KÜNYE
Hukuk Genel Kurulu 2025/202 E., 2026/87 K.
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2026
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/224 E., 2024/396 K.
- Özel daire kararı
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 26.12.2023 tarihli ve
Karar Metni
533 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
2022/12137 Esas, 2023/13484 Karar sayılı BOZMA kararı
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 10. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, İlk Derece Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.
Direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
A. Ön Sorun
Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında işin esasının incelenmesinden önce, direnme olarak adlandırılan kararın yeni gerekçeye dayalı yeni hüküm niteliğinde olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre temyiz incelemesinin Hukuk Genel Kurulu tarafından mı yoksa Özel Daire tarafından mı yapılması gerektiği hususu ön sorun olarak tartışılıp değerlendirilmiştir.
B. Gerekçe
Değerlendirme
1. Direnme kararının varlığından söz edilebilmesi için mahkeme bozma kararından esinlenerek yeni bir delil toplamadan önceki deliller çerçevesinde karar vermeli, gerekçesini önceki kararına göre genişletebilirse de değiştirmemelidir.
2. Mahkemenin yeni bir delile dayanmak veya bozmadan esinlenmek suretiyle gerekçesini değiştirerek veya daha önce üzerinde durmadığı bir hususu bozmada işaret olunan şekilde değerlendirerek karar vermiş olması hâlinde direnme kararının varlığından söz edilemez.
3. Yargıtayın istikrar kazanmış içtihatlarına göre, mahkemece direnme kararı verilse dahi bozma kararında tartışılması gereken hususları tartışmak, bozma sonrası yapılan araştırma, inceleme veya toplanan yeni delillere dayanmak, önceki kararda yer almayan ve Özel Daire denetiminden geçmemiş olan yeni ve değişik gerekçe ile hüküm kurmak suretiyle verilen karar direnme kararı olmayıp yeni hüküm niteliğindedir.
4. Somut olayda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacı eş ... için hükmedilen manevi tazminat yönünden temyiz yolu açık, diğer davacılar için hükmedilen maddi ve manevi tazminatlar yönünden ise miktar itibariyle kesin olmak üzere istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, kararın davalı vekilince temyizi üzerine Özel Dairece desteğin ölümünün meslek hastalığına bağlı olduğuna ilişkin iddiayı ispata yarar deliller dosyaya getirilmeden karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesi ile bozulmuş,
İlk Derece Mahkemesince Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesi sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararının yalnızca bir hüküm dışında kesinleştiği, kesin olarak karar verilen hükümler yönünden üst derece mahkemesi olarak Yargıtayın yeniden hüküm tesis etmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, buna rağmen Yargıtay 10. Hukuk Dairesince istinaf incelemesinden kesin olarak geçen hükümlerin de ilgili kararla birlikte bozulduğu, yürürlükteki kanun maddelerine göre böyle bir işlem yapılamayacağı gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.
5. Görüldüğü üzere direnme olarak adlandırılan kararın usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığı, Özel Daire denetiminden geçmemiş yeni gerekçeye dayalı yeni hüküm niteliğinde olduğu her türlü duraksamadan uzaktır. 6. Hâl böyle olunca verilen bu yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi görevi Hukuk Genel Kuruluna değil Özel Daireye aittir. 7. Bu nedenle yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesi gerekir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2025/202, K. 2026/87, 18 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama