda kesin hüküm denir.

Şekli anlamda kesin hüküm HMK'da tanımlanmamış ise de, maddi anlamda kesin hüküm 303’üncü maddede tanımlanmıştır. Buna göre bir davada maddi anlamda kesin hükümden söz edilebilmesinin ilk şartı o hükmün şekli anlamda kesinleşmiş olmasıdır. Bundan başka her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir (HMK m.303/1). Hemen belirtmek gerekir ki kesin hüküm kamu düzenindendir ve dava şartı olarak kabul edilmiştir (HMK m.114/1-i).

Kesin hüküm hakkında yapılan bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere maddi hukuk bakımından başlangıçta mevcut olan bir hakkın feragat sebebiyle ortadan kalkması (uyuşmazlığın sona ermesi) durumunda usul hukukunun kurum ve kuralları kullanılarak yeniden talepte bulunulması mümkün değildir. Aksi hâlde Devletin ve bireylerin menfaatlerine aykırı olarak mahkemelerin aynı konuyla ilgili tekrar tekrar meşgul olması durumu ortaya çıkacaktır.

Bu ilkeler ışığında somut olay değerlendirilecek olursa; davacı erkek tarafından açılan boşanma davasında davalı tarafından süresinde verilen cevap dilekçesi ile yetki itirazı ileri sürülmüştür. Ancak davacının 09.06.2011 tarihli ilk duruşmada davadan feragat ettiği imzalı beyanıyla tutanağa geçirilmiş ve mahkemece feragat nedeniyle dava reddedilmiştir.

Feragatin davayı (uyuşmazlığı) sona erdirdiği, diğer bir anlatımla davanın derdest olma özelliğini kaybettiği ve kesin hükmün sonuçlarını doğurduğu dikkate alındığında mahkemece yetki itirazı incelenmeden feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği açıktır.

Bir an için yetki itirazının öncelikle incelenmesi gerektiğini ve mahkemenin de yetkisizlik kararı verdiğini düşünecek olursak HMK'nın 20. maddesine göre dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesi için davalının başvurmaması durumunda, davacının feragat beyanı görmezden gelinerek, davacıya yetkili mahkemeye başvurma zorunluluğu yüklemek, yukarıda belirtilen ilkelere ters düşeceği gibi usul ekonomisi ilkesinin gerçekleşmesine de engel olacaktır. Çünkü mahkemenin feragat beyanı ile sona ermiş olan bir uyuşmazlık hakkında davaya devam etmesi emek ve zamandan tasarruf etme imkânı ortadan kaldıracağı gibi, bir takım muhtemel giderlerin yapılması sonucunu ortaya çıkacaktır. Diğer bir anlatımla bu durum, davayı hak arama aracı olmaktan çıkarıp bir zorlama vasıtasına dönüştürecektir.

O hâlde, mahkemenin “feragat nedeniyle davanın reddine” ilişkin kararı usul ve yasaya uygun olup direnme kararının onanması gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile direnme kararının ONANMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesine göre uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren on beş gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 13.12.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/2206, K. 2018/1940, 13 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2017/2206
Karar No
2018/1940
Tarih
13 Aralık 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2017/2210 K.2018/8038
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2017/2211 K.2018/8019
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2017/2211 K.2018/6384
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2017/2212 K.2018/1989
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2017/2213 K.2018/7745
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2017/2213 K.2018/11775

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.