İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2017/908 K.2017/900

Taraflar arasındaki “menfi tespit” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 39. Asliye Ticaret Mahkemesince davanın reddine dair verilen 11.07.2012 gün ve 2012/22 E., 2012/190 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine,…

Esas2017/908Karar2017/900Tarih3 Mayıs 2017Okuma4 dk · 743 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2017/908 E., 2017/900 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Mayıs 2017
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

743 kelime·4 dk okuma·2 bölüm

Taraflar arasındaki “menfi tespit” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 39. Asliye Ticaret Mahkemesince davanın reddine dair verilen 11.07.2012 gün ve 2012/22 E., 2012/190 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 01.04.2013 gün ve 2012/14839 E., 2013/5548 K. sayılı kararı ile; (...Dava, davalı tarafından takibe konulan senetten dolayı davacının, taraflar arasındaki protokol kapsamında adi kefil olduğu, muacceliyet şartının gerçekleşmediği, senedin protesto edilmediği, iddialarına dayalı menfi tespit davasıdır. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, dava konusu alacağın muaccel hale geldiği, davacının takip konusu bonoda ciranta olduğu gibi taraflar arasındaki protokolün 4. maddesinde sıralı bonoların 3. kişiler kefilliğinde yapılandırılacağının belirlendiği, bu şekilde kefilin borçlu ile birlikte dayanışmalı kefil, dayanışmalı ortak olarak borcu ödemeyi üzerine aldığının anlaşıldığı,

bu durumda alacaklının borçluya ve rehinleri paraya çevirmede de kefile karşı müracaat edebileceği, davacının adi kefilliğinden söz edilemeyeceği, ayrıca sıralı bonolardan bir kısmının ödenmesi karşısında davanın reddi gerektiği, tedbir kararı verildiğinden davalı vekilinin tazminat talebinin kabulü gerektiği gerekçeleriyle davanın reddine, davalının tazminat talebinin kabulü ile %20 tazminatın (75,225 TL) davacıdan tahsili ile İİK'nun 72/4. maddesi gereğince davalıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

1) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2) Davalı vekilinin temyizine gelince; davalı alacaklı 11.03.2011 tarihinde İstanbul 14. İcra müdürlüğünün 2011/4562 Esas sayılı dosyası ile takibe geçmiş olup, davacı 24.01.2012 tarihinde işbu menfi tespit davasını açmıştır. İİK'nun 72/4. maddesi hükmü ve takip tarihi gözetildiğinde, davalı yararına %40 oranında tazminata hükmedilmesi gerekir iken, 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren ve yürürlük tarihinden önceki takiplerle ilgili tazminat oranları yönünden uygulama yeri bulunmayan 6352 sayılı Yasayla getirilen değişiklik gözetilerek %20 oranında tazminata hükmedilmesi doğru değildir...)

gerekçesi ile hüküm bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava; menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı vekili davalı tarafça müvekkili hakkında 20.04.2011 tarihinde başlatılan icra takibi yönünden borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili borçtan sorumluluğun bulunmadığına yönelik iddiaların hukuka uygun olmadığını belirterek davanın reddinin ve davacı borçlunun tazminata mahkum edilmesinin gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece davanın reddine ve alacağın %20’si oranında tazminatın davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine karar verilmiştir.

Taraf vekillerinin temyizi üzerine hüküm Özel Dairece yukarıda karar başlığında yazılı nedenle davalı lehine bozulmuştur.

Yerel Mahkemece tazminat oranındaki yasal değişikliğin 6352 sayılı Kanunun 38. maddesi ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa eklenen geçici 10. madde kapsamında kalmadığı, zira bu tazminatın bir takip işlemi sayılamayacağı gibi, bozma kararında belirtilen hususun ancak itirazın iptali davalarında uygulanabileceğini, menfi tespit davalarında icra takibine borçlu tarafın istemi üzerine konulan ihtiyati haciz nedeniyle alacaklının uğramış olduğu varsayılan zarara yönelik bir tazminat mahiyetinde olduğu gerekçesi ile direnme kararı verilmiştir.

Direnme kararı davalı vekilince temyiz edilmiştir.

Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; 6352 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihinden önce başlatılan icra takibi yönünden borçlu olmadığının tespitini isteyen davacı aleyhine davanın reddi halinde yüklenecek tazminatın İcra ve İflas Kanununa eklenen geçici 10. madde kapsamında takip işlemi olarak kabul edilip edilmeyeceği, burada varılacak sonuca göre yerel mahkemece borçlu aleyhine alacağın % 20’si oranında tazminata hükmedilmesinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)’nun ‘menfî tespit ve istirdat davaları’ başlıklı 72. maddesinin 5. fıkrası:

“Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfî tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz” hükmünü içermektedir.

02.07.2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 15 inci maddesiyle, 72. maddenin beşinci fıkrasında yer alan “yüzde kırkından” ibaresi “yüzde yirmisinden” olarak değiştirilmiştir.

Somut olayda 6352 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önce başlatılan icra takibi yönünden borçlu olmadığının tespitini isteyen davacı aleyhine davanın reddi halinde %40 oranında tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.

Sonuç itibariyle, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONU Ç

SONUÇ / HÜKÜM

Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, karar düzeltme yolu açık olmak üzere 03.05.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/908, K. 2017/900, 3 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  4. Sonu Ç
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2017/908
Karar No
2017/900
Tarih
3 Mayıs 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2017/908 K.2017/4606
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2017/909 K.2017/4959
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2017/909 K.2017/2923
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2017/909 K.2017/3990
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2017/910 K.2017/3793
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2017/911 K.2017/3984

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.