İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2023/1047 K.2025/259

2021/6916 Esas, 2021/10274 Karar sayılı Bozma KARARI

Esas2023/1047Karar2025/259Tarih30 Nisan 2025Okuma5 dk · 1.025 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2023/1047 E., 2025/259 K.

Karar tarihi
30 Nisan 2025
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Sayısı
2021/425 E., 2022/128 K.
Özel daire kararı
Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 15.09.2021 tarihli ve
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.025 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

2021/6916 Esas, 2021/10274 Karar sayılı Bozma KARARI

1. Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Bodrum İş Mahkemesince verilen asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine ilişkin karar davacı ... Güvenlik Kurumu ile davalılar ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 10. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davacı ... Güvenlik Kurumu ile davalılar ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği düşünüldü:

A. Ön Sorun

4. Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında işin esasının incelenmesinden önce, direnme kararında ihbar olunan olarak gösterilen Bodrum Belediyesi vekilinin bozma ilâmına karşı beyanının hüküm ifade edip etmeyeceği, buradan varılacak sonuca göre Bodrum Belediyesi dışındaki tüm tarafların bozma ilâmına uyulmasını talep etmesi karşısında Mahkemece direnme kararı verilip verilemeyeceği, buna göre de direnme kararının usulden bozulmasının gerekip gerekmediği hususu ön sorun olarak tartışılıp değerlendirilmiştir.

B. Gerekçe

5. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) geçici 3. maddesi uyarınca somut olayda uygulanması gereken 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 429. maddesi hükmüne göre hâkim, Yargıtayın bozma kararı üzerine tarafları duruşmaya çağırıp dinledikten sonra bozma ilâmına uyulup uyulmayacağına karar verir.

6. Mahkeme kural olarak Yargıtayın bozma kararına uyup uymamak konusunda tarafların düşünce ve istekleri ile bağlı olmayıp bu yönden serbest davranma, uyma ya da direnme kararı verme yetkisine sahiptir.

7. Diğer taraftan çekişmeli yargıda bozma nedenlerinin kamu düzenine ilişkin ve dolayısı ile hâkimin kendiliğinden (resen) göz önünde bulundurması gereken sebeplerden olmaması hâlinde taraflar veya vekilleri bozma kararına uyulmasını istemişlerse artık mahkeme önceki kararda direnemez. Zira bozmaya uyulması talep edilmekle artık bozma lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak doğmuş olur.

8. Mülga HUMK'da ve hâlen yürürlükte olan HMK'da usuli kazanılmış hak kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır.

9. Bu kurum davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez ana ilkelerinden biri hâline gelmiştir. Anlam itibariyle bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.

10. Türk Hukuk Lûgatında da “kazanılmış hak” daha önce yürürlükte olan hükümlere göre bir kişi yararına kazanılmış olan hak şeklinde ifade edilmiştir (Türk Hukuk Lûgatı, Cilt I, Ankara 2021, s. 676).

11. Bu bağlamda aleyhine verilen bozma kararını benimsemek suretiyle bozma kararına uyulmasını isteyen tarafın bu kabulü, hukuki sonuç doğuracak nitelikte olup bozma hükümlerinin yerine getirilmesi konusunda bozma kararı lehine olan taraf yararına usule ilişkin kazanılmış hak oluştuğunun kabulü gerekir.

12. Böyle bir durumda mahkemenin, bozmayı kabul yönündeki bu irade açıklamasını nazara almadan kazanılmış hakkı ihlâl ederek direnme kararı vermesi mümkün değildir.

13. Bu aşamada davanın ihbarıyla ilgili yasal düzenlemeler ile konuya ilişkin kavramların ortaya konulmasında yarar bulunmaktadır.

14. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 61. maddesinin 1. fıkrasına göre “Taraflardan biri davayı kaybettiği takdirde, üçüncü kişiye veya üçüncü kişinin kendisine rücu edeceğini düşünüyorsa, tahkikat sonuçlanıncaya kadar davayı üçüncü kişiye ihbar edebilir” ve 63. maddeye göre de “Dava kendisine ihbar edilen kişi, davayı kazanmasında hukuki yararı olan taraf yanında davaya katılabilir”.

15. Anılan Kanun’un 64. maddesi yollamasıyla işlerlik kazanan 69. madde ise;

“Müdahilin de yer aldığı asıl davada hüküm, taraflar hakkında verilir.

Fer’î müdahilin, tarafla rücu ilişkisinde, asıl davadaki uyuşmazlık hakkında yanlış karar verildiği iddiası dinlenilmez. Ancak, müdahil, zamanında ihbar yapılmadığı için davaya geç katıldığını veya yanında katıldığı tarafın iddia ve savunma imkânlarını kullanmasını engellediğini ya da kendisince bilinmeyen iddia ve savunma imkânlarının, tarafın ağır kusuru sebebiyle kullanılamadığını belirterek, yanında katıldığı tarafın yargılamayı hatalı yürüttüğünü ileri sürebilir.” şeklinde düzenlenmiştir.

16. Mevzuatta yerini anılan hükümlerde bulan ihbar, genel ifadeyle görülmekte olan bir davada taraflardan birisinin kendisine yardım etmek üzere davaya müdahalesini sağlamak amacıyla üçüncü kişiye davanın duyurulmasıdır. Bu durum tarafın davayı kaybetmesi hâlinde üçüncü bir kişiye rücu hakkı olduğu veya üçüncü kişinin kendisine karşı bir dava açmasından endişe edeceği hâllerde söz konusu olur.

Davayı üçüncü kişiye ihbar eden taraf, bununla öncelikle üçüncü kişinin davaya kendisi yanında fer’i müdahil olarak katılmasını ister ancak üçüncü kişi ihbara rağmen katılmazsa, katılsaydı neticede hasıl olacak olan müdahalenin etkisine muadil bir etkiyi salt ihbarla yaratmış olur.

Bu nedenle kendisine ihbarda bulunulan kişi, ilk davada verilen hükmün kendisine karşı açılan rücû davasında etkisi olmayacağını ve ihbarda bulunan kişinin davayı iyi yürütmediğini, davanın onun aleyhine sonuçlandığını ileri süremez (Hakan Pekcanıtez, Muhammet Özekes, Mine Akkan, Hülya Taş Korkmaz, Medeni Usûl Hukuku, Cilt I, 15.Baskı, İstanbul 2017, s.738 vd.).

17. Dava üçüncü kişiye ihbar edilse dahi hüküm ancak davanın tarafları hakkında kurulabilir (HMK, m.26 ve 297) ve kanun yollarına başvurma hakkı da davanın taraflarına aittir. Bununla birlikte, bir davada davanın tarafı olmayan üçüncü kişi hakkında hüküm verilmişse, üçüncü kişi hükmün kendisine ilişkin bölümünü temyiz edebilecektir (Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, Cilt V, 6.Baskı, İstanbul 2001,s. 4566-4567).

18. Somut olayda Mahkemece 15.09.2021 tarihli ikinci bozma kararı sonrası yapılan duruşmalarda asıl ve birleşen davalarda davacı Kurum ile davalılar ..., ... ve ... vekilleri bozma ilâmına uyulmasını talep ettiği, direnme kararında ihbar olunan olarak gösterilen ve hakkında hüküm kurulmayan Bodrum Belediyesi vekili ise 09.12.2021 tarihli duruşmada “..Bozma konusunda takdir mahkemenindir..”; 03.02.2022 tarihli duruşmada “..Önceki beyanlarımızı tekrar ederiz, davanın reddine karar verilsin..”; 31.03.2022 tarihli duruşmada ise “..Bozma ilamına katılıyoruz, aleyhimize hüküm kurulmasın..” şeklinde beyanda bulunduğu, Mahkemece direnme kararı verildiği anlaşılmıştır.

19. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, kamu düzenine ilişkin bozma nedeni bulunmayan eldeki davada taraf sıfatı bulunmayan ve hakkında hüküm kurulmayan dolayısıyla temyiz hakkı bulunmayan ihbar olunan Bodrum Belediyesi vekilinin bozma ilâmına karşı beyanının hüküm ifade etmeyeceği açık olup davanın tarafı olan davacı ve davalılar vekillerinin bozma ilâmına uyulmasını talep etmeleri karşısında direnme kararı verilemeyeceği kabul edilmelidir.

20. Hâl böyle olunca direnme kararı yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı usulden bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davacı ... Güvenlik Kurumu ile davalılar ... ve ... vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesine göre uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 429. maddesi gereğince usulden BOZULMASINA, İstek hâlinde temyiz peşin harcının yatıranlara geri verilmesine, Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, Karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2023/1047, K. 2025/259, 30 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. A. Ön Sorun
  4. B. Gerekçe
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2023/1047
Karar No
2025/259
Tarih
30 Nisan 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2023/1048 K.2025/244
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/1089 K.2025/5624
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/1096 K.2025/2912
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2023/1098 K.2025/7102
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2023/1099 K.2025/7571
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2023/1112 K.2025/6443

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.