İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2021/250 K.2021/603

1. Taraflar arasındaki “itirazın iptali” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Bakırköy 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine ilişkin karar davacı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 3. Hukuk Dairesince yapılan…

Esas2021/250Karar2021/603Tarih20 Mayıs 2021Okuma6 dk · 1.241 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2021/250 E., 2021/603 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Mayıs 2021
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.241 kelime·6 dk okuma·3 bölüm

1. Taraflar arasındaki “itirazın iptali” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Bakırköy 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine ilişkin karar davacı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 3. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

I. YARGILAMA SÜRECİ

Davacı İstemi:

4. Davacı vekili 11.02.2015 havale tarihli dilekçesinde; müvekkilinin davalının da bir daire sahibi olduğu binada dört dairesinin bulunduğunu, binanın tadilatının müvekkili tarafından 22.000TL ödenerek yaptırıldığını, davalının bu bedelin ve tadilat sırasında kesilen idari para cezasının hissesine düşen kısmından sorumlu olduğunu, bu kapsamda alacaklarının tahsili yönünde davalı aleyhine takip başlattıklarını ancak takibe haksız şekilde itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Cevabı:

5. Davalı vekili (ilk bozma kararına uyularak yapılan yargılama sırasında) yasal süresi içerisinde verdiği 14.02.2018 havale tarihli cevap dilekçesinde; haksız ve mesnetsiz iddialara dayalı davanın reddi gerektiğini savunmuş, sonrasında 23.08.2019 tarihli dilekçeyle savunmalarını ıslah etmiş, alacağın zamanaşımına uğradığını savunarak zamanaşımı def’ini dile getirmiştir.

Mahkeme Kararı:

6. Bakırköy 3. Asliye Hukuk Mahkemesi ön inceleme aşamasında dosya üzerinden verdiği 11.02.2015 tarihli, 2015/64 E., 2015/42 K. sayılı kararı ile uyuşmazlığın çözümlenmesinde tüketici mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle göreve ilişkin dava şartı yokluğundan davanın reddine karar vermiş; davacı vekilinin temyiz itirazları üzerine Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 25.12.2017 tarihli, 2016/11003 E., 2017/18160 K. sayılı kararı ile olayda tüketici mahkemelerinin görevli olmadığı, işin esasına girilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

7. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda 26.11.2019 tarihli ve 2018/68 E., 2019/611 K. sayılı karar ile; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 82. maddesine göre sebepsiz zenginleşmeden doğan alacak iddialarının iki yıllık zamanaşımına tabi olduğu, somut olayda alacağın zamanaşımına uğradığı ve davalı tarafça bu def’in usulüne uygun şekilde dile getirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Özel Daire Bozma Kararı:

8. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

9. Yargıtay 3. Hukuk Dairesince 03.06.2020 tarihli ve 2020/520 E., 2020/2570 K. sayılı kararı ile; “…Dava, sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Mahkemece bozma ilamından sonra yapılan yargılamada, davalı tarafından sunulan 23/08/2019 tarihli ıslah dilekçesi ile zamanaşımı definin ileri sürüldüğü ve mahkemece de davalının ıslahı dikkate alınmak suretiyle davanın zamanaşımından reddine karar verildiği görülmüştür. Uyuşmazlık, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verildikten sonra davalı tarafından yapılan taraf usul işlemi olan ıslahın mahkemece dikkate alınıp alınmayacağı noktasında toplanmaktadır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 177nci maddesinde belirtildiği üzere, ıslah tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir. Mahkemece, tahkikat aşamasının tamamlanmasının ve karar verilmesinin ardından verilen bozma kararından sonraki yargılama aşamasında ıslah yapılması mümkün değildir.

Islah kurumu, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HUMK)' un 83'üncü ve ardından gelen maddelerinde; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nın ise 176’ncı ve devamı maddelerinde ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Islah, davacı veya davalının iddianın ve savunmanın değiştirilmesi yasağı kapsamındaki usul işlemlerini, karşı tarafın iznine ve hâkimin onayına bağlı olmaksızın belli kurallar çerçevesinde bir defaya mahsus olmak üzere düzeltmesini sağlayan bir usul hukuku kurumudur.

Islahın yapılması bakımından kanunda bir sınırlama yapılmıştır. HMK'nın 176'ncı maddesinde (HUMK m. 83), davanın her iki tarafının da yargılama usulüyle ilgili bir işlemini kısmen veya tamamen ıslah edebileceği, ancak aynı dava içerisinde bu yola sadece bir kez başvurulabileceği; HMK’nın 177'nci maddesinde (HUMK m. 84, 85) ıslahın tahkikatın bitimine kadar yapılabileceği belirtilmiştir.

Yargıtayın bozma ilamı üzerine, davanın yeniden ilk derece mahkemesinde görülmesi aşamasında ıslah yapılıp yapılmayacağı konusunda ise kanunda bir hüküm bulunmamaktadır. Bu konuda 1086 sayılı HUMK zamanında verilmiş olan 04/02/1948 gün ve 1944/10 Esas, 1948/3 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına göre; Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun seksen dördüncü maddesinin açık hükmü dairesinde ıslah, tahkikat ve yargılama bitinceye kadar yapılabilip Yargıtayca hüküm bozulduktan sonra tarafların bu yoldan faydalanması mümkün değildir. Ayrıca, ıslahla ilgili kuralların yargılamanın sadeliği, basitliği ve çabukluğunu amaçlayan diğer usul hukuku ilkeleriyle bağdaşacak şekilde yorumlanarak bozmadan sonra ıslahın mümkün olmadığı sonucuna varılması zorunludur.

