İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2019/330 K.2022/465

1. Taraflar arasındaki “tazminat” davasından dolayı Yargıtay 1. Hukuk Dairesince ilk derece mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama sonunda, davanın reddine karar verilmiştir. 2. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca…

Esas2019/330Karar2022/465Tarih5 Nisan 2022Okuma6 dk · 1.184 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2019/330 E., 2022/465 K.

Karar tarihi
5 Nisan 2022
Mahkemesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.184 kelime·6 dk okuma·3 bölüm

1. Taraflar arasındaki “tazminat” davasından dolayı Yargıtay 1. Hukuk Dairesince ilk derece mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama sonunda, davanın reddine karar verilmiştir. 2. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

I. YARGILAMA SÜRECİ

Davacı İstemi:

4. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, ... isimli şahsa karşı alacağını tahsil etmek amacıyla Alanya 2. İcra Müdürlüğünün 2013/2259 E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattığını, takibin kesinleşmesi üzerine ...’e ait 668 ada 11 parsel sayılı taşınmazdaki 1, 2, 3 ve 4 numaralı bağımsız bölümler üzerine haciz şerhi işlenmesi için tapu müdürlüğüne müzekkere yazılmış ise de, Manavgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/133 E. sayılı dava dosyasında konulan ihtiyatî tedbir bahane edilerek şerhin işlenmediğini, 2013/133 E. sayılı dava dosyasında yabancı şahıslara ait ...

Emlak İnşaat Tur. Taş. Gıda Teks. Ltd.

Şti tarafından...aleyhine anılan bağımsız bölümler yönünden tapu iptali ve tescil davası açıldığını, mahkemece teminatsız, gerekçesiz ve üçüncü kişilerin haciz hakkını engelleyen ihtiyatî tedbir kararı verildiğini, davalı Tunay tarafından dava dilekçesi kendisine tebliğ edilmeden davanın kabul edildiğini, mahkemece hiçbir delil toplanmadan kabul beyanı gözetilerek çok hızlı bir şekilde davanın kabulüne karar verildiğini, tarafların temyiz istemlerinden feragat etmeleri üzerine de kararın kesinleştiğini,

mahkemece tapu müdürlüğüne yazılan müzekkere ile bağımsız bölümlerin el değiştirdiğini ve müvekkilinin alacağına ulaşma imkânının ortadan kalktığını, yargılamayı yapan hâkimin kasıtlı ya da ağır ihmale dayalı işlemleri nedeniyle müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000TL maddi ve 10.000TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Cevabı:

5. Davalı Maliye Hazinesi vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 46. maddesinde sınırlı olarak sayılan nedenlerden hiç birinin davacının iddialarına uymadığını, iddialara dayanak yapılan delillerin açıkça gösterilmediğini, konu edilen dava dosyasında tüm deliller toplanıp, yeterli araştırma ve inceleme yapılarak karar verildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Özel Daire Kararı:

6. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 15.01.2019 tarihli ve 2017/3 E. 2019/1 K. sayılı kararı ile;

“…Dava HMK'nun 46. maddesi gereğince hakimin sorumluluğu nedeniyle açılmış maddi ve manevi tazminat davasıdır.

Davacı, deliller tam toplamadan son derece hızlı bir şekilde yargılama sürdürülüp, hüküm verildiğini, davanın kendilerine ihbar edilmemesi nedeniyle müdahil olamadıklarını, davalıya ait taşınmazın tapu kaydının mahkeme kararıyla el değiştirmesi sonucu alacağının tahsilinin engellendiğini, hakimin yasa ve hukuka aykırı kararı nedeniyle zarara uğradığını iddia etmiştir.

Bilindiği üzere; HMK'nun 46. maddesinde hakimlerin yargılama faaliyetinden dolayı devlet aleyhine tazminat davası açılabilmesi için,

a) Kayırma veya taraf tutma yahut taraflardan birine olan kin veya düşmanlık sebebiyle hukuka aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması,

b) Sağlanan veya vaat edilen bir menfaat sebebiyle kanuna aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması,

c) Farklı bir anlam yüklenemeyecek kadar açık ve kesin bir kanun hükmüne aykırı karar ve hüküm verilmiş olması,

ç) Duruşma tutanağında mevcut olmayan bir sebebe dayanılarak hüküm verilmiş olması,

d) Duruşma tutanakları ile hüküm veya kararları değiştirilmiş yahut tahrif edilmiş veya söylenmeyen bir sözün hüküm yada karara etkili olacak şekilde söylenmiş gibi gösterilmiş ve buna dayanılarak hüküm verilmiş olması,

e) Hakkın yerine getirilmesinden kaçınılmış olması,

Hallerinin gerçekleşmesine bağlıdır.

Davacı yukarıda belirtilen sorumluluk nedenlerinin gerçekleştiğine dair ispata elverişli yeterli ve inandırıcı kanıtlar ibraz etmemiştir.

Öte yandan; HMK'nun 308.maddesinde “kabul, davacının talep sonucuna davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesi'' olarak tanımlanmış, aynı yasanın 309. maddesinin 2. fıkrasında”feragat ve kabulün hüküm ifade etmesinin karşı tarafın veya mahkemenin muvafakatine bağlı olmadığı'' vurgulanmış, sözü edilen yasanın 311. maddesinde ise”feragat ve kabul kesin hüküm gibi sonuç doğurur'' ibaresine yer verilmiştir.

Açıklanan yasal düzenleme karşısında, hakkında açılan bir davayı kabul eden tarafa hakimin müdahale veya muvafakat etmesi mümkün değildir.

Hal böyle olunca; HMK'nun 46. maddesi uyarınca hakimlerin görevi gereği ve niteliği, tarafsızlık ve bağımsızlık ilkeleri ve hakim teminatı uyarınca özel bir kasta dayalı olarak veya temin edilen bir menfaate istinaden karar verilmesi halinde devlet aleyhine dava açılabileceğinden hakimin salt Anayasa ve kanunlarla tanılan yargılama yetkisinin kullanılması nedeniyle Devletin sorumlu tutulamayacağı…” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın Temyizi:

7. Özel Daire kararı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

II. ÖN SORUN

8. Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında işin esasının incelenmesinden önce, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’nun mülga 93/A maddesinin 2. fıkrasının “b” bendi gereğince Devlet aleyhine açılacak tazminat davasının dava konusu kararın dayanağı olan dava sonunda verilen hükmün kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde açılabileceği, davaya dayanak gösterilen Manavgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.04.2013 tarihli ve 2013/133 E., 2013/122 K. sayılı kararının 17.05.2013 tarihinde kesinleştiği,

eldeki davanın ise 06.07.2017 tarihinde açıldığı nazara alındığında dava açma süresine ilişkin 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’nun mülga 93/A maddesinin 2. fıkrasının “b” bendinin eldeki davaya uygulanmasının gerekip gerekmediği hususu ön sorun olarak tartışılıp değerlendirilmiştir.

III. GEREKÇE

Ön sorun yönünden:

9. 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’nun 93/A maddesinin 2. fıkrası ile bu fıkranın b bendi;

“…Devlet aleyhine açılacak tazminat davası ancak dava konusu işlem, faaliyet veya kararın dayanağı olan;

…

b) Dava sonunda verilen hükmün, kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde açılabilir,…”

hükmünü içermektedir.

10. Ancak anılan hüküm 06.03.2014 tarihli ve 28933 sayılı mükerrer Resmî Gazete’de yayımlanan 21.02.2014 tarihli ve 6526 sayılı Kanun’un 19/a maddesi hükmü gereğince yürürlükten kaldırılmıştır.

11. Somut olayda, tazminat davasına konu Manavgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.04.2013 tarihli ve 2013/133 E., 2013/122 K. sayılı kararı 17.05.2013 tarihinde kesinleşmiş ve kesinleşme tarihinden itibaren Devlet aleyhine tazminat davası açmak için bir yıllık hak düşürücü süre işlemeye başlamıştır. Ne var ki, hak düşürücü süre dolmadan 2802 sayılı Kanun’un 93/A maddesinin 2. fıkrası ile bu fıkranın b bendi 06.03.2014 tarihinde yürürlükten kalkmıştır.

12. O hâlde, eldeki davada hak düşürücü süre uygulanmayacağından oy birliğiyle ön sorunun bulunmadığı sonucuna varılarak işin esasının incelenmesine geçilmiştir.

Esas yönünden:

13. Dava, HMK’nın 46. maddesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.

14. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 46. maddesinde sorumluluk nedenleri sınırlı olarak sayılmıştır. HMK’nın 46. maddesinde “(1) Hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı aşağıdaki sebeplere dayanılarak Devlet aleyhine tazminat davası açılabilir:

a) Kayırma veya taraf tutma yahut taraflardan birine olan kin veya düşmanlık sebebiyle hukuka aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması.

b) Sağlanan veya vaat edilen bir menfaat sebebiyle kanuna aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması.

c) Farklı bir anlam yüklenemeyecek kadar açık ve kesin bir kanun hükmüne aykırı karar veya hüküm verilmiş olması.

ç) Duruşma tutanağında mevcut olmayan bir sebebe dayanılarak hüküm verilmiş olması.

d) Duruşma tutanakları ile hüküm veya kararların değiştirilmiş yahut tahrif edilmiş veya söylenmeyen bir sözün hüküm ya da karara etkili olacak şekilde söylenmiş gibi gösterilmiş ve buna dayanılarak hüküm verilmiş olması.

e) Hakkın yerine getirilmesinden kaçınılmış olması” düzenlemesi bulunmaktadır.

15. Somut olayda, HMK'nın 46. maddesinde sınırlı sayıda belirtilen sorumluluk sebeplerinden hiçbiri bulunmadığından ve hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı tazminat şartları oluşmadığından Özel Dairece davanın reddine karar verilmesi yerindedir.

16. Hâl böyle olunca, yapılan açıklamalara, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bilgi ve belgelere, Daire kararında açıklanan gerektirici nedenlere, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun olduğu tespit edilen Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın onanması gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

IV. SONUÇ

Açıklanan nedenlerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın ONANMASINA, Harç peşin alındığından harç alınmasına yer olmadığına, 05.04.2022 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2019/330, K. 2022/465, 5 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Yargılama Süreci
  4. II. Ön Sorun
  5. III. Gerekçe
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2019/330
Karar No
2022/465
Tarih
5 Nisan 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2019/358 K.2022/618
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2019/369 K.2022/427
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2019/378 K.2022/526
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2019/379 K.2022/527
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2019/381 K.2022/456
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2019/404 K.2022/424

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.