İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2018/1012 K.2022/212

1. Taraflar arasındaki “ipoteğin kaldırılması” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Dikili Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin karar davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesince…

Esas2018/1012Karar2022/212Tarih24 Şubat 2022Okuma6 dk · 1.275 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2018/1012 E., 2022/212 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Şubat 2022
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.275 kelime·6 dk okuma·4 bölüm

1. Taraflar arasındaki “ipoteğin kaldırılması” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Dikili Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin karar davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

I. YARGILAMA SÜRECİ

Davacı İstemi:

4. Davacılar vekili dava dilekçesinde. İzmir ili, Dikili ilçesi, Çandarlı Mahallesinde tapuya kayıtlı 1699 parsel sayılı taşınmazın müvekkillerinin murisi adına kayıtlı olup, taşınmaz kaydına Türkiye Bağcılar Bankası A.Ş.

İzmir Şubesince 20.000TL bedelli ipoteğin işlendiğini, kredi borcunun ödenmesine rağmen yeniden kredi çekilebilir düşüncesiyle her defasında ipotek kaldırılması işlemi yapılmaması ve masraf olmaması için ipoteğin kaldırılmadığını, hâlen tapu kaydında görüldüğünü, ipotek lehtarı bankanın Bakanlar Kurulunun 1984 yılındaki kararnamesi ile faaliyetinin durdurulduğunu, kayıtlarının T.C.

Merkez Bankasına devredildiğini, müvekkillerine bugüne kadar borcun ödenmediğine dair herhangi bir bildirim yapılmadığını, ipoteğin konusu alacağın da zamanaşımına uğradığını ileri sürerek taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Cevabı:

5. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesinin gerektiğini, Dikili Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/189 E. sayılı dosyasının taraflarının ve konusunun bu dosya ile aynı olduğunu, söz konusu dosyada tüm davalılar yönünden davanın reddine karar verildiğini, kararın temyiz incelemesinden geçerek onandığını ve kesinleştiğini, Türkiye Bağcılar Bankası A.Ş.'nin temettü hariç ve ortaklık hakları ile yönetimi veya denetiminin fona devredilen bankalardan olmadığını, bankanın İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 1985/502 E. sayılı dosyasında verilen 12.03.1986 tarihli kararı ile iflasına karar verildiğini,

tasfiye işlemlerinin Hazine Müsteşarlığı tarafından atanan iflas idaresince İstanbul 2. İflas Müdürlüğünün 1986/23 sayılı dosyasından yapıldığını, İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25.10.2002 tarihli ve 2002/383 E., 2002/1021 K. sayılı kararı ile iflasın kapatıldığını, davada taraf sıfatlarının bulunmadığını, bankacılık mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıkların Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’na yöneltilmesi gerektiğini, taşınmazda T.C.

Ziraat Bankası A.Ş. lehine ipotek bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesi Kararı:

6. Dikili Asliye Hukuk Mahkemesinin 03.06.2015 tarihli ve 2015/90 E., 2015/325 K. sayılı kararı ile; dava dışı Habib Ünan'ın kullandığı kredi nedeniyle davacıların murisi Mehmet Engin adına kayıtlı taşınmazda ipotek tesis edildiği, ipotek belgesinin arkasına yazılı Türkiye Bağcılar Bankası A.Ş.

İzmir Şubesi yazısında, kredi nedeniyle tesis edilen ipotekten dolayı herhangi bir alacağın kalmadığı ve ipoteğin kaldırılmasının talep edildiği, 1972 yılında tesis edilen ipotek alacaklısının hâlen var olmadığının Dikili Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/189 E. sayılı dosyası ile sabit olduğu, maliklerin kırk üç yıl kayıtta bulunan ipotek yüküne, bilinmeyen bir tarihe kadar katlanmalarının ve davada Maliye Hazinesine husumet yöneltilemeyeceğini kabul etmenin genel hukuk kuralları ile bağdaşmayacağı, somut olayda dava açmakta hukukî yararı bulunan davacı mirasçılarının mahkemede hukukî koruma istemesi,

