İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Abdulhamit Babat ve Zeki Bayhan Başvurusu (B. No: 2015/13046)

1. Başvuru, bir dokümanın ceza infaz kurumu idaresince hükümlü

Başvuru No2015/13046Tarih22 Mart 2018Okuma14 dk · 2.888 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Abdulhamit Babat Ve Zeki Bayhan Başvurusu

Karar tarihi
22 Mart 2018
Başvuru Numarası
2015/13046
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.888 kelime·14 dk okuma·14 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, bir dokümanın ceza infaz kurumu idaresince hükümlü

olan başvuruculara verilmemesi nedeniyle ifade özgürlüğünün ihlal edildiği

iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvurular 3/8/2015 ve 8/10/2015 tarihlerinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. 2015/16450 sayılı dosya konu yönünden hukuki irtibat

nedeniyle 2015/13046 sayılı dosya üzerinde birleştirilmiştir.

6. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

7. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

9. Başvurucular, başvuru tarihinde devletin birliğini ve ülke

bütünlüğünü bozmak suçundan hükümlü olarak Ankara 2 No.lu F Tipi Kapalı Ceza

İnfaz Kurumunda (İnfaz Kurumu) bulunmaktadır.

10. İnfaz Kurumu Eğitim Kurulu (Eğitim Kurulu) 12/6/2015 tarihli

kararında, 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin

İnfazı Hakkında Kanun'un 3. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle

"Demokratik Özerklik ve Demokratik Birey" adlı kitabın birinci

başvurucuya; "Hakikat Savaşçılığı", "Demokratik Özerklik",

"Özgür Eş Yaşam", "Tarihsel Toplum", "Akademileşme", "Komünal

Ekonomi", "Kültür ve Uygarlık" ile "Soykırıma Karşı

Kültürel Direniş" adlı kitapların ise ikinci başvurucuya verilmemesine

karar vermiştir.

11. Eğitim Kurulu birinci başvurucuya gelen ve kendisine teslim

edilmeyen kitabın kaynakça bölümünde yararlanılan kitaplar arasında Abdullah

Öcalan'ın yazdığı ve hakkında toplatma kararı bulunan "Özgürlük

Sosyolojisi (üçüncü kitap)" ile "Ortadoğu'da Uygarlık Krizi ve

Demokratik Uygarlık Çözümü (dördüncü kitap)" isimli kitapların da

sayıldığını tespit etmiştir.

12. İkinci başvurucuya gelen "Hakikat Savaşçılığı"

isimli kitapta terör örgütü liderini öven ve yücelten ifadelere yer verildiğini

tespit eden Eğitim Kurulu, ikinci başvurucuya gelen diğer kitaplarda ise

Abdullah Öcalan tarafından yazılan ve hakkında toplatma kararı bulunan

"Uygarlık Maskeli Tanrılar ve Örtük Krallar Çağı (Birinci kitap)",

"Uygarlık Maskesiz Tanrılar ve Çıplak Krallar Çağı (İkinci kitap)"

ile üçüncü ve dördüncü kitaplardan alıntılara yer verildiğini tespit etmiş,

alıntı bulunan sayfaları da açıkça belirtmiştir.

13. Eğitim Kurulu anılan kitapların verilmesi hâlinde

başvurucuların mensubu oldukları terör örgütüyle olan bağlarının

zayıflamayacağını, aksine örgütün hedefleri doğrultusunda hareket etmeye devam

edeceklerini ve örgütle olan bağlarının kuvvetleneceğini, bu durumun ise

başvurucuların yeniden suç işlemelerini engelleyecek etkenleri zayıflatacağını

ve cezanın infazıyla ulaşılmak istenen amacın ortadan kalkacağını ifade

etmiştir.

14. Eğitim Kurulu kararına karşı başvurucular Ankara Batı İnfaz

Hâkimliğine (İnfaz Hâkimliği) şikâyette bulunmuşlardır. İnfaz Hakimliği

19/6/2015 tarihinde birinci başvurucunun şikâyetini kabul etmiştir. Karar

gerekçesinde İnfaz Hâkimliği, Eğitim Kurulunun, kararında, kitapta yapılan

alıntılara atıf yapmadığını, alıntının ne olduğunun belli olmadığını

belirtmiştir. Alıntıların söz konusu kitabın ne kadarlık bir bölümünde

bulunduğuna da yer verilmediğini, belli olmayan bir alıntının 5275 sayılı

Kanun'un 3. maddesi yönünden değerlendirilmesi ve denetiminin mümkünolmadığını ifade etmiştir.

15. İnfaz Hâkimliği ikinci başvurucunun şikâyetini 24/6/2015

tarihinde reddetmiştir. İnfaz Hakimliği kararında, yasaklı yayınlardan

alıntılar bulunan kitapların ikinci başvurucuya verilmemesinin, cezanın infazı

ile ulaşılmak istenen amaca uygun olduğunu belirtmiştir.

16. Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı, İnfaz Hâkimliğinin,

birinci başvurucunun şikâyetinin kabulü yönündeki kararına itiraz etmiştir.

İtirazı inceleyen Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesi (Mahkeme), kitabın

verilmemesine ilişkin Eğitim Kurulu gerekçesine ilaveten İnfaz Kurumunun

güvenliğinin tehlikeye düşeceği ve idari otoritenin zayıflamasına neden olacağı

gerekçeleriyle itirazı kabul etmiş ve İnfaz Hâkimliği kararının kaldırılmasına

hükmetmiştir. Bu karar birinci başvurucuya 23/7/2015 tarihinde tebliğ

edilmiştir. İkinci başvurucu ise İnfaz Hâkimliğinin kendi şikâyetine ilişkin

ret kararına itiraz etmiştir. İtirazı inceleyen Mahkeme, kararın usul ve yasaya

uygun olduğu gerekçesiyle itirazı reddetmiştir. Bu karar ikinci başvurucuya

9/9/2015 tarihinde tebliğ edilmiştir.

17. Başvurucular sırasıyla 3/8/2015 ve 8/10/2015 tarihlerinde

bireysel başvuruda bulunmuşlardır.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

18. 5275 sayılı Kanun'un "İnfazda

temel amaç" kenar başlıklı 3. maddesi şu şekildedir:

"Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel

amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden

suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak,

hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara,

nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine

uyumunu kolaylaştırmaktır."

19. Mevcut başvurunun değerlendirilmesi sırasında gözönünde bulundurulan diğer ulusal hukuk kaynakları için

bkz. Halil Bayık [GK], B. No:

2014/20002, 30/11/2017, §§ 15-16; Mehmet

Çelebi Çalan, B. No: 2014/4163, 19/12/2017, §§ 14-15.

B. Uluslararası Hukuk

20. Mevcut başvurunun değerlendirilmesi sırasında gözönünde bulundurulan uluslararası hukuk kaynakları için

bkz. Ahmet Temiz (6), B. No:

2014/10213, 1/2/2017, §§ 17-18.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

21. Mahkemenin 22/3/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucuların

İddiaları ve Bakanlık Görüşü

22. Başvurucular, başvuruya konu dokümanların kendilerine

verilmemesinin keyfî olduğunu, bu kitaplar hakkında herhangi bir yasaklama

kararı bulunmadığını, ayrıca derece mahkemelerinin yeterli inceleme yapmadan

soyut bir gerekçeyle itirazlarını reddettiğini belirtmiş ve anayasal haklarının

ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

B. Değerlendirme

23. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki tavsifi ile bağlı olmayıp, olay ve olguların hukuki nitelendirmesini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Bu bağlamda başvurucuların şikâyeti ifade

özgürlüğü bağlamında incelenecektir.

24. Anayasa’nın 26. maddesinin ilgili bölümü şöyledir:

“Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı,

resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma

hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya

fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar...

Bu hürriyetlerin kullanılması, ... kamu

düzeni, kamu güvenliği, ... suçların önlenmesi, ... gereğine uygun olarak

yerine getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabilir...

Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin

kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunla düzenlenir.”

1. Adli Yardım Talebi

Yönünden

25. Anayasa Mahkemesinin Mehmet

Şerif Ay (B. No: 2012/1181, 17/9/2013) kararında belirtilen ilkeler

dikkate alınarak, geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin yargılama

giderlerini ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan ikinci başvurucu Abdulhamit Babat'ın açıkça

dayanaktan yoksun olmayan adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi

gerekir.

2. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

26. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir nedeni de bulunmadığı anlaşılan

başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

3. Esas Yönünden

a. Müdahalenin Varlığı

27. İnfaz Kurumunda hükümlü olan başvuruculara gönderilen yazılı

bir dokümanın onlara verilmemesinin, haber veya fikir alma özgürlüğü ve

dolayısıyla ifade özgürlüğüne yönelik bir müdahale oluşturduğu kabul

edilmiştir.

b. Müdahalenin İhlal

Oluşturup Oluşturmadığı

28. Yukarıda anılan müdahale, Anayasa’nın 13. maddesinde

belirtilen koşulları yerine getirmediği müddetçe Anayasa’nın 26. maddesinin

ihlalini teşkil edecektir.Anayasa’nın

13. maddesinin ilgili bölümü şöyledir:

“Temel hak ve hürriyetler,

... yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak

ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, ... demokratik toplum

düzeninin ... gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”

29.Sınırlamanın Anayasa’nın 13. maddesinde öngörülen ve somut

başvuruya uygun düşen; kanun tarafından öngörülme, Anayasa’nın 26. maddesinin

ikinci fıkrasında belirtilen haklı sebeplerden bir veya daha fazlasına dayanma,

demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olmama

koşullarına uygun olup olmadığının belirlenmesi gerekir.

i. Kanunilik

30. Müdahaleye dayanak olan 5275 sayılı Kanun’un 62. maddesinin

kanunla sınırlama ölçütünü karşıladığı sonucuna varılmıştır.

ii. Meşru Amaç

31. Başvuruya konu dokümanlar mahkûmun ıslahı, suçun önlenmesi

ve kurum güvenliği ile düzeninin sağlanması amaçlarıyla başvuruculara

verilmemiştir. Anılan müdahalenin, Anayasa’nın 26. maddesinin ikinci fıkrası

kapsamında meşru bir amaç taşıdığı sonucuna varılmıştır.

iii. Demokratik Toplum

Düzeninin Gereklerine Uygunluk ve Ölçülülük

(1) İlkeler

32. Başvuru konusu olay bakımından yapılacak değerlendirmelerin

temel ekseni, müdahaleye neden olan idarenin ve derece mahkemelerinin

kararlarında dayandıkları gerekçelerin ifade özgürlüğünü kısıtlama bakımından

“demokratik toplum düzeninin gereklerine” ve “ölçülülük” ilkelerine uygun

olduğunu inandırıcı bir şekilde ortaya koyup koyamadığı olacaktır (demokratik

toplum düzeninin gereklerine uygunluk ilkesine ilişkin açıklamalar için bkz.

Bekir Coşkun [GK], B. No: 2014/12151, 4/6/2015, § 51; Mehmet Ali Aydın [GK], B.

No: 2013/9343, 4/6/2015, § 68; Halil Bayık, § 28; ölçülülük ilkesine ilişkin

açıklamalar için bkz. AYM, E.2007/4, K.2007/81, 18/10/2007; Bekir Coşkun, §§

53-54; Sebahat Tuncel, B. No: 2012/1051, 20/2/2014, § 84; Mehmet Ali Aydın, §§

70-72). İfade özgürlüğüne gerekçesiz olarak veya Anayasa Mahkemesince ortaya

konulan kriterleri (Halil Bayık, §§ 28-43) karşılamayan bir gerekçe ile yapılan

müdahaleler Anayasa'nın 26. maddesini ihlal edecektir (Halil Bayık, § 43).

33. Anayasa Mahkemesi Halil

Bayık kararında, mevcut başvuruya benzer şikâyetlerde derece

mahkemelerinin ve kamu gücünü kullanan diğer organların gerekçelerinin ilgili

ve yeterli sayılabilmesi için kararlarda bulunması gereken ve benzer

başvuruların koşullarına göre değişebilecek unsurları şu şekilde belirlemiştir:

i. Başvurucunun hangi suçtan dolayı hangi tür ceza infaz

kurumunda bulunduğu ve başvurucunun bulunduğu ceza infaz kurumu ile işlediği

suçun söz konusu tedbirin alınmasında bir etkisinin bulunup bulunmadığı

değerlendirilmelidir.

ii. Bir yayının tümünün veya bir kısmının mahkûma verilmemesi

şeklindeki kısıtlamanın mahkûmun ıslahı ile bağlantısı var ise yayının içeriği

ile mahkûmun ıslahı arasındaki ilişkinin tam olarak gösterilmesi gerekir.

iii. Her mahpusun toplumsal geçmişi ve suç sicili, entelektüel

kapasitesi ve kabiliyeti, şahsi tabiatı, hapis cezasının süresi ve tahliye

edildikten sonrası için beklentileri dikkate alınmalıdır.

iv.Bu bağlamda söz konusu yayınların,

terör suçlarından mahpus olan kişilerin iddia edilen mağduriyetlerin sorumlusu

olarak gördükleri kişilere veya devlete karşı daha fazla şiddete yönelmelerine

sebebiyet verip vermediği değerlendirilmelidir.

v. Mahpusa verilmeyen süreli veya süresiz yayının cinsi,

içeriği, yayımlayanı ve sorunlu görülen kısımların hangileri olduğu belirtilmeli

ve mahpusa verilmesi sakıncalı bulunan kısımların detaylı analizi yapılmalıdır.

vi.Böyle bir analizin yapılabilmesi için

eğer söz konusu yayının terör örgütleriyle veya terör faaliyetlerinin meşru

gösterilmesiyle bir ilişkisi varsa mahpusun ifade özgürlüğü ile demokratik

toplumun terör örgütlerinin faaliyetlerine karşı kendini korumaya ilişkin meşru

hakkı arasında denge kurulmalıdır.

vii.Zikredilen dengelemenin yapılabilmesi için;

- Bütünüyle ele alındığında müdahaleye konu yayının özel bir

kişiyi, kamu görevlilerini, halkın belirli bir kesimini veya devleti hedef

gösterip göstermediğinin, onlara karşı şiddete teşvik edip etmediğinin,

- Bireylerin fiziksel şiddet tehlikesine maruz bırakılıp

bırakılmadığının, bireylere karşı nefreti alevlendirip alevlendirmediğinin,

- Yayında iletilen mesajda şiddete başvurmanın gerekli ve haklı

bir önlem olduğunun ileri sürülüp sürülmediğinin,

- Şiddetin yüceltilip yüceltilmediğinin; kişileri nefrete,

intikam almaya, silahlı direnişe tahrik edip etmediğinin,

- Suçlamalara yer vererek veya nefret uyandırarak ülkenin bir

kısmında veya tamamında daha fazla şiddete sebebiyet verip vermeyeceğinin,

- Söz konusu yayında yer alan ifadelerin ceza infaz

kurumunun güvenliğini, disiplinini ve düzenini tehlikeye düşürüp

düşürmediğinin,

- Terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütleri

mensuplarının örgütsel amaçlı olarak haberleşmelerine neden olup olmadığının,

-Kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlış

bilgileri, tehdit ve hakaret oluşturan ifadeleri içerip içermediğinin,

- Yayın tarihinde veya mahpusa verilmesinin istendiği sırada

ülkenin bir kısmında veya tamamında çatışmaların yoğunluk derecesi ile ceza

infaz kurumu ve ülkedeki tansiyonun yükseklik derecesinin yayının mahpusa

verilmesine etki edip etmediğinin,

- Karara konu sınırlayıcı tedbirin, demokratik bir toplumda

zorlayıcı bir toplumsal ihtiyacın karşılanması amacına yönelik olup olmadığının

ve tedbirin başvurulabilecek en son çare niteliğinde bulunup bulunmadığının,

- Son olarak sınırlamanın, güdülen kamu yararı amacını

gerçekleştirmek için ifade özgürlüğüne en az müdahale eden ölçülü bir sınırlama

niteliğinde olup olmadığının yayının içeriğiyle birlikte değerlendirilmesi

gerekir.

viii. Derece

mahkemelerinin ve kamu gücünü kullanan diğer organların söz konusu

değerlendirmeleri yaparken olayın koşullarına göre uzman kişilerin

görüşlerinden faydalanmaları, gerekirse konusunda uzman sosyal bilimciler,

araştırmacılar ve akademisyenlerden rapor ve görüş almaları her zaman

mümkündür. Böylece süreli veya süresiz bir yayının bir mahpusa verilmemesi

şeklindeki müdahalenin kanunlar ve Anayasa Mahkemesi içtihatlarında ortaya

konan kriterlere uygunluğunun denetimi daha etkili yapılabilecektir (Halil Bayık, § 45).

(2) İlkelerin Olaya

Uygulanması

34. Başvuruya ilişkin olayda, ikinci başvurucuya gelen

"Hakikat Savaşçılığı" adlı kitap, içeriğinde terör örgütü liderini

öven ve yücelten ifadelere yer verildiği gerekçesiyle teslim edilmemiştir.

İkinci başvurucunun Eğitim Kurulu kararına karşı itirazı ise sonuçta benzer

gerekçelerle reddedilmiştir.

35. Somut olayda derece mahkemeleri, "Hakikat

Savaşçılığı" adlı kitap yönünden yukarıda sayılan hususları

değerlendirmemiş, söz konusu kitapla içeriğinde yer alan ifadelerin terör

suçundan mahkûm olan başvurucunun ıslahını engelleyeceği şeklindeki gerekçeyi

soyut olmaktan çıkaracak ölçüde somut bir bağlantı kurmamıştır. Yine bu

nitelikte kabul edilen ifadelerin yer aldığı bölümler çıkarılarak geri kalan

kısmın başvurucuya teslim edilmesinin mümkün olup olmadığı da tartışılmamıştır.

Dolayısıyla "Hakikat Savaşçılığı" adlı kitabın ikinci başvurucuya

verilmemesinin demokratik bir toplumda gerekli olduğu ilgili ve yeterli bir

gerekçe ile gösterilebilmiş değildir.

36. İkinci başvurucuya gelen diğer yedi adet kitap ise Eğitim

Kurulu tarafından içeriğinde mahkemelerce yasaklanmış yayınlardan alıntılar

bulunduğu gerekçesiyle terör örgütü üyeliği suçundan İnfaz Kurumunda hükümlü

olarak bulunan ikinci başvurucuya verilmemiştir.

37. İkinci başvurucunun şikâyeti, anılan yedi adet kitabın

kendisine verilmemesine yöneliktir. Başvurucu, kitapların kendisine

verilmemesine gerekçe olarak gösterilen toplatma kararına karşı herhangi bir

hukuk yoluna başvurmamıştır. Bu doğrultuda Anayasa Mahkemesinin önündeki

mesele, kitapların verilmemesine gerekçe olarak gösterilen toplatma ve el koyma

kararının Anayasa'ya uygun olup olmadığı değil hakkında toplatma ve el koyma

kararı bulunan kitaplardan alıntılar içeren yayınların başvurucuya

verilmemesine ilişkindir (Sinan İyit (2) [GK], B. No: 2013/1495, 30/11/2017, §

51).

38. Eğitim Kurulu kararında, yalnızca hakkında toplatma ve el

koyma kararı bulunan kitaplardan alıntılar bulunduğu gerekçesine yer verildiği,

yapılması gereken dengelemeye ilişkin Anayasa Mahkemesi tarafından yukarıda

ortaya konulan ilkelerin gözetildiğine dair başka bir değerlendirmede

bulunulmadığı görülmektedir. Bununla birlikte bireylerin ifade özgürlüğüne toplatma

ve el koyma kararlarıyla müdahalede bulunulduğu hâllerde mevcut olan zorunlu

toplumsal ihtiyacın, özellikle terörle mücadelenin söz konusu olduğu durumlarda

hükümlü ve tutuklular yönünden de mevcut olacağı açıktır. Bu doğrultuda söz

konusu yedi adet kitabın, hakkında toplatma kararı bulunan yayınlardan

alıntılar içerdiği gerekçesiyle ikinci başvurucuya verilmemesi şeklindeki

müdahalenin ceza infaz kurumunun güvenliği, düzeni, disiplininin sağlanması ve

mahkûmun ıslahı amaçlarının gerçekleştirilmesi için gerekli olmadığı söylenemez

(Sinan İyit, §

52).

39. Bu bağlamda terör suçundan mahkûm olan ikinci başvurucuya,

hakkında toplatma ve el koyma kararı bulunan kitaplardan alıntılar içerdiği

gerekçesiyle anılan yayınların verilmemesi şeklindeki müdahalenin, demokratik

bir toplumda gerekli olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bununla birlikte anılan

müdahalenin ölçülü olup olmadığının da değerlendirilmesi gerekir (Sinan İyit, §

53).

40. Eğitim Kurulu tarafından, hakkında toplatma ve el koyma

kararı bulunan kitaplardan alıntılar içeren sayfaların hangileri olduğu

belirlenmiş ve başvuru konusu kararda açıkça gösterilmiştir. Buna rağmen Eğitim

Kurulunun, kitapların tamamının başvurucuya verilmemesine karar verdiği

anlaşılmaktadır.

41. Başvuru konusu kitapların hakkında toplatma kararı bulunan

yayınlardan alıntılar içerdiği gerekçesiyle ikinci başvurucuya verilmemesi

şeklindeki müdahale yalnızca hakkında toplatma kararı bulunan yayınlardan

birebir alıntılar içeren sayfalar yönündengereklidir.

Nitekim bu doğrultuda Ceza İnfaz Kurumu Eğitim Kurullarının, yalnızca alıntı

bulunan sayfaların hükümlü ya da tutuklulara verilmemesi şeklinde uygulamaları

da bulunmaktadır.

42. Öte yandan sakıncalı kısımların yayından ayrılmasının mümkün

olmadığı veya bu kısımlar çıkartıldığında geri kalan bölümün bir öneminin

kalmadığı hâllerde yayının tümünün mahpusa verilmemesi yoluna gidilebilirse de

bu özel durumun da ilgili kararda gerekçelendirilmesi gerekir (Sinan İyit, §

56).

43. Başvuru konusu olayda, Eğitim Kurulu kararında belirtilen

sayfaların çıkarılarak söz konusu kitapların kalanının başvurucuya verilmesinin

mümkün olup olmadığı tartışılmamıştır. Bu nedenle Eğitim Kurulu tarafından anılan

yedi kitabın tamamının ikinci başvurucuya verilmemesinin, güdülen kamu yararı

amacını gerçekleştirmek için ifade özgürlüğüne en az müdahale eden ölçülü bir

sınırlama niteliğinde olduğunun ikna edici biçimde ortaya konulamadığı sonucuna

varılmıştır.

44. Birinci başvurucuya gelen "Demokratik Özerklik ve

Demokratik Birey" adlı kitap ise kaynakça bölümünde yararlanılan kitaplar

arasında yasaklı kitapların sayıldığı gerekçesiyle birinci başvurucuya teslim

edilmemiştir. Birinci başvurucunun Eğitim Kurulu kararına karşı itirazı ise

sonuçta benzer gerekçelerle reddedilmiştir.

45. Hakkında toplatma kararı bulunan yayınlardan birebir

alıntılar içeren bölümlerin başvurucuya verilmemesi şeklindeki müdahalenin

demokratik bir toplumda gerekli olduğu sonucuna ulaşılmışsa da söz konusu

kitaplardan sadece faydalanıldığının tespit edilmiş olması bir yayının hükümlü

ya da tutuklulara verilmemesi şeklindeki müdahalenin demokratik bir toplumda

gerekliliği yönünden yeterli bir gerekçe olarak görülemez (Sinan İyit, §

58).

46. Açıklanan gerekçelerle başvurucuların, Anayasa’nın 26.

maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüklerinin ihlal edildiğine karar

verilmesi gerekir.

47. Bu ihlal kararı başvuruya konu yayınların başvuruculara

verilmesi gerektiği şeklinde anlaşılamaz. İlgili derece mahkemeleri, Anayasa

Mahkemesi kararında ortaya konulan kriterler ve gösterilen yöntemle yeniden

yargılama yaparak yargılamanın sonucuna göre bahse konu yayınların ya da bir

kısmının başvuruculara verilmesine veya verilmemesine karar vermelidirler.

4. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

48. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

“(1)Esas

inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine

karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir.”

49.Başvurucular ihlalin tespiti ile manevi tazminat talebinde

bulunmuştur.

50. Başvurucuların ifade özgürlüğünün ihlal edildiği sonucuna

varılmıştır. Bu ihlal kararı başvuruya konu yayınların başvuruculara verilmesi

gerektiği şeklinde yorumlanamaz.

51. İfade özgürlüğünün ihlalinin sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunduğundan

kararın bir örneğinin -Anayasa Mahkemesince ortaya konulan kriterler ve

gösterilen yöntemle- yeniden yargılama yapılmak ve yargılamanın sonucuna göre

başvurucuların itirazları hakkında yeni bir karar verilmek üzere Ankara Batı

İnfaz Hâkimliğine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

52. İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan başvuruculara bir

dokümanın verilmemesi şeklindeki müdahale yönünden, ifade özgürlüğünün ihlal

edildiğinin tespiti ile kararın, yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili yargı

merciine gönderilmesine hükmedilmesinin yeterli olacağı değerlendirildiğinden

başvurucuların manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.

53. İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan başvuruculara bir

dokümanın verilmemesi şeklindeki müdahale yönünden, ifade özgürlüğünün ihlal

edildiğinin tespiti ile kararın, yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili yargı

merciine gönderilmesine hükmedilmesinin yeterli olacağı değerlendirildiğinden

başvurucuların manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. İkinci başvurucunun adli yardım talebinin KABULÜNE,

B. İfade özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL

EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

C. Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade

özgürlüğünün İHLAL EDİLDİĞİNE,

SONUÇ / HÜKÜM

D. Kararın bir örneğinin ifade özgürlüğü ihlalinin sonuçlarının

ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Ankara Batı İnfaz

Hâkimliğine (E. 2015/2769, K. 2015/2805), (E. 2015/2866, K. 2015/2893)

GÖNDERİLMESİNE,

E. 226,90 TL harç ve 1.980 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.206,90 TL yargılama giderinin birinci başvurucu Zeki Bayhan'a, 1.980 TL

vekâlet ücretinden oluşan yargılama giderinin ikinci başvurucu Abdulhamit Babat'a ÖDENMESİNE,

F. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE,

22/3/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin YILDIRIM

Üyeler

:

Recep KÖMÜRCÜ

Celal Mümtaz AKINCI

Muammer TOPAL

Recai AKYEL

Raportör Yrd.

:

Ceren Sedef EREN

Başvurucular

:

1. Zeki BAYHAN

Vekili

:

Av. Faik Özgür EROL

:

2. Abdulhamit

BABAT

Vekili : Av. Hürmüz BİÇER

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2015/13046, 22 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. A. Ulusal Hukuk
  8. B. Uluslararası Hukuk
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Başvurucuların
  11. B. Değerlendirme
  12. VI. Hüküm
  13. B. İfade özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL
  14. C. Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade
  15. F. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Maliye
  16. Babat
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2015/13046
Tarih
22 Mart 2018

İlgili Kararlar

  • Ozan Alpkaya Başvurusu (B. No: 2015/15980)
  • Çağatay Postacı Başvurusu (B. No: 2015/1864)
  • M.ö. Başvurusu (B. No: 2017/34584)
  • Deka Ali Başvurusu (B. No: 2017/6337)
  • Ammar Shefı Başvurusu (B. No: 2017/29827)
  • Tolunay Özkanca Başvurusu (B. No: 2015/1865)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.