İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Ağa Gündüz Başvurusu (B. No: 2014/5665)

1. Başvuru; tazminat davasında usul ve kanuna aykırı karar

Başvuru No2014/5665Tarih7 Şubat 2019Okuma10 dk · 1.956 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Ağa Gündüz Başvurusu

Karar tarihi
7 Şubat 2019
Başvuru Numarası
2014/5665
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.956 kelime·10 dk okuma·10 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru; tazminat davasında usul ve kanuna aykırı karar

verilmesi, tanıkların dinlenmemesi, yargılamanın uzun sürmesi nedenleriyle adil

yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 28/4/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal

Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde

olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucu, olay tarihinde inşaatlarda boya ustası olarak

çalışmaktadır. Başvurucunun iddiasına göre piyasada inşaat alanında taşeronluk

yapan S.K., dubleks bir dairenin alçı, boya, kartonpiyer işini aldığını belirterek

başvurucunun yanında çalışmasını istemiş, başvurucu S.K.nın yanında yevmiyeci olarak işe başlamıştır.

9. Başvurucu binanın iç cephe alçısını yapmak için kurulan

iskeledeki kalasın kayması sonucu düşmüş ve ayak bileği kırılmıştır.

10. Başvurucu hakkında Sosyal Güvenlik Kurumunca (SGK) verilen

tespit kararında başvurucunun %19 oranında malül

olduğu belirtilerek başvurucuya sürekli iş göremezlik geliri bağlanmıştır.

11. Başvurucu; S.K.nın

yanında yevmiyeci olarak çalıştığını, olayın iş kazası olduğunu, işverenin

sorumluluğunun bulunduğunu belirterek 3/4/2007 tarihinde Edremit 1. Asliye

Hukuk Mahkemesinin (İş Mahkemesi sıfatıyla) E.2007/143 sayılı dosyasında maddi

ve manevi tazminat davası açmıştır.

12. Başvurucu aynı nedenle asıl işveren olduğunu iddia ettiği

daire sahibi A.C. hakkında da 3/4/2007 tarihinde Edremit 1. Asliye Hukuk

Mahkemesinin (Mahkeme) E.2007/144 sayılı dosyasında tazminat davası açmış, bu

dosya hukuki irtibat nedeniyle E.2007/143 sayılı dosya ile birleştirilmiştir.

13. Mahkeme 14/4/2009 tarihli kararı ile başvurucunun davalı S.K.nın yanında -inşaat işinde-

çalışırken yeterli iş güvenliği önlemlerinin alınmaması nedeniyle iş kazası

geçirdiğini, maddi zararlarının sigorta tarafından karşılandığını, bu açıdan

maddi bir kaybının olmadığını belirterek bu yöndeki talebi reddetmiş, manevi

tazminat talebini ise kısmen kabul etmiştir.

14. Temyiz üzerine Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin (Daire)

15/3/2010 tarihli kararında; somut olayda işverenin kim olduğu, davalı S.K.nın işveren mi yoksa işçi mi olduğu, işveren ise bina

sahibi ile aralarında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunup bulunmadığı

belirlenerek iş güvenliği konusunda uzman olan kişilerden oluşacak bilirkişi

heyeti oluşturulup kusurun aidiyeti ve oranının hiçbir kuşkuya yer vermeyecek

biçimde belirlenerek karar verilmesi gerektiği, yine birleşen dava ile ilgili

başvurucunun talepleri hakkında olumlu ya da olumsuz karar verilmesi gerektiği

gerekçeleriyle hüküm bozulmuştur.

15. Bozmaya uyan Mahkeme yapılan yargılama sonucunda 29/5/2012

tarihli kararı ile başvurucunun davalı S.K. tarafından götürü usulde alınan

dairenin boya badana işini kendi şahsi menfaati karşılığı götürü usulde yapmak

üzere davalı ile anlaştığını, bu nedenle yapılan işin istisna akdi kapsamında

olduğunu, hizmet akdine bağlı olarak davalılar yanında bir çalışmasının

bulunmadığını, bilirkişi raporuna göre kazanın oluşumunda davacının %100

kusurlu olduğunu, götürü olarak üstlenilen ve başvurucu tarafından yerine

getirilen işte başvurucunun güvenlik önlemlerini almadığını ve kazaya tamamen

kendi dikkatsizliğinin neden olduğunu belirterek asıl ve birleşen davanın

reddine karar vermiştir.

16. Başvurucunun temyizi üzerine Dairenin 29/11/2012 tarihli

kararında, her ne kadar SGK davalılardan A.C.yi

işveren, davacının maluliyeti ile sonuçlanan kazayı iş kazası olarak kabul

ederek davacıya gelir bağlamış ise de bu davada SGK taraf olmadığı gibi

toplanan delilerden davacının davalılardan S.K. ile arasındaki ilişkinin ortak

alınan bir işin birlikte yürütümü, diğer davalı A.C. ile aralarındaki

sözleşmenin ise istisna sözleşmesi niteliği taşıdığının açık olduğu, somut

olayda taraflar arasında işçi, işveren, işveren vekili ilişkisi (hizmet

ilişkisi) bulunmadığı, tazminat istemli davanın İş Mahkemesinde değil miktara

göre genel mahkemelerde (Sulh Hukuk-Asliye Hukuk) bakılması gerektiği, bu

açıdan Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerektiği belirtilerek hüküm

bozulmuştur.

17. Başvurucu 7/3/2013 tarihli duruşmada bozma ilamına

uyulmasını talep etmiş, Mahkemece bozma ilamına uyularak 7/3/2013 tarihinde

görevsizlik kararı verilmiştir.

18. Temyiz üzerine Dairenin 19/9/2013 tarihli kararı ile hükmün

uyulan önceki Yargıtay bozma kararına uygun biçimde verildiği, bozma ile

kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin

yeniden incelenmesinin hukuken mümkün olmadığı belirtilerek hüküm onanmıştır.

19. Görevsizlik kararı üzerine dosya Edremit 3. Asliye Hukuk

Mahkemesine gönderilmiş ve anılan Mahkemenin 13/3/2014 tarihli kararında,

davalı A.C.ye ait dubleks dairenin boya badana ve alçı işini yapmak için

telefonla irtibatı kuran R.B. aracılığı ile davalı S.K.nın

götürü olarak anlaştığı, malzemenin daire sahibince karşılandığı, davalı S.K.,

dava dışı K.Ç. ve başvurucunun kurdukları kalas iskelenin kayması sonucu

başvurucunun düşerek ayak bileğinden yaralandığı, başvurucu ile davalı S.K.

arasındaki ilişkinin ortak alınan bir işin birlikte yürütülmesi olduğu, diğer

davalı A.C. ile aralarındaki sözleşmenin de istisna sözleşmesi niteliğinde

olduğu, aralarında işçi işveren ilişkisinin bulunmadığı, bu nedenlerle meydana

gelen kazanın iş kazası niteliğinde olmadığı, ayrıca dosya içerisine alınan

bilirkişi raporuna göre meydana gelen kazada davacının kendi menfaatleri

doğrultusunda yaptığı çalışmada tedbirsiz, dikkatsiz ve özensiz davranmakla

%100 kusurlu olduğu, olayda başkaca kimsenin kusurunun bulunmadığı belirtilerek

asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

20. Başvurucu beyanına göre kararı 20/3/2014 tarihinde öğrenmiş

ve 28/4/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. UYAP üzerinden yapılan

incelemede nihai karar temyiz edilmeksizin 8/1/2015 tarihinde kesinleşmiştir.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

21. Mahkemenin 7/2/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

22. Başvurucu, kamuya açık belgelerde kimliğinin gizli tutulması

talebinde bulunmuş ancak buna ilişkin somut bir gerekçe belirtmemiştir.

Başvuruya konu olayın niteliği de gözönüne

alındığında gizlilik kararı verilmesini gerektirecek bir husus tespit edilmemiş

ve talebin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

A. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

23. Başvurucu makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

24. Ferat Yüksel (B. No: 2014/13828, 12/9/2018)

kararında Anayasa Mahkemesi yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı ya

da yargı kararlarının geç veya eksik icra edildiği ya da hiç icra edilmediği

iddiasıyla 31/7/2018 tarihinden önce gerçekleştirilen bireysel başvurulara

ilişkin olarak Tazminat Komisyonuna başvuru imkânının getirilmesine ilişkin

yolu ulaşılabilir olma, başarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlama

kapasitesinin bulunup bulunmadığı yönlerinden inceleyerek bu yolun etkililiğini

tartışmıştır (Ferat Yüksel, §§ 26-36).

25. Ferat Yüksel kararında özetle anılan başvuru

yolunun kişileri mali külfet altına sokmaması ve başvuruda kolaylık sağlaması

nedenleriyle ulaşılabilir olduğu, düzenleniş şekli itibarıyla ihlal iddialarına

makul bir başarı şansı sunma kapasitesinden mahrum olmadığı ve tazminat

ödenmesine imkân tanıması ve/veya bu mümkün olmadığında başka türlü telafi

olanakları sunması nedenleriyle potansiyel olarak yeterli giderim sağlama

imkânına sahip olduğu hususunda değerlendirmelerde bulunulmuştur (Ferat Yüksel, §§ 33-36). Bu gerekçeler

doğrultusunda Anayasa Mahkemesi, ilk bakışta ulaşılabilir olan ve ihlal

iddialarıyla ilgili başarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlama kapasitesi

olduğu görülen Tazminat Komisyonuna başvuru yolu tüketilmeden yapılan başvurunun

incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil niteliği ile bağdaşmayacağı sonucuna

vararak başvuru yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle kabul edilemezlik

kararı vermiştir (Ferat Yüksel, §§ 35, 36).

