İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2017/799 K.2017/1467

Taraflar arasındaki “kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Siirt 1. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 26.09.2014 gün ve 2014/578 E., 2014/877 K. sayılı kararın temyizen incelenmesinin…

Esas2017/799Karar2017/1467Tarih29 Kasım 2017Okuma8 dk · 1.505 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2017/799 E., 2017/1467 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
29 Kasım 2017
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.505 kelime·8 dk okuma·2 bölüm

Taraflar arasındaki “kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Siirt 1. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 26.09.2014 gün ve 2014/578 E., 2014/877 K. sayılı kararın temyizen incelenmesinin davacı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü vekili ile davalı ... ve arkadaşları vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 11.11.2015 gün ve 2015/7743 E.,2015/20259 K. sayılı kararı ile;

(…Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.

Arazi niteliğindeki taşınmaza gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde ve kamulaştırma bedelinin tespitinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Bu nedenle davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.

Davalı vekilinin temyizine gelince;

Kamulaştırma Kanununun 25/2. maddesinde ''Mahkemece verilen tescil kararı tarihinden itibaren taşınmaz mal sahibinin kamulaştırması kararlaştırılan taşınmaz malda yeni inşaat veya ekim ve mevcut inşaata yapılanların değeri dikkate alınmaz '' Hükmü yer almakla olup, mal sahibinin kamulaştırılan taşınmaz üzerinde dava açılmasınadn sonra tescil kararı verilmesinden önce fidanların dikildiği ve 6495 sayılı Yasa ile kamulaştırma Kanununun 25. maddesine eklenen hüküm kapsamında ilan yapıldığıda ileri sürülmediğinden fidanların kanundan kaynaklanan bir hakkın kullanılması sonucu dikilmelerinin iyi niyet kurallarına aykırılık teşkil etmeyeceği gözetilerek karşılığına hükmedilmesi gerekirken, dava açıldıktan sonra yapıldığından bahisle hükmedilmemesi,

Doğru görülmemiştir...)

gerekçesiyle karar bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil istemine ilişkindir.

Davacı idare vekili davalıya ait taşımazın Ilısu Barajı ve HES Baraj Gölü alanında kalması nedeniyle kamulaştırmasına karar verildiğini, kamulaştırılacak taşınmazın değerinin belirlenmesi amacıyla uzlaşma komisyonu kurulduğunu ve mülk sahibinin kamulaştırmaya konu taşınmazı pazarlıkla satmak hususunda iradesini bildirmek ve uzlaşma komisyonu ile pazarlık görüşmeleri yapmak üzere davet edildiğini, ancak mülk sahibinin pazarlık görüşmesine katılmadığını, bu nedenle de kamulaştırma işleminin satın alma usulü ile gerçekleşmediğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile ... adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar vekili dava konusu taşınmazın konumu ve niteliği dikkate alındığında değerinin düşük belirlendiğini savunmuştur.

Yerel mahkemece 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 25. maddesinde 02.08.2013 tarihinde yapılan değişiklik ile kamu yararı kararının ilanından sonra taşınmaz üzerinde yapılacak sabit tesisler ile dikilecek ağaç değerinin bedel tespiti davasında dikkate alınmayacağının kanun hükmü haline geldiği, madde gerekçesine bakıldığında düzenlemenin amacının, kamulaştırmanın öğrenilmesinden sonra kamulaştırılacak alanda kalan taşınmaz üzerinde yapı ve sabit tesis yapılmak suretiyle haksız kazanç elde edilmesinin önüne geçmek olduğu,

dava tarihi itibariyle anılan düzenlemenin yapılmamış olduğu iddia edilse dahi haksız kazanımların koruma görmeyeceğinin hukukun bilinen ilkeleri arasında yer aldığının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 2. maddesi ile BK'nın 77. ve devamı maddelerindeki düzenlemelerden anlaşılacağı, kamulaştırılacak taşınmazla ilgili davacı idare tarafından düzenlenen kıymet takdir raporundaki taşınmaz bilgileri ile yargılama sırasında aldırılan bilirkişi raporundaki taşınmaz bilgilerinin birbirini tutmadığı, keşif sırasında taşınmaz üzerinde kıymet takdir raporunda yer almayan yeni fidanların bulunduğunun gözlemlendiği,

kamulaştırma kararı alınan ve kısa süre sonra terk edileceği bilinen bir alana fidan dikilmesinin olağan bir durum olmadığı ve söz konusu davranışın, taşınmazın kamulaştırma bedeline etkili olması amacıyla yapılan bir inşa faaliyeti olarak kabul edilmesinin gerektiği, Özel Daire bozma kararı sonrasında yeniden yapılan bazı keşiflerde bir kısım taşınmazlar üzerinde bulunan fidanların kurumaya terk edildiğinin, bir kısım taşınmazlar üzerinde bulunan fidanların ise keşif yapılacak başka taşınmazlara taşındığının ve dikildiğinin tespit edilmesinin de bu yargıyı güçlendirdiği,

mülkiyet hakkının dürüstlük kuralı çerçevesinde kullanılmasının gerektiği ve hakkın açıkça kötüye kullanılmasının Kanun tarafından korunmayacağının TMK’nın 2. maddesinde açıkça ifade edildiği, dolayısıyla kıymet taktir raporunun düzenlendiği tarihten sonraki ancak keşif tarihinden önceki bir zamanda dikildiği anlaşılan fidanların bedellerinin toplam bedele dahil edilmesinin dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı ve taşınmaz malikleri lehine haksız kazanç oluşturacağı, hal böyle olunca fidanların değerlerinin bedel tespitinde dikkate alınmasının yerinde olmadığı,

bunun dışında yapılan keşif neticesinde bilirkişi kurulundan aldırılan raporda taşınmazın bedelinin tespit edildiği, bilirkişi raporunun ayrıntılı ve denetime açık, bilimsel verilere uygun olduğu, kamulaştırma kriterlerini taşıdığı, bu yönüyle hüküm kurmaya elverişli bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Davacı idare vekili ve davalı ... ve arkadaşları vekilinin temyizi üzerine hüküm Özel Dairece, yukarıda açıklanan gerekçelerle bozulmuştur.

Yerel mahkemece mülkiyet hakkının Anayasa'nın 35., İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'nin Ek 1 no’lu protokolünün 1. ve TMK'nın 683. maddesinde düzenlendiğini ve sahibine mülkiyet konusunu kullanma, ondan yararlanma ve üzerinde tasarruf etme gibi en geniş hakları tanıdığını, kamulaştırmanın ise belirli şartlar altında idareye özel mülkiyet konusu taşınmaza bedeli karşılığında el atma imkanı veren idari bir yetki olduğu, yine kamulaştırma işleminin kanuna aykırı olması durumunda kamulaştırmadan etkilenecek kişilerin işlemin iptalini isteme hakkının bulunduğu,

TMK'nın 2. maddesinde hakkın dürüstlükle kullanılması gerektiği ve hakkın açıkça kötüye kullanılmasının hukuk düzeni tarafından korunamayacağına dair düzenlemeye yer verildiği, davalıların, hakkında kamulaştırma kararı alınan ve kamulaştırma işleminin iptali yönünde herhangi bir dava da açılmadığı için kısa süre sonra el atılacağı kesin olan taşınmaza, idari tespit sırasında bulunmayan ancak dava açılmasından kısa süre önce dikildiği anlaşılan nar fidanlarının bulunmasının olağan bir tarım faaliyeti olmadığı,

değerinin yüksek olması da dikkate alındığında bu eylemin taşınmazın kamulaştırma bedelini arttırma amaçlı bir tasarruf niteliğinde bulunduğu, mahkemenin ilk kararında davalıların dürüstlük kuralına aykırı davranarak haksız kazanç elde etme amacıyla taşınmaz üzerine nar fidanı diktiği, bu eylemin ise TMK’nın 2. maddesi uyarınca kanun tarafından korunamayacağı ilkesi gereğince fidan bedellerinin kamulaştırma bedeline dahil edilmeden taşınmaz bedelinin tespit edildiği belirtildiği halde, Özel Dairece bozma kararında bu gerekçesiyle ilgili bir değerlendirme yapılmadığı,

oysa her hak gibi mülkiyet hakkının da dürüstlükle kullanılması gerektiğine ve hakkın açıkça kötüye kullanılmasının korunmayacağına ilişkin TMK’nın 2. maddesindeki düzenleme uyarınca mahkeme tarafından verilen kararın Kamulaştırma Kanunu ile TMK'nın 2. maddesindeki düzenlemenin amacına uygun olduğu belirtilerek direnme kararı verilmiştir.

Direnme kararı davalı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil istemiyle açılan eldeki davada taşınmaz üzerinde bulunan fidanların değerinin kamulaştırma bedelinin tespitinde dikkate alınıp alınmayacağı noktasında toplanmaktadır.

Dosya içerisindeki bilgi ve belgeler ışığında somut olay incelendiğinde; her ne kadar kamulaştırma işlemlerinin başladığı sırada hazırlanan kıymet taktir komisyonu raporunda dava konusu taşınmaz üzerinde fidan bulunduğuna dair bir bilgiye yer verilmemiş ise de 13.06.2014 tarihindeki keşif sırasında mahkeme tarafından yapılan gözlemde taşınmazın üzerinde 3-4 yaşlarında nar fidanlarının olduğunun, taşınmazın damlama sulama sistemi ile sulandığının gözlemlendiğinin keşif zaptına yazıldığı, fotoğrafların da bu gözlemi doğruladığı anlaşılmıştır.