yargı yerinde çözüm araması karşısında varlığı saptanamayan kişi ya da kişileri bulmaya zorlanmasının düşünülemeyeceği, ipotek alacaklısının tasfiye edilerek son bulduğu, böyle bir davada devleti temsil eden Maliye Hazinesine davanın yöneltilmesinin yeterli ve zorunlu olduğu, kayıtlara 1972 yılında konulan ipotek şerhinin davanın açıldığı tarih itibariyle ilgilisine bir yarar sağlamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile İzmir ili Dikili ilçesi Çandarlı Mahallesinde bulunan 1699 parsel sayılı taşınmazda Türkiye Bağcılar Bankası A.Ş.

İzmir Şubesi lehine konulan ipoteğin kaldırılmasına karar verilmiştir.

Özel Daire Bozma Kararı:

7. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

8. Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 14.06.2017 tarihli ve 2016/4191 E., 2017/4919 K. sayılı kararı ile;

“…Dava konusu taşınmaza ilişkin mahkemeye gönderilen 05.03.2015 tarihli tapu müdürlüğü yazısında taşınmaz üzerindeki 14.04.1972 tarihli ve 739 yevmiye nolu işlemle ipotek alacaklısının T.C. Ziraat Bankası A.Ş. olarak yazılı olduğu anlaşılmaktadır. İpteğin fekki davasının ipoteki lehtarına ( alacaklısına) karşı yöneltilmesi gerekir. Somut olayda hazineye karşı açılan davada pasif husumet ehliyeti yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir,…” gerekçesiyle karar bozulmuştur.

Direnme Kararı:

9. Dikili Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.02.2018 tarihli ve 2017/428 E., 2018/59 K. sayılı kararı ile; önceki karar gerekçesi yanında, Özel Dairenin bozma kararında belirtilen 05.03.2015 tarihli Dikili Tapu Müdürlüğünün yazısında, tapu kütüğünde aynı tesis tarihli ve yevmiye numaralı ipoteğin alacaklısının Türkiye Bağcılar Bankası A.Ş. olarak belirtildiği, bozma sonrası yapılan yargılamada tapu müdürlüğü tarafından gönderilen güncel tapu kaydında söz konusu ipotek alacaklısının Türkiye Bağcılar Bankası A.Ş. olarak düzeltildiği,

davacılar vekili tarafından sunulan tapu müdürlüğünün düzenlediği 10.11.2017 tarihli yazıdan, daha önceki tapu kaydında ipotek alacaklısı olarak T.C.

Ziraat Bankası A.Ş.’nin gözükmesinin nedeninin TAKBİS sistemine veri girişi yapılırken sehven yapılan bir maddî hatadan kaynaklandığının anlaşıldığı, tapu müdürlüğünün yaptığı maddî hatanın sonuçlarına davacıların katlanmasının hak kaybına neden olacağı, ipotek alacaklısının Türkiye Bağcılar Bankası A.Ş. olduğu gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.

Direnme Kararının Temyizi: 10. Direnme kararı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

II. UYUŞMAZLIK

11. Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; dava konusu taşınmaz üzerinde yer alan ipotek alacaklısının Türkiye Bağcılar Bankası A.Ş. mi yoksa T.C. Ziraat Bankası A.Ş. mi olduğu, buradan varılacak sonuca göre mahkemece verilen kararın yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

III. ÖN SORUN

12. Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında öncelikle, temyize konu kararın gerçekte yeni hüküm niteliğinde olup olmadığı; dolayısıyla, temyiz incelemesinin Hukuk Genel Kurulunca mı yoksa Özel Dairece mi yapılması gerektiği hususu ön sorun olarak tartışılıp değerlendirilmiştir.

IV. GEREKÇE

13. Bilindiği üzere direnme kararının varlığından söz edilebilmesi için mahkeme bozmadan esinlenerek yeni herhangi bir delil toplamadan önceki deliller çerçevesinde karar vermeli; gerekçesini önceki kararına göre genişletebilirse de değiştirmemelidir.

14. Başka bir deyişle mahkemenin yeni bir delile dayanarak veya bozmadan esinlenerek gerekçesini değiştirerek veya daha önce üzerinde durmadığı bir hususu bozmada işaret olunan şekilde değerlendirerek karar vermiş olması hâlinde, direnme kararının varlığından söz edilemez.

15. İstikrar kazanmış Yargıtay içtihatlarına göre; mahkemece direnme kararı verilse dâhi bozma kararında tartışılması gereken hususları tartışmak, bozma sonrası yapılan araştırma, inceleme veya toplanan yeni delillere dayanmak, önceki kararda yer almayan ve Özel Daire denetiminden geçmemiş olan yeni ve değişik gerekçe ile hüküm kurmak suretiyle verilen karar direnme kararı olmayıp, bozmaya eylemli uyma sonucunda verilen yeni hüküm olarak kabul edilir.

16. Bu açıklamalar kapsamında eldeki davaya gelince, mahkemece davanın kabulüne dair verilen ilk kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine Özel Dairece, mahkemeye gönderilen 05.03.2015 tarihli tapu müdürlüğü yazısından, ipotek alacaklısının T.C.

Ziraat Bankası A.Ş. olarak yazılı olduğunun anlaşıldığı, ipoteğin kaldırılması davasının ipotek lehtarına yöneltileceği, somut olayda hazineye karşı açılan davanın sıfat yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozma kararı verildiği,

Özel Dairenin bozma kararı sonrası yapılan yargılamada mahkemece, önceki karar gerekçesi yanında tapu kaydının yeniden istenmesine ilişkin 17.11.2017 tarihinde tapu müdürlüğüne müzekkere yazıldığı ve tapu müdürlüğünün 28.11.2017 tarihli cevap yazısı ile ekinde gönderilen tapu kayıtları, ayrıca davacılar vekili tarafından 17.11.2017 tarihli dilekçe ekinde sunulan tapu müdürlüğünün 10.11.2017 tarihli yazısı dikkate alınarak ipotek alacaklısının Türkiye Bağcılar Bankası A.Ş. olduğu gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.

17. Açıklanan bu maddî ve hukukî olgulara göre, bozma sonrası yapılan yargılamada mahkemece tapu müdürlüğünün 28.11.2017 tarihli cevap yazısı ile ekinde gönderilen tapu kayıtları, ayrıca davacılar vekili tarafından 17.11.2017 tarihli dilekçe ekinde sunulan tapu müdürlüğünün 10.11.2017 tarihli yazısı da değerlendirilerek ipotek alacaklısının Türkiye Bağcılar Bankası A.Ş. olduğu gerekçesiyle hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.

18. Bu durumda, mahkemece verilen karar usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmayıp, Özel Dairenin bozma kararından sonra tapu müdürlüğünce gönderilen tapu kayıtları ile davacılar vekili tarafından dosyaya sunulan tapu müdürlüğünün 10.11.2017 tarihli yazısı değerlendirilerek tesis edilen yeni delile dayalı yeni hüküm niteliğindedir.

19. Hâl böyle olunca, kurulan bu yeni hükmün temyiz incelenmesini yapma görevi Hukuk Genel Kuruluna değil, Özel Daireye aittir.

20. Bu nedenle yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Özel Daireye gönderilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. SONUÇ

Açıklanan nedenlerle; Davalı vekilinin yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE, 6217 sayılı Kanun’un 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici Madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440-III/1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 24.02.2022 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2018/1012, K. 2022/212, 24 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Yargılama Süreci
  4. II. Uyuşmazlık
  5. III. Ön Sorun
  6. IV. Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2018/1012
Karar No
2022/212
Tarih
24 Şubat 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2018/1015 K.2022/146
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2018/1039 K.2022/2852
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2018/1049 K.2022/2898
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2018/1105 K.2022/2347
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2018/1115 K.2022/2350
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2018/1119 K.2022/92

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.