İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2024/277 K.2025/292

2019/3542 Esas, 2022/113 Karar sayılı BOZMA kararı

Esas2024/277Karar2025/292Tarih14 Mayıs 2025Okuma7 dk · 1.493 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2024/277 E., 2025/292 K.

Karar tarihi
14 Mayıs 2025
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Sayısı
2022/823 E., 2023/460 K.
Özel daire kararı
Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 11.01.2022 tarihli ve
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.493 kelime·7 dk okuma·4 bölüm

2019/3542 Esas, 2022/113 Karar sayılı BOZMA kararı

1. Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İstanbul 21. İş Mahkemesince verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karar taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 10. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği düşünüldü:

I. YARGILAMA SÜRECİ

Davacı İstemi

4. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.06.1999 tarihinde emekli olduğunu, aylık bağlanırken farklı kurumlarda geçen hizmetleri (0) gözüktüğünden hatalı hesaplama yapıldığını ileri sürerek çeşitli kurumlar nezdinde geçen ve birleştirilen fiili hizmet süresine göre bağlanması gereken emekli aylığının eksik bağlandığının ve tespit edilecek fark meblağın ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Cevabı

5. Davalı ... (Kurum/SGK) vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.

Mahkemenin Birinci Kararı

6. İstanbul 2. İş Mahkemesinin 13.06.2012 tarihli ve 2011/171 Esas, 2012/262 Karar sayılı kararı ile; 01.06.1999 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanan davacının 1 yıl 3 aylık Emekli Sandığı hizmeti eklenerek aylık bağlama işleminin yeniden düzenlendiği ve 26.718.803 TL eksik ödeme ile daha sonra Sosyal Sigortalar Kurumu kapsamında geçen 838 günlük sürenin de emeklilik hesabına dahil edilmesi suretiyle eksik ödenen 320,56 TL'nin ödendiği, davacının toplam 9697 günlük hizmetine göre tüm aylıklarının ödenmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Özel Dairenin Birinci Bozma Kararı

7. İstanbul 2. İş Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

8. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 03.06.2013 tarihli ve 2012/19194 Esas, 2013/12330 Karar sayılı kararı ile;

“…Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, anılan yasal düzenlemelere göre aylık miktarının tespiti yapılmadığı için anılan rapor hüküm kurmaya elverişli değildir.

Hal böyle olunca, öncelikle Kurumdan davacının aylık miktarının ne şekilde belirlendiği sorularak, hesaplamada esas alınan donelerin yasal gerekçeleri de gösterilmek sureti ile ayrıntılı aylık hesap tablosu ve yıllara göre ödenmesi gereken aylık miktarları celp edilerek, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular birlikte gözetilerek, usulünce yeniden alınacak bilirkişi raporuyla, dava konusu istem yeniden değerlendirilerek, yapılacak yargılama sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir...” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemenin İkinci Kararı

9. Bozma kararı sonrası dosyanın tevzi edildiği İstanbul 21. İş Mahkemesinin 05.11.2015 tarihli ve 2013/569 Esas, 2015/541 Karar sayılı kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde; mevcut delil durumu ve bilirkişi raporunda yapılan hesaplama doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, davacıya eksik ödendiği anlaşılan toplam 40,08 TL'nin davalı Kurumdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

Özel Dairenin İkinci Bozma Kararı

10. İstanbul 21. İş Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

11. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 25.04.2016 tarihli ve 2016/1666 Esas, 2016/6589 Karar sayılı kararı ile; “..bozma ilamına uyularak karar verilmiş ise de, bozma ilamının gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, anılan yasal düzenlemelere göre aylık miktarının tespiti yapılmadığı için anılan rapor hüküm kurmaya elverişli değildir.

Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan ilkelere göre, sonradan belirlenen sigortalılık süreleri de gözetilerek ilk tahsisten itibaren ay be ay davacıya ödenmesi gereken aylık tutarı Kurumdan sorularak, davacının bu tutara itiraz etmesi halinde, bilirkişi marifeti ile yukarıda belirtilen aylık hesaplama yöntemine uygun olarak düzenlenen denetime elverişli rapor ile ilk tahsisten itibaren ay be ay davacıya ödenmesi gereken aylık miktarı belirlenerek, Kurumca fiilen ödenen aylık miktarları ile karşılaştırması yapılarak,

davacıya eksik ödenen aylık miktarı belirlenmeli, Kurumca 2001 ve 2010 yıllarında ödenen aylık farkları yönünden davacının faiz talebine yönelik ihtirazi kayıt ileri sürmediği de gözetilerek, varılacak sonuca göre karar verilmelidir…” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemenin Üçüncü Kararı

12. İstanbul 21. İş Mahkemesinin 20.11.2018 tarihli ve 2016/394 Esas, 2018/607 Karar sayılı kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde; Kurum tarafından davacının aylığının 2001 ve 2010 yıllarında güncellendiği, en son 2010 yılı Mart ayında yapılan güncelleme ile aylık farkının bu tarihten sonrası için söz konusu olmadığı, güncellemeler nedeni ile yapılan fark ödemelerde davacının faiz hakkını saklı tutmadığı, uyulan bozma ilâmı kapsamında alınan 24.09.2018 tarihli bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 42,42 TL aylık farkının davalı Kurumdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Özel Dairenin Üçüncü Bozma Kararı

13. İstanbul 21. İş Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

14. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 11.01.2022 tarihli ve 2019/3542 Esas, 2022/113 Karar sayılı kararı ile; “…Davacı tarafından tarihinde açılan davada, yargılama sırasında davacının vefat ettiği anlaşılmaktadır.

Hal böyle olunca, Mahkemece öncelikle taraf teşkili sağlanarak, dava sırasında vefat eden davacı ...’in tüm mirasçılarının usulüne uygun bir biçimde davaya katılımı sağlandıktan sonra davaya devam edilmesi gerekirken bir kısım mirasçılarının katılımı ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir…” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Direnme Kararı

15. İstanbul 21. İş Mahkemesinin 02.05.2023 tarihli ve 2022/823 Esas, 2023/460 Karar sayılı kararı ile; davacı vekilince sunulan 06.03.2017 tarihli ve 3121 yevmiye numaralı mirasçılık belgesine göre mirasçıların davaya katılımı sağlanarak davaya devam iradelerinin ortaya konulduğu ve davacı sıfatıyla UYAP’a kaydedildikleri gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.

Direnme Kararının Temyizi

16. Direnme kararı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

II. UYUŞMAZLIK

17. Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; yargılama sırasında vefat eden davacının mirasçılarının davaya dahil edilip edilmedikleri noktasında toplanmaktadır.

III. GEREKÇE

18. Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle konuyla ilgili yasal düzenlemeler ve kavramlar üzerinde kısaca durmak gerekir.

19. Taraf ehliyeti, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 50. maddesinde düzenlenmiş olup bir davada taraf olabilme yeteneğini ifade eder. Taraf ehliyeti, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 8. maddesinde düzenlenen medeni haklardan yararlanma (hak) ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekil olarak anlaşılmalıdır. Buna göre medeni haklardan yararlanma ehliyeti bulunan her gerçek ya da tüzel kişi davada taraf ehliyetine sahip kabul edilmelidir.

20. Medeni haklardan yararlanma yani hak ehliyeti tam ve sağ doğum koşuluyla ana rahmine düşme anında başlayıp kişinin ölümüne kadar devam eder (TMK md. 28). Her gerçek kişi sağ doğmakla, yaşadığı sürece taraf ehliyetine sahip olur. Medeni haklardan yararlanma (hak) ehliyeti ölümle sona erdiğinden ölen kişinin hak ehliyeti ve dolayısıyla taraf ehliyeti sona erecektir.

21. Taraf ehliyeti, tarafların taraf olabilme yeteneğinin tetkik ve tespiti ile davanın esası hakkında inceleme yapılıp yapılamayacağını belirler. HMK’nın 114. maddesinde dava şartlarından biri olarak sayılması sebebiyle taraf ehliyeti, aynı Kanun’un 115. maddesinin 1. fıkrası gereğince yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetileceği gibi taraflar da davanın sona ermesine kadar bu eksikliği ileri sürebilir. Ancak taraf ehliyetinin dava açıldığı sırada mevcut olmaması ile dava açıldığı sırada var olmasına rağmen yargılama sırasında son bulması hâlinde uygulanacak hükümler farklılık arz etmektedir.

22. Davanın açıldığı sırada mevcut olmasına rağmen yargılama sırasında taraflardan birinin ölümüyle taraf ehliyetinin sona ermesi durumunda HMK’nın 55. maddesi uygulama alanı bulur. Bu doğrultuda HMK’nın 55. maddesi “Taraflardan birinin ölümü hâlinde, mirasçılar mirası kabul veya reddetmemişse, bu hususta kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar dava ertelenir.

Bununla beraber hâkim, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, talep üzerine davayı takip için kayyım atanmasına karar verebilir” hükmünü haiz olup anılan maddenin uygulanabilmesi için dava konusunun ölen tarafın varislerine miras yoluyla intikali mümkün malvarlığına ilişkin olması gerekir.

Başka bir anlatımla, dava konusunun sadece ölen tarafı ilgilendirdiği, miras yoluyla intikali mümkün olmayan bir hakka ilişkin olduğu hâllerde taraflardan birinin ölümü sonrasında mirasçılarla davaya devam edilemeyeceğinden HMK’nın 55. maddesi uygulama alanı bulmaz (Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, C. I, İstanbul 2001, s.907, 914. Hakan Pekcanıtez vd., Medeni Usul Hukuku, İstanbul, 2017, C 1., s.578).

23. Miras yoluyla intikali mümkün hakların konu edildiği bir davada davacının ölümü hâlinde HMK’nın 55. maddesi gereğince mahkemece, davacının mirasçılarının tamamı tespit edilerek davadan haberdar edilmeleri gerekir.

Davacının tek bir mirasçısının bulunması hâlinde bu mirasçı, birden fazla mirasçısının bulunması hâlinde de TMK’nın 640. maddesi uyarınca terekeye elbirliğiyle malik olmaları sonucu aralarında HMK’nın 59. maddesi gereği mecburi dava arkadaşlığı bulunan mirasçıların tamamı davadan haberdar edilerek murisleri tarafından açılan davaya devam etme iradesinde olup olmadıkları belirlenmelidir.

Ancak her hâlükarda davacının vefatından sonra yargılamaya devam edilebilmesi için mahkemece mirasçıların tamamının davaya katılımının sağlanması veya terekeye temsilci atanması yoluyla taraf teşkilinin sağlanarak yargılamaya devam edilip hüküm kurulması gerekir.

24. Somut olayda 15.02.2011 tarihinde açılan davada davacının 06.02.2017 tarihinde vefat etmesi üzerine davacı vekilinin 11.04.2017 tarihli dilekçesinde müvekkilinin vefat ettiğini belirterek mirasçılık belgesi ile birlikte mirasçılara ait vekâletnameyi dosyaya sunduğu ve aynı tarihli duruşmada dilekçe içeriğini tekrar ettiğini, Mahkemece mirasçılar davacı sıfatıyla dosyaya eklenip UYAP sistemine de kaydedilerek yargılamaya devam edildiği anlaşılmıştır.

25. Şu hâlde yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacının vefatı üzerine davacı vekilince sunulan 11.04.2017 tarihli dilekçe ekinde sunulan mirasçılık belgesi ve vekâletname ile mirasçıların davaya katılımı sağlanarak davaya devam iradelerinin ortaya konulduğu ve davacı sıfatıyla UYAP’a kaydedildikleri, taraf teşkilinde bir eksikliğin bulunmadığı, bu nedenle Özel Daire bozma kararının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

26. Hâl böyle olunca direnme kararı usul ve yasaya uygundur.

27. Ne var ki Özel Dairece bozma nedenine göre incelenmeyen taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Özel Daireye gönderilmelidir.

IV. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; Direnme uygun olup taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE, 14.05.2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2024/277, K. 2025/292, 14 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Yargılama Süreci
  4. II. Uyuşmazlık
  5. III. Gerekçe
  6. IV. Karar
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2024/277
Karar No
2025/292
Tarih
14 Mayıs 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/277 K.2025/7625
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2024/283 K.2025/7372
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2024/285 K.2025/348
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/289 K.2025/7626
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/290 K.2025/3550
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/291 K.2025/7627

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.