İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2017/2251 K.2017/1428

Taraflar arasındaki “ihalenin feshi” istemli şikayet yargılaması sonunda Erdemli İcra (Hukuk) Mahkemesince şikâyetin kabulü ile ihalenin feshine dair verilen 28.05.2015 gün ve 2014/166 E., 2015/166 K. sayılı kararının temyizen incelenmesi şikayet olunan…

Esas2017/2251Karar2017/1428Tarih22 Kasım 2017Okuma7 dk · 1.394 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2017/2251 E., 2017/1428 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Kasım 2017
Mahkemesi
İcra Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.394 kelime·7 dk okuma·2 bölüm

Taraflar arasındaki “ihalenin feshi” istemli şikayet yargılaması sonunda Erdemli İcra (Hukuk) Mahkemesince şikâyetin kabulü ile ihalenin feshine dair verilen 28.05.2015 gün ve 2014/166 E., 2015/166 K. sayılı kararının temyizen incelenmesi şikayet olunan alacaklı ... Bank AŞ. vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 04.11.2015 gün ve 2015/24240 E., 2015/26816 K. sayılı kararı ile:

"... Sair temyiz nedenleri yerinde değil ise de;

Borçlular ... ve ... tarafından diğer şikayet sebepleri yanında, satış ilanının kendilerine usulüne uygun tebliğ edilmediği belirtilerek ihalenin feshi talebiyle icra mahkemesine başvurulduğu, Mahkemece satış ilanının borçluların vekiline tebliğ edilmesi gerekirken asillere tebliğ edilmesinin usulsüz olduğu gerekçesiyle istemin kabulüne ve ihalenin feshine karar verildiği anlaşılmaktadır.

Somut olayda, icra takip dosyası içerisinde bulunan vekaletname incelendiğinde, borçlulardan ... tarafından vekaletname düzenlenerek vekalet verildiği, diğer borçlu ... tarafından verilmiş bir vekalet bulunmadığı görülmektedir. Satış ilanı borçlu ...'nin bizzat kendisine tebliğ edilmiş olup, tebligat usulüne uygundur.

O halde, borçlu ... adına ihalenin feshini gerektirir başka sebep de bulunmadığından, Mahkemece ... yönüyle istemin reddine ve İİK'nun 134/2. maddesi uyarınca para cezası ile mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken, her iki şikayetçinin de isteminin kabulü şeklinde hüküm tesisi isabetsizdir..."

gerekçesi ile karar bozularak dosya yerine geri çevrilmekle mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki belgeler okunduktan sonra gereği görüşüldü:

İstem, ihalenin şikâyet yolu ile iptaline ilişkindir.

Şikâyet olunan Burgan Bank AŞ. tarafından şikâyetçiler ve diğerleri aleyhine Adana 12. İcra Dairesinin 2013/9293 sayılı takip dosyası üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile girişilen icra takibinde, mülkiyeti şikâyetçi ...'ye ait bağımsız bölüm Erdemli İcra Dairesinin 2013/1077 talimat sayılı dosyasından 14.10.2014 günü diğer şikâyet olunan ...'a ihale edilmiştir.

Şikâyetçiler vekili müvekkillerinden aldığı vekâletnameleri icra dosyasına sunduğunu, buna rağmen satış ilanının kendisine değil doğrudan müvekkillerine yapıldığını ileri sürerek ihalenin feshine karar verilmesini talep etmiştir.

Şikâyet olunan alacaklı Burgan Bank AŞ vekili ihale edilen taşınmazın maliki ... adına icra dosyasına sunulan bir vekâletname olmadığını, ... adına vekaletname sunulan dosyanın da kıymet takdirine itiraza ilişkin olduğunu; asillere yapılan tebligatlarla ihaleden haberdar olduklarını, artırma tarihinin haricen öğrenilmesine rağmen bunun fesih sebebi yapılmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, eldeki davanın yasal yedi günlük süresinde açılmasından, ihalenin öğrenildiği sonucunun çıktığını savunarak şikâyetin reddini istemiştir.

Şikâyet olunan ihale alıcısı ... vekili şikâyetin reddini istemiştir.

Mahkemece şikâyetçiler vekilinin şikâyetçilere ait vekâletnameleri asıl icra dosyasına ibraz ettiği, buna rağmen satış ilanlarının vekile değil doğrudan asillere tebliğ edildiği, bunun da tek başına ihalenin feshi nedeni olduğu gerekçesiyle şikâyetin kabulüne ve ihalenin feshine karar verilmiştir.

Şikâyet olunan alacaklı Burgan Bank AŞ vekilinin temyiz itirazı üzerine karar, Özel Dairece yukarıdaki gerekçe ile bozulmuştur.

İcra mahkemesince aynı gerekçe ile önceki hükümde direnilmiştir.

Direnme kararı bu kez şikâyet olunan ihale alıcısı ... vekili tarafından temyize getirilmektedir.

Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık, şikâyetçi borçlu ... tarafından Av. ...'a verilen vekâletnamenin takip dosyasına ibraz edilip edilmediği, burada varılacak sonuca göre ihale şartnamesi tebliğinin uygun biçimde yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır.

Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında, işin esasının incelenmesinden önce ilk kararı temyiz etmeyen şikâyet olunan ihale alıcısının, direnme kararını temyiz hakkı bulunup bulunmadığı hususu ön sorun olarak tartışılıp, değerlendirilmiştir.

İcra ve İflas Kanununun cebri icra ihalelerinin feshine ilişkin 134'üncü maddesinde açıkça yazılmamış olmakla birlikte borçlu tarafından yapılan ihalenin feshi istemi şikâyet yolu ile icra mahkemesine yöneltilir (İİK.m.134/II, m.16–18). İcra hukukumuzda şikâyetin karşı tarafının kim olacağı konusundaki tartışmalar daha çok işlemi yapan icra müdürünün hasım gösterilip gösterilmeyeceği noktasında yoğunlaşmaktadır (bkz.

Arslan, R.: İhale ve İhalenin Feshi, Ankara 1984, s.183 vd.). Ancak Yargıtay uygulamasında ve bir kısım öğretide işlemle ilgili bulunan kişilerin diğer bir deyişle şikâyet olunan işlem lehine olan taraf veya üçüncü kişinin hasım gösterilmesi gerektiği kabul edilmektedir (Postacıoğlu, İ.E./Altay, S.: İcra Hukuku Esasları, 5.b., İstanbul 2010, s.79-81. Yıldırım, M.K./Deren-Yıldırım, N.: İcra ve İflas Hukuku, 6.b., İstanbul 2015, s.33).

Nitekim somut olayda da ihalenin feshi borçlular tarafından istenmiş ve hasım olarak alacaklı ile ihale alıcısı hasım gösterilmiştir. Bu durumda şikâyet olunanlar bakımından şekli bakımdan mecburi bir şikâyet (dava) arkadaşlığı mevcuttur (Pekcanıtez, H.: İcra ve İflas Hukukunda Şikayet, Ankara 1986, s.113).

İhalenin feshine ilişkin şikâyet medeni yargılama hukuku bakımından bir dava sayılamayacağından, Hukuk Muhakemeleri Kanununun dava arkadaşlığına ilişkin hükümleri burada ancak mahiyeti uygun düştüğü ölçüde ve kıyasen uygulanır (...m.57–60).

Şekli bakımdan mecburi şikâyet arkadaşları arasında gerek maddi hukuk gerekse usul hukuku açısından sıkı bir ilişki bulunmadığından bunların birlikte hareket etme zorunluluğu olmadığı gibi, mahkeme de bunların hepsi için tek bir hüküm vermek yükümlülüğü altında değildir (Kuru, B.: Hukuk Muhakemeleri Usulü, C.III, İstanbul 2001, s.3311. Üstündağ, S.: Medeni Yargılama Hukuku, 7.b., İstanbul 2000, s.361).

Somut olayda şikâyet olunan alacaklı Burgan Bank AŞ. ile ihale alıcısı ... arasında bu anlamda bir şikâyet arkadaşlığının mevcut olduğu kabul edilmelidir.

Hemen belirtmek gerekir ki şekli bakımdan mecburi dava arkadaşları için ihalenin feshi ya da fesih talebinin reddine yönelik icra mahkemesi kararı, müşterek bir hükümden ibarettir. Somut olayda olduğu gibi her bir şikâyet olunan, verilen kararı kendisi açısından temyiz edebilir; bir diğer ifade ile şikâyet olunanlardan birinin temyizi üzerine oluşan hukuki durum, diğeri için sonuç doğurmaz.

Bu noktada kesin hüküm ve buna bağlanan sonuçlar üzerinde durmak gerekir. Bir karara karşı normal yasayollarına başvurulamıyorsa buna şekli anlamda kesin hüküm denir (Kuru, C.V, s.4981; Üstündağ, Medeni Yargılama, s.693). Şekli anlamda kesin hükmün iki sonucu vardır. Bunlar; artık o karara karşı olağan yasayollarına başvurulamaması ve maddi anlamda kesin hükümden söz edilebilmek için aranan ilk şart olmasıdır.

Şekli anlamda kesin hüküm Hukuk Muhakemeleri Kanununda tanımlanmamış ise de, maddi anlamda kesin hüküm 303’üncü maddede tanımlanmış ve kesin hükmün diğer şartları, etki ve sonuçları burada gösterilmiştir. Buna göre bir davada maddi anlamda kesin hükümden söz edilebilmesinin ilk şartı o hükmün şekli anlamda kesinleşmiş olmasıdır. Bundan başka her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir (...m.303/1). Hemen belirtmek gerekir ki kesin hüküm kamu düzenindendir (Domaniç, H.: Hukukta Kaziyyei Muhkeme ve Nisbi Kuvveti, İstanbul 1964, s.5) ve dava şartı olarak kabul edilmiştir (...m.114/1-i).

İcra mahkemesi kararları –kural olarak– maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmezler ise de şekli ya da maddi anlamıyla kesin hükmün bazı sonuçları icra mahkemesi kararları için de söz konusu olur. Bir mahkeme kararının kesin hüküm haline gelmesi, bu kararın bir yandan taraflar için hukuki bir gerçeklik sayılması, bunların kararda gösterilen hakların sahibi ve borçların yükümlüsü haline gelmesi; öte yandan kararla çözümlenen hukuki sebep değişmedikçe taraflar arasında yeni bir dava konusu edilememesi anlamına gelir (Fabreguettes, M.P.: Adalet Mantığı ve Hüküm Verme Sanatı, Ankara 1945, s.62; Çenberci, M.: Hukuk Davalarında Kesin Hüküm –Muhkem Kaziye–, Ankara 1965, s.15; Domaniç, s.4; Kuru, C.V, 4987).

Bir mahkeme kararına karşı yasayollarına başvurunun çeşitli şartları vardır. Verildiği anda kesin olan kararlar, özellikle yasayollarının kapalı olduğu yasalarda gösterilen kararlarla belirli bir parasal tutarın altında kalan kararlardır. Yasayoluna başvuru süresinin kaçırılması, bir diğer ifade ile bu süre içinde yasayoluna gidilmemesi halinde de karar şekli anlamda kesinleşir. Bundan sonra (olağanüstü yasayolları hariç) bu kararlara karşı yasayoluna gidilemez. Yasayollarının tüketilmesi ile yasayollarına hiç başvurulmaması halinde bu sonuç değişmemektedir. Bu kural mahkeme kararlarına kesinlik, hukuki gerçeklik ve mutlak bir saygınlık sağlanması amacıyla getirilmiştir (Fabreguettes, s.63; Çenberci, s.13).

Yukarıda da belirtildiği gibi icra mahkemesi kararları –kural olarak– maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmezlerse de (Pekcanıtez, s.179; Domaniç, s.17) şekli anlamda kesinlik, bu kararlar için de söz konusudur. İcra mahkemesi kararını temyiz etmeyen taraf, kararı bu haliyle benimsemiş demektir. Kararın temyiz edilmeyerek şekli anlamda kesin hükme dönüşmesi karar lehine olan için usuli müktesep hak oluştururken, karar aleyhine olan kimse için de bir katlanma yükümlülüğü meydana getirir. Bu katlanma yükümlülüğünün bir görünümü de yerel mahkemenin direnme suretiyle verdiği karara karşı da temyiz yoluna gidemeyecek olmasıdır. Zira hüküm ve sonuçları itibariyle direnme kararı, ilgilisi bakımından, temyiz edilmeyerek benimsenmiş önceki kararın aynısıdır.

Bu bilgiler ışığında somut olaya dönüldüğünde mahkemece satış ilanlarının, kendilerini vekille temsil ettirdikleri halde borçlu asillere gönderildiği ve bunun da tek başına ihalenin feshi nedeni olduğu gerekçesiyle şikâyetin kabulüne ve ihalenin feshine karar verilmiştir. İhale alıcısı ... bu kararı temyiz etmeyerek kendisi için ihalenin feshine ilişkin icra mahkemesi kararını şekli anlamda kesin hükme dönüştürmüştür. Özel Dairenin bozmasından lehine bir sonuç doğmayacağı gibi yerel mahkemenin direnme kararını temyiz etme hakkı da ortadan kalkmıştır.

Bu durumda ilk kararı temyiz etmeyerek, kendisi için (şekli anlamda) kesin hükme dönüştüren ihale alacaklısının direnme kararına yönelik temyiz isteminin reddine karar verilmelidir.

SONU Ç

SONUÇ / HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenle şikâyet olunan ihale alıcısı ... vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, istek halinde temyiz peşin harcın yatırana geri verilmesine, İcra ve İflâs Kanunu'nun 366’ncı maddesi uyarınca on gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 22.11.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/2251, K. 2017/1428, 22 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  4. Sonu Ç
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2017/2251
Karar No
2017/1428
Tarih
22 Kasım 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2017/2251 K.2017/13439
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2017/2251 K.2017/5341
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2017/2251 K.2017/25494
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2017/2252 K.2017/25463
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2017/2253 K.2017/23504
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2017/2254 K.2017/25464

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.