26. Somut başvuru yönünden de söz konusu karardan ayrılmayı

gerektiren bir durum bulunmamaktadır.

27. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez

olduklarına karar verilmesi gerekir.

B. Diğer İhlal İddiaları

28.Başvuru konusu olayda, Edremit 1. Asliye Hukuk Mahkemesi İş

Mahkemesi sıfatıyla yaptığı yargılama sonucu verdiği 14/4/2009 tarihli

kararında, olayın iş kazası niteliğinde olduğunu belirterek davayı kısmen kabul

etmiş, Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 15/3/2010 tarihli bozma ilamında, davanın iş

kazası olup olmadığı ve kusur durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğini

belirterek Mahkeme kararını bozduğu anlaşılmıştır.

29. Bozma üzerine Mahkeme 29/5/2012 tarihli kararında, başvurucu

ile davalılar arasındaki hukuksal ilişkinin istisna akdi kapsamında olduğunu ve

olayın meydana gelmesinde davalıların kusurunun bulunmadığını belirterek davayı

reddetmiş, Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 29/11/2012 tarihli kararında,

başvurucunun hizmet akdine dayalı bir çalışmasının bulunmadığını, olayın iş

kazası olarak kabulünün mümkün olmadığını tespit ederek kusur durumuna ilişkin

değerlendirme yapmadan davaya genel mahkemelerin bakması gerektiğini belirterek

hükmü bozmuştur.

30. Mahkeme bozmaya uymuş 7/3/2013 tarihli kararında

görevsizliğe hükmetmiş,Yargıtay

denetiminden geçerek 19/9/2013 tarihinde karar kesinleşmiştir. Görevsizlik

kararı üzerine yargılamaya devam eden Edremit 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

13/3/2014 tarihli kararında davayı reddetmiştir. Başvurucunun bu karara karşı

kanun yoluna başvurmasının etkili olmayacağını belirterek doğrudan Anayasa

Mahkemesine bireysel başvuruda bulunduğu anlaşılmıştır.

31. Somut olayda başvurucunun dava konusu olayla ilgili dile

getirdiği iddialar, davanın iş davası niteliğinde olduğu ve bu çerçevede

değerlendirme yapılması gerektiği hususu ile yargılamada davalıların kusur

durumunun tespiti açısından gerekli araştırma yapılmadığı ve bilirkişi

raporlarında yanlış tespitler olduğu hususlarına dayandığı anlaşılmaktadır.

32. Bu açıdan başvurucunun adil yargılanma hakkı kapsamında

ileri sürdüğü diğer ihlal iddiaları bu iki başlık altında incelenmiştir.

1. Davanın İş Kazası Niteliğinde Olduğu İddiası

Yönünden

33. Başvurucu somut olayda; davalılarla arasında hizmet akdinden

kaynaklanan hukuksal ilişki bulunması nedeniyle dosyanın iş hukuku hükümleri

çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini, mahkemenin bu çerçevede gerekli

araştırma yapmadığını belirterek Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına

alınan adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

34. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu'nun 21. maddesi hükmüne göre görevsizlik kararının kanun yoluna

gidilerek kesinleşmesi durumunda dosyanın gönderildiği mahkemenin görevsizlik

kararı ile bağlı olacağı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla başvurucunun davanın iş

kazası niteliğinden olduğu ve bu kapsamda değerlendirme yapılması gerektiği,

başka bir ifadeyle olayın hukuksal nitelendirmesi ile ilgili dile getirdiği

şikâyetler açısından Mahkemenin 13/3/2014 tarihli kararına karşı kanun yoluna

başvurmasının etkili bir yol olarak değerlendirilemeyeceği söylenebilir. Bu

açıdan başvurucunun bu çerçevede dile getirdiği iddialara ilişkin başvuru

yollarının tüketildiğinin kabul edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.

35. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 47. maddesinin (5) numaralı

fıkrası gereği başvuru yollarının tüketildiği, başvuru yolu öngörülmemiş ise

ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde bireysel başvuru

yapılması gerekir.

36. Somut olayda, Edremit 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 7/3/2013

tarihli görevsizlik kararı başvurucu tarafından temyiz edilmiş, karar Yargıtay

21. Hukuk Dairesinin 19/9/2013 tarihli kararı ile onanmıştır. Başvurucu

açısından nihai karar onama ilamıdır. Bireysel başvuru formuna ekli

belgelerden, nihai kararın 11/10/2013 tarihinde başvurucu tarafından

öğrenildiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla başvurucunun en geç 11/11/2013

tarihinde bireysel başvuruda bulunması gerektiği anlaşılmaktadır. Buna göre bu

başlık altında ileri sürülen ihlal iddiaları ile ilgili 28/4/2014 tarihinde

yapılan başvuruda süre aşımının söz konusu olduğu anlaşılmıştır.

37. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin süre aşımı nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekir.

2. Kusur Durumunun Tespiti ve Yöntemine İlişkin

İddialar Yönünden

38. Başvurucu; yargılamada tanıklarının dinlenmediğini, lehine

olan delillerin değerlendirilmediğini, bilirkişilerin kusur durumu ile ilgili

olarak yanlış değerlendirme yaptığını belirterek adil yargılanma hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmüştür.

39. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği gereği Anayasa

Mahkemesine başvuruda bulunabilmek için öncelikle olağan kanun yollarının

tüketilmesi zorunludur. Başvurucunun, bireysel başvuru konusu şikâyetini

öncelikle ve süresinde yetkili idari ve yargısal mercilere usulüne uygun olarak

iletmesi, bu konuda sahip olduğu bilgi ve delilleri zamanında bu makamlara

sunması ve bu süreçte dava ve başvurusunu takip etmek için gerekli özeni

göstermiş olması gerekir(İsmail Buğra İşlek, B. No: 2013/1177, 26/3/2013, § 17).

40. Her ne kadar başvurucu Mahkemenin 13/3/2014 tarihli kararına

karşı kanun yoluna başvurmasının etkili bir yol olmayacağını değerlendirerek

doğrudan Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuş ise de başvurucunun

bir davada kanun yolunun kendisi için etkili olup olmayacağı hususundaki subjektif değerlendirmesi Anayasa Mahkemesini bağlamaz. Bu

açıdan Anayasa Mahkemesince somut olay koşullarında, başvurucu açısından kanun

yolunun etkili bir yol olmayacağının değerlendirilmesi gerektiği açıktır.

41. Başvuru konusu davadaki yargılama sürecinde tarafların kusur

durumu ile ilgili olarak Yargıtay 21. Hukuk Dairesi tarafından bağlayıcı

herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır. Başka bir ifadeyle yargılamada

tarafların kusur durumu, Mahkemenin 13/3/2014 tarihli kararına kadarki süreçte

usule ilişkin kazanılmış hak çerçevesinde kesinleşmemiştir. Dolayısıyla

başvurucunun bu çerçevede dile getirdiği iddiaların Mahkemenin 13/3/2014

tarihli kararına karşı kanun yoluna başvurulmak suretiyle temyiz konusu

yapılması mümkündür.

42.Buna göre başvurucunun bu iddiaları açısından söz konusu

karara karşı hukuk sisteminde mevcut yargısal yolları tüketmeksizin bireysel

başvuruda bulunduğu, bu şekilde ihlal iddialarını Anayasa Mahkemesinin

gündemine taşımasının mümkün olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

43. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik

koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru

yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Kamuya açık belgelerde başvurucunun kimliğinin gizli

tutulması talebinin REDDİNE,

B. 1. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Davanın iş kazası niteliğinde olduğuna ilişkin iddianın süre aşımı nedeniyle KABUL EDİLEMEZ

OLDUĞUNA,

3. Kusur durumunun tespiti ve yöntemine ilişkin iddiaların başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

C. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

7/2/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Serruh KALELİ

Kadir ÖZKAYA

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör : Yakup MACİT Başvurucu : Ağa GÜNDÜZ

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/5665, 7 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  7. A. Makul Sürede
  8. B. Diğer İhlal İddiaları
  9. A. Kamuya açık belgelerde başvurucunun kimliğinin gizli
  10. C. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  11. Özgüldür
  12. Hakyemez
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/5665
Tarih
7 Şubat 2019

İlgili Kararlar

  • Rukiye Gönül Yalçın ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2018/11270)
  • Türkiye İş Bankası A.ş. Başvurusu (B. No: 2016/931)
  • Eyyüp Elgörmüş ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/7910)
  • Adil Erhan ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/6888)
  • Merih Yılmaz ve Metin Özel Başvurusu (B. No: 2017/32036)
  • Özgür Çarpanalı Başvurusu (B. No: 2015/20368)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.