İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

A.k. ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2019/2763)

1. Başvuru, çocuğun cinsel istismarı suçu ile ilgili

Başvuru No2019/2763Tarih8 Eylül 2021Okuma11 dk · 2.192 kelime

KÜNYE

Gizlilik Talebi Kabul Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm A.K. Ve Diğerleri Başvurusu

Karar tarihi
8 Eylül 2021
Başvuru Numarası
2019/2763
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.192 kelime·11 dk okuma·13 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru, çocuğun cinsel istismarı suçu ile ilgili

açılan ceza soruşturmasının etkili yürütülmemesi nedeniyle kötü muamele

yasağının ihlal edildiğine ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru 25/1/2019 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet

Bakanlığına gönderilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

7. Başvuru formu ve ekleri ile Ulusal Yargı Ağı Bilişim

Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler doğrultusunda tespit

edilen ilgili olaylar özetle şöyledir:

8. Birinci ve ikinci başvurucunun müşterek çocuğu olan

üçüncü başvurucu, 2002 yılı doğumlu olup başvuruya konu olayların gerçekleştiği

tarihte 15 yaşından küçüktür. Türkiye'nin güneyinde bir ilçede yaşayan

başvurucular 15/8/2016 tarihinde bulundukları ilçe kolluk birimine başvurarak

başvurucu N.K.nın cinsel istismara uğradığını ileri sürmüşlerdir.

9. Kolluk birimi tarafından aynı gün ifadesi alınan N.K.,

2015 yılı Ağustos ayından itibaren F.K.Y. ile aralarında yaklaşık bir buçuk ay

süren duygusal bir ilişki olduğunu, cinsel birlikteliklerinin olmadığını ancak

bazı cinsel temaslarının bulunduğunu iddia etmiştir. F.K.Y. ile ilişkisinin

bitmesinden sonra bir internet sitesinde O.Z. ile tanışıp 2015 yılının Ekim

ayında arkadaşlık kurduklarını dile getiren N.K., O.Z. ile cinsel

birlikteliklerinin olduğunu, O.Z. nin kendisini cinsel birlikteliğe

zorlamadığını ifade etmiştir. Başvurucu anne ve baba O.Z.den şikâyetçi

olmuştur.

10. Başvurucuların şikâyeti üzerine İlçe Cumhuriyet

Başsavcılığı (Başsavcılık) tarafından çocuğun cinsel istismarı suçuyla ilgili

olarak F.K.Y. ve O.Z. hakkında ceza soruşturması başlatılmıştır.Başsavcılıkça o

tarihte çocuk olan başvurucu N.K.nın beyanı avukatı ve psikolog bilirkişi vasıtasıyla

alınarak şikâyet ve delilleri tespit edilmiştir. N.K. kolluk merkezindeki

söylemlerini yinelemiş, olayların detayları hakkında bilgi vermiştir.

Başvurucunun anlatımına göre şüpheli çocuk O.Z. başvurucuyu ilk cinsel

birlikteliklerine zorlamamış ancak sonraki tarihlerdeki birlikteliklere

zorlamış, mahrem görüntüleriyle başvurucuyu tehdit etmiştir. Bu nedenle

başvurucu N.K. her iki şüpheliden de şikâyetçi olduğunu dile getirmiştir.

Başvurucu ifadesinde şüpheliler dışında üçüncü bir kişiden bahsetmemiştir.

11. Başsavcılık tarafından mağdur çocuk hakkında sağlık

raporları alınmış, şüphelilerin savunmaları tespit edilmiştir. Şüpheliler

üzerilerine atılı suçlamaları kabul etmemiştir. Başsavcılıkça deliller

toplandıktan sonra olay tarihinde O.Z.nin 18 yaşından küçük olması, F.K.Y.nin

ise reşit olması ve eylemlerinin birbirinden bağımsız olması kanaatiyle şüpheli

F.K.Y. hakkında yürütülen soruşturmanın 24/2/2017 tarihinde ayrılmasına karar

verilmiştir.

12. Yapılan soruşturma sonunda 27/2/2017 tarihinde suça

sürüklenen çocuk O.Z. hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi

hürriyetinden yoksun kılma, şantaj, tehdit suçlarının işlendiği isnadıyla ceza

davası açılmıştır. Diğer taraftan aynı tarihte F.K.Y. hakkında da çocuğun

nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarının

işlendiği iddiasıyla başka bir ceza davası açılmıştır.

13. Suça sürüklenen çocuk hakkında yapılan ceza

yargılaması 24/10/2017 tarihinde mahkûmiyetle sonuçlanmış, sanık O.Z.nin

nitelikli cinsel istismar suçunu işlediği kanaatiyle 10 yıl hapis cezasıyla

cezalandırılmasına karar verilmiştir. Ayrıca kişi hürriyetinden yoksun kılma

suçundan da cezalandırılan suça sürüklenen çocuk, tehdit ve şantaj suçlarını

işlediğinin sabit olmaması nedeniyle bu suçlar yönünden beraat etmiştir.

İstinaf ve temyiz incelemelerinden geçen karar en son Yargıtayın 22/4/2019

tarihli onama kararıyla kesinleşmiştir.

14. Diğer taraftan sanık F.K.Y. hakkında açılan ceza

davasının sonunda 16/5/2017 tarihinde sanığın üzerine atılı suçları işlediğinin

sabit olmaması nedeniyle beraatine karar verilmiş, karara karşı yapılan istinaf

talebi 15/11/2018 tarihinde reddedilmiştir.Başvurunun inceleme tarihi

itibarıyla F.K.Y. hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden

verilen beraat kararı kesinleşmiştir. Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu

yönünden verilen beraat kararının temyiz incelemesi aşamasının ise devam ettiği

UYAP sistemine işlenmiştir.

15. Bu arada 31/1/2018 tarihinde bazı basın organları ve

internet sitelerinde aynı ilçede "15 yaşında 14 kız çocuğunun koylarda

yatlara servis ediliyor, dışarıdan getirilenler evlerde tutuluyor"

şeklinde haber ve bilgi paylaşımı olduğunun görülmesi üzerine Başsavcılık

tarafından 1/2/2018 tarihinde resen soruşturma başlatılmıştır.

16. Başsavcılıkça yapılan araştırmada habere konu edilen

ve aralarında başvurucu N.K.nın da bulunduğu on dört çocuk müşteki olarak

soruşturmaya dâhil edilmiştir. Başvurucu N.K. ile ebeveyni olarak soruşturmaya

katılan başvurucu anne ve baba, başvurucunun cinsel istismara maruz kaldığına

ilişkin daha önce soruşturma yapıldığını, O.Z.nin ceza aldığını ancak F.K.Y.nin

cezalandırılmadığını, yargılamaların henüz sonuçlanmadığını dile getirmiş; bu

istismar olayıyla ilgili olduğunu düşündükleri F.K.Y.nin babası, O.Z.nin annesi,

E.S., E.T. ile ilçede bulunan bir kafeterya (M. Cafe) sahibinden de şikâyetçi

olmuşlardır. Başvurucu anne ve baba, iddia edildiği gibi kızlarının veya bir

başka kız çocuğunun yatlarda veya evlerde cinsel istismara uğradığına yönelik

bilgilerinin bulunmadığını beyan etmiştir. Diğer taraftan başvurucu N.K.

dışındaki mağdurlar; cinsel istismara maruz kalmadıklarını, cinsel istismar

olayının yaşanmasıyla ilgili bilgilerinin olmadığını ve bu nedenle

şikâyetlerinin bulunmadığını belirtmişlerdir. Sadece mağdur çocuklardan

bazıları başvurucu N.K. ile O.Z.nin arasında duygusal ilişki olduğunu

bildiklerini ifade etmiştir.

17. Başsavcılık tarafından başvurucuların şikâyetçi

oldukları F.K.Y.nin babası, O.Z.nin annesi, E.S., E.T., M. Cafenin sahipleri ve

çalışanlarıile birlikte on bir kişi hakkında soruşturma açılmıştır. Şüpheliler

genel olarak üzerilerine atılı suçlamaları kabul etmemiştir.O.Z. ile F.K.Y.

şüpheliler arasında bulunmamaktadır.

18. Konuyla ilgili bilgisi olduğu düşünülen kişiler tanık

olarak dinlenmiş, resmî kurumlarla yazışma yapılarak haber yapılan olayın

gerçekliği araştırılmış, başvurucu baba tarafından soruşturma makamına teslim

edilen görüntüler incelenmiştir. Tamamlanan soruşturma sonunda Başsavcılığın

11/6/2018 tarihli kararıyla şüphelilerin üzerlerine atılı suçları işlediklerine

dair "kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturacak somut ve

inandırıcı delil elde edilemediği" gerekçesiyle on bir şüpheli

hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

19. Başvurucuların anılan karara itirazı, İlçe Sulh Ceza

Hâkimliğince reddedilmiştir. Ret kararı başvuruculara 26/12/2018 tarihinde

tebliğ edilmiştir.

20. Başvurucular 25/1/2019 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuşlardır.

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

21. Mahkemenin 8/9/2021 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucularınİddiaları

22. Başvurucular çocuklara yapılan cinsel istismar

eyleminin faillerinin cezasız kaldığını, mağdur çocukların ifadelerinin

üstünkörü alındığını ve ifadelerin alınırken psikolog yardımından

faydalanılmadığını, dolayısıyla soruşturmanın etkili yürütülmediğini iddia

ederek hak arama hürriyeti, ailenin korunması ve çocuk hakları ile maddi ve

manevi varlığın korunması ve geliştirilmesi hakkınınihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

B. Değerlendirme

23. Anayasa’nın “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve

manevi varlığı” kenar başlıklı 17. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"Herkes, yaşama, maddi ve manevi

varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.

...

Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz;

kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz.”

24. Anayasa’nın "Devletin temel amaç ve

görevleri" kenar başlıklı5. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"Devletin temel amaç ve

görevleri, … kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak;

kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle

bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri

kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları

hazırlamaya çalışmaktır."

25. Anayasa Mahkemesi olayların başvurucular tarafından

yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki

tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969,

18/9/2013, § 16). Başvurucular tarafından Anayasa’da güvence altına alınan hak

arama hürriyeti ile ailenin ve çocuk haklarının korunması hakkıyla bağlantı

kurularak ileri sürülen iddialar Anayasa’nın 17. maddesi kapsamında kaldığından

sadece bu madde yönünden inceleme yapılmıştır.

26. Somut başvurudaki suçla ilgili iddialar mahiyeti

gereği Anayasa’nın 17. maddesinin birinci veya üçüncü fıkralarında güvence

altına alınan maddi ve manevi varlığın korunması veya kötü muamele yasağı

kapsamında olmasına karşın (Z.C. [GK], B. No: 2013/3262, 11/5/2016, §

47) bir muamelenin Anayasa'nın 17. maddesinin birinci fıkrası gereği maddi ve

manevi bütünlüğün korunması hakkını aşarak üçüncü fıkrası gereği kötü muamele

yasağına girmesi için asgari bir eşiğe ulaşması gerekmektedir. Bu asgari eşik,

göreceli olup her olayın somut koşulları dikkate alınarak değerlendirilmelidir.

Bu kapsamda muamelenin süresi, bedensel ve ruhsal etkileri ile mağdurun

cinsiyeti, yaşı ve sağlık durumu gibi faktörler önem taşır (Cezmi Demir ve

diğerleri, B. No: 2013/293, 17/7/2014, § 83).

27. Yukarıda yer verilen kıstaslar kapsamında çocuğun

cinsel istismarı iddiasına yönelik eylemlerin nitelikleri ve sonuçları gereği

kötü muamele yasağı kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.

28. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği gereği

Anayasa Mahkemesine başvuruda bulunulabilmesi için öncelikle olağan kanun

yollarının tüketilmesi zorunludur (İsmail Buğra İşlek, B. No: 2013/1177,

26/3/2013, § 17).

29. Bir devlet görevlisi ya da üçüncü kişi tarafından

hukuka aykırı olarak ve Anayasa’nın 17. maddesini ihlal eder biçimde bir

muameleye tabi tutulduğuna ilişkin savunulabilir bir iddianın bulunması hâlinde

Anayasa’nın 17. maddesi -5. maddesindeki genel yükümlülükle birlikte

yorumlandığında- etkili resmî bir soruşturmanın yapılmasını gerektirmektedir (Tahir

Canan, § 25). Ancak yürütülen bu soruşturma, belirli bir kişinin sorumlu

olup olmadığıyla sınırlı olmamalı; olayın tüm yönlerini ortaya koyacak kapsamda

ve nitelikte olmalıdır. Nitekim soruşturmanın etkili olup olmadığına ilişkin

değerlendirme -somut olayın kendine özgü koşulları dikkate alınarak- belirli

bir kişi hakkında verilen kararla sınırlı olarak değil yürütülen soruşturma bir

bütün olarak incelendikten sonra yapılabilecektir (Gülcan Keleş ve

diğerleri, B. No: 2014/797, 22/3/2017, § 30).

30. Bir ceza soruşturması veya yargılaması sürecinde

kovuşturmasızlık, beraat, mahkûmiyet veya hükmün açıklanmasının geri

bırakılması kararları ile farklı zamanlarda neticelenmiş aşamalar bulunması

durumunda -bu aşamaların tek bir olay için farklı kişilerin sorumluluklarına

yönelik olduğu gözetildiğinde- soruşturmaların bir bütün olarak

değerlendirilmesi gerekebileceğinden (S.D. B. No: 2013/3017, 16/12/2015,

§ 69) hareket eden Anayasa Mahkemesi, aynı olaya ilişkin sorumluluğu bulunduğu

iddia edilen, birden fazla kişi hakkında yürütülen adli süreçlerin bir kısmı

devam ederken bazı şüpheli/sanık bakımından sürecin sona ermesi üzerine yapılan

bireysel başvurularda somut olayın ve tüm adli sürecin bir bütün olarak

değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle başvuru yollarının tüketilmediği

sonucuna ulaşmıştır (Bülent Kurt, B. No: 2013/7408, 20/1/2016, § 40; Bilal

Turan ve diğerleri (3), B. No: 2013/7418, 31/3/2016, § 72; Gülcan Keleş

ve diğerleri, §§ 30, 31).

31. Başvuru yollarının tüketilmesi meselesine ilişkin

anılan içtihadın ortaya çıkışında, ihlal iddiasına konu olaya dair sorumluluğu

bulunduğu iddia edilen kişilerden her birine atfedilebilecek kusur durumu ile

her bir kişi için adli süreçte elde edilecek delil durumunun farklı değerlendirilebileceğinin

ve soruşturmanın etkililiği araştırılırken olayın tüm boyutlarıyla ele alınarak

bir bütün olarak irdelenmesi gerekliliğinin gözönünde bulundurulduğu

anlaşılmaktadır (Dilek Genç ve diğerleri [GK], B. No: 2014/3944,

1/2/2018, § 55).

32. Anayasa Mahkemesince birden fazla faille ilgili

yürütülen soruşturmaların etkililiği yönünden yapılan incelemelerde kural

olarak bütünsellik ilkesi gereği tüm aşamaların tamamlanmış olması

beklenmektedir. Bir başka ifadeyle şikâyet edilen bir olayın soruşturulmasına

ilişkin kısmi irdelemenin sağlıklı sonuca ulaşmaya imkân vermeyeceği

değerlendirilerek bazı failler hakkındaki adli sürecin kovuşturma yapılmaması,

mahkûmiyet, beraat ve benzeri kararlarla tamamlanmış olması başvuruların esas

yönünden incelenmesi için yeterli görülmemektedir. Neticede bir kısım fail

hakkında savcılıklarca yapılan soruşturma sonucunda kovuşturma yapılmaması

kararları verilmesinden sonra yapılan bireysel başvurular başvuru yollarının

tüketilmediği gerekçesiyle kabul edilemez bulunmaktadır (Erdal Sarıkaya,

[GK], B. No: 2017/37237,17/3/2021, § 97).

33. Somut olayda başvurucu çocuğun 2015-2016 yılları

arasında maruz kaldığı iddia edilen cinsel istismar olayı Başsavcılık

tarafından soruşturularak başvurucuların şikâyetçi olduğu iki kişi hakkında

ceza davası açılmıştır. Birbiriyle bağlantılı olmadığı düşünülen eylemler

nedeniyle ceza davaları ayrı yürütülmüş, bir sanığın isnat edilen suçtan

mahkûmiyetine karar verilirken diğer sanığın beraatine karar verilmiştir.

İnceleme tarihi itibarıyla mahkûmiyet kararı kesinleşmiş, beraat kararı ise

hâlihazırda kesinleşmemiştir.

34. Sanıklar hakkındaki söz konusu yargılamalar devam

ederken başvurucu çocuğun maruz kaldığı iddia edilen cinsel istismar eyleminin

münferit bir olay olmadığı, farklı çocukların benzer olayları yaşadığı ve bu

durumun tekrarlandığıdile getirilen bir haber ve/ya paylaşım nedeniyle

Başsavcılık tarafından yeniden soruşturma başlatılmış; habere konu edilen

çocukların ifadeleri alınmıştır. Yapılan soruşturma sonucu haberde yer verilen

suçların işlendiğine ilişkin delil bulunmadığına kanaat getirilmiştir.

35. Başvuru konusu yapılan bu ikinci soruşturmada

başvurucu anne ve baba; kızlarının maruz kaldığı eylemlerle ilgili

yargılamaların devam ettiğini, bu eylemlerin habere konu olduğu şekliyle

yatlarda veya evlerde organize bir şekilde gerçekleştiğine ilişkin bilgilerinin

bulunmadığını beyan etmişlerdir. Başvurucu N.K. da maruz kaldığı eylemlerin

habere konu olaylarla ilgisinin bulunduğu yönünde herhangi bir iddiada veya

açıklamada bulunmamıştır.

36. Diğer taraftan başvurucular, yargılaması yapılan

sanıkların eylemleriyle ilgili sorumluluğu bulunduğundan şüphelendikleri birkaç

kişiden -mahkûmiyetine karar verilen O.Z.nin annesi, hakkında beraat kararı

verilen F.K.Y.nin babası ile bir kafeterya sahibi-şikâyetçi olmuş ancak bu

kişilerle ilgili somut bir isnatta bulunmamışlardır. Ayrıca

başvurucularyaklaşık iki yıl önce yapılan ilk soruşturmalarda veya sonrasındaki

ceza yargılamalarında bu kişilerle ilgili herhangi bir şikâyette bulunmamış

veya bu kişilerin olayla ilgili sorumluluklarının veya bilgilerinin olduğuna

ilişkin bir iddia dile getirmemişlerdir. Başsavcılık tarafından bu kişilerin

cinsel istismar suçlarına karıştıklarına ilişkin delil bulunmaması nedeniyle

haklarında kovuşturma yapılmamasına karar verilmiştir.

37. Başvurucu N.K.nın maruz kaldığı ileri sürülen cinsel

istismar eylemleriyle ilgili bir kısım yargılama devam ederken başvurucular,

yaklaşık iki yıl sonraaynı olayla ilgili olarak bu kez dolaylı

sorumluluklarının bulunduğunu iddia ettikleri kişiler hakkında şikâyetçi

olmuş, şikâyetle ilgili Başsavcılık tarafından verilen karar bireysel başvuru

konusu yapılmıştır. Başvurunun inceleme tarihi itibarıyla cinsel istismar

olayıyla ilgili yargılamalardan birinin temyiz aşamasının devam ettiği,beraat

kararının henüz kesinleşmediği dikkate alındığında olaya ilişkin tüm yargısal

aşamaların henüz tamamlanmadığı anlaşılmıştır.

38. Sonuç olarak öncelikle Anayasa Mahkemesince yapılan

tespitlerin kişilerin masumiyetine veya suçluluğuna ilişkin bir yorum yapıldığı

şeklinde değerlendirilmemesi gerekliliği ifade edilmelidir. Bu bağlamda

başvurucuların iddialarının ve olayla ilgili soruşturmanın etkili yürütülüp

yürütülmediğinin, cinsel istismar olayının sebep ve koşulları yani gerçekleşme

şartları adli makamlarca netleştirilmeden Anayasa Mahkemesince bir bütün olarak

değerlendirilmesinin bu aşamada mümkün olmadığı, daha sonra başvuru yapılması

halinde olay hakkında devam etmekte olan yargılama sürecinde elde edilen

veriler de dahil edilerek bu hususların bir bütün olarak incelenmek suretiyle

değerlendirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

39. Belirtmek gerekir ki başvurucuların diğer mağdur

çocukların maruz kaldığı eylemlerle ilgili şikâyet hakları bulunmamaktadır.

Dolayısıyla başvurucuların bir yandan müşterek kızlarının cinsel istismar

suçuna organize eylemler nedeniyle maruz kaldığı yönünde şikâyet veya bilgileri

bulunmadığını beyan ederken diğer yandan öteki çocukların bu tür eylemlere

maruz kaldığına ilişkin duyumları bulunduğunu iddia etmeleri anılan

soruşturmanın etkililiğinin Anayasa Mahkemesince denetlenebileceği anlamı

taşımamaktadır.

40. Açıklanan gerekçelerle kötü muamele yasağının diğer

kabul edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının

tüketilmemiş olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin

iddianınbaşvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ

OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde

BIRAKILMASINA 8/9/2021 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Kadir ÖZKAYA

Üyeler

:

Engin YILDIRIM

Celal Mümtaz AKINCI

M. Emin KUZ

Basri BAĞCI Raportör : Elif ÇELİKDEMİR ANKITCI Başvurucular : 1. A.K. 2. B.K. 3.N.K Başvurucular Vekili : Av. Şahin ANTAKYALIOĞLU

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2019/2763, 8 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. IV. İnceleme Ve
  10. Gerekçe
  11. A. Başvurucularınİddiaları
  12. B. Değerlendirme
  13. A. Kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin
  14. B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde
  15. M. Emin KUZ
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2019/2763
Tarih
8 Eylül 2021

İlgili Kararlar

  • Ayhan Çetin ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2018/19263)
  • Mehmet Ali Yalçınkaya ve Recep Özdemir Başvurusu (B. No: 2019/4919)
  • Fatma Ceylan Orhun Başvurusu (B. No: 2018/5165)
  • Sami Küçükbaşkan Başvurusu (B. No: 2018/5571)
  • Mehmet Tekcanlı Başvurusu (B. No: 2018/16233)
  • Ali Osman Akyol Başvurusu (B. No: 2017/37751)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.