KÜNYE
Hukuk Genel Kurulu 2026/143 E., 2026/240 K.
- Karar tarihi
- 8 Nisan 2026
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2025/49 E., 2025/152 K.
- Özel daire kararı
- Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 04.04.2023 tarihli ve
Karar Metni
712 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
2023/362 Esas, 2023/2034 Karar sayılı BOZMA kararı
Taraflar arasındaki kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı gerekçesiyle hükmen tescil harici bırakılan taşınmazın kıyı kenar çizgisinin iptali üzerine yeniden belirlenen kıyı kenar çizgisi dışına çıktığı iddiasına dayalı tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karar davacı vekili (yargılama giderleri ve vekâlet ücreti yönünden) ile davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 1. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, İlk Derece Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.
Direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
A. Ön Sorun
Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında işin esasının incelenmesinden önce, direnme olarak adlandırılan kararın yeni gerekçeye dayalı yeni hüküm niteliğinde olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre temyiz incelemesinin Hukuk Genel Kurulunca mı yoksa Özel Dairece mi yapılması gerektiği hususu ön sorun olarak tartışılıp değerlendirilmiştir.
B. Gerekçe
1. Değerlendirme
1. Bilindiği üzere direnme kararının varlığından söz edilebilmesi için mahkeme bozma kararından esinlenerek yeni bir delil toplamadan önceki deliller çerçevesinde karar vermeli; gerekçesini önceki kararına göre genişletebilirse de değiştirmemelidir.
2. Başka bir anlatımla, mahkemenin yeni bir delile dayanmak veya bozmadan esinlenmek suretiyle gerekçesini değiştirerek veya daha önce üzerinde durmadığı bir hususu bozmada işaret olunan şekilde değerlendirerek karar vermiş olması hâlinde, direnme kararının varlığından söz edilemez.
3. Yargıtayın istikrar kazanmış içtihatlarına göre, mahkemece direnme kararı verilse dahi bozma kararında tartışılması gereken hususları tartışmak, bozma sonrası yapılan araştırma, inceleme veya toplanan yeni delillere dayanmak, önceki kararda yer almayan ve Özel Daire denetiminden geçmemiş olan yeni ve değişik gerekçe ile hüküm kurmak suretiyle verilen karar direnme kararı olmayıp yeni hüküm olarak kabul edilmektedir.
4. Somut olayda. İlk Derece Mahkemesince, fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen kısmın kıyı kenar çizgisi dışında kaldığı, dolayısıyla özel mülkiyete konu olabileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 20.02.2015 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 2035, 94... ’lik alanın yeni parsel numarasıyla davacı adına tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararın, davacı vekili (yargılama giderleri ve vekâlet ücreti yönünden) ile davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesince, Kumluca Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.03.2004 tarihli ve 2003/3 20... /92 Karar sayılı kararının eldeki dava bakımından kesin hüküm teşkil ettiği, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gereğine değinilerek hüküm bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, önceki gerekçeye ek olarak, davacı tarafın bozma kararına karşı sunduğu dilekçesinde dava konusu taşınmaz ile Kumluca 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 01.07.2021 tarihli ve 2020/2 55... /304 Karar sayılı dosyasına konu taşınmazın hukuki durumlarının benzer olduğunu ve hukuki güvenlik ilkesine aykırı olarak çelişkili kararlar verildiğini beyan ettiği, bu hususun irdelenmesi için fen bilirkişiden ek rapor alındığı,
11.07.2025 tarihli ek rapor ve fen bilirkişinin duruşmadaki beyanı dikkate alındığında davacı tarafın direnme kararı verilmesine yönelik talebinin hukuki güvenlik ilkesi gereği yerinde olduğu gerekçesiyle bozma kararına karşı direnilerek davanın kısmen kabulüne, 11.07.2025 tarihli ek rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 2008, 69... ’lik alanın yeni parsel numarasıyla davacı adına tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
5. Özel Dairenin bozma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesince, Kumluca 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 01.07.2021 tarihli ve 2020/2 55... /304 Karar sayılı dosyasına konu taşınmaz ile eldeki davaya konu taşınmazın hukuki durumlarının benzer olup olmadığına ilişkin fen bilirkişiden ek rapor alındığı, anılan mahkeme kararı ve ek rapor ile fen bilirkişinin duruşmadaki beyanının direnme gerekçesi yapıldığı, ayrıca ilk hükümden farklı olarak davacı adına tesciline karar verilen alanın m2’sinde değişikliğe gidildiği anlaşılmaktadır.
6. Bu durumda İlk Derece Mahkemesinin direnme olarak adlandırdığı kararın usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığı; ilk kararda tartışılıp, değerlendirilmemiş yeni delil ve gerekçeye dayalı yeni hüküm niteliğinde olduğu kabul edilmelidir.
7. Hâl böyle olunca kurulan bu yeni hükmün temyiz incelenmesini yapma görevi Hukuk Genel Kuruluna değil, Özel Daireye aittir.
8. Bu nedenle, yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesi gerekir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2026/143, K. 2026/240, 8 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama