İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Ahmet Korkmaz Başvurusu (B. No: 2014/16232)

1. Başvuru, vazife malulü sayılmama işlemine karşı açılan davada

Başvuru No2014/16232Tarih25 Ocak 2018Okuma10 dk · 2.002 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Ahmet Korkmaz Başvurusu

Karar tarihi
25 Ocak 2018
Başvuru Numarası
2014/16232
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.002 kelime·10 dk okuma·18 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, vazife malulü sayılmama işlemine karşı açılan davada

hakkaniyete uygun yargılama yapılmaması nedeniyle adil yargılanma hakkının

ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 15/10/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

8. Başvurucu, 1994 yılında uzman erbaş olarak Eğirdir Dağ

Komando Okulu Eğitim Komutanlığı bünyesinde göreve başlamıştır. Görevine devam

ederken kulağındaki işitme kaybı nedeniyle hakkında uzman erbaş olarak görev

yapamaz kararı alınan başvurucu 2008 yılında adi malul olarak emekli

edilmiştir.

9. Başvurucu, emekli edilmesine sebep olan işitme kaybının

görevi esnasında katıldığı çatışmalar ve çatışmalarda meydana gelen havan

atışları, patlamalar nedeniyle oluştuğunu belirtmek suretiyle vazife malulü

olarak emekli edilmesi için başvuruda bulunmuştur. Başvurucunun bu talebi,

dosyasında mevcut bilgi ve belgeler uyarınca işitme kaybının görevi nedeniyle

meydana gelmediği gerekçesine yer verilerek Vazife Malullüğü Tespit Kurulunun

21/12/2012 tarihli kararıyla reddedilmiştir.

10 Başvurucu, söz konusu işlemin iptali için Askeri Yüksek İdare

Mahkemesi (AYİM) nezdinde dava açmıştır.

11. AYİM Başsavcılığı tarafından uyuşmazlığa ilişkin bildirilen

20/1/2014 tarihli görüşte özetle meselenin teknik ve özel bilgiyi içeren tıbbi

bir değerlendirmeye ihtiyaç duyduğu bu bağlamda başvurucunun işitme kaybının

askerlik hizmetinin tesiri ile ortaya çıkıp çıkmadığı konusunda tıbbi bilirkişi

incelemesi yaptırılarak bu incelemenin sonucuna göre karar verilmesi gerektiği

bildirilmiştir.

12. AYİM Üçüncü Dairesi (Mahkeme) öncelikle başvurucunun görevi

nedeniyle işitme kaybı yaşadığı yönündeki iddiasını belge ya da tutanağa

dayandırmadığını belirlemiştir. 19/10/2002 tarihinde görev yapılan komando

tabur komutanlığı tarafından işitme kaybına ilişkin yazılı bir belge verilmişse

de bu yazının rahatsızlığın o tarihte oluştuğuna dair bir tespit olmadığını

ifade eden Mahkeme ilk kez 2006 yılında tespit edilen işitme kaybının 2003,

2004, 2005 yıllarında düzenlenen sağlık kurulu raporlarında da yer almadığını

vurgulamıştır. Sonuç olarak işitme kaybının görev nedeniyle oluşmadığına kanaat

getiren Mahkeme davanın reddine hükmetmiştir.

13. Ret kararına karşı yapılan karar düzeltme istemi Mahkemenin

11/9/2014 tarihli ilamıyla reddedilmiştir.

14. Başvurucu nihai kararı 26/9/2014 tarihinde tebellüğ

etmesinin ardından 15/10/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

15. 4/7/1972 tarihli ve 1602 sayılı mülga Askeri Yüksek İdare

Mahkemesi Kanunu'nun 52. maddesi şöyledir:

"Daireler veya Daireler Kurulu, bakmakta

oldukları davalara ait her çeşit incelemeleri kendiliklerinden yapabilecekleri

gibi, tayin edecekleri süre içinde, lüzum gördükleri evrakın gönderilmesini ve

her türlü bilgilerin verilmesini taraflardan ve ilgili diğer yerlerden

isteyebilirler. Bu husustaki kararların, ilgililerce, süresi içinde yerine

getirilmesi mecburidir. Haklı sebeplerin bulunması halinde bu süre, bir defaya

mahsus olmak üzere uzatılabilir.''

16. 1602 sayılı mülga Kanun'un 56. maddesinin ilgili kısmı

şöyledir:

''Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde;

İdari Yargılama Usulü Kanunu ile Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun

...bilirkişi, keşif, delillerin tespitine... ilişkin hükümleri uygulanır.''

