İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Ahmet Bozkurt Başvurusu (B. No: 2013/3081)

1. Başvurucu, vazife malullüğü aylığı bağlanmamasına ilişkin

Başvuru No2013/3081Tarih20 Şubat 2014Okuma10 dk · 2.054 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Ahmet Bozkurt Başvurusu

Karar tarihi
20 Şubat 2014
Başvuru Numarası
2013/3081
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.054 kelime·10 dk okuma·13 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucu, vazife malullüğü aylığı bağlanmamasına ilişkin

işlemin iptali talebiyle açtığı davada verilen karar nedeniyle sosyal güvenlik

hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 3/5/2013 tarihinde Tokat İdare Mahkemesi

vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesi neticesinde belirlenen eksiklikler tamamlatılmış ve Komisyona

sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca, 17/12/2013 tarihinde

kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme

gönderilmesine karar verilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

4. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle

olaylar özetle şöyledir:

5. Başvurucu, İstanbul ilinde

polis memuru olarak görev yapmakta iken 28/11/1979 tarihinde ateşli silah ile

yaralanmış, yapılan tedavi sonrasında tekrar görevine başlamıştır.

6. Ayrıca başvurucu, Kağıthane

ilçesi Gültepe Polis Merkezi amiri olarak görev yapmakta iken 2/1/2005

tarihinde madde bağımlısı bir kişiye müdahale ettiği sırada ağır bir şekilde

yaralanmış, yaralanma nedeniyle bir çok kez ameliyat

olmak zorunda kalmıştır.

7. Başvurucu 1/1/2006 tarihinde

yaş haddi nedeniyle emekliye sevk edilmiştir.

8. Başvurucunun, vazife malulü

olarak emekliye sevk edilmesine ve 12/4/1991 tarih ve 3713 sayılı Terörle

Mücadele Kanunu hükümlerinden yararlandırılmasına yönelik talebi Emekli Sandığı

Genel Müdürlüğünün 11/8/2006 tarihli işlemi ile reddedilmiştir.

9. Başvurucu, 19/1/2007

tarihinde anılan işlemin iptali istemiyle Ankara 15. İdare Mahkemesinde dava

açmıştır.

10. Dava devam etmekte iken

başvurucunun durumu yeniden incelenmiş, 28/11/1979 tarihinde meydana gelen

olayın terör saldırısı olduğuna dair mahkeme kararının bulunmaması ve olay

nedeniyle malul olmaması nedeniyle bu olay için vazife malulü kabul

edilemeyeceği ve dolayısıyla 3713 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanamayacağı,

ancak 2/1/2005 tarihinde gerçekleşen yaralanma olayına ilişkin olarak vazife

malulü kabul edilerek hakkında ayrıca 3/11/1980 tarih ve 2330 sayılı Nakdi

Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanmasına karar

verilmiş ve 30/4/2007 tarih ve 627189 sayılı işlemle 15/1/2006 tarihinden

itibaren başvurucuya 6. derece vazife malulü aylığı bağlanmıştır.

11. Ankara 15. İdare Mahkemesi,

dava devam ederken başvurucunun vazife malulü kabul edilmesine yönelik işlemi

de değerlendirmeye alarak 31/12/2007 tarih ve E.2007/253, K.2007/1996 sayılı

kararı ile davanın, 5434 sayılı Kanun uyarınca başvurucunun vazife malulü

sayılmaması kısmı yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 3713 sayılı Kanun

hükümlerinden yararlandırılmaması kısmı yönünden ise davanın reddine karar

vermiştir. Karar gerekçesi şöyledir:

“Olayda,

davacı 01/01/2006 tarihinden itibaren yaş haddinden emekli edilmiş ve dava

konusu edilen 11.08.2006 tarihli işlemle vazife malülü

sayılma istemi reddedilmiş ise de daha sonra, 02/01/2005 tarihli saldırıdan

dolayı 5434 sayılı kanun uyarınca vazife malülü kabul

edilerek hakkında ayrıca 2330 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanmasına karar

verilmesi üzerine 30/04/2007 gün ve 627189 sayılı işlemle 15/01/2006 tarihinden

itibaren 6. derece vazife malülü aylığı bağlandığı

görüldüğünden, dava konusu işlemin 5434 Sayalı Yasa uyarınca vazife malüllüğü sayılmaması kısmının konusuz kaldığı anlaşılmakla

bu kısım açısından karar tesisi olanaklı bulunmamaktadır.

Dava konusu işlemin, davacının 3713 sayılı Yasadan

yararlandırılmamasına ilişkin kısmına gelince; dosyadaki bilgi ve belgelerden,

28.11.1979 tarihinde gerçekleşen ve ilgilinin işine gitmekte iken kimliği

belirsiz kişilerce açılan ateş sonucu yaralanması olayının, terör örgütü

mensuplarınca gerçekleştirildiğine yönelik hukuken geçerli herhangi bir tespit

olmadığı, olaya ilişkin yapılan yargılamada sanıkların beraat ettiği,

dolayısıyla eylemin davacının görevi sırasında ya da bizzat terör önleme ile

ilgili bir görevlendirme esnasında olmadığı anlaşıldığından 3713 sayılı Yasa

ile tanınan haktan yararlanamayacağı sonucuna ulaşılmakla, tesis edilen işlemin

bu isteme yönelik kısmında hukuka aykırılık görülmemiştir.”

12. Başvurucu, davanın reddine

ilişkin kısmını temyiz etmiş, Danıştay Onbirinci

Dairesi 12/5/2010 tarih ve E.2008/7180, K.2010/4070 sayılı kararı ile İlk

Derece Mahkemesi kararını gerekçe ekleyerek onamıştır. Dairenin gerekçesi

şöyledir:

“Davacının,

28.11.1979 tarihinde görevine giderken kimliği belirsiz kişilerce açılan ateş

sonucu yaralanmasının terör eylemlerinin yoğun olduğu bir dönemde vuku bulması,

olayın oluş biçimi ve zamanı, terör eyleminin sebep ve etkisiyle olma

ihtimalini güçlendirdiği, ceza davasında sanıkların beraat etmesinin ise olayın

3713 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesine engel oluşturamayacağı, bu

nedenle davacının 1979 yılındaki olayda terör eylemlerinin neden ve etkisiyle

yaralandığının kabulü gerekmekte ise de, dosyadaki bilgi ve belgelerden

davacının maluliyetinin söz konusu olaydan kaynaklanmadığı anlaşılmaktadır.

Öte yandan, davacının

2.1.2005 tarihinde İstanbul’da bir ihbar üzerine polis ekibi ile birlikte

gittiği yerde etkisiz hale getirmeye çalıştığı kişi tarafından bıçaklı

saldırıya uğraması sonucu yaralandığı ve olayın güvenlik ve asayişle ilgili

olması nedeniyle 2330 sayılı Kanun kapsamında vazife malülü

kabul edilerek aylık bağlandığı anlaşılmış olup, davacının 1979 yılında meydana

gelen olaydan dolayı malül kabul edilmemesi nedeniyle

3713 sayılı Yasadan yararlandırılmaması yolunda tesis edilen işlemde hukuka

aykırılık bulunmamaktadır.”

13. Bu karara karşı yapılan

karar düzeltme talebi de aynı Dairenin 8/2/2013 tarih ve E. 2010/8774, K.

2013/1066 sayılı kararı ile reddedilmiştir.

14. Karar, başvurucuya 10/4/2013

tarihinde tebliğ edilmiştir.

B. İlgili Hukuk

15. 8/6/1949 tarih ve 5434

sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun mülga 44. maddesinin

birinci fıkrası şöyledir:

"Her ne sebep ve suretle olursa olsun vücutlarında

hasıl olan arızalar veya düçar oldukları tedavisi imkansız hastalıklar yüzünden vazifelerini yapamıyacak duruma giren iştirakçilere (Malül)

denir ve haklarında bu kanunun malüllüğe ait

hükümleri uygulanır."

