İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

A.k. Başvurusu (B. No: 2016/15726)

1. Başvuru, ceza soruşturması sürecinde kamu görevlilerinin

Başvuru No2016/15726Tarih8 Eylül 2020Okuma14 dk · 2.883 kelime

KÜNYE

Gizlilik Talebi Kabul Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm A.K. Başvurusu

Karar tarihi
8 Eylül 2020
Başvuru Numarası
2016/15726
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.883 kelime·14 dk okuma·26 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, ceza soruşturması sürecinde kamu görevlilerinin

yapmış oldukları açıklamalar nedeniyle masumiyet karinesinin; tutuklama

tedbirinin hukuki olmaması nedeniyle de kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının

ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 17/8/2016 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyon tarafından başvurucunun bu kararda incelenen

şikâyetleri haricindeki diğer iddialarının kabul edilemez olduğuna, karara konu

olan iddiaların kabul edilebilirlik incelemesinin ise Bölüm tarafından yapılmasına

karar verilmiştir.

5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir.

6. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı süresinde beyanda

bulunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal

Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler

çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir:

A. Genel Bilgiler

8. Türkiye 15 Temmuz 2016 tarihinde bir askerî darbe teşebbüsüyle

karşı karşıya kalmış ve bu nedenle 21/7/2016 tarihinde ülke genelinde

olağanüstü hâl ilan edilmiştir. Olağanüstü hâl 19/7/2018 tarihinde son

bulmuştur. Kamu makamları ve yargı organları -olgusal temellere dayanarak- bu

teşebbüsün arkasında Türkiye'de çok uzun yıllardır faaliyetlerine devam eden ve

son yıllarda Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ve/veya Paralel Devlet Yapılanması

(PDY) olarak isimlendirilen bir yapılanmanın olduğunu değerlendirmişlerdir (Aydın Yavuz ve diğerleri [GK], B. No:

2016/22169, 20/6/2017, §§ 12-25).

9. Darbe teşebbüsü sırasında ve sonrasında ülke genelinde darbe

girişimiyle bağlantılı ya da doğrudan darbe girişimiyle bağlantılı olmasa bile

FETÖ/PDY ile bağlantılı olan ve aralarında yargı mensuplarının da bulunduğu çok

sayıda kişi hakkında Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından soruşturma

başlatılmıştır. Bu kapsamda teşebbüsün savuşturulduğu gün Ankara Cumhuriyet

Başsavcılığınca -aralarında Yüksek Mahkeme üyelerinin de bulunduğu- üç bine

yakın yargı mensubu hakkında FETÖ/PDY ile bağlantılarının bulunduğu iddiasıyla

başlatılan soruşturmada bu kişilerin büyük bölümü hakkında gözaltı ve tutuklama

tedbirlerine başvurulmuştur (Aydın Yavuz ve

diğerleri, §§ 51, 350).

B. Başvurucuya İlişkin

Süreç

10. Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu; Cumhuriyet savcısı

olarak görev yapmakta olan başvurucunun 16/7/2016 tarihinde görevden

uzaklaştırılmasına, 24/8/2016 tarihinde ise meslekten ihraç edilmesine karar

vermiştir.

11. Van Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ağır cezalık suçüstü

hâli bulunduğu değerlendirilerek FETÖ/PDY'nin hiyerarşik yapılanmasında yer

aldığı iddiasıyla başvurucu hakkında soruşturma başlatılmıştır.

12. Başvurucu, Van Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla

19/7/2016 tarihinde gözaltına alınmıştır.

13. Başvurucu, silahlı terör örgütüne üye olma ve anayasal

düzeni değiştirmeye teşebbüs etme suçlarından tutuklanması istemiyle Van 2.

Sulh Ceza Hâkimliğine sevk edilmiştir.

14. Hâkimlik, başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma ve

anayasal düzeni değiştirmeye teşebbüs etme suçlarından 20/7/2016 tarihinde,

tutuklanmasına karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:

"...Şüpheliler... ve A.K.'nın [başvurucu] üzerine atılı olan 'Fethullahçı Silahlı Terör

Örgütü' üyesi olmak ve 'cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın

öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek' suçunun işlenmesine yönelik

-Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 16/07/2016 tarihli yazısı ve ekleri,

Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu 3. Dairesinin 2016/9052 sayılı Kararı ve 2.

Dairenin 2016/4 sayılı açığa alma kararı dikkate alındığında- şüphelilerin

Fetullahçı Silahlı Terör Örgütü üyesi olduğu ve bu şekilde şüphelilerin

'Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya yönelik' suça iştirak ettiklerine ilişkin

mahkememizde kuvvetli şüphe oluştuğu, atılı olan suçların 5271 sayılı Ceza

Muhakemesi Kanununun 100. maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen katalog

suçlar arasında yer aldığı, sözü edilen husus yukarıda belirtilen belgelerle

birlikte değerlendirildiğinde şüpheliler için tutuklama nedeninin somut olayda

bulunduğu, ülke genelinde gerçekleştirilen eylemlerin mütemadi suç niteliğinde

olduğu, temadinin devam ettiği, suç şüphesine ilişkin delillerin henüz tam

olarak toplanmadığı, bu bağlamda işin önemi ve ölçülülük ilkesi dikkate

alındığında şüpheliler hakkında hükmedilecek adli kontrol uygulamasının

yetersiz kalacağı anlaşıldığından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun

100.maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları gereğince şüpheliler ... ve A.K.'nın

tutuklanmalarına... [karar verildi.]"

15. Başvurucu tutuklama kararına itiraz etmiş, başvurucunun bu

itirazı 26/7/2016 tarihli kararla reddedilerek tutukluluk hâlinin devamına

karar verilmiştir.

16. Başvurucu 17/8/2016 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

17. Başvurucu 6/3/2017 tarihinde tahliye edilmiş olup hakkındaki

soruşturma inceleme tarihi itibarıyla devam etmektedir.

18. Anayasa Mahkemesinin 26/12/2018 tarihli müzekkeresine

cevaben gönderilen bilgi ve belgeler ile soruşturma dosyasına ilişkin olarak

UYAP üzerinden yapılan incelemeye göre başvurucu hakkındaki suçlamalara esas

alınan olgular şöyle özetlenebilir:

i. Başvurucunun FETÖ/PDY ile bağlantılı olduğuna ilişkin tanık

beyanları bulunmaktadır.

-Tanık S.D. başvurucunun örgüt üyesi olduğunu ve -hakkında

FETÖ/PDY üyeliğinden soruşturma yürütülen S.Ç. ve M.A. adlı kişiler hakkında

verdiği ifadeye atıfla- başvurucunun2014 yılında yapılan HSYK üyeliği seçiminde

örgütle iltisaklı adaylar lehine tavır sergilediğini ifade etmiştir. Tanık

S.D.nin ifadesinin ilgili kısmı şöyledir:

"...A.K. [başvurucu] ile de Van'da aynı zamanda çalıştık. Son 1 yıl bu

şahıs ücretsiz izin ile yurtdışına gitti. Seçim zamanı Van'daydı. Biraz önce

S.Ç. ve M.A. hakkında bahsettiğim olaylar bu kişi için de geçerlidir. Yukarıda

ismini zikrettiğim Yargıda Birliği destekleyen A.Ö., E.B., E.Ç., C.C. ve halen

yine Van Vergi Mahkemesi başkanı olan E.A., A.K.'nın Fetöcü olduğunu benim gibi

bilirler..."

-Tanık M.B. başvurucunun çalıştığı adliyede örgütle iltisaklı

olan hâkim ve Cumhuriyet savcıları ile birlikte hareket ettiğini ifade

etmiştir. Tanık M.B.nin ifadesinin ilgili kısmı şöyledir:

"...Van Adliyesinde Cumhuriyet savcısı

olarak görev yapan A.K'yı tanıyorum. Seçim dönemindeki tavrını hatırlamamakla

birlikte FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisak halinde olan diğer hakim ve Cumhuriyet

savcıları ile birlikte olduğunu değerlendiriyorum..."

ii. Başvurucunun kullanımında olan mobil telefon hattına ilişkin

olarak Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen raporda haklarında

FETÖ/PDY üyeliğinden soruşturma/kovuşturma yürütülen kişilerle başvurucunun

irtibatının olduğuna yönelik tespitler bulunmaktadır.

iii. Başvurucunun kullanımında olan mobil telefona yönelik

Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından yapılan inceleme sonucunda düzenlenen

raporda, başvurucunun 26/2/2015 ile 21/6/2015 tarihleri arasında bir iletişim

uygulaması vasıtasıyla farklı kişilerle yaptığı yazışmalara yer verilmiştir. Bu

kayıtların ilgili kısmı şöyledir:

-[İ.S. adlı kişi ile yapılan yazışmaların içeriği]

[26/2/2015 tarihli]

İ.S.

Paralel bunların analarını mı [sinkaflı

küfür]

A. K [Başvurucu]: Ya işin kotusu kendileri de

inanmıyorlar ama menfaat iste firavun ekmek verior musa ne dese boş

[21/6/2015 tarihli]

İ.S.

Yazarın biri Türkiye gidemeyenlerin

ülkesi demişti, aynen durmak yok zulme devam, bıraktığın gibi. Değişen bir şey

yok

A. K: Neyse kumpasciların çoğu gidio

İ.S.

Nasıl gidiyor

A. K: Cunup savci ...falan

...

İ.S.

Kurbanlık koyun misali adeta sıramızı

bekliyoruz, Rabbim hepimizi bu yezitlerden kurtarsın. Amin

A. K

Simdi sana hersey guzel olacak dicem ama

tarihte en azgın adamlar din adına yapıyorum diyenlerden çıktı onun için Allah

ıslah etsin deyim.

[30/7/2015 tarihli]

İ.S.

Mücadele edenler şu an hapiste,

buralarda mücadele edecek kimse kalmadı, Yaşasın halifemiz demekten başka bir

yol artık gözükmüyor

A. K: Mücadele bitmez savcım çünkü karşı

tarafı bir arada tutan menfaat çok kırılgan. Öküzün ölmesine az kaldı nasıl

birbirine girecekler göreceğiz. Bize düşen yaraları kaşımak namussuz

olduklarını yüzlerine söylemek.

...

İ.S.

Aynen savcım ..., Bizi Perinçek'e, derin

devlete sattınız dedim

A. K: Savcım gidisat belli daha cok rezil

olacaklar havuz medyası saatte 3 defa çark ediyor

-[İsmi belirtilmeyip yalnızca telefon numarasına yer verilen

kişi A. ile yapılan yazışmaların içeriği]

[1/1/2015 tarihli]

A: Tek tanıdığımız sensin

A. K

Yok ortak ben paralelci oldum yeni dönemde. Yani her

ahlaklı gibi biz de sistem dışıyız şu an

-[H.G. adlı kişi ile yapılan yazışmaların içeriği]

[26/6/2015 tarihli]

H.G.

Beni cemaate yakın diye elediler. Sizle

oturup kalkmam birilerine battı

A. K: bigün herkes cemaatçi olacak [gülme

ifadesi]

IV. İLGİLİ HUKUK

19. İlgili hukuk için bkz. Adem

Türkel, B. No: 2017/632, 23/1/2019, §§ 24-39; Mustafa Genç, B. No: 2018/12508,

11/12/2018, §§ 13-21; Yıldırım Turan

[GK], B. No: 2017/10536, 4/6/2020, §§ 27-82.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

20. Mahkemenin 8/9/2020 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Masumiyet Karinesinin

İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

21. Başvurucu; FETÖ/PDY ile ilgili olarak kamu görevlileri

tarafından yapılan açıklamalar nedeniyle hakkında soruşturma başlatılan

herkesin suçlu olduğu yönünde algı oluştuğunu ve buna bağlı olarak masumiyet

karinesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

22. Bakanlık görüşünde, başvurucunun bu bölümdeki iddialarına

ilişkin bir açıklamaya yer verilmemiştir.

2. Değerlendirme

23. Masumiyet (suçsuzluk) karinesi, kişinin suç işlediğine dair

kesinleşmiş bir yargı kararı olmadan suçlu olarak kabul edilmemesini güvence

altına alır. Bunun sonucu olarak kişinin masumiyeti asıl olduğundan suçluluğu ispat külfeti iddia makamına ait

olup kimseye suçsuzluğunu ispat mükellefiyeti yüklenemez. Ayrıca hiç kimse,

suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar yargılama makamları ve kamu otoriteleri

tarafından suçlu olarak nitelendirilemez ve suçlu muamelesine tabi tutulamaz.

Bu çerçevede masumiyet karinesi kural olarak hakkında bir suç isnadı bulunan ve

henüz mahkûmiyet kararı verilmemiş kişileri kapsayan bir ilkedir (Kürşat Eyol, B. No: 2012/665, 13/6/2013, §§ 26, 27).

24. Anılan karine, bir kimsenin suçluluğu hükmen sabit oluncaya

kadar kamu yetkilileri tarafından suçlu ilan edilmesine karşı koruma

sağlamaktadır. Öte yandan Anayasa'nın 26. maddesinde güvence altına alınan

ifade özgürlüğü, bilgi edinme ve verme özgürlüğünü de içerir. Bu nedenle

Anayasa'nın 38. maddesinin dördüncü fıkrasında güvence altına alınan masumiyet

karinesi, yürütülmekte olan bir ceza soruşturması hakkında yetkililerin

kamuoyuna bilgi vermesini engellemez (Erdal

Tercan, B. No: 2016/15637, § 79). Ancak masumiyet karinesine saygı

gösterilmesi söz konusu olduğundan Anayasa'nın 38. maddesinin dördüncü fıkrası,

bilginin gereken bütün dikkat ve ihtiyat gösterilerek verilmesini gerekli kılar

(Nihat Özdemir [GK], B. No: 2013/1997, 8/4/2015, § 22).

25. Somut olayda 15 Temmuz darbe teşebbüsünden sonra yürütülen

soruşturmalarla ilgili yapılan açıklamalar nedeniyle masumiyet karinesinin

ihlal edildiği ileri sürülmüştür. Başvurucunun doğrudan kendisiyle ilgili bir

haberden veya açıklamadan şikâyeti söz konusu değildir. Buna göre FETÖ/PDY'ye

yönelik soruşturmalarla ilgili genel olarak yapılan açıklamaların, anılan

hususa ilişkin haber yapılmasının veya soruşturma başlatıldığının kamuoyuna

duyurulmasının tek başına masumiyet karinesine aykırılık teşkil ettiği

söylenemez (benzer yöndeki değerlendirmeler için bkz. A.K., B. No: 2017/7858, 27/11/2019, § 77; Metin Güneş, B. No: 2017/23083,

28/5/2019, § 101; Erdal Tercan, §

81; Mustafa Başer ve Metin Özçelik, B. No: 2015/7908, 20/1/2016, §§ 115-117; Süleyman Bağrıyanık ve diğerleri, B. No:

2015/9756, 16/11/2016, §§ 180, 181).

26. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun masumiyet karinesinin

ihlal edildiği iddiasına ilişkin olarak bir ihlalin bulunmadığı açık olduğundan

başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan

yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekir.

B. Kişi Hürriyeti ve

Güvenliği Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

ve Bakanlık Görüşü

27. Başvurucu; suç şüphesi ve bunu haklı kılan deliller

olmamasına rağmen hakkında tutuklama kararı verildiğini, delilleri karartma

tehlikesi ve kaçma şüphesinin de somut olayda mevcut olmadığını, adli kontrolün

neden yetersiz kalacağının açıklanmadığını, görevli ve yetkili olmayan

mahkemece görevinden kaynaklanan güvencelere riayet edilmeksizin tutuklandığını

belirterek kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

28. Bakanlık görüşünde; başvurucu yönünden suç şüphesinin

varlığını doğrulayan belirtilerin soruşturma dosyası kapsamında bulunduğu,

tutuklama nedenlerinin varlığı ve tutuklamanın ölçülü olduğu yönündeki

değerlendirmelerin de temelsiz olmadığı belirtilmiştir.

29. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanında başvuru

formundaki açıklamalarını tekrarlamış ve tutuklama kararının hukuka aykırı

olduğunu ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

30. Anayasa'nın "Temel

hak ve hürriyetlerin sınırlanması" kenar başlıklı 13. maddesi

şöyledir:

"Temel hak ve hürriyetler, özlerine

dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere

bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın

sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine

ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz."

31. Anayasa'nın "Kişi

hürriyeti ve güvenliği" kenar başlıklı 19. maddesinin birinci

fıkrası ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesi şöyledir:

"Herkes, kişi hürriyeti ve güvenliğine

sahiptir.

...

Suçluluğu hakkında kuvvetli belirti bulunan

kişiler, ancak kaçmalarını, delillerin yokedilmesini veya değiştirilmesini

önlemek maksadıyla veya bunlar gibi tutuklamayı zorunlu kılan ve kanunda

gösterilen diğer hallerde hâkim kararıyla tutuklanabilir."

32. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Bu itibarla başvurucun tutuklamanın hukuki

olmadığına yönelen bu bölümdeki iddialarının Anayasa'nın 19. maddesinin üçüncü

fıkrası bağlamındaki kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı kapsamında incelenmesi

gerekir.

a. Uygulanabilirlik

Yönünden

33. Anayasa Mahkemesi, olağanüstü yönetim usullerinin

uygulandığı dönemlerde alınan tedbirlere ilişkin bireysel başvuruları

incelerken Anayasa'nın 15. maddesinde ortaya konulan temel hak ve özgürlüklere

ilişkin güvence rejimini dikkate alacağını belirtmiştir. Buna göre olağanüstü

bir durumun bulunması ve bunun ilan edilmesinin yanı sıra bireysel başvuruya

konu temel hak ve özgürlüklere müdahale teşkil eden tedbirin olağanüstü durumla

bağlantılı olması hâlinde inceleme Anayasa'nın 15. maddesi uyarınca

yapılacaktır (Aydın Yavuz ve diğerleri,

§§ 187-191).

34. Soruşturma mercilerince başvurucuya yöneltilen ve tutuklama

tedbirine konu olan suçlama, başvurucunun darbe teşebbüsünün arkasındaki

yapılanma olduğu belirtilen FETÖ/PDY'nin üyesi olduğu iddiasıdır. Anayasa

Mahkemesi anılan suçlamanın olağanüstü hâl ilanını gerekli kılan olaylarla

ilgili olduğunu değerlendirmiştir (Selçuk

Özdemir [GK], B. No: 2016/49158, 26/7/2017, § 57).

35. Bu itibarla başvurucu hakkında uygulanan tutuklama

tedbirinin hukuki olup olmadığının incelenmesi Anayasa'nın 15. maddesi

kapsamında yapılacaktır. Bu inceleme sırasında öncelikle başvurucunun

tutuklanmasının Anayasa'nın başta 13. ve 19. maddeleri olmak üzere ilgili

maddelerinde yer alan güvencelere aykırı olup olmadığı tespit edilecek,

aykırılık saptanması hâlinde ise Anayasa'nın 15. maddesindeki ölçütlerin bu

aykırılığı meşru kılıp kılmadığı değerlendirilecektir (Aydın Yavuz ve diğerleri, §§ 193-195, 242;

Selçuk Özdemir, § 58).

b. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

i. Genel İlkeler

36. Tutuklamanın hukukiliğinin incelenmesinde dikkate alınacak

genel ilkeler için bkz. Zafer Özer, B.

No: 2016/65239, 9/1/2020, §§ 38-45.

ii. İlkelerin Olaya Uygulanması

37. Başvurucu, silahlı terör örgütüne üye olma ve anayasal

düzeni değiştirmeye teşebbüs etme suçlarından 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 100. maddesi uyarınca tutuklanmıştır.

38. Diğer yandan Anayasa Mahkemesi, Yıldırım Turan kararında -Yüksek Mahkeme üyelerinden farklı

olarak- hâkim ve Cumhuriyet savcılarının kişisel suçlarına ilişkin olarak

soruşturma yürütülmesi için bir izin şartı bulunmadığını ifade ettikten sonra

başvurucu hakkındaki tutuklama tedbirine konu olan terör örgütü üyeliği suçunun

kişisel suç niteliğinde olduğunu ve bu nedenle başvurucunun anılan suçtan

tutuklanmasının herhangi idari bir mercinin izin ya da kararına bağlı

olmadığını belirtmiştir (Yıldırım Turan,

§§ 136-147).

39. Dolayısıyla somut olayın koşullarında başvurucunun

Cumhuriyet savcısı olması nedeniyle Anayasa veya 24/2/1983 tarihli ve 2802

sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'ndan kaynaklanan güvenceler uygulanmaksızın,

kanuna aykırı olarak tutuklanması söz konusu değildir. Bu itibarla başvurucu

hakkında uygulanan tutuklama tedbirinin kanuni dayanağı bulunmaktadır.

40. Bu aşamada tutuklama tedbirinin ön koşulu olan suçun işlendiğine dair kuvvetli belirti

bulunup bulunmadığı hususu değerlendirilecektir.

41. Başvurucu hakkında verilen tutuklama kararında; atılı

bulunan silahlı terör örgütüne üye olma ve anayasal düzeni değiştirmeye

teşebbüs etme suçlarını işlediğine dair kuvvetli suç şüphesinin varlığını

gösteren dosya kapsamında somut delillerin bulunduğunun, adli kontrol

uygulamasının yetersiz kalacağının, suç üstü hâlinin bulunduğunun ve isnat

olunan suç ile orantılı olarak tedbir kapsamında başvurucunun tutuklanmasına

karar verildiğinin belirtildiği görülmektedir (bkz. § 14).

42. Somut olayda,

Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından başvurucunun mobil telefonunda yapılan

inceleme sonucunda düzenlenen rapora göre; H.G. adlı kişinin 'Beni cemaate yakın diye elediler. Sizle oturup

kalkmam birilerine battı' şeklindeki mesajına başvurucunun 'bigün herkes cemaatçi olacak' şeklinde

cevap verdiği, 21/6/2015 ve 30/7/2015 tarihlerinde İ.S. adlı kişiyle yapılan

yazışmalarda ise FETÖ/PDY'nin yargı yapılanmasına yönelik o tarihlerde yapılan

soruşturmalara atıf yapıldığı ve adı geçen kişi ile başvurucunun

soruşturmaların kendilerini hedef alacağına ilişkin ifadeler kullandıkları

görülmektedir (bkz. § 18). Belirtilen yazışma içerikleri gözönüne alındığında

başvurucunun tutuklanması yönünden kuvvetli suç şüphesinin bulunduğunu belirten

Van 2. Sulh Ceza Hâkimliği kararında bir isabetsizlik olmadığı sonucuna varılmıştır.

43. Diğer taraftan başvurucu hakkında uygulanan tutuklama

tedbirinin meşru bir amacının olup olmadığının değerlendirilmesi gerekir. Bu

değerlendirmede tutuklama kararının verildiği andaki genel koşullar gözardı

edilmemelidir.

44. Darbe teşebbüsü sonrasında teşebbüsle bağlantılı veya

doğrudan teşebbüsle olmasa da FETÖ/PDY ile bağlantılı suçlara ilişkin

soruşturmalarda delillerin sağlıklı bir şekilde toplanabilmesi ve

soruşturmaların güvenlik içinde yürütülebilmesi için tutuklama dışındaki koruma

tedbirlerinin yetersiz kalması söz konusu olabilir. Yine FETÖ/PDY ile

bağlantılı kişilerin teşebbüs sırasında veya sonrasında ortaya çıkan kargaşadan

yararlanmak suretiyle kaçma imkânı ve bu dönemde delillere etki edilmesi

ihtimali normal zamanda işlenen suçlara göre çok daha fazladır (Aydın Yavuz ve diğerleri, §§ 271, 272; Selçuk Özdemir, §§ 78, 79).

45. Başvurucunun tutuklanmasına karar verilen suç, Türk hukuk

sistemi içinde ağır cezai yaptırımlar öngörülen suç tipleri arasında olup isnat

edilen suça ilişkin olarak kanunda öngörülen cezanın ağırlığı kaçma şüphesine

işaret eden durumlardan biridir (benzer yöndeki değerlendirmeler için bkz. Hüseyin Burçak, B. No: 2014/474, 3/2/2016,

§ 61; Devran Duran [GK], B. No:

2014/10405, 25/5/2017, § 66). Ayrıca anılan suç 5271 sayılı Kanun'un 100.

maddesinin (3) numaralı fıkrasında yer alan ve kanun gereği tutuklama nedeni varsayılabilen suçlar

arasındadır.

46. Dolayısıyla tutuklama kararının verildiği andaki genel koşullar

ve somut olayın yukarıda belirtilen özel koşulları ile Van 2. Sulh Ceza

Hâkimliği tarafından verilen kararın içeriği birlikte değerlendirildiğinde

başvurucu yönünden özellikle kaçma ve delilleri karartma şüphesine yönelen

tutuklama nedenlerinin olgusal temellerinin olduğu söylenebilir.

47. Başvurucu hakkındaki tutuklama tedbirinin ölçülü olup

olmadığının da belirlenmesi gerekir. Bir tutuklama tedbirinin Anayasa'nın 13.

ve 19. maddeleri kapsamında ölçülülüğünün belirlenmesinde somut olayın tüm

özellikleri dikkate alınmalıdır (Gülser

Yıldırım (2) [GK], B.

No: 2016/40170, 16/11/2017, § 151).

48. Terör suçlarının soruşturulması kamu makamlarını ciddi

zorluklarla karşı karşıya bırakmaktadır. Bu nedenle kişi hürriyeti ve güvenliği

hakkı, adli makamlar ve güvenlik görevlilerinin -özellikle organize olanlar

olmak üzere- suçlarla ve suçlulukla etkili bir şekilde mücadelesini aşırı

derecede güçleştirmeye neden olabilecek şekilde yorumlanmamalıdır (Süleyman Bağrıyanık ve diğerleri, § 214; Devran Duran, § 64). Özellikle darbe

teşebbüsüyle veya FETÖ/PDY ile bağlantılı soruşturmaların kapsamı ve niteliği

ile FETÖ/PDY'nin özellikleri -gizlilik, hücre tipi yapılanma, her kurumda

örgütlenmiş olma, kendisine kutsallık atfetme, itaat ve teslimiyet temelinde

hareket etme gibi- de dikkate alındığında, bu soruşturmaların diğer ceza

soruşturmalarına göre çok daha zor ve karmaşık olduğu ortadadır (Aydın Yavuz ve diğerleri, § 350).

49. Somut olayın özellikleri dikkate alındığında Van 2. Sulh

Ceza Hâkimliğinin isnat edilen suç için öngörülen cezanın miktarını, işin

niteliğini ve önemini de gözönünde tutarak başvurucu hakkında uygulanan

tutuklama tedbirinin ölçülü olduğu ve adli kontrol uygulamasının yetersiz

kalacağı sonucuna varmasının keyfî ve temelsiz olduğu söylenemez.

50. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun tutuklamanın hukuki

olmadığı iddiasına ilişkin olarak bir ihlalin bulunmadığı açık olduğundan

başvurunun bu kısmının diğer

kabul edilebilirlik nedenleri incelenmeksizin açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

51. Buna göre başvurucunun kişi hürriyeti ve güvenliği hakkına

tutuklama yoluyla yapılan müdahalenin Anayasa'nın 13. ve 19. maddelerinde yer

alan güvencelere aykırılık oluşturmadığı görüldüğünden 15. maddesinde yer alan

ölçütler yönünden ayrıca bir inceleme yapılmasına gerek bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Kamuya açık belgelerde başvurucunun kimliğinin gizli

tutulması talebinin KABULÜNE,

B. 1. Masumiyet karinesinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Tutuklamanın hukuki olmaması nedeniyle kişi hürriyeti ve

güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ

OLDUĞUNA,

C. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

8/9/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Serdar ÖZGÜLDÜR Burhan ÜSTÜN Muammer TOPAL Selahaddin MENTEŞ Raportör : Muzaffer KORKMAZ Başvurucu : A.K.

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2016/15726, 8 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Genel Bilgiler
  7. B. Başvurucuya İlişkin
  8. İ.S.
  9. A. K [Başvurucu]: Ya işin kotusu kendileri de
  10. İ.S.
  11. A. K: Neyse kumpasciların çoğu gidio
  12. İ.S.
  13. A. K: Cunup savci ...falan
  14. İ.S.
  15. A. K
  16. İ.S.
  17. A. K: Mücadele bitmez savcım çünkü karşı
  18. İ.S.
  19. A. K: Savcım gidisat belli daha cok rezil
  20. A. K
  21. H.G.
  22. A. K: bigün herkes cemaatçi olacak [gülme
  23. IV. İlgili Hukuk
  24. V. İnceleme Ve Gerekçe
  25. A. Masumiyet Karinesinin
  26. B. Kişi Hürriyeti ve
  27. A. Kamuya açık belgelerde başvurucunun kimliğinin gizli
  28. C. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  29. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2016/15726
Tarih
8 Eylül 2020

İlgili Kararlar

  • Mehmet Fatih Göksan Başvurusu (B. No: 2017/38886)
  • Şevket Budan Başvurusu (B. No: 2017/23296)
  • Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Karar Kerim Azizi ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2017/5344)
  • Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Karar Emin Sönmez ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2017/27310)
  • Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Karar Fikriye Aksoy Başvurusu (B. No: 2018/32666)
  • Abdulvahap Kurt Başvurusu (B. No: 2019/17396)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.