İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2019/819 K.2022/415

1. Taraflar arasındaki “gaiplik ve taşınmaz bedelinin Hazineye intikali” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Manisa 1. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine…

Esas2019/819Karar2022/415Tarih29 Mart 2022Okuma7 dk · 1.453 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2019/819 E., 2022/415 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
29 Mart 2022
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.453 kelime·7 dk okuma·3 bölüm

1. Taraflar arasındaki “gaiplik ve taşınmaz bedelinin Hazineye intikali” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Manisa 1. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin istinaf isteminin esastan reddine ilişkin kararı davacı tarafın temyizi nedeniyle Yargıtay 1. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, İlk Derece Mahkemesince Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

I. YARGILAMA SÜRECİ

Davacı İstemi:

4. Davacı vekili dava dilekçesinde.

Manisa ili Merkez ilçesi Topçu Asım mahallesinde bulunan 1520 ada 19 parsel sayılı taşınmazın ortaklığının giderilmesi için Manisa 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2004/1092 E. sayılı dosyasında açılan davada paydaş Ahmet kızı Ümmü’yü temsil ve malvarlığını idare etmek üzere Manisa 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 25.05.2005 tarihli ve 2005/468 E., 2005/548 K. sayılı kararı ile Manisa Defterdarının kayyım olarak atandığını, ortaklığın satış suretiyle giderilmesi kararı sonrası satış memurluğunun 2005/55 satış numaralı dosyasında anılan taşınmazın satıldığını, Ahmet kızı Ümmü’nün payına isabet eden bedelin Manisa Defterdarlığı Kayyımlık Bürosunun T.C.

Vakıflar Bankası Manisa Şubesinde bulunan hesabına yatırılarak nemalandırıldığını, Ahmet kızı Ümmü’nün gaip kişilerden olup, malvarlığı on yıldan fazla resmen idare edildiğinden 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 588. maddesi gereğince payına isabet eden bedelin Hazineye intikal şartlarının oluştuğunu ileri sürerek 1520 ada 19 parsel sayılı taşınmaz paydaşlarından Ahmet kızı Ümmü’nün gaipliğine ve payına isabet eden bedelin nemalarıyla birlikte Hazineye intikaline karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi Kararı:

5. Manisa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.03.2017 tarihli ve 2016/452 E., 2017/241 K. sayılı kararı ile; davanın hasımsız olarak açılması nedeniyle yargılamanın görülebilirlik koşulu olan taraf teşkilinin sağlanmadığı, davanın kayyıma ihbar edilmesinin ya da kayyımın davaya dâhil edilmesinin kayyıma taraf sıfatı kazandırmayacağı, bu hususun yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınacağı gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 115/2. maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi Kararı:

6. İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf yoluna başvurulmuştur.

7. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 10.07.2017 tarihli ve 2017/1046 E., 2017/991 K. sayılı kararı ile; dava dilekçesinde davalı kısmının hasımsız olarak gösterildiği, davanın hasımsız açılması nedeniyle yargılamanın görülebilirlik koşulu olan taraf teşkilinin sağlanmadığı, ancak kayyıma karşı açılacak bir davada işin esasının değerlendirilebileceği, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Özel Daire Bozma Kararı:

8. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

9. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 21.11.2018 tarihli ve 2017/4148 E., 2018/14741 K. sayılı kararı ile; "...dava dilekçesinde kayyıma yer verilmiş olup, davanın hasımsız açıldığından söz edilemez.

O halde, işin esasının incelenmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın usulden reddi doğru değildir…’’ gerekçesiyle karar bozulmuştur.

Direnme Kararı:

10. Manisa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.02.2019 tarihli ve 2018/964 E., 2019/132 K. sayılı kararı ile önceki gerekçe yanında; dava dilekçesinde kayyım olarak Manisa Defterdarlığı yazılmış ise de davanın kayyıma yöneltilmediği, davalı kısmının hasımsız olarak gösterildiği, ilgililerin hak ve menfaatlerinin korunması amacıyla malvarlığına yönelik bu tür davaların kayyıma yöneltilmesinde zorunluluk bulunduğu belirtilmek suretiyle önceki kararda direnilerek davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Direnme Kararının Temyizi:

11. Direnme kararı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

II. UYUŞMAZLIK

12. Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; 4721 sayılı TMK’nın 588. maddesine dayalı olarak açılan eldeki davanın dava dilekçesinde, davalı sıfatının karşısına ''hasımsız'' ve kayyım sıfatının karşısına "Manisa Defterdarı Abdullah Kırım" yazılmasının kayyıma husumet yöneltildiği anlamına gelip gelmeyeceği, varılacak sonuca göre 6100 sayılı HMK’nın 115. maddesinin 2. fıkrası gereğince davanın usulden reddedilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.

III. GEREKÇE

13. Dava, 4721 sayılı TMK’nın 588. maddesine dayalı gaiplik kararı verilmesi ve taşınmaz bedelinin Hazineye intikali isteğine ilişkindir.

14. Türk Medeni Kanunu’nun 588. maddesi; ‘’Sağ olup olmadığı bilinmeyen bir kimsenin malvarlığı veya ona düşen miras payı on yıl resmen yönetilirse ya da malvarlığı böyle yönetilenin yüz yaşını dolduracağı süre geçerse, Hazinenin istemi üzerine o kimsenin gaipliğine karar verilir.

Gaiplik kararı verilebilmesi için gerekli ilân süresinde hiçbir hak sahibi ortaya çıkmazsa, aksine hüküm bulunmadıkça, gaibin mirası Devlete geçer.

Devlet, gaibe veya üstün hak sahiplerine karşı, aynen gaibin mirasını teslim alanlar gibi geri vermekle yükümlüdür’’ hükmünü taşımaktadır.

15. 3561 sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine Dair Kanun ile de, bir kimsenin uzun süreden beri bulunamaması veya oturduğu yerin bilinememesi nedeniyle malvarlıkları üzerinde Hazine menfaatinin korunmasını sağlamak üzere mahallin en büyük mal memurunun kayyım olarak atanması öngörülmüştür.

16. Kayyımın atanması, görev ve sorumluluklarına ilişkin TMK’nın ilgili hükümleri ile 3561 sayılı Kanun hükümleri dikkate alındığında, ilgililerin hak ve menfaatlerinin korunması isteğini içeren bu tür davaların kayyıma yönetilmesi gerektiği açıktır. Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmesi gereken bir usul kuralı olduğu da kuşkusuzdur.

17. Diğer yandan, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'nın 141/son maddesi; “Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir”,

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun "Usul ekonomisi ilkesi" başlıklı 30. maddesi ise;

‘’ (1) Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür’’ hükümlerini içermektedir.

18. Usul ekonomisi ilkesi; uyuşmazlıkların en az giderle, en makul sürede ve en az emekle çözümü ve gereksiz yere dava açılmasının engellenmesi şeklinde açıklanmaktadır. Öte yandan usul ekonomisi ilkesi, madde gerekçesinde de belirtildiği üzere Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (AİHS) 6. maddesindeki adil yargılanma hakkı ile doğrudan ilgilidir. Usul ekonomisi ilkesinde amaç; adil yargılanma hakkının en önemli unsurlarından olan “yargılamanın makul bir süre içinde” bitirilmesidir.

19. Taraflar arasındaki uyuşmazlık (çekişme), bir dava ile mahkeme önüne getirildikten sonra, artık kamu yararı alanına girmiş demektir. Davanın çabuk ve basit bir biçimde görülmesinde, tarafların olduğu kadar toplumun (kamunun) da yararı vardır. (Kuru, Baki: Medenî Usul Hukuku El Kitabı, C.1, 2. Baskı, Ankara 2021, s. 589 ).

20. Yapılan açıklamalar ışığında somut olaya gelince.

Manisa 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 25.05.2005 tarihli ve 2005/468 E., 2005/548 K. sayılı kararıyla 1520 ada 19 parsel sayılı taşınmaz paydaşlarından Ahmet kızı Ümmü’nün kim olduğunun ve mirasçılarının kimler olduğunun tespit edilemediği gerekçesiyle 3561 sayılı Kanun’un 2. ve TMK’nın 426. maddesinin 2. fıkrası gereğince Ahmet kızı Ümmü’yü Manisa 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2004/1092 E. sayılı ortaklığın giderilmesi davasında temsil etmek üzere Manisa Defterdarı Ali İhsan Tunçağıl’ın temsil kayyımı olarak atandığı,

ortaklığın satış suretiyle giderilmesi kararı neticesinde anılan taşınmazın Manisa Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/55 satış dosyası üzerinden 12.12.2005 tarihinde ihale ile satıldığı, Ahmet kızı Ümmü’nün payına isabet eden bedelin Manisa Kayyımlık Bürosu Başkanlığının vadeli hesabına yatırıldığı anlaşılmaktadır.

21. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; davalı sıfatının karşısına ‘’Hasımsız’’, kayyım sıfatının karşısına ‘’Manisa Defterdarı Abdullah Kırım’’ ve gaip sıfatının karşısına ‘’Ahmet kızı Ümmü’’ yazmak suretiyle, dava konusu 1520 ada 19 parsel sayılı taşınmaz paydaşlarından Ahmet kızı Ümmü’nün gaip kişilerden olduğunu, gaibi ortaklığın giderilmesi davasında temsil etmek ve mal varlığını idare etmek üzere Manisa Defterdarının kayyım olarak tayin edildiğini,

ortaklığın satış yoluyla giderilmesi neticesinde gaibe isabet eden ve kayyımlık bürosu hesabına yatırılan bedelin TMK’nın 588. maddesi gereğince Hazineye intikalinin gerektiğini ileri sürerek Ahmet kızı Ümmü’nün gaipliğine ve taşınmaz satış bedelinden Ümmü’ye isabet eden tutarın Hazine’ye intikaline karar verilmesi için eldeki davayı açmıştır.

Davacı vekili dava dilekçesine ek olarak, Ahmet kızı Ümmü’ye kayyım tayin edilmesine ilişkin Manisa 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 25.05.2005 tarihli ve 2005/468 E., 2005/548 K. sayılı kararını da sunmuştur.

22. Yukarıda açıklanan usul ekonomisi ilkesi dikkate alınarak dava dilekçesi şekil ve içerik olarak bir bütün hâlinde yorumlandığında, davacı tarafça kayyıma (Manisa Defterdarı) karşı husumet yöneltildiği, bir başka ifadeyle kayyımın davalı olarak gösterildiği ortadadır. Aksinin düşünülmesi, uyuşmazlığın makul bir sürede bitirilememesine ve adil yargılanma hakkının ihlâline de yol açabilecektir.

23. Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında; Ahmet kızı Ümmü’yü ortaklığın giderilmesi davasında temsil etmek üzere atanan kayyıma husumet yöneltilmediği, davanın hasımsız olarak açıldığı, dahili dava yoluyla kayyıma husumet yöneltilmesi ve taraf sıfatı kazandırılmasının da usulen mümkün olmadığı, bu itibarla direnme kararının yerinde olduğu ve onanması gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de, bu görüş yukarıda açıklanan nedenlerle Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir.

24. O hâlde; mahkemece dava dilekçesi davalı kayyıma tebliğ edilerek savunma hakkı tanınması, tarafların dayandıkları delillerin toplanması ve işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekmektdir.

25. Diğer yandan, 02.05.2016 olan dava tarihi direnmeye ilişkin gerekçeli karar başlığında 28.12.2018 olarak yazılmış ise de bu husus mahallinde düzeltilebilecek maddi hata niteliğindedir.

26. Hâl böyle olunca Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uymak gerekirken, mahkemece önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırı olup, direnme kararının bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

IV. SONUÇ

Açıklanan nedenlerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, Aynı Kanun’un 440. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29.03.2022 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2019/819, K. 2022/415, 29 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Yargılama Süreci
  4. II. Uyuşmazlık
  5. III. Gerekçe
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2019/819
Karar No
2022/415
Tarih
29 Mart 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2019/821 K.2022/268
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2019/822 K.2022/365
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2019/828 K.2022/4443
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2019/857 K.2022/3457
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2019/896 K.2022/1847
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2019/953 K.2022/5248

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.