Kamulaştırma Kanunu’nun 25. maddesinde taşınmazın mülkiyetinin idareye geçmesinin, mahkemece verilen tescil kararı ile olacağı açıkça düzenlenmiştir. Tescilin medeni hukuktaki anlamı mülkiyetin el değiştirmesidir. Tescil kararının verilmesinden önce taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkı davalı malike ait olup, malik mülkiyet hakkından doğan tasarruf yetkisini kanunun tanıdığı sınırlar içerisinde kullanabilir. Taşınmaz üzerine yapı yapılması ya da taşınmazda tarımsal faaliyette bulunulması veyahut ağaç dikilmesi bu tasarruf yetkisinin kapsamı içerisindedir.

Bu durumda Kamulaştırma Kanunu’nun 25/2 maddesi hükmünün somut olayda uygulama yeri olamadığı da dikkate alınarak dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan fidanlar için bozma kararında belirtilen hususlar değerlendirilmek suretiyle bedele hükmedilmesi gerekir.

Ne var ki, mahkemenin ilk kararının temyizi üzerine Özel Daire tarafından yapılan inceleme neticesinde verilen bozma kararında “mal sahibinin kamulaştırılan taşınmaz üzerinde dava açılmasınadn (açılmasından) sonra tescil kararı verilmesinden önce fidanların dikildiği” şeklinde bir açıklamaya yer verilmiş ise de bu hususun maddi hataya dayalı olarak yazıldığı, dolayısıyla bu maddi hatanın bozma kararından çıkarılması gerektiği anlaşılmıştır.

Öte yandan, Özel Daire bozma kararında “…fidanların kanundan kaynaklanan bir hakkın kullanılması sonucu dikilmeleri iyi niyet kurallarına aykırılık teşkil etmeyeceği gözetilerek karşılığına hükmedilmesi gerekirken, dava açıldıktan sonra dikildiklerinden bahisle hükmedilmemesi,…” nin doğru görülmediği belirtilmiş ise de, fidanların bedelinin belirlenmesi için gerekli olan araştırmanın nasıl yapılacağı konusunda bir ayrıntıya yer verilmediği dikkate alınarak,

bozma kararının “…Hükmü yer almakta olup…” kısmından sonra gelmek üzere “keşif tarihi ve mahkeme gözlemine göre taşınmazdaki fidanların 6495 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden önce dikildiğinin sabit olduğu ve söz konusu yasa maddesindeki muhtesat bedelinin dikkate alınmayacağına ilişkin hükmün de uygulama yerinin bulunmadığı, kaldı ki…” yine “…gözetilerek…” kısmından sonra, “…karşılığına hükmedilmesi,…” kısmından önce gelmek üzere “…fidanların dava tarihi itibari ile ve adet olarak maktu bedelleri Siirt İl Tarım Müdürlüğünden getirtilip, bilirkişi raporunun denetlenmesi,

İl Tarım Müdürlüğü resmî verisi ile bilirkişi raporu faklı ise İl Tarım Müdürlüğü resmî rakamlarına göre fidan bedelleri belirlenerek…” ifadesinin eklenmesi gerektiği kabul edilmiştir.

Buna göre belirtilen genişletilmiş gerekçelerle Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırı olup; direnme kararı bozulmalıdır.

SONU Ç

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Özel Daire bozma kararında yazılan “mal sahibinin kamulaştırılan taşınmaz üzerinde dava açılmasınadn (açılmasından) sonra tescil kararı verilmesinden önce fidanların dikildiği” ibaresinin bozma kararından çıkarılması suretiyle maddi hatanın DÜZELTİLMESİNE,

Özel Daire bozma kararına “…Hükmü yer almakta olup…” kısmından sonra gelmek üzere “…keşif tarihi ve mahkeme gözlemine göre taşınmazdaki fidanların 6495 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden önce dikildiğinin sabit olduğu ve söz konusu yasa maddesindeki muhtesat bedelinin dikkate alınmayacağına ilişkin hükmün de uygulama yerinin bulunmadığı, kaldı ki…” yine “…gözetilerek,…” kısmından sonra, “…karşılığına hükmedilmesi,…” kısmından önce gelmek üzere “…fidanların dava tarihi itibari ile ve adet olarak maktu bedelleri Siirt İl Tarım Müdürlüğünden getirtilip, bilirkişi raporunun denetlenmesi, İl Tarım Müdürlüğü resmî verisi ile bilirkişi raporu faklı ise İl Tarım Müdürlüğü resmî rakamlarına göre fidan bedelleri belirlenerek…” ifadelerinin EKLENMESİNE,

Bu haliyle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda ve Özel

SONUÇ / HÜKÜM

Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 29.11.2017 gününde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/799, K. 2017/1467, 29 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  4. Sonu Ç
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2017/799
Karar No
2017/1467
Tarih
29 Kasım 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2017/799 K.2017/25267
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2017/799 K.2017/26942
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2017/800 K.2017/461
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2017/800 K.2017/25901
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2017/800 K.2017/1298
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2017/800 K.2017/26944

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.