İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2019/57 K.2019/645

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 4. Hukuk Dairesince;

Esas2019/57Karar2019/645Tarih13 Haziran 2019Okuma6 dk · 1.267 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2019/57 E., 2019/645 K.

Karar tarihi
13 Haziran 2019
Mahkemesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.267 kelime·6 dk okuma·4 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 4. Hukuk Dairesince;

“DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Balıklı Rum Hastanesi Vakfı'na ait işyerini 01/01/2004 tarihinde kiraladığını, daha sonra bu işyerinin defterdarlığa geçmesiyle müvekkiline kiralama tarihinden önceki bir tarih olan 18/01/1999 ile 01/10/2004 tarihine kadar 5 yıl 8 ay 15 günlük süre için 37.946,00-TL ecrimsil bedelini ödemesi için ihbarname gönderildiğini, defterdarlık aleyhine 30/11/2004 tarihli ecrimsil ihbarnamesinin iptali istemli dava açtığını, İstanbul 6.İdare Mahkemesi'nin 12/02/2007 tarihinde 8.927,00-TL'lik kısmının iptaline ve 29.019,00-TL'lik bölümle ilgili iptal isteminin reddine karar verdiğini, gecikme faizi ile birlikte parayı ödediğini,

bunun üzerine dava dışı vakıf aleyhine 2007 yılında icra takibi başlattığını, itiraz üzerine itirazın iptalini istediğini, Bakırköy 9. Asliye Hukuk Mahkemesince 29/12/2010 tarihinde 1998 yılından kiracı olduğu 2004 yılına kadar tahakkuk eden ecrimsil bedelini ödemiş ise de, bu bedeli davalıdan talep etme hakkının bulunmadığı gerekçesi ile sadece 6 aylık döneme ilişkin 1.350,00-TL yönünden itirazın iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verildiğini, 19/04/2011 tarihinde kendisinden önceki kiracıya yönelik vekaletsiz iş görme hükümlerine göre alacak istemli dava açtığını,

Kadıköy 3. Asliye Hukuk Mahkemesince 01/12/2011 tarihinde davalıya husumet düşmeyeceği, zira yersiz ödediğini iddia ettiği bu ödemeyi kendisinden tahsilatı yapan kuruma yöneltmesi gerektiği, aralarında hiçbir hukuki ilişki bulunmayan davalıdan talep etmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle husumetten ret kararı verildiğini, kararın temyizi üzerine Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 31/05/2012 günlü ilamıyla onandığını ve karar düzeltme isteminin 29/11/2012 tarihinde reddedildiğini, yerel mahkemenin husumetten ret kararının yanlış olduğunu,

gerekçesiz olarak bu kararı onayan Yargıtay üyelerinin mahkeme gerekçesine katılıp sorumluluğu paylaşarak kusurlu duruma düştüklerini belirterek maddi zararının tazminini istemiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde, zamanaşımı nedeniyle ve ayrıca HMK'nun 46. maddesindeki şartların oluşmadığını belirterek davanın esastan da reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

GEREKÇE

Dava, hakimlerin hukuki sorumluluğuna dayalı olarak açılan maddi tazminat istemine ilişkindir.

Dava ilk olarak Hukuk Genel Kurulu'na açılmış, Hukuk Genel Kurulunca ilk derece mahkemesi sıfatıyla bakılan davada 15/02/2017 tarihinde HMK'da yapılan değişiklikler nedeniyle görevsizlik kararı verilerek dosya dairemize gönderilmiştir.

Hakimlerin yargısal faaliyetleri nedeniyle sorumlulukları, HMK'nun 46-49. maddelerinde düzenlenmiş bulunmaktadır. Kanunda gösterilen sorumluluk nedenleri örnek niteliğinde olmayıp; sınırlı ve sayılı durumları ifade etmektedir.

Somut olayda talep, yerel mahkemenin husumetten ret kararının yanlış olduğu ve gerekçesiz olarak bu kararı onayan Yargıtay üyelerinin kusurlu davrandıkları iddiasına dayandırılmaktadır.

Tazminat istemi, yasa yolları düzenlenmiş bulunan yargısal işlem ve kararlara ilişkindir.

Davacının iddiası ve gelişim biçimi itibariyle, hukuki süreç işlemiş; davacı tarafından da, yargısal yollara başvurulmuştur. Somut olayda yasada sayılan sınırlı ve sayılı hukuki sorumluluk nedenlerinden hiç birisi mevcut olmadığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca, davanın esastan reddi halinde disiplin para cezasının takdir edilerek hüküm altına alınması gerekir. Bu konuda, dava konusu olayın gelişim biçimi ve dosyaya yansıyan olgular göz önünde tutulmuştur.

HÜKÜM

Yukarıda gösterilen nedenlerle;

1-HMK.'nun 46. maddesindeki şartlar oluşmadığından davanın esastan reddine,

2-HMK.'nun 49. maddesine göre takdiren 1.000,00-TL disiplin para cezasının davacıdan tahsiline ve hazineye gelir kaydedilmesine,

3-Alınması gereken 35,90-TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 431,00-TL'den mahsubuna, kalan 395,10-TL'nin istek halinde davacıya iadesine,

4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 3.300,00-TL maktu avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,”

dair oy birliği ile verilen 09.10.2018 tarihli ve 2017/47 E., 2018/47 K. sayılı karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Davacı tarafın temyiz isteminin süresinde olduğunun anlaşılmasından ve dosyadaki tüm belgelerin okunmasından sonra gereği düşünüldü: Dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 46. maddesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.

Davacı vekili; müvekkilinin, kiraya vereni Balıklı Rum Hastanesi Vakfı olan iş yerini 01.01.2004 tarihinde kiraladığını, İstanbul Defterdarlığınca müvekkiline 18.01.1999-01.10.2004 tarihleri arasında 5 yıl 8 ay 15 günlük süre için 37.946,67TL ecrimisil bedelini ödemesi için 30.11.2004 tarihli ihbarname gönderildiğini, müvekkilinin ecrimisil bedelini gecikme faiziyle birlikte ödediğini ve defterdarlık aleyhine ecrimisil ihbarnamesinin iptali istemli dava açtığını, İstanbul 6. İdare Mahkemesinin 2005/285 E.,

2007/324 K. sayılı kararıyla ecrimisilin 8.927,54TL'lik kısmının iptaline ve 29.019,13TL'lik kısımla ilgili iptal isteminin ise reddine karar verildiğini, bunun üzerine müvekkilinin dava dışı vakıf aleyhine 2007 yılında icra takibi başlattığını, itiraz üzerine Bakırköy 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/64 E. sayılı dosyasıyla itirazın iptalini istediğini, mahkemece 1998 yılından kiracı olduğu 2004 yılına kadar tahakkuk eden ecrimisil bedeli ödenmiş ise de, müvekkilinin bu bedeli davalıdan talep etme hakkının bulunmadığı gerekçesi ile sadece 6 aylık döneme ilişkin 1.350,00TL yönünden itirazın iptaline karar verildiğini,

Kadıköy 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/213 E., 2011/483 K sayılı dosyasıyla da kendisinden önceki kiracı dava dışı Nilgün Özer aleyhine vekaletsiz iş görme hükümlerine göre alacak davası açtığını, mahkemece davalıya husumet yöneltilemeyeceği, müvekkilinin yersiz ödediğini iddia ettiği bu ödemeyi kendisinden tahsilatı yapan kuruma yöneltmesi gerektiği, aralarında hiçbir hukuki ilişki bulunmayan davalıdan talep etmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle husumetten ret kararı verildiğini, kararın temyizi üzerine Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 31.05.2012 tarihli ve 2012/12560 E.,

2012/14138 K. sayılı kararıyla onandığını ve karar düzeltme isteminin de reddedildiğini, yerel mahkemenin husumetten ret kararının yanlış olduğunu, gerekçesiz olarak bu kararı onayan Yargıtay üyelerinin mahkeme gerekçesine katılıp sorumluluğu paylaşarak kusurlu duruma düştüklerini ileri sürerek 25.190,00TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili; davanın süresinde açılmadığını, sorumluluğu ispata yarayacak yeterli delilin sunulmadığını, yerel mahkemece yapılan yargılamada yeterli incelemenin yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

İhbar olunan hâkim ... beyan dilekçesinde; dava konusu yargılama sonucunda verilen kararın Anayasa’nın ve yasaların amir hükmüne uygun olarak tarafların iddia ve savunmaları incelenip deliller toplandıktan sonra verildiğini, verilen kararın Yargıtay 13. Hukuk Dairesince onandığını, davacı tarafın karar düzeltme isteminin de reddedildiğini, tazminat koşullarının gerçekleşmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İhbar olunan diğer hâkimler yargılamaya katılmamış ve herhangi bir beyanda bulunmamışlardır.

İlk derece mahkemesi sıfatıyla Hukuk Genel Kurulunca; “…6100 sayılı HMK'nın 74. maddesine uygun vekâletname ibraz edilmediği ve bu noksanlığın giderilmesi için süre verilmesinin uygun olmayacağı” gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Hükmün davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine;

Yargıtay Büyük Genel Kurulunca; “…1086 sayılı HUMK’da herhangi bir somut düzenleme olmaması nedeniyle 04.02.1959 tarihli ve 14/6 sayılı içtihadı birleştirme kararı çerçevesinde çözümlenen hakimlerin fiilleri sebebiyle Devlet aleyhine açılan tazminat davalarında vekaletname sorunu, 6100 sayılı HMK’nın 74. maddesinde somut bir norma bağlanmış, söz konusu norm ile vekaletnamede özel yetki bulunmaması halinde hâkimlerin fiilleri sebebiyle Devlet aleyhine tazminat davası açılamayacağı kabul edilmiş ve bu husus aynı Kanun’un 114. maddesinin (f) bendi uyarınca dava şartı hâline getirilmiştir.

…dava şartlarından birisinin eksik olması hâlinde nasıl hareket edileceği de HMK’nın 115. maddesinde düzenlenmiştir. Uyuşmazlık konusu olan dava şartı eksikliği tamamlanabilir bir eksiklik olduğuna göre HMK’nın 115/2. maddesi uyarınca davacıya HMK’nın 74. maddesine uygun vekâletname ibraz etmesi için kesin süre verilmesi, verilen süre içinde eksikliğin tamamlanması halinde yargılamaya usulün öngördüğü şekilde devam edilmesi, verilen süre içinde eksikliğin tamamlanmaması halinde ise, 6100 sayılı HMK’nın 115/2. maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gereklidir.” gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Hukuk Genel Kurulunca Yargıtay Büyük Genel Kurulunun bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, 6100 sayılı HMK’nın 47. maddesi gereğince yargılamanın ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 4. Hukuk Dairesince yapılması gerektiğinden Hukuk Genel Kurulunun görevsizliğine, talep hâlinde dava dosyasının Özel Daireye gönderilmesine karar verilmiş, davacı vekilinin süresi içerisinde talebi üzerine dosya Yargıtay 4. Hukuk Dairesine gönderilmiştir.

İlk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 4. Hukuk Dairesince yukarıda başlık bölümüne alınan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bilgi ve belgelere, Daire kararında açıklanan gerektirici nedenlere, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun olduğu tespit edilen Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın onanması gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA, gerekli temyiz ilam harcı peşin alındığından başka harç alınmasına yer olmadığına, karar düzeltme yolu açık olmak üzere 13.06.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2019/57, K. 2019/645, 13 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Cevap
  4. Gerekçe
  5. Hüküm
  6. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2019/57
Karar No
2019/645
Tarih
13 Haziran 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2019/58 K.2019/5310
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2019/58 K.2019/2717
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2019/59 K.2019/2723
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2019/59 K.2019/5309
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2019/59 K.2019/11347
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2019/59 K.2019/493

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.