İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2021/932 K.2022/1588

1. Taraflar arasındaki "Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin karara…

Esas2021/932Karar2022/1588Tarih24 Kasım 2022Okuma10 dk · 2.001 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2021/932 E., 2022/1588 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Kasım 2022
Mahkemesi
Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.001 kelime·10 dk okuma·3 bölüm

1. Taraflar arasındaki "Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin karara karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesince verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, ilk derece mahkemesince Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.

2. Direnme kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmiştir.

3. Hukuk Genel Kurulunca direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan sonra gereği görüşüldü:

I. YARGILAMA SÜRECİ

Davacı İstemi:

4. Davacı vekili; müvekkilinin 12. sınıftaki "GENESİS+Şekil" ibareli ve 2016/72779 sayılı marka tescil başvurusunun Markalar Dairesi tarafından dava dışı şirkete ait "GENESİS" ibareli, 9 ve 12. sınıf ürünleri de içeren 2009/11799 sayılı marka mesnet alınarak 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 7/1-b maddesi uyarınca kısmen reddedildiğini, ret kararının kaldırılması amacıyla itirazda bulunduklarını, ancak itirazın YİDK tarafından reddedildiğini, alınan kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, markalar arasında ayırt edilemeyecek düzeyde benzerliğin bulunmadığını,

iltibas ihtimalinin söz konusu olmadığını, aynı markanın yurt dışında da müvekkili adına tescilli olduğunu ileri sürerek YİDK'nın 2017/M-5222 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Cevabı: 5. Davalı Kurum vekili; YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru markası ile redde mesnet alınan marka arasında 556 sayılı KHK'nın 7/1-b maddesi anlamında benzerlik bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur İlk Derece Mahkemesi Kararı:

6. Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 28.02.2018 tarihli ve 2017/353 E., 2018/81 K. sayılı kararı ile; redde mesnet alınan markanın kapsamında, reddedilen ürün ve hizmetlerin aynısının veya aynı türünün yer aldığı, ancak başvuru konusu işaret ile redde mesnet alınan marka işaretinin ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadığı, zira başvuru konusu işaretin özgün bir şekli içerecek biçimde düzenlendiği, bu hâliyle başvuru konusu işaret ile redde mesnet markanın bağımsız olarak tamamen ayrı bir ayırt edicilik taşıdığı, şu hâle göre başvuru konusu işaretin, redde mesnet markayla ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadığı,

başvuru konusu işaret ile redde mesnet marka arasında "GENESİS" ibaresinin ortaklığından kaynaklı işitsel ve varsa anlamsal bir benzerlik olmasına rağmen içerdikleri diğer biçimler ve yazım şekli itibariyle görsel olarak birbirlerinden önemli derecede farklı oldukları, bu sayede ayırt edilemeyecek derecede benzerlikten uzaklaştıkları gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK'nin 2017/M-5222 sayılı kararının davacı itirazlarının reddi yönünden iptaline karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi Kararı:

7. İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davalı Kurum vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

8. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin 11.10.2019 tarihli ve 2018/1499 E., 2019/1000 K. sayılı kararı ile; ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukukî değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

Özel Daire Bozma Kararı:

9. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı, süresi içerisinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmiştir.

10. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 07.10.2020 tarihli ve 2020/159 E., 2020/3891 K. sayılı kararı ile; “…Dava, davacının marka başvurusunun mülga 556 sayılı KHK’nın 7/1-b maddesi uyarınca reddine yönelik YİDK kararının iptaline ilişkindir.

Başvurunun KHK’nın 7/1-b maddesi uyarınca mutlak ret nedenine dayalı olarak reddedilmesi için başvuru konusu markanın tescil kapsamı ile redde mesnet markanın tescil kapsamının aynı veya veya aynı türde olması, işaretlerin ise aynı veya ilk bakışta ayırt edilemeyecek derecede benzer olması gerekmektedir.

Somut olayda davacının 2016/72779 sayılı “GENESİS+şekil” ibareli marka başvurusu 12.sınıftaki "otomobiller, binek arabaları (otomobiller), RV arabaları, SUV araçlar, otomobiller için parçalar ve aksesuarlar" malları yönünden aynı malları içeren 2009/11799 sayılı “GENESİS” ibareli marka mesnet alınarak mülga KHK’nın 7/1-b maddesi uyarınca reddedilmiştir.

Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne, YİDK kararının iptaline karar verilmiş, karara karşı davalı tarafça yapılan istinaf isteminin de esastan reddine karar verilmiştir.

Ancak, redde mesnet markanın asıl ve ayırt edici unsurunun “GENESİS” olduğu ve yalnızca bu ibareden oluştuğu, başvuruda da bu ibarenin aynen yer aldığı, şekil unsurunun belirgin bir ibare olsa da başvuruya ayırt edici karakteri yazılı ibarenin verdiği nazara alındığında, redde mesnet markanın asıl unsurunun şekil unsuru ile birleştirilmesi suretiyle başvuru markasına aktarıldığı ve bu halde başvuru ile redde mesnet marka arasında ilk bakışta ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunun kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş,

hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir…” gerekçesi ile karar oy çokluğuyla bozulmuştur.

Direnme Kararı:

11. Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 17.12.2020 tarihli ve 2020/357 E., 2020/414 K. sayılı kararı ile önceki gerekçeye ek olarak; dava konusu işaretlerin tertip tarzı, içerdiği kelime ve şekil unsurları ile başvuru konusu markanın tescili istenen emtia sınıfı birlikte gözetildiğinde benzerlik olgusunun iltibasa yol açacağının peşinen kabulünün mümkün olmayacağı, ancak işaretler arasında bağlantı ihtimalini de içerecek derecede karıştırılmaya yol açılıp açılmayacağı hususlarının değerlendirilmesini zorunlu kıldığı, yani uyuşmazlığın 556 sayılı KHK'nın 8/1-(b) bendi kapsamında kaldığından davalı Kurumun tescil başvurusunun 556 sayılı KHK'nın 7/1 -b bendi gerekçe yapılmak suretiyle reddinin doğru olmadığı gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.

Direnme Kararının Temyizi:

12. Direnme kararı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmiştir.

II. UYUŞMAZLIK

13. Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; davacı tarafından başvurusu yapılan 2016/72779 sayılı “GENESİS+Şekil" ibareli marka başvurundaki ibarenin dava dışı şirkete ait “GENESİS” ibareli marka ile 556 sayılı KHK'nın 7/1-b maddesi kapsamında ayırt edilemeyecek düzeyde benzer olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

III. GEREKÇE

14. Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle konuya ilişkin yasal düzenlemeler ile hukukî kavram ve kurumların ortaya konulmasında yarar vardır.

15. Marka, ortak markalar ve ticaret markaları dâhil ticaret markaları veya hizmet markalarını ifade etmekle, bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini diğerinden ayırt etmesi koşuluyla isimler dâhil sözcük, sesler, biçim, harf, sayı, ürünlerin şekli veya ambalajları gibi çizimle görüntülenebilen yahut benzer biçimde ifade edilebilen, baskı yoluyla yayımlanabilen ve çoğaltılabilen her türlü işaret olarak tanımlanabilir (Türk Hukuk Kurumu. Türk Hukuk Lûgatı, C.

I, Ankara 2021, s. 763, 764). Hemen belirtmek gerekir ki, tescilli bir markanın, ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınaî Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir. Ancak somut olayda uyuşmazlığın çözümü için başvuru ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 556 sayılı KHK’nın uygulanması gerekmektedir.

16. Bilindiği üzere, Türk Hukuku’nda sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir. Dava tarihi itibariyle somut olaya uygulanması gereken 556 sayılı KHK'nın 7. maddesinde bir marka tescil başvurusunun Türk Patent ve Marka Kurumu (Kurum) tarafından “mutlak ret nedenleri” kapsamında yapılacak inceleme sonucunda reddedilmesinin koşulları belirlenmiştir.

Mutlak ret nedenlerinin ortak özelliği, marka olarak tescili talep olunan işaretin kamuyu ilgilendirmesi veya kamuya mal olmasıdır. Ret nedenlerinin mutlak karakteri icabı, herhangi bir kişinin ileri sürmesine gerek kalmaksızın Kurum ve mahkeme tarafından "re'sen" dikkate alınırlar. Zira mutlak ret nedenleri birer def’î değil, itiraz sebebidir.

Mutlak ret nedenlerini, mükellefiyetleri olmamasına rağmen, 556 sayılı KHK’nın 34. maddesi gereği herkes Kurumun bilgisine arz edebilir ve ilgililer (tescil neticesinde menfaat kaybına uğrayabilecek kişiler) de 556 sayılı KHK’nın 35. maddesi çerçevesinde "itiraz" konusu yapabilirler. İlgililer bu itirazlarından feragat edemezler. İtiraza rağmen YİDK tarafından verilen kesinleşmiş tescil kararına karşı, 556 sayılı KHK’nın 53. maddesi gereğince iptal davası ikame edilebilir.

17. Bu davalarda, mutlak ret nedenleri mahkemece re'sen dikkate alınır. YİDK kararlarının iptali için açılan davalarda mutlak ret nedenleri hakkındaki inceleme ve değerlendirme başvuru tarihindeki koşullara göre yapılır. Mutlak ret nedenlerinden birinin varlığı dolayısıyla tescil olunmaması gerekirken her nasılsa tescil olunan bir markaya karşı 556 sayılı KHK’nın 42/1-a maddesi gereğince hükümsüzlük davası açılabilir. Böyle bir dava sonuçlanmadan tescili yolsuz da olsa bir markanın kullanımı engellenemez (Karan, Hakan/Kılıç, Mehmet: Markaların Korunması 556 sayılı KHK Şerhi ve İlgili Mevzuat, 1. Baskı, Ankara 2004, s. 79-80).

18. 556 sayılı KHK’nın 7/1-b maddesi gereğince aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetle ilgili olarak tescil edilmiş veya daha önce tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olan markaların tescil edilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Anılan düzenleme, markalar hukukunda kabul gören “öncelik ilkesi”nin doğal bir sonucu olup bu sayede önceden tescil olunan veya tescili için başvurulan markanın, kendisi ile aynı veya benzer türdeki mal ve/veya hizmetleri kapsayan ve aynı yahut ayırt edilemeyecek nitelikte benzer olan diğer markalara karşı koruma sağlanır.

19. Markaların ibarelerinin karşılaştırılmalarında kullanılan “aynı” yahut “ayırt edilemeyecek derecede benzerlik” şeklindeki ifadelerden kasıt, markadaki ibarelerin önceki markadaki ibarelerle ayniyet derecesinde benzer olması olup marka kullanıcıları nezdinde tıpa tıp aynı markayı ifade etmeleridir. Başka bir anlatımla; karşılaştırılan markalardaki ibarelerin/işaretlerin tıpatıp aynı yahut esas unsurları bakımından ayniyet derecesinde benzer olmalarıdır. Ayrıca markadaki farklı olan unsurların, ibareler arasındaki ayniyet derecesindeki benzerliği ortadan kaldıracak düzeyde marka ibaresine farklılık katmamış olmaları gerekir. Böyle bir durumda marka ibarelerinin birebir aynı olmaları ile ayırt edilemeyecek düzeydeki benzer olmaları “ayniyet” kavramı içerisinde değerlendirilir.

20. Bu bağlamdaki değerlendirmede önem arz eden diğer bir husus da; ayırt edilemeyecek düzeydeki benzerlik ile alakalı marka kullanıcıları/tüketicilerinin izlenimleri olup 556 sayılı KHK’nın 7/1-b maddesi kapsamında karşılaştırılan marka ibarelerinin sahip oldukları farklılıkların ayırt edicilik katmadaki yetersizlikleri nedeniyle aynı marka olarak algılanma durumunda, markalar arasında ayırt edilemeyecek düzeyde benzerlikten bahsedilebilir (Karan/Kılıç, s. 83).

Öte yandan marka ibarelerinin ayırt edilemeyecek düzeyde benzer olup olmadıklarına dair yapılacak olan değerlendirmede; karşılaştırılan markaların kapsamlarında mal ve/veya hizmetlerin hitap ettiği ortalama düzeyde bilinç sahibi marka kullanıcıları/tüketicileri nezdinde marka ibarelerinin bıraktığı bütünsel intiba nazara alınmalıdır.

21. Bunun yanında 556 sayılı KHK’nın 7/1-b maddesi kapsamında yapılacak olan karşılaştırmada markaların kapsamlarındaki mal ve/veya hizmetlerin de aynı yahut aynı türde olup olmadıkları nazara alınması gerekmekle, farklı türlerdeki mal ve hizmetleri içeren sonraki tarihli bir markanın tescil başvurusu, önceki tarihli markada kullanılan ibare ile ayniyet derecesinde benzer olsa dahi 556 sayılı KHK’nın 7/1-b maddesi kapsamında engellenemez.

Bunun yanında mal ve hizmetlerdeki ayniyetten kasıt, mal ve hizmetin kendisinde yahut türlerindeki özdeşlik anlamındadır.

Bu bağlamda mal ve hizmetlerdeki ayniyetin esas itibariyle, sınıflandırmaya ilişkin ulusal ve uluslararası düzenlemelere göre tespit edilebilecek olmakla birlikte bu sınıflandırmanın idari fonksiyonu ve bağlayıcı kurallar içermeyen nitelikleri göz önüne alındığında farklı sınıf içerisinde yer alsa dahi aynı türdeki mal veya hizmetler arasında da ayniyetin mevcut olabileceği dikkate alınarak 556 sayılı KHK’nın 7/1-b maddesi anlamında değerlendirme yapılmalıdır (Karan/Kılıç, s. 83, 84).

22. Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; davacı tarafından “GENESİS+Şekil” ibareli ve 2016/72779 sayılı markanın 12. sınıfta tescili için başvuruda bulunulduğu, anılan marka tescil başvurusunun, başvuru markasındaki ibarenin dava dışı şirkete ait 2009/11799 sayılı ve “GENESİS” ibareli marka ile ayırt edilemeyecek düzeyde benzer olduğundan ve her iki markanın da aynı tür malları kapsadığından bahisle 556 sayılı KHK’nın 7/1-b maddesi kapsamında reddedildiği, bu karara karşı yapılan davacı itirazının ise dava konusu YİDK kararıyla reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

23. Davacıya ait dava konusu marka başvurusunda kullanılan ibare; gümüş/metalik renkle oluşturulan iki yana açık kanat formu içerisine yerleştirilen siyah kalkan armasının ortasında beyaz harflerle yazılı “GENESİS” şeklinde ifade edilebilecek bir kompozisyondan oluşmaktadır. Redde mesnet alınan marka ise beyaz zemin üzerine siyah ve büyük harflerle yazılan “GENİSİS” ibaresinden ibaret olup her iki markanın da tescil kapsamında aynı tür mallar bulunmaktadır.

24. Her ne kadar Özel Dairece, redde mesnet markanın asıl unsuru olan “GENESİS” ibaresinin davacıya ait başvuru markasına birebir aktarıldığı, başvurudaki şekil unsuru belirgin ibare olsa da markaya ayırt edici karakteri “GENESİS” ibaresinin verdiği, bu hâliyle markalar arasında ayırt edilemeyecek düzeyde benzerliğin bulunduğu belirtilmiş ise de; davacıya ait başvuru markasında kullanılan ibarelerin özgün bir kompozisyon oluşturacak şekilde bir araya getirildiği,

“GENESİS” ibaresini içermiş olması hâlinde bile anılan ibarenin kullanılış biçiminin başvuru markasını, düz yazı ibareyi içeren redde mesnet markadan ayniyeti ortadan kaldıracak düzeyde farklılaştırdığı, bu hâliyle davacıya ait başvuru markası ile redde mesnet alınan marka arasında, bütünsel anlamda 556 sayılı KHK’nın 7/1-b maddesi anlamında ayniyet ölçüsünde bir benzerliğin bulunmadığı, başvuru markasındaki farklılıkların ayniyeti engellediği, bu farklılığın hedef kullanıcı kitlesi nezdinde fark edilebilir niteliği haiz olduğu açıktır.

25. Bu itibarla davacıya ait 2016/72779 sayılı ve “GENESİS+Şekil” ibareli marka ile redde mesnet olarak alınan 2009/11799 sayılı “GENESİS” ibareli markaların ibareleri arasında, esas ibarenin başvuru markasındaki kullanılış biçimi nazara alındığında, 556 sayılı KHK’nın 7/1-b maddesi anlamında ayniyet düzeyinde bir benzerliğin bulunmadığı kabul edilmelidir. 26. Hâl böyle olunca; ilk derece mahkemesince yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden usul ve yasaya uygun direnme kararının onanması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

IV. SONUÇ

Açıklanan nedenlerle; Davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile direnme kararının ONANMASINA, Harç peşin alındığından harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.11.2022 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2021/932, K. 2022/1588, 24 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Yargılama Süreci
  4. II. Uyuşmazlık
  5. III. Gerekçe
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2021/932
Karar No
2022/1588
Tarih
24 Kasım 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/932 K.2022/15399
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/933 K.2022/15140
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/933 K.2022/19420
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2021/937 K.2022/11850
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2021/938 K.2022/11146
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2021/940 K.2022/11493

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.