16. 5434 sayılı Kanun'un mülga

45. maddesi şöyledir:

"44 üncü maddede yazılı malüllük;

a) İştirakçilerin vazifelerini yaptıkları sırada

vazifelerinden doğmuş olursa;

b) Vazifeleri dışında kurumların verdiği her

hangi bir kuruma ait başka işleri yaparken, bu işlerden doğmuş olursa;

c) Kurumların menfaatini korumak maksadiyle

bir iş yaparken o işten doğmuş olursa (Maksadın ilgili kurumlarca kabul

edilmesi şartiyle);

ç) Fabrika, atelye ve

benzeri işyerlerinde, işe başlamadan evvel iş sırasında veya işi bitirdikten

sonra, o işyerinde husule gelen ve yine o işyerinin mahiyetinden veya çalışma

konusundan ileri gelen kazadan doğmuş olursa;

Buna (Vazife malüllüğü) ve bunlara

uğrıyanlara da (Vazife malülü)

denir."

17. 3713 sayılı Kanun’un 21.

maddesi şöyledir:

“Kamu görevlilerinden yurtiçinde ve yurtdışında

görevlerini ifa ederlerken veya sıfatları kalkmış olsa bile bu görevlerini

yapmalarından dolayı terör eylemlerine muhatap olarak yaralanan, sakatlanan,

ölen veya öldürülenler hakkında 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması

Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Ayrıca;

a) (Değişik bent:

28/02/1995 - 4082/6 md.) Malul

olanlarla, ölenlerin aylığa müstehak dul ve

yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı, bunların görevde olan

emsallerinin almakta oldukları aylıklardan; emekli olanların öldürülmeleri

halinde ise, dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı ve Kanuna göre

kendisine bağlanabilecek emekli aylığından az olamaz. Yaşamak için gereken

hareketleri yapamayacak ve başkasının yardım ve desteğine muhtaç olacak

derecede malül olanlar ile ölenlerin dul ve

yetimlerine en yüksek devlet memuru aylığı üzerinden, diğerlerine mevcut

aylıkları üzerinden, 30 yıl hizmet yapmış gibi emekli ikramiyesi ödenir. Bu

bent hükümlerine göre ilgililere fazla olarak yapılan ödemeler, faturası

karşılığı ilgili sosyal güvenlik kuruluşlarınca Hazineden tahsil edilir.

…”

18. 2330 sayılı Kanun’un 1.

maddesi şöyledir:

“Bu kanunun amacı; barışta güven ve asayişi korumak,

kaçakçılığı men, takip ve tahkikle , trafik ve yol güvenliğini veya tutuklu ve

hükümlülerin sevk ve nakillerini sağlamakla görevli olanların ; Türk Silahlı

Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet

Teşkilatında bulunan patlayıcı maddelerin incelenmesi, muhafazası, nakli, imha

edilmesi ve zararsız hâle getirilmesi işlemlerinde görevlendirilenlerin bu

görevlerinden dolayı ya da görevleri sona ermiş olsa bile yaptıkları hizmet

nedeniyle derhal veya bu yüzden maruz kaldıkları yaralanma veya hastalık sonucu

ölmeleri veya engelli hâle gelmeleri halinde ödenecek nakdi tazminat ile

birlikte bağlanacak aylığın ve bu yüzden yaralanmaları halinde ödenecek nakdi

tazminatın esas ve yöntemlerinin düzenlenmesidir.”

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

19. Mahkemenin 20/2/2014 tarihinde yapmış olduğu toplantıda,

başvurucunun 3/5/2013 tarih ve 2013/3081 numaralı bireysel başvurusu incelenip

gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

20. Başvurucu, 1979 yılında meydana gelen olayın bir terör

saldırısı olduğunu, bu olaydan dolayı vücudunda halen mermi çekirdeği

taşıdığını, riskli bölgede bulunduğu için çekirdeğin alınamadığını, bu durumun

hareket kabiliyetini kısıtladığını, 3713 sayılı Kanun hükümlerinden

yararlandırılması gerektiğini, yararlandırılmış olsaydı emekli maaşının daha

yüksek olacağını belirterek sosyal güvenlik hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüş, aldığı maaş ile alması gereken maaş arasındaki farkın tazmin edilmesini

istemiştir.

B. Değerlendirme

21. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki tavsifi ile bağlı değildir. Başvurucu, sosyal güvenlik hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmekte ise de esas itibarıyla 1979 yılındaki olay nedeniyle

vazife malulü sayılmasını, ayrıca 3713 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanarak

emekli aylığının artırılmasını ve geçmişte oluşan farkın tazmin edilmesini

istemektedir. Başvurucu her ne kadar sosyal güvenlik hakkından söz etmekteyse

de sosyal güvenlik hakkı bireysel başvuru konusu edilebilecek haklardan

olmadığından bu iddialar başvurucunun alacağının somutlaşmış olması halinde

ancak mülkiyet hakkı çerçevesinde değerlendirilebilir. Ancak başvuru konusu

olayda, başvurucu hakkında vazife malulü hükümlerinin uygulandığı, başvurucu

tarafından, 1979 yılındaki olayın 3713 sayılı Kanun kapsamına girip girmediği

ve bu olay nedeniyle malul olup olmadığının değerlendirilmesi sonucunda elde

edeceği maddi gelirin başvuru konusu edildiği, bu hususun ise başvurucunun

açtığı davada verilecek karar ile ortaya çıkacağı ve Mahkeme tarafından da 1979

yılındaki olay nedeniyle başvurucunun bir maluliyeti olmadığı tespiti

yapılarak, bu hususa ilişkin başvurucu talebinin reddedildiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda başvurucunun iddiaları Mahkeme kararının sonucuna ilişkin olup,

değerlendirmenin de bu kapsamda yapılması gerekir.

22. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrası şöyledir:

“Bireysel başvuruda, kanun yolunda gözetilmesi

gereken hususlarda inceleme yapılamaz.”

23. 30/3/2011 tarih ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı

fıkrası şöyledir:

“Mahkeme, … açıkça dayanaktan yoksun

başvuruların kabul edilemezliğine karar verebilir.”

24. 6216 sayılı Kanun’un “Esas

hakkındaki inceleme” kenar başlıklı 49. maddesinin (6) numaralı

fıkrası şöyledir:

“Bölümlerin, bir mahkeme kararına karşı

yapılan bireysel başvurulara ilişkin incelemeleri, bir temel hakkın ihlal

edilip edilmediği ve bu ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağının belirlenmesi ile

sınırlıdır. Bölümlerce kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme

yapılamaz.”

25. 6216 sayılı Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı

fıkrasında açıkça dayanaktan yoksun başvuruların Mahkemece kabul edilemezliğine

karar verilebileceği belirtilmiştir. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü

fıkrasında ise açıkça dayanaktan yoksun başvurular kapsamında değerlendirilen

kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel

başvuruda incelenemeyeceği kurala bağlanmıştır.

26. Anılan kurallar uyarınca, ilke olarak derece mahkemeleri

önünde dava konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin

değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile derece

mahkemelerince uyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun esas yönünden adil olup

olmaması bireysel başvuru incelemesine konu olamaz. Bunun tek istisnası, derece

mahkemelerinin tespit ve sonuçlarının adaleti ve sağduyuyu hiçe sayan tarzda

bariz takdir hatası veya açık keyfilik içermesi ve bu durumun kendiliğinden

bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlükleri ihlal etmiş olmasıdır. Bu

çerçevede, kanun yolu şikâyeti niteliğindeki başvurular bariz takdir hatası

veya açıkça keyfilik bulunmadıkça Anayasa Mahkemesince esas yönünden

incelenemez (B. No: 2012/1027, 12/2/2013, § 26).

27. Başvuru konusu olayda, başvurucu, 28/11/1979 tarihinde

meydana gelen saldırıda yaralanmış, hastanede yapılan tedavisinin ardından

yeniden görevine dönmüştür. Başvurucu 20/1/2005 tarihinde meydana gelen

saldırıya kadar görevini ifa etmiş, anılan tarihte uğradığı saldırı neticesinde

önce yaş haddi nedeniyle, sonra yeniden yapılan değerlendirme sonucunda ise

vazife malulü olarak emekliye sevk edilmiştir. Vazife malulü sayılması ve

hakkında 3713 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması talebiyle açtığı davada,

yerel mahkeme başvurucunun vazife malulü sayılmamasına yönelik davanın

konusunun kalmadığına karar vermiş, 3713 sayılı Kanun hükümlerinden

yararlandırılmamasına yönelik olarak ise 28/11/1979 tarihinde meydana gelen

olayın terör saldırısı olduğuna ilişkin hukuken geçerli bir kanıt olmadığı

gerekçesiyle davanın bu kısmını reddetmiştir. Bu kararın temyiz incelemesinde

ise Danıştay Onbirinci Dairesi, 28/11/1979 tarihinde

meydana gelen olayın terör saldırısı olduğunun kabul edilmesi gerektiği, ancak

başvurucunun maluliyetinin bu olaydan kaynaklanmaması nedeniyle dava konusu

işlemin hukuka uygun olduğu sonucuna ulaşarak, Mahkeme kararının onanmasına

karar vermiştir.

28. Bu duruma göre, yapılan yargılamada, başvurucunun

28/11/1979 tarihinde uğradığı saldırının bir terör saldırısı olduğu kabul

edildikten sonra bu olaydan dolayı malul olup olmadığı değerlendirilmiş, dosya

kapsamında bulunan bilgi ve belgelere göre başvurucunun maluliyetinin anılan

olay neticesinde meydana gelmediği, 2/1/2005 tarihine kadar vazifesini yaptığı

ve bu tarihte meydana gelen saldırıdan dolayı malul duruma düştüğü sonuç ve

kanaatine varılmıştır.

29. Adil yargılanma hakkı bireylere dava sonucunda verilen

kararın değil, yargılama sürecinin ve usulünün adil olup olmadığını denetletme

imkânı verir. Bu nedenle, bireysel başvuruda adil yargılanmaya ilişkin

şikâyetlerin incelenebilmesi için başvurucunun yargılama sürecinde haklarına

saygı gösterilmediği, bu çerçevede yargılama sürecinde karşı tarafın sunduğu

deliller ve görüşlerden bilgi sahibi olamadığı veya bunlara etkili bir şekilde

itiraz etme fırsatı bulamadığı, kendi delillerini ve iddialarını sunamadığı ya

da uyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasıyla ilgili iddialarının derece mahkemesi

tarafından dinlenmediği veya kararın gerekçesiz olduğu gibi, mahkeme kararının

oluşumuna sebep olan unsurlardan değerlendirmeye alınmamış eksiklik, ihmal ya

da bariz takdir hatası veya açık keyfiliğe ilişkin bir bilgi ya da belge sunmuş

olması gerekir. Somut olayda başvurucu, yargılama sürecinin hakkaniyete aykırı

olduğuna dair bir bilgi ya da belge sunmamış olup, başvurucunun mahkemece

delillerin değerlendirilmesinin ve verilen kararın içeriğinin adil olmadığı

şikâyetini dile getirdiği anlaşılmaktadır.

30. Açıklanan nedenlerle, başvurucu tarafından ileri sürülen

iddiaların kanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğu, derece mahkemeleri

kararlarının bariz takdir hatası veya açık bir keyfilik de içermediği

anlaşıldığından başvurunun bu kısmının, diğer kabul edilebilirlik koşulları

yönünden incelenmeksizin “açıkça dayanaktan

yoksun olması” nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A. Başvurunun “açıkça

dayanaktan yoksun olması” nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde bırakılmasına,

20/2/2014 tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi. Başkan : Alparslan ALTAN Üyeler : Recep KÖMÜRCÜ Engin YILDIRIM Celal Mümtaz AKINCI Muammer TOPAL Raportör : Bahadır YALÇINÖZ Başvurucu : Ahmet BOZKURT

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2013/3081, 20 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. A. Olaylar
  10. B. İlgili Hukuk
  11. IV. İnceleme Ve
  12. Gerekçe
  13. A. Başvurucunun İddiaları
  14. B. Değerlendirme
  15. A. Başvurunun “açıkça
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2013/3081
Tarih
20 Şubat 2014

İlgili Kararlar

  • Tahsin Erdoğan Başvurusu (B. No: 2012/1246)
  • Ramazan Çelik Başvurusu (B. No: 2012/152)
  • İsmail Cankardeş Başvurusu (B. No: 2012/1263)
  • Sebahat Tuncel Başvurusu (B. No: 2012/1051)
  • Kadir Gürbüz Kaynar Başvurusu (B. No: 2012/744)
  • Mehmet Gençoğlu Başvurusu (B. No: 2012/1180)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.