İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2017/474 K.2018/1435

Taraflar arasındaki “tespite itiraz” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Bursa 7. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 02.10.2012 tarihli ve 2012/266 E., 2012/31 K. sayılı karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle…

Esas2017/474Karar2018/1435Tarih16 Ekim 2018Okuma6 dk · 1.287 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2017/474 E., 2018/1435 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Ekim 2018
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.287 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki “tespite itiraz” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Bursa 7. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 02.10.2012 tarihli ve 2012/266 E., 2012/31 K. sayılı karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 25.06.2013 tarihli ve 2013/6435 E., 2013/7248 K. sayılı kararı ile,

"…3402 sayılı Yasa'ya 5831 sayılı Yasa ile eklenen Ek 4. madde kapsamında 6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi gereğince yapılan kullanım kadastrosu sonucu, İnkaya Köyü çalışma alanında bulunan 826 parsel sayılı taşınmaz ile 827 ve 867 parsel sayılı taşınmazlar arasında kalan 607,50 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz bölümü, haritasında yol olarak gösterilmiştir.

Davacı ..., fiili kullanıcı şerhi sahibi olduğu 826 parsel sayılı 270,93 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın devamı olan bölümünün paftasında “yol” olarak gösterildiğini ileri sürerek, bu bölümün, 826 parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle Hazine adına tapuya tesciline ve beyanlar hanesinde kendi lehine zilyetlik şerhi verilmesi istemiyle Kadastro Mahkemesinde dava açmıştır.

Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, dava konusu taşınmaz bölümü hakkında tutanak düzenlenmediği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş ve dosya Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir.

Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, 26.10.2011 tarihli fen bilirkişi raporunda mavi renk ile gösterilen 607,50 metrekare yüzölçümündeki bölümün, 826 parsel sayılı taşınmaza ilavesi ile 826 parselin 878,43 metrekare yüzölçümlü olarak tarla niteliği ile Hazine adına tesciline, 6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 1960 yılından beri ...'in kullanımında olduğu şerhinin tapu kaydının beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava konusu taşınmaz, kullanım kadastrosu sırasında haritasında yol olarak gösterilmiştir.

5831 sayılı Yasa ile 3402 sayılı Yasaya eklenen Ek 4. maddesinde bu madde gereğince, 6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerle ilgili kadastro tespiti sırasında, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle Hazine adına tescil edileceği düzenlenmiş olup.

2/B maddesi kapsamında kalan yerlerin tapuya tescilini isteme hakkı ve yetkisi kişilere değil, mülkiyet hakkı sahibi bulunan Hazineye aittir. Öte yandan, dava konusu taşınmazın öncesi, 479 parsel ile bir bütün iken ifrazı neticesinde yol haline getirildiği dosya kapsamı ile sabittir.

Dosya içinde bulunan 3091 sayılı Yasa uyarınca davacı tarafından alınan 10.4.2007 tarihli “men kararı” dahi fiili durumu tespit eder nitelikte olup; sözü edilen men kararından sonra da fiili durumun değişmediği, dosya içindeki CD'de yer alan fotoğraflardan da anlaşılmaktadır. Başka bir deyişle, paftasında yol olarak gösterilen çekişmeli taşınmaz bölümü üzerinde, davacının fiili kullanımı bulunmamaktadır.

Çekişmeli taşınmazın yol olarak kullanılmaya başlanmadan önce, davacının zilyetliğinin olması mevcut fiili durumu değiştirmeyecektir. Hal böyle olunca, davanın reddine karar vermek gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir…"

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki belgeler okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava kullanım kadastrosuna itiraza ilişkindir.

Davacı ...

Bursa İli Osmangazi İlçesi İnkaya Köyünde orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazlarla ilgili yapılan kadastro çalışmalarında 826 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına tespit gördüğünü, taşınmazın beyanlar hanesine 1960 yılından beri Muzaffer kızı ...’in kullanımında olduğu belirtmesinin yapıldığını, taşınmazın evveliyatının eski 479 parsele dayandığını, bu parselin tamamının kendi kullanımında olmasına rağmen bir kısım yerin yol boşluğu olarak bırakıldığını, bu kısmın 826 parsele dahil edilmesi gerektiğini,

bu yerle ilgili 3091 sayılı Kanun gereği kaymakamlıkça verilen men kararları bulunduğunu ileri sürerek 826 parsel sayılı taşınmazla birlikte kullanımında olan ve yol boşluğu olarak bırakılan kısmın 826 parsel sayılı taşınmaza ilave edilerek Hazine adına tapuya tesciline ve kendi kullanımında olduğunun beyanlar hanesine şerh edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Hazine vekili davanın haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, evveliyatının devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle taşınmazın 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesine göre Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığını, davacının bu yerle bir ilgisinin bulunmadığını, kullanımının Hazineye ait olduğunu, 826 parsele dahil edilmesinin mümkün olmadığını, yıllardır köy yolu olarak kullanıldığından davacının zilyetliğinin de bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

Yerel Mahkemece davacının taşınmaza 1975 yılından beri zilyet olduğu, 2010 yılında 3402 sayılı Kanunun Ek 4. maddesi gereğince yapılan çalışmalarda çekişmeli 479 parselin 826, 827, 828 ve 867 parsellere ayrıldığı, keşifte dinlenen tanık anlatımlarına göre eski köy yolunun, (krokide sarı renk ile gösterilen), güzergâh değişmesi ile şimdiki dava konusu edilen ve krokide mavi renk ile gösterilen kısmının yol hâline geldiği, eski 479 parsel sayılı 2/B taşınmazının fiili kullanım durumu ile vasfının değişip değişmeyeceği hususunun davanın ihtilaf noktası olduğu,

her ne kadar davacı taşınmazın maliki olmasa da tapunun beyanlar hanesinde gösterilen 2/B kullanıcısı olduğu, tapuya geçen ayni hakların korunması gerektiği, resmî sicil kayıtlarına göre hareket ve güvenin hukuk devletinin ilkesi olması gerektiği, aksi hâlde yeni fiili oluşum ve ihtilaflara yol açılacağı gerekçesiyle davanın kabulüne.

26.10.2011 tarihli fen bilirkişi raporunda mavi renk ile gösterilen 607,50 metrekare yüzölçümündeki bölümün, 826 parsel sayılı taşınmaza ilavesi ile 826 parselin 878,43 metrekare yüzölçümlü olarak tarla niteliği ile Hazine adına tesciline, 6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 1960 yılından beri ...'in kullanımında olduğu şerhinin tapu kaydının beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiştir.

Davalı Hazine vekilinin temyizi üzerine hüküm, Özel Dairece yukarıda başlık bölümünde açıklanan gerekçelerle bozulmuştur.

Mahkemece önceki gerekçeler tekrar edilmek suretiyle direnme kararı verilmiştir.

Direnme kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık, öncesinde 2/B uygulaması nedeniyle Hazine adına tapuda kayıtlı olan 479 sayılı parselin kullanım kadastrosu sırasında yol olarak tespit harici bırakılan bölümünün; tapuda Hazine adına kayıtlı ve beyanlar hanesinde davacı lehine kullanım şerhi bulunan İnkaya köyü 826 parsele ilavesi için davacı tarafından açılan davanın dinlenme olanağının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle yasal düzenlemelerin gözden geçirilmesi gereklidir.

6831 sayılı Orman Kanunu’nun 2/B maddesi gereğince 31.12.1981 tarihinden önce orman niteliğini yitirmiş olan taşınmazlar ancak Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılabilirler.

3402 sayılı Kadastro Kanunu’nda değişiklik yapan 5831 sayılı Kanunun Ek 4. maddesinin amacı ise Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan taşınmazların fiili kullanım durumlarını belirlemek, dolayısıyla tespit tarihi itibariyle taşınmazın fiilen kimin kullanımında bulunduğu, varsa üzerindeki muhdesatın (yapı ya da ekili-dikili şeyler gibi) kime ait olduğu, kim ya da kimler tarafından hangi tarihten beri kullanıldığı hususlarını tespit etmektir. Bu hüküm ayrıca orman niteliği kalmamış taşınmazların ayni hak sahibi Hazine tarafından kullanıcılara satışı amacına yönelik bir düzenlemedir.

Buraya kadar yapılan açıklamalardan da anlaşılacağı üzere bu tür yerlerin mülkiyeti Hazineye aittir.

Sahibine herkese karşı ileri sürmek ve doğrudan doğruya bir şey üzerinde mahiyetine göre hakimiyet kurmak yetkisini veren haklara ayni hak denilir (Bertan.S.: Ayni Haklar, Ankara 1976, s.27).

Ayni hakkın kazanılması için gerekli tescili talep yetkisi, üzerinde hak kazanılacak taşınmazın malikine aittir (Oğuzman, K., Seliçi, Ö., Oktay-Özdemir, S.: Eşya Hukuku, İstanbul 2017, s.1999).

Ayni hak sahibi olmayan davacı tarafından Hazineye ait taşınmazda mülkiyet değişikliği sonucunu doğuracak türde bir dava açılamaz. Çekişmeli yer öncesinde 2/B uygulaması nedeniyle Hazine adına tapuya kayıtlı 479 parsel iken bu parselin ifrazı sonucu yol olarak ayrılmıştır.

Bu nedenle davanın dinlenme olanağı bulunmamaktadır.

Öte yandan dosya arasında bulunan bilgi ve belgeler, özellikle de bizzat davacı tarafından dayanılan idari men kararından çekişmeli taşınmazın tespit tarihi itibariyle yol olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece taşınmaz başında 20.10.2011 tarihinde yapılan keşifte yöntemince dinlenen yerel bilirkişi, tespit bilirkişisi ve tanıklar da bu yolun 20 yıl önce açıldığını ifade etmişlerdir.

Bu durumda tespit tarihi olan 13.05.2010 tarihinde çekişmeli taşınmazda Kadastro Kanununun Ek 4. maddesi anlamında davacının kullanımının varlığından söz edilemez.

Hâl böyle olunca Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına, bozma kararında gösterilen nedenlerle uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 16.10.2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/474, K. 2018/1435, 16 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2017/474
Karar No
2018/1435
Tarih
16 Ekim 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2017/475 K.2018/10122
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2017/481 K.2018/6983
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2017/482 K.2018/6291
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2017/483 K.2018/427
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2017/487 K.2018/6269
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2017/498 K.2018/6363

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.