KÜNYE
Hukuk Genel Kurulu 2023/1154 E., 2025/567 K.
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/183 E., 2023/793 K.
- Özel daire kararı
- Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 22.03.2023 tarihli ve
Karar Metni
707 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
2022/13511 Esas, 2023/2836 Karar sayılı BOZMA kararı
Taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti ve terkin davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 5. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, İlk Derece Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.
Direnme kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
A. Ön Sorun
Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında işin esasının incelenmesinden önce, direnme olarak adlandırılan kararın yeni gerekçeye dayalı yeni hüküm niteliğinde olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre temyiz incelemesinin Hukuk Genel Kurulunca mı yoksa Özel Dairece mi yapılması gerektiği hususu ön sorun olarak tartışılıp değerlendirilmiştir.
B. Gerekçe
1. Değerlendirme
1. Bilindiği üzere direnme kararının varlığından söz edilebilmesi için mahkeme bozma kararından esinlenerek yeni bir delil toplamadan önceki deliller çerçevesinde karar vermeli; gerekçesini önceki kararına göre genişletebilirse de değiştirmemelidir.
2. Başka bir anlatımla, mahkemenin yeni bir delile dayanmak veya bozmadan esinlenmek suretiyle gerekçesini değiştirerek veya daha önce üzerinde durmadığı bir hususu bozmada işaret olunan şekilde değerlendirerek karar vermiş olması hâlinde, direnme kararının varlığından söz edilemez.
3. Yargıtayın istikrar kazanmış içtihatlarına göre, mahkemece direnme kararı verilse dahi bozma kararında tartışılması gereken hususları tartışmak, bozma sonrası yapılan araştırma, inceleme veya toplanan yeni delillere dayanmak, önceki kararda yer almayan ve Özel Daire denetiminden geçmemiş olan yeni ve değişik gerekçe ile hüküm kurmak suretiyle verilen karar direnme kararı olmayıp yeni hüküm olarak kabul edilmektedir.
4. Somut olayda; İlk Derece Mahkemesince verilen kararda, davacı idareye 09.10.2020 tarihli beşinci celsede kamulaştırma bedeli olan 549.362,98 TL'yi Ziraat Bankası ... Şubesine depo etmesi için 15 günlük süre verildiği, bedelin depo edilmemesi sebebiyle 09.11.2020 tarihli altıncı celsede ikinci kez 15 günlük kesin süre verildiği ancak davacı tarafça süresinde kamulaştırma bedelinin depo edilmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
5. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davacı idare vekilinin ilk derece mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
6. Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın, davacı idare vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Özel Dairece, tespit edilen kamulaştırma bedelinin bloke edilmesi için davacı idare vekiline verilen süreler içerisinde kamulaştırma bedeli depo edilmemiş ise de, sunulan banka dekontuna göre davacı idarenin Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihinden önce 26.02.2021 tarihinde depo kararını yerine getirdiği anlaşıldığından, usul ekonomisi gözetilerek davalı tarafın işin esasına girilerek karar verilmesini isteyip istemediği yönünde beyanı da alınmak suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
7. Özel Dairenin bozma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesince, davalılardan ..., ... ve ... ile davalılar ... ve ...vekillerine kamulaştırma bedelinin depo edilmesine muvafakat edip etmedikleri sorulmuş, mahkemenin 18.07.2023 tarihli celsesinde hazır bulunan davalılar ortak olarak. "Daha önce ilk derece yargılamasında verilen kesin süreler içinde davacı taraf kamulaştırma bedelini depo etmemiştir.
Buna binaen istinaf ilamında haklı olarak davanın usulden reddine karar verilmiştir. Davanın tarihi 2019 dur. 2019 yılından bu yana ülkemizin içerisinde bulunduğu ekonomik durum fazlaca değişiklik göstermiştir. Bu celse günü itibari ile 2019 yılı tarımsal verilerine göre kamulaştırma bedelinin hesaplanmasını kabul etmeyiz. Yargıtay ilamı ile açıkça zararımıza olan bu hususu asla kabul etmeyiz. Bu hususun tarafımıza sorulmasına dahi gerek yoktur.
Davanın esasına girilmemesi, daha önce verilen kararda direnilmesini talep ederiz" şeklinde beyanda bulunmuşlar, mahkemece gerekçede bu beyanlara da yer verilmek suretiyle direnme kararı verilmiştir.
8. Bu durumda İlk Derece Mahkemesinin direnme olarak adlandırdığı kararın usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığı; ilk kararda tartışılıp, değerlendirilmemiş yeni bir gerekçeye dayalı yeni hüküm niteliğinde olduğu kabul edilmelidir. 9. Hâl böyle olunca kurulan bu yeni hükmün temyiz incelenmesini yapma görevi Hukuk Genel Kuruluna değil, Özel Daireye aittir. 10. Bu nedenle, yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesi gerekir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2023/1154, K. 2025/567, 24 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama