İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2017/2926 K.2021/1341

1. Taraflar arasındaki “manevi tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Sakarya 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karar davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesince yapılan…

Esas2017/2926Karar2021/1341Tarih4 Kasım 2021Okuma8 dk · 1.575 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2017/2926 E., 2021/1341 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Kasım 2021
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.575 kelime·8 dk okuma·3 bölüm

1. Taraflar arasındaki “manevi tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Sakarya 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karar davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

I. YARGILAMA SÜRECİ

Davacı İstemi:

4. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ‘"..." adlı şirkette dağıtım elemanı olarak çalıştığını, olay günü davalının banka kartını teslim etmek için davalıyı arayarak adresini sorduğunu, tarif edilen adrese gitmesine rağmen davalıya ulaşamadığını, davalıyı tekrar aradığında davalının bu sefer telefonu açar açmaz "3 numaralı evi görmüyor musun, salak, sen gel ben sana göstereceğim" şeklinde tehdit ve hakaretlerde bulunduğunu, adresi bulup kartı teslim etmek isterken müvekkiline hitaben "burada kaç tane 3 numara yazıyor, bu numaraları gözüne sokarım, seni işinden ederim, benim kim olduğumu biliyor musun.

Arabanı parçalatırım lan" şeklinde tehdit ve hakaretlerine devam ettiğini, aynı zamanda çekmiş olduğu görüntüleri müvekkilinin izni dışında "youtube" isimli internet sitesinde yayınladığını, olay nedeniyle Sakarya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/301 E. sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucu davalının hakaret suçundan mahkûmiyetine karar verildiğini, müvekkilinin kişilik haklarının zedelendiğini ileri sürerek 10.000TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Cevabı: 5. Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin gösterdiği tepkinin normal bir tüketici davranışı olduğunu, davacıya yönelik herhangi bir hakaret ve tehditte bulunmadığını, özel hayatın gizliliğini de ihlâl etmediğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkeme Kararı:

6. Sakarya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.12.2014 tarihli ve 2014/274 E., 2014/815 K. sayılı kararı ile; davacının "..." adlı şirketin dağıtım elemanı olarak çalışırken davalı tarafın hakaretine maruz kaldığı, olay nedeniyle Sakarya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/301 E., 2013/1709 K. sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda davalı hakkında hakaret suçundan mahkûmiyet kararı verilerek hükmün açıklanmasının geriye bırakıldığı, davalının davacıya yönelik "lan ve gözüne sokayım mı" şeklindeki ifadelerin hakaret amacıyla söylenen sözler olduğunun kabul edildiği,

ceza dosyasındaki CD çözümünden "youtube" adlı internet sitesine yüklenen paylaşımdaki sözlerin "Burada kaç tane üç numara yazıyor?, bu numaraları gözüne sokarım, seni işinden ederim, benim kim olduğumu biliyor musun?, arabanı parçalatırım lan" şeklinde olduğu, olayın internette paylaşılmasından dolayı daha fazla kitlelere yayıldığı, davacının kişilik haklarının zedelendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.000TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Özel Daire Bozma Kararı: 7. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 8. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 01.03.2016 tarihli ve 2015/4013 E., 2016/2659 K. sayılı kararı ile;

"…Davaya esas Sakarya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/301 esas - 2013/1709 karar no'lu dosyası içeriğinden.

Davacının bir kurye şirketinde görevli olarak çalıştığı, davalıya ait kredi kartlarının teslimi ile görevlendirildiği, ancak adresi bulamaması sebebiyle kredi kartının tesliminin geciktiği ve sorunlar yaşandığı, kredi kartlarının teslim edildiği sırada yaşanan tartışma esnasında davalı tarafından davacıya yönelik sarf edilen sözlerin davacıya karşı hakaret unsurları içeren, şeref ve haysiyeti rencide etmeye yönelik sözler olduğu gerekçesiyle davalının hakaret suçunu işlediği kabul edilerek mahkûmiyet hükmünün açıklanmasının ertelenmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.

Hükmün açıklanmasının ertelenmesi yönündeki ceza mahkemesi kararları hukuk hâkimini bağlayıcı olmadığı gibi davaya konu olan sözlerin nezaket dışı ve icapsız sözler olduğu anlaşılmaktadır. Ancak, kişilik haklarına saldırı oluşturacak nitelikte olmadığı anlaşıldığından mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle kısmen kabul kararı verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir..." gerekçesiyle karar bozulmuştur.

Direnme Kararı: 9. Sakarya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.03.2017 tarihli ve 2017/19 E., 2017/80 K. sayılı karar ile önceki gerekçe genişletilerek direnme kararı verilmiştir. Direnme Kararının Temyizi: 10. Direnme kararı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

II. UYUŞMAZLIK

11. Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; davalı tarafından davacıya yönelik sarf edilen sözlerin davacının kişilik haklarına saldırı teşkil edip etmediği, buradan varılacak sonuca göre davalının manevi tazminatla sorumlu tutulup tutulamayacağı noktalarında toplanmaktadır.

III. GEREKÇE

12. Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle konuyla ilgili kavram ve yasal düzenlemelerin irdelenmesinde yarar vardır.

13. Manevi zarar, kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilmedir. Duyulan acı, çekilen ızdırap manevi zarar değil, onun görüntüsü olarak ortaya çıkabilir. Acı ve elemin manevi zarar olarak nitelendirilmesi sonucu, tüzel kişileri ve bilinçsizleri; öte yandan, acılarını içlerinde gizleyenleri tazminat isteme haklarından yoksun bırakmamak için yasalar manevi tazminat verilebilecek bazı olguları özel olarak düzenlemiştir.

14. Bunlar kişilik değerlerinin zedelenmesi [Türk Medeni Kanunu (TMK) m. 24], isme saldırı (TMK m. 26), nişan bozulması (TMK m. 121), evlenmenin butlanı (TMK m. 158/2), boşanma (TMK m. 174/2) bedensel zarar ve ölüme neden olma [818 sayılı Borçlar Kanunu (BK) m. 47, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) m. 56] durumlarından biri ile kişilik haklarının zedelenmesi (818 sayılı BK m. 49, 6098 sayılı TBK m. 58) olarak sıralanabilir.

15. Türk Medeni Kanunu’nun 24. maddesi ile Türk Borçlar Kanunu’nun 58. maddesi diğer yasal düzenlemelere nazaran daha kapsamlıdır.

16. Türk Medeni Kanunu’nun 24. maddesinde;

“Hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse, hakimden, saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebilir.

Kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça, kişilik haklarına yapılan her saldırı hukuka aykırıdır” .

Düzenlemesi mevcuttur.

17. TBK’nın 58. maddesinde ise;

“Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir.

Hâkim, bu tazminatın ödenmesi yerine, diğer bir giderim biçimi kararlaştırabilir veya bu tazminata ekleyebilir; özellikle saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir.”

hükümleri yer almaktadır.

18. Türk Medeni Kanunu’nun 24 ve Türk Borçlar Kanunu’nun 58. maddelerinde belirlenen kişisel haklar, bedensel ve ruhsal tamlık ve yaşam ile nesep gibi insanın, insan olmasından güç alan varlıklar ya da kişinin adı, onuru ve sır alanı gibi dolaylı varlıklar olarak iki kesimlidir.

19. Görüldüğü üzere TBK'nın 58. maddesi gereğince kişilik hakları zarara uğrayanların manevi tazminat isteme hakları vardır.

20. Bu açıklamalar ve yasal düzenlemeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; kurye şirketinde eleman olarak çalışan davacının olay günü kredi kartını teslim etmek için davalının adresine gittiği, adresi bulmakta zorluk çekmesi üzerine davalıyı telefonla aradığı, davalının davacıya yönelik hakaret içeren sözleri sarf ettiği ve davacının videosunu çekerek internet ortamında paylaştığı hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır.

21. Olay nedeniyle davalı hakkında hakaret suçundan kamu davası açıldığı, Sakarya 1. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda üzerine atılı suç sabit görülerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/1 maddesi uyarınca cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK)’nun 231. maddesinin 5. fıkrası uyarınca “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” karar verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır.

22. Öncelikle belirtmek gerekir ki; “Kurulan hükmün sanık hakkında hukuksal bir sonuç doğurmamasını” ifade eden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, davayı sonuçlandıran ve uyuşmazlığı çözen bir “hüküm” değildir. Bunun sonucu olarak, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar, CMK’nın 223. maddesinde sayılan hükümlerden olmadığından, bu tür kararların yasa yararına bozulması durumunda yargılamanın tekrarlanması yasağına ilişkin kurallar uygulanamayacağı gibi, davanın esasını çözen bir karar bulunmadığı için verilecek hüküm veya kararlarda lehe ve aleyhe sonuçtan da söz edilemeyecektir (Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.05.2011 gün ve 2011/4-61 E., 2011/79 K.; 06.10.2009 gün ve 2009/4-169 E., 2009/223 K. sayılı kararları).

23. Kaldı ki, CMK'nın 231. maddesinin 5. fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmayacağı açıkça ifade edilmiştir.

24. Böylece hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile kurulan hüküm, belli bir süre sanık hakkında hüküm ifade etmemekte, herhangi bir sonuç doğurmamaktadır. Sanık bulunduğu hâl üzere bırakılmakta, aynen yargılanan kimsenin durumunda kalmakta ve yapılan yargılama geçici bir süre askıda kalmaktadır. Askı süresi boyunca, yargılanan kimsenin sanık sıfatı devam eder ise de, hiçbir şekilde bu kimse hükümlü sayılamaz. Bu nedenle hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen kimse, hiçbir haktan yoksun bırakılamaz ve ayrıca bu karara dayanarak hiçbir hukukî statüden dışarıya çıkarılamaz.

25. Türk Borçlar Kanunu’nun 74. maddesinde yer alan. “Hakim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hakimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir.

Aynı şekilde, ceza hakiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hakimini bağlamaz.” hükmünden de anlaşılacağı üzere ceza mahkemesi kararının hukuk hâkimini bağlaması için maddi olgu yönüyle kesinleşmiş olması gerekir. Eğer bu yönden kesinleşmiş bir ceza mahkemesi kararı bulunmuyorsa, hukuk hâkimini bağlayacak bir ceza mahkemesi kararından söz etmek mümkün değildir.

Nitekim bu husus Hukuk Genel Kurulunun 31.01.2019 tarihli ve 2017/13-681 E., 2019/46 K. sayılı kararında da benimsenmiştir.

26. Yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda, davalı hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ceza mahkemesi kararının hukuk hâkimini bağlamayacağı sabittir.

27. Ancak, olay sırasında davalının davacıya yönelik davranış ve sözleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacıya söylediği "lan" ve "gözüne sokayım mı" şeklindeki sözler ile "youtube" adlı internet sitesinde de paylaştığı "Burada kaç tane üç numara yazıyor?, bu numaraları gözüne sokarım, seni işinden ederim, benim kim olduğumu biliyor musun?, arabanı parçalatırım lan" şeklindeki sözlerin davacıyı küçük düşürücü nitelikte olduğu, toplum önünde rencide ettiği ve emeği ile para kazanan davacı açısından üzüntü verici olduğu ve tazminat gerektirdiği açıktır.

28. Hâl böyle olunca; davalının bu eylemleriyle davacının kişilik haklarına saldırıda bulunduğunu kabul eden direnme kararı yerinde olduğu gibi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile olayın gerçekleşme şekli ve sarf edilen sözlerin ağırlığına göre hükmedilen tazminat miktarı da yerindedir.

29. O hâlde, direnme kararı yukarıda açıklanan değişik gerekçe ve nedenlerden dolayı onanmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

IV. SONUÇ

Açıklanan nedenlerle; Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile direnme kararının açıklanan değişik gerekçe ve nedenlerle ONANMASINA, Aşağıda dökümü yazılı (142,20TL) harcın temyiz edenden alınmasına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi gereğince uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 04.11.2021 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/2926, K. 2021/1341, 4 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Yargılama Süreci
  4. II. Uyuşmazlık
  5. III. Gerekçe
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2017/2926
Karar No
2021/1341
Tarih
4 Kasım 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2017/2974 K.2021/5643
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2017/2982 K.2021/5484
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2017/3010 K.2021/1378
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2017/3011 K.2021/1425
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2017/3032 K.2021/1553
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2017/3043 K.2021/10922

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.