İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2018/866 K.2019/426

Taraflar arasındaki “tapu iptali ve tescil” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Vize Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 22.10.2013 tarihli ve 2001/179 E., 2013/265 K. sayılı karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz…

Esas2018/866Karar2019/426Tarih9 Nisan 2019Okuma7 dk · 1.329 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2018/866 E., 2019/426 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Nisan 2019
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.329 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki “tapu iptali ve tescil” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Vize Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 22.10.2013 tarihli ve 2001/179 E., 2013/265 K. sayılı karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 18.12.2014 tarihli ve 2014/15562 E., 2014/15518 K. sayılı kararı ile;

“...Kadastro sonucu Doğanca Köyü çalışma alanında bulunan 149 ada 13 parsel sayılı 11.450 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz vergi kayıt miktar fazlası olarak davalı Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptal ve tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemece, kazanmayı sağlayan zilyetlik koşullarının davacı yararına gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de mahkemenin kabulü dosya kapsamına uygun düşmemektedir.

Kadastro tespiti sırasında 1938 tarih 115 tahrir nolu 8000 m2 yüzölçümlü ve gayrisabit hudutlu vergi kaydının uygulanması neticesinde taşınmaz zilyed olan kayıt maliklerinin satışı nedeniyle 149 ada 4 parsel sayısı ile davacı adına tespit edilmiş, dava konusu taşınmaz ise kayıt miktar fazlası olarak 149 ada 13 parsel altında ve 11.450 metrekare yüzölçümü ile tarla vasfıyla davalı Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.

Dava dışı 149 ada 4 parsel sayılı taşınmaza uygulanan vergi kaydı çekişmeli 149 ada 13 parsel sayılı taşınmazı sıvat yeri okumakta olup, kayıt miktar fazlasının zilyetlikle iktisabı mümkün bulunmamaktadır. Bundan ayrı çekişmeli taşınmazın doğu sınırında bulunan 149 ada 5 parsel sayılı taşınmaza uygulanan 1938 tarih ve 114 tahrir nolu vergi kaydı da çekişmeli taşınmazı sıvat yeri okumaktadır.

Vergi kayıtları resmi kayıtlar olup, aksi ispati aynı nitelikteki kaydın varlığına bağlıdır. Hal böyle olunca; davanın reddine karar verilmesi gerekirken, soyut beyanlar dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesi isabetsizdir…”

gerekçesi ile bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki belgeler okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Davacı ...; Vize İlçesi Doğanca Köyünde yapılan kadastro çalışmaları sırasında 149 ada 13 parsel sayılı taşınmazın davalı Hazine adına tespit görüp tapuya tescil edildiğini, yapılan tespitin hatalı olup gerçeği yansıtmadığını, 40 yılı aşkın bir süreden beri taşınmazın kendisi ve önceki malikleri tarafından nizasız fasılasız malik sıfatı ile zilyet ve tasarruf edildiğini, taşınmazın kültür arazisi olup zilyetlikle iktisabı mümkün olan yerlerden olduğunu, dört hududunun sabit olduğunu ileri sürerek çekişmeli 149 ada 13 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Hazine vekili; davanın yasal dayanaktan yoksun bulunduğunu, dava konusu yerin kadastro tespitinin mahalli bilirkişi beyanlarına ve yasaya uygun olarak yapıldığını, mera ve meradan kazanılan yerlerin zilyetlik ile iktisabının mümkün bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece; dava konusu Vize ilçesi Doğanca köyü 149 ada 13 parsel sayılı taşınmazın evveliyatı itibari ile 149 ada 4 parsel ile bir bütün hâlinde 1938 yılından beri Ahmet Ay, daha sonra oğlu Salih Ay’ın zilyetliğinde iken, Salih Ay'ın Mehmet Aygün'e, onun da davacı ...'a satışı ile eklemeli zilyetliğin 50 yıldan fazla olduğu, 1996 yılında yapılan kadastro çalışmalarında ise 1938 tarih ve 115 tahrir nolu vergi kaydının miktar fazlası olduğundan bahisle 4 sayılı parselden ifrazen 13 parsel olarak davalı Hazine adına kayıt edildiği, davacının 20 yıldan fazla bir süre ile eklemeli zilyetliğinde bulunduğu, hazineyle ilgisinin olmadığı,

zira her ne kadar kadastro tutanağında batısında ve güneyinde köy sıvat yerinin bulunduğu ve bu yerin öncesinin de sıvat yeri olduğu belirtilmiş ise de keşif esnasında dinlenen tanık, bilirkişiler ile alınan teknik bilirkişi raporlarından taşınmazın batısında kadim yol olup, sabit sınır teşkil ettiği, bu yoldan sonra köy orta malının bulunduğu, bu yerin ise dava konusu taşınmaz ile ilgisinin olmadığı, batı tarafında ise yine ilçe yolu olan kadim Vize asfaltının olduğu ve sabit sınır teşkil ettiği, diğer taraftan 139 ada 103 parsele ait 1938 tarih ve 940 nolu vergi kaydında doğu yönünün yol okuduğu,

bu yolun dava konusu taşınmazın batısında bulunan ve sabit sınır teşkil eden yolu işaret ettiği, güneyinde okunan meranın ise batıdaki yoldan sonra gelen ve eskiden sıvat yeri denilen yer olabileceği, bu nedenle dava konusu taşınmazın sıvat yeri ile ilgisi olmayıp davacı yararına kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle dava konusu 149 ada 13 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı Osman oğlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

Davalı Hazine vekilinin temyizi üzerine karar, Özel Dairece yukarıda başlık kısmında açıklanan gerekçelerle bozulmuştur.

Mahkemece.

Özel Dairenin bozma kararından önce yeterince araştırma yapılmadığından dava konusu taşınmazın batısında bulunan kadim yoldan sonraki kısımların tapu kayıtlarının dosyaya getirtilmediği, sonradan alınan tapu kayıtlarına göre kadim yoldan sonra gelen 139 ada 113 parsel sayılı taşınmazın kamu orta malı ve 140.000 m2 olarak kayıtlı olduğu, yüksek mahkemenin bozma ilamına esas aldığı 1938 tarih ve 114 tahrir nolu vergi kaydında kısmen bahsi geçen sıvat yerinin tanık beyanları ile de ispatlandığı üzere bu kısma denk geldiği, davacı ve öncesinde bayiilerinin kullandığı çekişmeli taşınmazın sıvat yeri olmadığı,

zilyetlik ile iktisaba engel bir durumunun bulunmadığı, uzun yıllardır şahıslar tarafından tarımda kullanıldığı ve hiç itiraza uğramadığı, davacı lehine verilen önceki kararın kısmen eksik inceleme söz konusu olsa da sonucu itibariyla doğru bir karar olduğu gerekçesiyle verilen direnme kararı davalı Hazine vekilinin temyizi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca “…yerel mahkemenin kısa kararında usulüne uygun hüküm fıkrası oluşturulmadığı, sadece “önceki kararda direnilmesine” denilmekle yetinildiği, usulüne uygun olarak oluşturulmuş teknik anlamda bir direnme hükmü de bulunmadığından" bahisle bozulmuştur.

Yerel Mahkemece; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bozma kararına uyulmak ve önceki gerekçeler tekrar edilmek suretiyle direnme kararı verilmiştir.

Direnme kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; somut olay bakımdan vergi kayıt miktar fazlası olarak Hazine adına tespit ve tescil edilen çekişmeli taşınmazın zilyetlikle iktisabının mümkün olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında, işin esasının incelenmesine geçilmeden önce Mahkemece verilen temyize konu kararın gerçekte yeni hüküm mahiyetinde bulunup bulunmadığı, dolayısıyla temyiz incelemesinin Hukuk Genel Kurulunca mı yoksa Özel Dairece mi yapılması gerektiği hususu ön sorun olarak tartışılmıştır.

Bilindiği üzere direnme kararının varlığından söz edilebilmesi için; mahkeme bozmadan esinlenerek yeni herhangi bir delil toplamadan, önceki deliller çerçevesinde karar vermeli, gerekçesini önceki kararına göre genişletebilirse de değiştirmemelidir (6217 sayılı Kanunun 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 429. maddesi).

Somut olayda ise yerel mahkemece verilen ilk kararda; taşınmazın batısında kadim yol olup sabit sınır teşkil ettiği, bu yoldan sonra köy orta malının bulunduğu, bu yerin ise dava konusu taşınmaz ile ilgisinin olmadığı, dava konusu taşınmazın öncesinde 4 parsel sayılı taşınmaz ile bir bütün hâlinde 20 yıldan fazla bir süre davacı ve bayiileri tarafından kullanıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş iken, kararın Özel Dairece bozulması üzerine verilen kararda ise;

ilk kararda yeterince araştırma yapılmadığından bahisle çekişmeli 149 ada 13 parsel sayılı taşınmazın batısında sıvat yeri, mera veya yayla ile hazine adına taşınmaz olup olmadığının araştırılması, var ise tapu kayıtlarının gönderilmesi,

ayrıca dava dışı 149 ada 103 parsel ve 139 ada 113 parsel sayılı taşınmazın tüm tedavülleriyle birlikte tapu kayıtlarının gönderilmesi için Tapu Müdürlüğüne, 149 ada 13 parsel sayılı taşınmazın batısında bulunan ve yoldan sonra gelen taşınmazları gösterir krokinin celbi için Kadastro Müdürlüğüne müzekkere yazılmış, Tapu Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğü tarafından tapu kayıtları ve geniş kapsamlı kroki gönderilmiş ve sonrasında yapılan bu işlemler gerekçe gösterilip yeni bir hukuki gerekçeye dayalı direnme olarak adlandırılan karar verilmiştir.

Mahkemenin yeni bir delile veya bilgiye dayanması ilk kararının gerekçesinde dayandığı hukuki olgunun yanında veya dışında yeni bir hukuki olguya dayanarak ve gerekçesini de bu yeni hukuki olgu yönünde değiştirerek karar vermiş olması hâlinde, direnme kararının varlığından söz edilemeyeceğinden, yerel mahkemenin direnme olarak adlandırdığı temyize konu karar, yeni bir hüküm niteliğindedir. Hâl böyle olunca kurulan bu yeni hükmün temyizen incelenmesi görevi, Hukuk Genel Kuruluna değil, Özel Daireye aittir. Bu nedenle yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Özel Daireye gönderilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 16. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE, 09.04.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2018/866, K. 2019/426, 9 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2018/866
Karar No
2019/426
Tarih
9 Nisan 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2018/866 K.2019/2688
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2018/867 K.2019/4590
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2018/869 K.2019/2196
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2018/870 K.2019/6996
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2018/871 K.2019/6191
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2018/871 K.2019/1965

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.