KÜNYE
Hukuk Genel Kurulu 2023/860 E., 2025/288 K.
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1666 E., 2022/1990 K.
- Özel daire kararı
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 21.04.2022 tarihli ve
Karar Metni
1.282 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
2022/2628 Esas, 2022/6148 Karar sayılı BOZMA kararı
Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılıp düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.
Direnme kararının davalılar vekilleri tarafından temyizi üzerine Hukuk Genel Kurulu tarafından direnme kararı uygun bulunarak davalılar vekillerinin işin esasına yönelik sair temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Yargıtay 10. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verilmiş ve Yargıtay 10. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda karar bozulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.
Direnme kararı davalı Sosyal Güvenlik Kurumu vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
A. Ön Sorun
Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında işin esasının incelenmesinden önce, direnme olarak adlandırılan kararın yeni hüküm niteliğinde olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre temyiz incelemesinin Hukuk Genel Kurulu tarafından mı yoksa Özel Daire tarafından mı yapılması gerektiği hususu ön sorun olarak tartışılıp değerlendirilmiştir.
B. Gerekçe
1. Değerlendirme
1. Direnme kararının varlığından söz edilebilmesi için mahkeme bozma kararından esinlenerek yeni bir delil toplamadan önceki deliller çerçevesinde karar vermeli, gerekçesini önceki kararına göre genişletebilirse de değiştirmemelidir.
2. Mahkemenin yeni bir delile dayanmak veya bozmadan esinlenmek suretiyle gerekçesini değiştirerek veya daha önce üzerinde durmadığı bir hususu bozmada işaret olunan şekilde değerlendirerek karar vermiş olması hâlinde direnme kararının varlığından söz edilemez.
3. Yargıtayın istikrar kazanmış içtihatlarına göre mahkemece direnme kararı verilse dahi bozma kararında tartışılması gereken hususları tartışmak, bozma sonrası yapılan araştırma, inceleme veya toplanan yeni delillere dayanmak, önceki kararda yer almayan ve Özel Daire denetiminden geçmemiş olan yeni ve değişik gerekçe ile hüküm kurmak suretiyle verilen karar direnme kararı olmayıp yeni hüküm olarak kabul edilmektedir.
4. Somut olayda.
İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen kararın davalılar vekillerinin istinaf başvuruları üzerine Bölge Adliye Mahkemesince hizmet süresinin başlangıç tarihinin hüküm fıkrasında hatalı belirtildiği gerekçesiyle kaldırılıp düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle 19.10.2005-01.10.2008 tarihleri arasında geçen ve 1A koduyla Kuruma bildirilen toplam 542 günlük fiili çalışma süresinin 506 sayılı Kanun’un Ek 5/II maddesi uyarınca itibari hizmet süresinden yararlanmayı gerektirir koşullarda geçtiği,
542x0,25 =136 günün itibari hizmet süresi olarak salt sigortalılık süresine eklenmesi gerektiğinin tespitine karar verildiği, kararın Özel Dairece davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozulmasından sonra Bölge Adliye Mahkemesince verilen direnme kararının davalılar vekillerince temyizi üzerine Hukuk Genel Kurulunca davalı şirkete ait işyerinin 506 sayılı Kanun’un Ek 5/II. maddesi kapsamında itibari hizmet süresinden yararlanılabilecek işyerlerinden olduğu sonucuna varılarak direnme kararının usul ve yasaya uygun olduğu ancak bozma nedenine göre davalılar vekillerinin işin esasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi
için dosyanın Özel Daireye gönderilmesine karar verildiği, Özel Daire bu kez 19.10.2005-28.02.2007 tarihleri arasında dava dışı ...
Hizmet ve Danışmanlık A.Ş. tarafından davacı adına bildirim yapıldığı, mahkeme tarafından kabule konu dönemde taraf olmayanlar yönünden de karar verildiği tespit edildiğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 124. maddesi kapsamında bildirim yapılan bu işyerinin davaya dâhil edilmesi için davacıya süre verilerek taraf teşkili sağlanarak asıl işveren-alt işveren ilişkisi irdelenip sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasından sonra Bölge Adliye Mahkemesince HMK nun 357. maddesinde yer alan açık düzenlemeye aykırı olan ve dava dışı işveren ...
Hizmet ve Danışmanlık A.Ş’nin davaya katılımının sağlanmasını öngören bozma kararına uyulmasının mümkün olmadığı, bozmanın dışında kalan davacı yararına usuli kazanılmış hak oluşturan davalı şirkete ait işyerinde 01.03.2007-01.10.2008 tarihleri arası dönemde geçmiş ve itibari hizmet süresinden yararlanmayı gerektirir koşullarda bildirimi gerçekleştirilmemiş 49 günlük sigortalılık süresinin kabulüne,
önceki gerekçeye ilaveten de dava dışı şirket nezdinde geçen çalışma süresi yönünden işverene yöntemince husumet yöneltilmediği için bu döneme ilişkin istemin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının davalı şirket işyerinde 01.03.2007-30.09.2008 tarihleri arasında geçen ve 1A koduyla Kuruma bildirilen toplam 49 günlük fiili çalışma süresinin 506 sayılı Kanun’un Ek 5/II maddesi uyarınca itibari hizmet süresinden yararlanmayı gerektirir koşullarda geçtiği, 49x0,25 =12,25 günün itibari hizmet süresi olarak salt sigortalılık süresine eklenmesi gerektiğinin tespitine,
fazlaya ilişkin istemin reddine dair direnme kararı verildiği anlaşılmıştır.
5. Görüldüğü üzere Bölge Adliye Mahkemesinin direnme adı altında verdiği gerekçeli kararda ilk karar gerekçesinde yer almayan ve Özel Daire denetiminden geçmemiş yeni gerekçe ile karar verilmiş ayrıca ilk kararın hüküm fıkrası da yeni gerekçeye bağlı olarak değiştirilmiş ve hüküm fıkraları arasında farklılık oluşturulmuştur.
6. Hâl böyle olunca verilen bu yeni hükmün temyiz incelemesini yapma görevi Hukuk Genel Kuruluna değil, Özel Daireye aittir.
7. Nitekim Hukuk Genel Kurulunun 29.04.2021 tarihli ve 2018/10(21)-370 Esas, 2021/539 Karar, 26.05.2022 tarihli ve 2022/10-458 Esas, 2022/765 Karar sayılı kararları da aynı yöndedir.
8. Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında Bölge Adliye Mahkemesince direnme adı altında verilen kararda hüküm sonucunun değiştiği ve temyiz eden Kurum vekilinin direnme dışında kalan bölüme yönelik temyizi olduğu, bu nedenle temyiz konusu edilen karar bölümü yönünden bir direnme kararı bulunmadığı, bu nedenle verilen kararın yeni hüküm olduğundan bahisle Özel Daireye gönderilmesinin mümkün olmayıp direnme konusu olmayan bölüme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi gerektiğinden dosyanın Özel Daireye gönderilmesi gerektiği yönündeki gerekçe ile ön sorun olduğu ileri sürülmüş ise de bu görüş Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir.
9. Bu nedenle yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesi gerekir.
"K ARŞIO Y"
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesi sonucu yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle, itibari hizmet sürelerinden yanrlanmayı gerektirir biçimde geçtiği kabul edilen 542 günlük fiil çalışma süresi nedeniyle 136 günün itibari hizmet süresi olarak salt sigortalılık süresine eklenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
Kararın temyizi üzerine Özel Dairece HMK 124. madde kapsamında bildirim yapılan dava dışı ... Hizmet ve Danışmanlık A.Ş. işyerininin davaya dahil edilmesi için davacıya süre verilmesi, bu şekilde taraf teşkili sağlandıktan sonra asıl işveren-alt işveren ilişkisi irdelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.
Mahkemece 6100 sayılı Kanunun 357. maddesinde yer alan açık düzenlemeye aykırı olan ve dava dışı işverenin davaya katılımının sağlanmasını öngören bozma kararına uyulmasının mümkün olmadığı ancak bozmanın dışında kalan davalı şirkete ait işyerinde geçen 49 günlük sigortalılık süresi yönünden davanın kabulü ile 12,25 günün itibari hizmet süresi olarak salt sigortalılık süresine eklenmesine, fazla süre yönünden işverene husumet yöneltilmediğinden davanın reddine karar verilmiştir.
Bu kararı davacı temyiz etmemiştir. Temyiz eden Kurum vekili de direnme kararının doğru olduğunu ve direnmeye konu bölüm yönünden kararı temyiz etmediklerini de belirtmek suretiyle kısmen kabul edilen bölüm (12,25 günlük itibari hizmet süresi) yönünden kararı temyiz etmiştir.
Bozma kararı dava dışı ... Hizmet ve Danışmanlık A.Ş. işyerinde geçen çalışmalar nedeniyle bu davalının davaya dahil edilmesiyle ilgili olup bozmanın niteliğine göre davalı işyerinde geçen çalışmalar yönünden hükmün doğru olup olmadığı yönündeki temyiz itirazları Özel Daire tarafından incelenmiş değildir.
Davalı işyerinde geçen çalışmalar nedeniyle 12,25 günün itibari hizmet süresi olarak salt sigortalılık süresine eklenmesiyle ilgili olarak temyiz itirazları incelenerek bir bozma kararı verilmiş olmadığından temyize konu edilen karar bölümü için bir direnme kararı bulunduğundan söz edilemez. Bölge Adliye Mahkemesince verilen direnme kararı hüküm sonucunun değiştirilmesi nedeniyle yeni hüküm niteliğinde olsa da bu bölüm temyiz edilmemiştir. Bu durumda yeni hüküm bulunduğu için değil, direnmeye konu olmayan bölüm temyiz edildiği için temyiz itirazları incelenmek üzere dosyanın Özel Daireye gönderilmesi gerekir.
Açıkladığım nedene bağlı olarak ön sorun bulunduğu görüşünde olduğumdan, temyize konu karar yeni hüküm niteliğinde olduğu için ön sorun bulunduğu yönünde oluşan Değerli Çoğunluk görüşüne katılamıyorum.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2023/860, K. 2025/288, 14 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama