İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2020/265 K.2022/916

1. Taraflar arasındaki “rücuen tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, ... Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karar davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17.…

Esas2020/265Karar2022/916Tarih15 Haziran 2022Okuma12 dk · 2.373 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2020/265 E., 2022/916 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Haziran 2022
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.373 kelime·12 dk okuma·3 bölüm

1. Taraflar arasındaki “rücuen tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, ... Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karar davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

I. YARGILAMA SÜRECİ

Davacı İstemi:

4. Davacı vekili dava dilekçesinde. 16.08.2004 tarihinde davalı polis memuru ...'un sevk ve idaresindeki, davalı ... şirketine trafik sigortalı resmî araç ile davalı ...'in sevk ve idaresindeki belediye otobüsünün çarpışması sonucu ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazada resmî araçta yolcu olarak bulunan ...'in vefat ettiğini, olay nedeni ile davalı ... tarafından ... mirasçılarına herhangi bir ödeme yapılmadığını, ölenin mirasçıları tarafından ...

Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/284 E. sayılı dosyasında açılan davada verilen ve kesinleşen karar gereğince müvekkili Bakanlık tarafından 520.689,24TL'nin 25.06.2010 tarihinde ...

İcra Müdürlüğünün 2010/7256 E. sayılı dosyasına ödendiğini, yapılan ödemeden dolayı meydana gelen hazine zararının rücuen karşılanması gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davacı idare tarafından ödenen 520.689,24TL'nin ödeme tarihi olan 25.06.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan sorumlulukları ve kusurları oranında rücuen tazminini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini artırmıştır.

Davalı Cevabı: 5. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; ... İl Emniyet Müdürlüğüne ait aracın müvekkil şirkete trafik poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçeden kaynaklı teminatın ölüm sebebi ile azami 30.000TL olduğunu, manevi tazminat talebinin poliçe kapsamında olmadığını, daha önce görülen davada davalı şirketin taraf olmadığını, bu nedenle kaza veya ödeme tarihinden itibaren faiz istenemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. 6. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı süresinin dolduğunu, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

7. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, birden fazla sorumludan istenen rücu alacağında öncelikle sorumluların kusurlarının tespitinin gerektiğini, ödeme tarihinden itibaren faiz istenemeyeceğini, davalının kamu görevini yaparken meydana gelen kaza sonrasında %100 oranında bakıma muhtaç kalacak şekilde sakatlandığını, bu nedenle ...

Ağır Ceza Mahkemesi tarafından ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, davalının vazife malulü olarak emekliye ayrıldığını, ancak faal polislik mesleğinde aldığı maaş ve bir kısım yan ödemeleri alamadığından ailece geçim sıkıntısı çektiklerini, bu nedenle takdir edilecek tazminat miktarı üzerinden 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun ( BK) 43 ve 44. maddeleri gereğince indirim yapılması gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesi Kararı:

8. ...

Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.07.2014 tarihli ve 2010/396 E., 2014/347 K. sayılı kararı ile; davacı idarenin 16.08.2004 tarihinde meydana gelen kazada hayatını kaybeden ...'in yakınlarına ödediği maddi tazminat ve kararın kesinleşmesine kadar işlemiş faiz ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretini kusur oranlarına göre davalılardan rücuen istemekte haklı olduğu, ancak davalıların belirlenen kusur oranları, davalı ... şirketinin poliçedeki teminat limiti, davalının kamu görevini yaparken meydana gelen kaza sonrasında %100 oranında bakıma muhtaç kalacak şekilde sakatlanması, vazife malulü olarak emekliye ayrılması,

faal polislik mesleğinde aldığı maaş ve bir kısım yan ödemeleri alamadığından ailece geçim sıkıntısı çektikleri gözetilerek kamu görevlisi olan davalı ...'un sorumlu olduğu miktardan BK’nın 43. maddesine göre takdiren %75 oranında indirim yapılması gerektiği, yine ödeme tarihi olan 01.07.2010 tarihinden itibaren faiz isteğinin de yerinde olduğu gerekçesiyle 36.976,31TL’nin (davalı ... bu miktarın 30.000TL’sinden ve dava tarihinden itibaren yasal faizinden sorumlu olmak üzere) 01.07.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...

Sigorta Şirketinden alınarak davacıya verilmesine, fazla isteğin reddine, 49.301,74TL’nin 01.07.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Özel Daire Bozma Kararı:

9. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

10. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 21.12.2017 tarihli ve 2015/4306 E., 2017/11923 K. sayılı kararı ile;

“…1-)Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülemeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-)Dava, ödenen trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatının rücuen tahsili isteminden ibarettir.

Kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun "tazminat miktarının tayini" başlıklı 43. maddesinde (6098 sayılı TBK 51. md); hakimin, tazminatın türü ve kapsamının derecesini, durum ve mevkiinin gereğine ve hatanın ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; "tazminatın tenkisi" başlıklı 44. maddesinde (6098 sayılı TBK 52. md)ise; zarar gören taraf, zarara razı olduğu veya kendisinin eylemi zararın doğmasına ya da zararın artmasına yardım ettiği ve zararı yapan kişinin durum ve mevkiini ağırlaştırdığı takdirde hakimin, zarar ve ziyan tutarını indirebileceği veya zarar ve ziyanı hüküm altına almaktan vazgeçebileceği açıklanmıştır.

Mahkemece, her ne kadar davalı ...’un polis memuru olduğu, kazanın kamu görevini yerine getirdiği sırada meydana geldiği, kaza nedeniyle davalı kamu görevlisinin % 100 oranında sakat kaldığı, gelirlerinin azaldığı, istenilen tazminat miktarının ödenmesi halinde davalının zor duruma düşeceği hususu da dikkate alınarak BK 43. (TBK 51) maddesine göre davalı ...'un kusur oranına isabet eden tazminat miktarından takdiren % 75 oranında indirim yapılmasının hakkaniyete uygun olacağı gerekçesiyle davalı ...'un sorumlu olduğu tazminat miktarını 36.976,31 TL olarak belirlemiş ise de koşulları oluşmadan yukarıda anılan madde kapsamında yer alan indirim sebeplerinden hiçbirine uymayan %75 indirim yapılması doğru görülmemiştir.

3-)Bozma neden ve şekline göre davalı ... vekilinin rücuya konu miktarın içerisinde maddi ve manevi tazminat ayrımı yapılmaksızın hesaplama yapılmasının hatalı olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının, davacı vekilinin faiz başlangıcına ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir…” gerekçesiyle karar bozulmuştur.

Direnme Kararı:

11. ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.04.2019 tarihli ve 2019/118 E., 2019/175 K. sayılı kararı ile; davalı ... polis memuru olup, kazanın kamu görevinin yerine getirildiği sırada meydana geldiği, kaza nedeniyle davalı kamu görevlisinin %100 oranında sakat kaldığı, gelirlerinin azaldığı, istenilen tazminat miktarının ödenmesi hâlinde davalının zor duruma düşeceği ve kazanın meydana gelmesinde ana kusurun yol durumu ve orta refüj sulamasından sorumlu olan kuruma ait olduğu da dikkate alınarak BK’nın 43. [6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51] maddesine göre davalı ...'un kusur oranına isabet eden tazminat miktarından takdiren %75 oranında indirim yapılmasının hakkaniyete uygun olacağı gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.

Direnme Kararının Temyizi:

12. Direnme kararı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

II. UYUŞMAZLIK

13. Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; somut olayda davalı ...’un polis memuru olduğu, kazanın kamu görevini yerine getirdiği sırada meydana geldiği, kaza nedeniyle davalı kamu görevlisinin %100 oranında sakat kaldığı, gelirlerinin azaldığı, istenilen tazminat miktarının ödenmesi hâlinde davalının zor duruma düşeceğinden bahisle %75 oranında yapılan hakkaniyet indiriminin yerinde olup olmadığı, bu gerekçelerle tazminat miktarından BK’nın 43. maddesi uyarınca indirime gidilip gidilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.

III. GEREKÇE

14. Uyuşmazlığın çözümü için konu ile ilgili kavramların ve yasal düzenlemelerin irdelenmesinde fayda bulunmaktadır.

15. Anayasa’nın “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40. maddesinin ek fıkrası (03/10/2001-4709 S.K./16. md.) uyarınca; “…Kişinin, resmi görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir.

Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.” Kamu görevlilerinin görev ve sorumluluklarını düzenleyen 129. maddesinin 5. fıkrasına göre; memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve kanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak, ancak idare aleyhine açılabilir.

Bu anayasal hükümlere paralel düzenleme, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun (DMK) 13. maddesinde yer almaktadır. Buna göre. “Kişiler kamu hukukuna tabi görevlerle ilgili olarak uğradıkları zararlardan dolayı bu görevleri yerine getiren personel aleyhine değil, ilgili kurum aleyhine dava açarlar…”

16. Anayasa’nın 40 ve 129/5. maddesi ile 657 sayılı DMK’nın 13. maddesinde, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davalarının, rücu edilmek şartı ile ancak idare aleyhine açılabileceği açıkça ifade edilmiştir.

17. Bu genel açıklamalardan sonra; sorumluluğun kaynağını oluşturan haksız fiil ile ilgili yasal düzenlemelerin ve ilkelerin açıklanması gerekmektedir.

18. Haksız fiilden doğan borçlar; mülga BK’nın 41 ilâ 60, 6098 sayılı TBK’nın 49 ila 76. maddeleri arasında düzenlenmiştir.

19. Olay tarihinde yürürlükte bulunan BK’nın “Mesuliyet şeraiti” başlıklı 41. maddesinde;

“Gerek kasten gerek ihmal ve teseyyüp yahut tedbirsizlik ile haksız bir surette diğer kimseye bir zarar ika eden şahıs, o zararın tazminine mecburdur.

Ahlaka mugayir bir fiil ile başka bir kimsenin zarara uğramasına bilerek sebebiyet veren şahıs, kezalik o zararı tazmine mecburdur.” hükmü yer almaktadır.

20. Haksız fiil, kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle başkasına zarar verilmesidir. Bir haksız fiil sonucu zarara uğrayan kimse, uğradığı zararın tazminini bu haksız fiilden sorumlu olan kimseden veya kimselerden talep edebilir. Haksız fiilden söz edilebilmesi için BK'nın 41. maddesine göre şu dört unsurun birlikte bulunması zorunludur: Öncelikle hukuka aykırı bir fiil bulunmalı, bu fiili işleyen kusurlu olmalı, kusurlu şekilde işlenen ve hukuka aykırı olan bu fiil nedeniyle bir zarar doğmalı ve sonuçta doğan zarar ile hukuka aykırı fiil arasında nedensellik bağı bulunmalıdır. Bu unsurların tümünün bir arada bulunmadığı, bir veya birkaç unsurun eksik olduğu durumlarda haksız fiilin varlığından söz edilemez.

21. Bilindiği üzere müteselsil borçluluk, alacaklının, borcun tamamının ifasını birden çok borçludan ve dilediğinden isteyebildiği, borcun tamamı ifa edilinceye kadar borçluların hepsinin sorumlu olduğu bir borç ilişkisidir.

22. Haksız fiil hâlinde müteselsil sorumluluk hâli BK’nın 50. maddesinde aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir:

“Birden ziyade kimseler birlikte bir zarar ika ettikleri takdirde müşevvik ile asıl fail ve fer'an methali olanlar, tefrik edilmeksizin müteselsilen mesul olurlar. Hakim, bunların birbiri aleyhinde rücu hakları olup olmadığını takdir ve icabında bu rücuun şumulünün derecesini tayin eyler.

Yataklık eden kimse, vakı olan kardan hisse almadıkça yahut iştirakiyle bir zarara sebebiyet vermedikçe mesul olmaz.”

23. Aynı Kanunun 51. maddesinde de;

“Müteaddit kimseler muhtelif sebeplere (haksız muamele, akit, kanun) binaen mesul oldukları takdirde haklarında, birlikte bir zarar vukuuna sebebiyet veren kimseler hakkındaki hükümlere göre muamele olunur.

Kaideten haksız bir fiili ile zarara sebebiyet vermiş olan kimse en evvel, tarafından hata vaki olmamış ve üzerine borç alınmamış olduğu hâlde kanunen mesul olan kimse en sonra, zaman ile mükellef olur.” denilmektedir.

24. Birinci hâlde; birden fazla kişiler, müşterek kusurları ile zarara sebep olmuşlardır. Bu durumda zarara sebep olmuş olanlar arasında tam teselsül bulunduğundan söz edilir (BK m. 50). Aralarında tam teselsül olanlar, fiili işleyenle bu fiile iştirak etmiş olanlar arasında fark gözetilmeksizin zarar görene karşı müteselsilen sorumlu durumdadırlar. İkinci hâlde ise; birden fazla kişinin, müşterek kusurları ile sebep olmadıkları ancak zarardan çeşitli hukukî sebeplerle sorumlu tutuldukları eksik teselsül (BK m. 51) söz konusudur.

25. Görülüyor ki, BK’nın 51. maddesinde, aynı Kanun’un 50. maddesine atıf yapılarak birden çok kimseler, değişik nedenlerle (haksız fiil, sözleşme, Kanun) sorumlu oldukları takdirde zarar gören tam teselsülde olduğu gibi tazminat isteğinin bir bölümünü veya tamamını, bu sorumlulardan birinden ya da bir kaçından isteyebilecektir.

Daha açık bir ifadeyle, zarar gören eksik teselsülde de, tam teselsülde olduğu gibi tazminat borçlularından herhangi birine müracaat edebilir ve tazminatın tamamının ödenmesini isteyebilir. Bundan başka borçlulardan birinin yaptığı ödeme, ödenen miktar oranında diğerini de borçtan kurtarır ve daha sonra ödeyenin onlara karşı rücu hakkı doğabilir.

Bir başka deyişle; birden çok kişinin gerek haksız fiil, gerek sözleşme ve gerekse Kanun kuralı gibi sebeplerden dolayı ve aynı zarar için zarara uğrayana karşı sorumlu oldukları durumda, bir zarara ortaklaşa sebep olanlar hakkındaki rücuya ilişkin kurallar uygulanır.

26. Rücunun amacı, birlikte sorumlular arasında hakkaniyete göre denge kurmaktır. BK’nın 50. maddesi, hâkimin takdirini temel almıştır. Anılan madde hükmüne göre, ilgililerin birbirlerine karşı rücu hakları olup olmadığını ve varsa kapsamını hâkim takdir edecektir. Bu madde, her ne kadar birden çok kimselerin ortak kusurlarıyla zarar oluşturmalarını düzenlemiş ise de onu izleyen 51. maddedeki birden çok kişilerin değişik hukuksal nedenlerden sorumluluğunda da belirtilen kural geçerli olduğundan çok tipli teselsülde de hâkim, rücu kapsamını takdir durumundadır. Kusur, kapsam belirlemede etkin ise de hakkaniyet, onunla birlikte değerlendirilmesi gereken öğelerdendir.

27. Tazminat hukukunun bir ilkesi olarak, sorumluluk şartları gerçekleştiği takdirde, zarar veren, zarar görenin mal varlığında oluşan eksilmeyi gidermekle yükümlüdür. Ne var ki, zararın tamamen giderilmesini amaçlayan “tam tazmin” ilkesinin katı uygulaması, haksız ve adil olmayan sonuçlara yol açabilmektedir.

Bu düşünceden hareketle, bazı hâllerde somut olayda gerçekleşen özel durumlar nedeniyle tazminatta bazı indirimlerin yapılmasının hakkaniyete daha uygun düşeceği kabul edilmektedir. Bu nedenledir ki, BK’da zararın kapsamının belirlenmesine ilişkin iki hüküm mevcuttur. Bunlar, BK’nın 43 ve 44. maddelerinde yer alan hükümlerdir. Bu iki hüküm birbirini tamamlamaktadır.

Zira BK’nın 43. maddesi hâkimin tazminatın miktarını hâl ve duruma ve kusurun ağırlığına göre belirlenmesini emretmişken, 44. maddesi tazminattan indirim yapılmasını gerektiren hâl ve durumlara işaret etmiştir. Her iki madde hâkime, tazminatın şeklini ve kapsamını tayin etme yetkisi verdiği gibi bazı olguların varlığı hâlinde, tazminattan indirim yapma veya gerektiğinde tamamen kaldırma yetkisi de tanımıştır.

28. Borçlar Kanunu’nun “Tazminat miktarının tayini” başlıklı 43. maddesinin 1. fıkrası ile; “Hâkimin, hâl ve mevkiin icabına ve hatanın ağırlığına göre tazminatın suretini ve şumulünün derecesini tayin edeceği” hükme bağlanmıştır. Hâl ve mevkiin icabından amaç, somut olayın niteliğidir. Buna göre kaynağına, sebebine, zarar veren ile zarar gören arasındaki hukukî ilişkiye ve her somut olayda farklı şekillerde gündeme gelebilecek benzeri ölçütlere göre, zararın niteliği, kapsamı ve miktarı, her somut olayın kendine özgü yapısı içerisinde, değişen bir özellik gösterecektir. Buradaki amaç, olayın özelliklerine göre hakkaniyete uygun bir sonuca ulaşmaktır.

29. Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davalı ...’un polis memuru olduğu, kazanın kamu görevini yerine getirdiği sırada meydana geldiği, kaza nedeniyle davalı kamu görevlisinin %100 oranında sakat kaldığı ve malulen emekli olduğu, gelirlerinin azaldığı, istenilen tazminat miktarının ödenmesi hâlinde davalının zor duruma düşeceği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Kazanın meydana geliş biçimi, davalının çalışma koşulları ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde davalı polis memuru lehine uygun miktarda hakkaniyet indirimi yapılması gerekmektedir.

30. Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında; TBK’nın 55. maddesinde yer alan emredici düzenlemenin olayın gerçekleştiği tarihe bakılmaksızın tüm fiil ve işlemlere uygulanacağı, davalının aynı zamanda haksız fiil sorumlusu olduğu, eldeki davada Kurumca ödenen zararın rücuen tahsili talep edildiğinden BK’nın 43 ve 44. maddeleri gerekçe gösterilerek hükmedilen tazminattan indirim yapılamayacağı, bozma kararının yerinde olduğu görüşü ileri sürülmüş ise de; bu görüş yukarıda açıklanan nedenlerle Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir.

31. Bu durumda davalı polis memuru lehine hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği yönündeki direnme kararı uygun olup yerindedir.

32. Ne var ki, uygulanması gereken takdiri indirim oranının yerinde olup olmadığı ile davacı vekilinin diğer temyiz itirazları ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesi gerekmektedir.

SONUÇ / HÜKÜM

IV. SONUÇ

Açıklanan nedenlerle;

Direnme uygun olup, uygulanması gereken takdiri indirim oranının yerinde olup olmadığı, davacı vekilinin diğer temyiz itirazları ile davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,

Ancak karar düzeltme yolunun açık olması sebebiyle öncelikle mahkemesince Hukuk Genel Kurulu kararının taraflara tebliği ile, karar düzeltme yoluna başvurulması hâlinde dosyanın Hukuk Genel Kuruluna, başvurulmaması hâlinde ise mahkemesince doğrudan YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesine göre uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren on beş gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15.06.2022 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2020/265, K. 2022/916, 15 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Yargılama Süreci
  4. II. Uyuşmazlık
  5. III. Gerekçe
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2020/265
Karar No
2022/916
Tarih
15 Haziran 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2020/267 K.2022/870
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2020/279 K.2022/12507
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2020/280 K.2022/871
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2020/284 K.2022/464
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2020/296 K.2022/923
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2020/297 K.2022/835

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.