Nitekim Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu 06/05/2016 gün ve 2015/1 Esas 2016/1 Karar sayılı kararında 04/02/1948 gün ve 1944/10 Esas, 1948/3 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına benzer gerekçelerle “Bozma ilamı sonrası ıslah yapılamayacağı ve İçtihadı Birleştirme Kararının değiştirilmesinin gerekmediğine” karar verilmiş, yine Hukuk Genel Kurulu'nun 23/05/2018 tarihli, 2015/22-867 Esas ve 2018/1116 Karar sayılı ilamında da benzer hususlar vurgulanmıştır.

Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında, Dairemizin 25/12/2017 tarihli bozma ilamı sonrasında mahkemece yapılan yargılamada davalı tarafından 23/08/2019 tarihli ıslah dilekçesi ile ileri sürülen zamanaşımı defi dikkate alınmak suretiyle mahkemece davanın reddine ilişkin hüküm tesis edildiği anlaşılmaktadır. Ne var ki yukarıda ifade edilen Yasa hükümleri ve Yargıtay’ın yerleşik içtihatları da nazara alındığında bozmadan sonra ıslah yapılamayacağından, davalı tarafından ileri sürülen zamanaşımı definin dikkate alınamayacağı hususu tartışmasızdır. Bu halde mahkemece işin esasına girilerek sonucu dairesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir...” gerekçesi ile karar bozulmuştur.

Direnme Kararı:

10. Mahkemece 20.10.2020 tarihli ve 2020/418 E., 2020/461 K. sayılı kararı ile.

HMK’nın 177. maddesine 28.07.2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanun ile eklenen ikinci fıkrası ile Yargıtayın bozma kararından veya bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra dosya ilk derece mahkemesine gönderildiğinde, ilk derece mahkemesinin tahkikata ilişkin bir işlem yapması hâlinde tahkikat sona erinceye kadar da ıslah yapılabileceği hükmünün getirildiği ve usul hükmü itibariyle yürürlüğe girdiği,

davalı tarafından mahkemenin ilk kararının bozulmasından sonra yapılan ıslah ile ileri sürülen zamanaşımı def’inin tahkikatın devam ettiği aşamada yapıldığı anlaşıldığından yeni yasal düzenleme gereğince davalının süresi içerisinde ıslah ile zamanaşımı def’inde bulunduğunun kabulü gerektiği gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.

Direnme Kararının Temyizi: 11. Direnme kararı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

II. UYUŞMAZLIK

12. Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; ön inceleme aşamasında dosya üzerinden verilen görevsizlik kararının bozulması sonrasında davalının ıslahla zamanaşımı def’ini ileri sürmesinin mümkün olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

III. ÖN SORUN

13. Hukuk Genel Kurulundaki görüşme sırasında işin esasının incelenmesinden önce, temyize konu kararın gerçekte yeni hüküm niteliğinde olup olmadığı; dolayısıyla, temyiz incelemesinin Hukuk Genel Kurulunca mı yoksa Özel Dairece mi yapılması gerektiği hususu ön sorun olarak değerlendirilmiştir.

14. Bilindiği üzere; direnme kararının varlığından söz edilebilmesi için, mahkeme bozmadan esinlenerek yeni herhangi bir delil toplamadan önceki deliller çerçevesinde karar vermeli; gerekçesini önceki kararına göre genişletebilirse de değiştirmemelidir (6217 sayılı Kanun’un 30. maddesi ile HMK’ya eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429. maddesi).

15. Başka bir deyişle mahkemenin yeni bir delile dayanarak veya bozmadan esinlenerek gerekçesini değiştirerek veya daha önce üzerinde durmadığı bir hususu bozmada işaret olunan şekilde değerlendirerek karar vermiş olması hâlinde, direnme kararının varlığından söz edilemez.

16. Somut olayda ise mahkemece bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına ilişkin bozma kararı verilmesinden sonra ilk karar gerekçeleri yanında HMK’nın 177. maddesine 28.07.2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanun ile eklenen ikinci fıkra hükmüne dayanılarak direnme hükmü tesis edilmiştir. Söz konusu düzenleme bozma kararının verildiği tarihte henüz yürürlükte olmadığından Özel Dairece somut olaya etkisi değerlendirilmemiştir. Mahkemenin direnme olarak adlandırdığı temyize konu karar bu nedenle yeni hüküm niteliğindedir.

17. Hâl böyle olunca; kurulan bu yeni hükmün temyizen incelenmesi görevi Hukuk Genel Kuruluna değil, Özel Daireye aittir. Bu nedenle, davacı vekilinin söz konusu hükmün iptali yönünde Anayasa Mahkemesine başvurulması talebinin ve yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Özel Daireye gönderilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

IV. SONUÇ

Açıklanan nedenlerle; Davacı vekilinin yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın YARGITAY 3. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Geçici madde 3” hükmü atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440/III-1 maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 20.05.2021 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2021/250, K. 2021/603, 20 Mayıs 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Yargılama Süreci
  4. II. Uyuşmazlık
  5. III. Ön Sorun
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2021/250
Karar No
2021/603
Tarih
20 Mayıs 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2021/250 K.2021/7778
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2021/251 K.2021/6643
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2021/251 K.2021/8621
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2021/251 K.2021/6633
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2021/251 K.2021/2355
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2021/253 K.2021/3225

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.