17. 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü

Kanunu'nun 20. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

"Danıştay

ile idare ve vergi mahkemeleri, bakmakta oldukları davalara ait her çeşit

incelemeleri kendiliklerinden yaparlar. Mahkemeler belirlenen süre içinde lüzum

gördükleri evrakın gönderilmesini ve her türlü bilgilerin verilmesini

taraflardan ve ilgili diğer yerlerden isteyebilirler. Bu husustaki kararların,

ilgililerce, süresi içinde yerine getirilmesi mecburidir.''

V. İNCELEME VE GEREKÇE

18. Mahkemenin 25/1/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

19. Başvurucu; göreve başlarken yapılan sağlık kontrolünde

işitme yönünden herhangi bir rahatsızlığının tespit edilmediğini, görevi sırasında

terörle mücadele kapsamında havan manga komutanı olarak defalarca şiddetli

çatışmalara katıldığını, 2002 yılında Siirt Askerî Hastanesinde yapılan

muayenesinde işitme bozukluğu teşhisi konduğunu, konunun teknik inceleme

gerektirdiğini ancak Mahkemenin tüm bu hususları dikkate almadan kanaat

üzerinden karar verdiğini ileri sürmektedir. Başvurucu silahlarin

eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri ile gerekçeli karar hakkı bağlamında

adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir.

B. Değerlendirme

20. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Somut olayda başvurucunun temel iddiası;

uyuşmazlığa dair ileri sürülen iddianın etkin bir şekilde incelenmemesi ve

idarenin savına üstünlük tanınmasına ilişkindir. Bu hale göre başvurucunun

iddialarının adil yargılanma hakkı kapsamında silahların eşitliği ilkesi

yönünden incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

21. Anayasa’nın “Hak arama

hürriyeti” kenar başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak

suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile

adil yargılanma hakkına sahiptir.”

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

22. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan adil

yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna

karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

i. Genel İlkeler

23. Anayasa'nın 36. maddesi uyarınca herkes "iddia",

"savunma" ve "adil yargılanma" hakkına sahiptir.

Anayasa'nın anılan maddesinde adil yargılanma hakkından ayrı olarak

"iddia" ve "savunma" hakkına birlikte yer verilmesi,

taraflara iddia ve savunmalarını mahkeme önünde dile getirme fırsatı tanınması

gerektiği anlamını da içermektedir (Mehmet

Fidan, B. No: 2014/14673, 20/9/2014, § 37).

24. Diğer yandan Anayasa'nın 36. maddesine "adil

yargılanma" ibaresinin eklenmesine ilişkin gerekçede, Türkiye'nin tarafı

olduğu uluslararası sözleşmelerce de güvence altına alınan adil yargılama

hakkının madde metnine dâhil edildiği vurgulanmıştır. Nitekim Anayasa Mahkemesi

de Anayasa’nın 36. maddesi uyarınca inceleme yaptığı birçok kararında, Avrupa

İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihadıyla adil yargılanma hakkının kapsamına

dâhil edilen "silahların eşitliği" ilkelerine Anayasa’nın 36. maddesi

kapsamında yer vermektedir. Bu itibarla anılan ilkenin adil yargılanma hakkının

kapsam ve içeriğine dâhil olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır. Anılan ilkeye uygun

yürütülmeyen bir yargılamanın hakkaniyete uygun olması olanaklı değildir (Mehmet Fidan, § 38).

25. Silahların eşitliği ilkesi, davanın taraflarının usule

ilişkin haklar bakımından aynı koşullara tabi tutulması ve taraflardan birinin

diğerine göre daha zayıf bir duruma düşürülmeksizin iddia ve savunmalarını

makul bir şekilde mahkeme önünde dile getirme fırsatına sahip olması anlamına

gelir (Yaşasın Aslan, B. No:

2013/1134, 16/5/2013, § 32). Bu usul güvencesi gereğince uyuşmazlığın her iki

tarafına da savunmasının temel dayanağı olan delilleri sunma imkânı tanınmasını

kapsamaktadır (Yüksel Hançer, B.

No: 2013/2116, 23/1/2014, § 18).

26. Silahların eşitliği ilkesi kapsamında yapılacak inceleme,

başvuru konusu yargılamanın bir bütün olarak adil olup olmadığının

değerlendirilmesidir (Yüksel Hançer,

§ 19).

27. Genel anlamda hakkaniyete uygun bir yargılamanın

yürütülebilmesi için silahların eşitliği ilkesi ışığında taraflara tanık delili

de dâhil olmak üzere delillerini sunma, inceletme noktasında uygun imkânların

tanınması ve yargılamaya etkin katılımlarının sağlanması gerekir. Silahların

eşitliği ilkesi davanın taraflarının usule ilişkin haklar bakımından aynı

koşullara tabi tutulması ve taraflardan birinin diğerine göre daha zayıf bir

duruma düşürülmeksizin iddia ve savunmalarını makul bir şekilde mahkeme önünde

dile getirme fırsatına sahip olması anlamına gelir. Bu anlamda delillere

ilişkin dengesizlik veya hakkaniyetsiz olma iddiaları da yargılamanın bütünü

kapsamında değerlendirilecektir. Ceza davaları ile medeni hak ve yükümlülüklere

ilişkin davaların usul kuralları da dâhil olmak üzere yargılamanın tüm

aşamalarında silahların eşitliği ilkesinin güvence altına alınarak adil

yargılanma hakkının korunması hukuk devleti olmanın bir gereğidir (Mustafa Kupal, §

§ § 50, 51, 52).

ii. İlkelerin Olaya

Uygulanması

28. Somut olayda başvurucunun sağlık kontrolünden geçirilerek

askerliğe elverişli olduğunun kabulüyle uzman erbaş olarak atandığı, görevi

devam ederken işitme kaybı teşhisi konulması nedeniyle bu görevi yapamayacağına

karar verilerek adi malul sıfatıyla emekliye sevkedildiği

hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. İlk derece mahkemesinde görülen davanın

tarafları arasındaki ihtilaf, işitme kaybının başvurucunun yaptığı görevin

koşullarının bir sonucu olarak ortaya çıkıp çıkmadığı noktasındadır. Başvurucu,

emekli edilmesine neden olan işitme kaybının yürüttüğü askerlik hizmetinin

koşullarından (çatışmalar, havan topu kullanımı) ileri geldiğini öne sürmekte

iken idare, işitme kaybının görev koşullarından kaynaklanmadığı görüşünü

savunmuş; davaya bakan AYİM ise işitme kaybının meydana gelmesinde askerî

hizmetin bir etkisinin olmadığı sonucuna ulaşmıştır.

29. Kural olarak Anayasa Mahkemesinin görevi herhangi bir davada

bilirkişi raporu veya uzman mütalaasının gerekli olup olmadığına karar vermek

değildir (Sencer Başat ve diğerleri

[GK], B. No: 2013/7800, 18/6/2014, § 68). Bununla birlikte Anayasa Mahkemesi

tarafların öne sürdüğü ve esasa etkili olan iddiaların, işin mahiyetinin

gerektirdiği ölçüde incelenip incelenmediğini ve özellikle ispat külfeti

konusunda taraflardan birinin, diğerine nazaran dezavantajlı bir konuma

düşürülüp düşürülmediğini denetleme görevi bulunmaktadır.

30. Somut olayda idarenin başvurucunun görev koşullarına ve

görevi sırasında patlayıcı maddelerin çıkardığı şiddetli gürültüye maruz

kaldığına yönelik herhangi bir itirazı söz konusu olmamıştır. Mahkemenin de

aksine bir değerlendirmesi bulunmamaktadır. Şu halde, görevi sırasında askeri

mühimmat patlamalarından kaynaklanan şiddetli gürültüye duçar olduğu hususunda

kamu makamlarının itirazının bulunmadığı başvurucunun, kulağında meydana gelen

işitme kaybının görevinden kaynaklandığı yolunda öne sürdüğü iddianın temelsiz

olduğu söylenemez.

31. Başvurucunun, kulağında meydana gelen işitme kaybının görev

koşullarından kaynaklandığı iddiasının temelsiz olmaması bunun ispatlandığı

anlamına gelmediği vurgulanmalıdır. Bu nedenle bu iddiaya dair daha güçlü ve

ikna edici kanıtların varlığının aranması anlaşılabilir bir durumdur. Ne var ki

başvurucunun, kulağında oluşan işitme kaybının askerlik görevinin koşullarından

kaynaklandığını kendi imkanlarıyla ispatlamasının güçlüğünü de göz önünde

bulundurmak gerekir.

32. İşitme kaybının sebebinin ortaya konulmasının tıbbi

incelemeyi gerektirdiği izahtan varestedir. Başvurucunun, işitme kaybının görev

koşulları nedeniyle oluştuğu yönündeki iddiasını, tıbbi bir inceleme olmaksızın

ispatlaması mümkün değildir. Başvurucu tarafından ileri sürülen işitme kaybının

görevi sebebiyle gerçekleştiği yönündeki iddia, Mahkemeye 1602 ve 2577 sayılı

kanunlarla tanınan imkân kullanılarak gererkirse

bilirkişi incelemesi de yaptırılması suretiyle açıklığa kavuşturulması gereken

bir olgudur.

33. Sonuç olarak tıbbi rapor olmadan başvurucunun bu iddiasını

ispatlanmasının mümkün olmayacağı dikkate alındığında mahkemece bu iddiaya

ilişkin bir irdeleme ve araştırma yapılmadan uyuşmazlığın sonuçlandırılması

başvurucunun davalı idareye nazaran zayıf bir konuma düşürülmesi sonucunu

doğurmuştur. Bu durum silahların eşitliği ilkesiyle çelişmektedir.

34. Açıklanan nedenlerle yargılamaya bir bütün olarak bakıldığında

Anayasa’nın 36. maddesinde hüküm altına alınan hakkaniyete uygun yargılanma

hakkının güvencelerinden olan silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiğine

karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

35. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun

hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi

hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere

hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir.”

36. Başvurucu, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

37. Başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde hüküm altına alınan

adil yargılanma hakkı kapsamında hakkaniyete uygun yargılanma hakkının

güvencelerinden olan silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiği sonucuna

varılmıştır.

38. Silahların eşitliği ilkesinin ihlalinin sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yeniden yargılamasında hukuki yarar bulunduğundan kararın bir

örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere AYİM Üçüncü Dairesine (Anayasa'nın

21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanun ile getirilen geçici 21. maddesinin

birinci fıkrasının(E) bendi uyarınca Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kaldırılmış

olduğundan, anılan bendin (b) alt bendi gereğince, kanun yolu incelemesi

aşamasında olanlar Danıştaya, diğer dosyalar ise

ilgisine göre görevli ve yetkili idari yargı mercine)

gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

39. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.980

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.186,10 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Hakkaniyete uygun yargılanma hakkı kapsamında silahların

eşitliği ilkesinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

SONUÇ / HÜKÜM

B. Anayasa’nın 36. maddesinde hüküm altına alınan adil

yargılanma hakkı kapasımda hakkaniyete uygun yargılanma hakkının güvencelerinden

olan silahların eşitliği ilkesinin İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin adil yargılanma hakkının ihlalinin

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Askeri

Yüksek İdare Mahkemesi Üçüncü Dairesine (Anılan Dairenin 15/5/2014 tarihli ve

E.2014/345, K.2014/675 sayılı kararına ait dava dosyası ile ilgilidir.)

(Anayasa'nın 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanun ile getirilen geçici 21.

maddesinin birinci fıkrasının(E) bendi uyarınca Askeri Yüksek İdare Mahkemesi

kaldırılmış olduğundan, anılan bendin (b) alt bendi gereğince, kanun yolu

incelemesi aşamasında olanlar Danıştaya, diğer

dosyalar ise ilgisine göre görevli ve yetkili idari yargı mercine)

GÖNDERİLMESİNE,

D. 206,10 TL harç ve 1.980 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.186,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

25/1/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Recep

KÖMÜRCÜ

Recai AKYEL

Raportör

:

Volkan

ÇAKMAK

Başvurucu

:

Ahmet

KORKMAZ

Vekili

:

Av. Mehmet

SEVER

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/16232, 25 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Başvurucunun İddiaları
  9. B. Değerlendirme
  10. VI. Hüküm
  11. A. Hakkaniyete uygun yargılanma hakkı kapsamında silahların
  12. C. Kararın bir örneğinin adil yargılanma hakkının ihlalinin
  13. E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  14. F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  15. Yıldırım
  16. Özgüldür
  17. Kömürcü
  18. Çakmak
  19. Korkmaz
  20. Sever
  21. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/16232
Tarih
25 Ocak 2018

İlgili Kararlar

  • Selçuk Kiyas Başvurusu (B. No: 2014/19947)
  • R.a. Başvurusu (B. No: 2014/3955)
  • Bedir Aydın Başvurusu (B. No: 2015/15316)
  • Serdar Naci Büyükarman Başvurusu (B. No: 2014/16826)
  • Muazzez Salğit Başvurusu (B. No: 2014/4596)
  • Medya İzmir Basın Yayın Rek. San. ve Tic. A. Ş. Başvurusu (B. No: 2015/7019)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.