KÜNYE
Hukuk Genel Kurulu 2018/853 E., 2018/1377 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2018
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Karar Metni
420 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki “kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesince davanın kabulüne dair verilen 05.12.2016 gün (gerekçeli kararın yazıldığı tarih) ve 2016/213 E., 2016/188 K. sayılı kararın temyizen incelenmesinin davacı T.C. Devlet Demiryolları Genel Müdürlüğü vekili ve davalı ... vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 21.09.2017 gün ve 2017/22426 E., 2017/19741 K. sayılı kararı ile bozulmuş, yeniden yapılan yargılama sonunda; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesince önceki kararda direnilmiştir.
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonrasında gereği görüşüldü:
Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinde belirtilmiştir. Hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
6100 sayılı HMK’nın 294. maddesinin 3. fıkrasında ise “Hükmün tefhimi herhalde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur” hükmüne yer verilmiştir.
Ayrıca, bozma kararı ile ilk hüküm hayatiyetini yitirdiğinden ona atıf suretiyle hüküm tesisinin yukarıda açıklanan kurallara uygun düşmeyeceği de aşikardır.
Nitekim Yargıtay'ın yerleşmiş görüşü de bu yöndedir (Hukuk Genel Kurulunun 05.04.2017 gün 1610-668 sayılı; 24.05.2017 gün 1265-1005 sayılı kararları).
Somut olaya gelince; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesince aslolan kısa kararda yukarıda açıklanan mevzuata uygun hüküm fıkrası oluşturulmamış sadece “Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 21/09/2017 gün 2017/22426 - 19741 sayılı bozma kararına karşı direnilmesine,” denilmekle yetinilmiş, dosya kapsamı dikkate alınarak taraflara yüklenen borç ve tanınan hakkın sıra numarası altında belirtildiği açık, infazda şüphe ve tereddüt uyandırmayacak biçimde, usulün aradığı niteliklere haiz kısa karar kurulmamıştır.
Bu durumda, yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde usulün öngördüğü anlamda oluşturulmuş bir hüküm bulunmadığı gibi, direnme kararlarını denetleyen Hukuk Genel Kurulu tarafından incelenebilecek nitelikte teknik anlamda bir direnme hükmü de bulunmadığı her türlü duraksamadan uzaktır.
Şu durumda Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesince yapılacak iş; dosya kapsamı dikkate alınarak taraflara yüklenen borç ve tanınan hakkın sıra numarası altında belirtildiği açık, infazda şüphe ve tereddüt uyandırmayacak biçimde, usulün aradığı niteliklere haiz kısa karar ve buna uygun gerekçeli karar oluşturulmasıdır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin, yukarıda ayrıntılarıyla açıklanan biçimde usulün öngördüğü niteliklere haiz bulunmayan kısa karar usule uygun karar değildir.
Direnme kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2018/853, K. 2018/1377, 27 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama