KÜNYE
Hukuk Genel Kurulu 2024/430 E., 2025/773 K.
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/1325 E., 2023/1118 K.
- Özel daire kararı
- Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 24.05.2021 tarihli ve
Karar Metni
594 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
2018/1726 Esas, 2021/4278 Karar sayılı BOZMA kararı
Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karar davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, bu aşamada davaların birleştirilmesine karar verildikten sonra İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karar asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı ... vekili, dâhili davalı ... vekili ve dâhili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, İlk Derece Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.
Direnme kararı asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı ... vekili ile dâhili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
A. Ön Sorun
Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında işin esasının incelenmesinden önce, direnme olarak adlandırılan kararın yeni gerekçeye dayalı yeni hüküm niteliğinde olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre temyiz incelemesinin Hukuk Genel Kurulunca mı yoksa Özel Dairece mi yapılması gerektiği hususu ön sorun olarak tartışılıp değerlendirilmiştir.
B. Gerekçe
Değerlendirme
1. Bilindiği üzere direnme kararının varlığından söz edilebilmesi için mahkeme bozma kararından esinlenerek yeni bir delil toplamadan önceki deliller çerçevesinde karar vermeli; gerekçesini önceki kararına göre genişletebilirse de değiştirmemelidir.
2. Başka bir anlatımla, mahkemenin yeni bir delile dayanmak veya bozmadan esinlenmek suretiyle gerekçesini değiştirerek veya daha önce üzerinde durmadığı bir hususu bozmada işaret olunan şekilde değerlendirerek karar vermiş olması hâlinde, direnme kararının varlığından söz edilemez.
3. Yargıtay'ın istikrar kazanmış içtihatlarına göre, mahkemece direnme kararı verilse dahi bozma kararında tartışılması gereken hususları tartışmak, bozma sonrası yapılan araştırma, inceleme veya toplanan yeni delillere dayanmak, önceki kararda yer almayan ve Özel Daire denetiminden geçmemiş olan yeni ve değişik gerekçe ile hüküm kurmak suretiyle verilen karar direnme kararı olmayıp yeni hüküm olarak kabul edilmektedir.
4. Somut olayda; İlk Derece Mahkemesince, dosya içeriği ve toplanan deliller gözetilerek Hazinenin açtığı asıl davanın reddine, ...'nun açtığı birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın, asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı ... vekili, dâhili davalı ... vekili ve dâhili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi'nin 24.05.2021 tarihli kararında özetle; bozma ilâmına uyulduğu hâlde bozma ilâmına aykırı düşecek şekilde Hazine tarafından açılan davanın reddine karar verilmesinin taraf açısından usuli kazanılmış hakkı ihlal ettiği, bu nedenle Hazine davasının kabulüne karar verilmesi gerektiğine değinilerek hüküm bozulmuştur.
5. Özel Dairenin bozma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesince, direnme kararı verilmeden önce asıl ve birleştirilen davalarda dava konusu edilen yerler bakımından alınan bilirkişi raporları arasında m2 farkının bulunduğu belirtilerek kesişen ve kesişmeyen alanların aydınlatılması yönünden 28.11.2022 tarihli fen bilirkişi raporu alındığı, önceki gerekçe yanında bozma sonrası alınan yeni delil niteliğindeki 28.11.2022 tarihli bilirkişi raporu da değerlendirilmek suretiyle direnme kararı verildiği anlaşılmıştır.
6. Bu durumda İlk Derece Mahkemesinin direnme olarak adlandırdığı kararın usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığı; ilk kararda tartışılıp, değerlendirilmemiş yeni delil ve gerekçeye dayalı yeni hüküm niteliğinde olduğu kabul edilmelidir.
7. Hâl böyle olunca kurulan bu yeni hükmün temyiz incelenmesini yapma görevi Hukuk Genel Kuruluna değil, Özel Daireye aittir.
8. Bu nedenle, yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesi gerekir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2024/430, K. 2025/773, 3 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama