İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Muazzez Salğit Başvurusu (B. No: 2014/4596)

1. Başvuru, basketbol antremanı

Başvuru No2014/4596Tarih8 Şubat 2018Okuma15 dk · 3.064 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Muazzez Salğit Başvurusu

Karar tarihi
8 Şubat 2018
Başvuru Numarası
2014/4596
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.064 kelime·15 dk okuma·12 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, basketbol antremanı

sırasında rahatsızlanma ve devamında ölme olayının gerçekleşmesinde sorumluluğu

bulunduğu iddia edilen kamu görevlileri hakkında soruşturma izni verilmemesi

nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 1/4/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca başvurunun kabul

edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

6. Başvurucunun ilköğretim okulu öğrencisi olan oğlu E.S.

(20/4/2001)13/5/2013 tarihinde okulun basketbol takımı ile Mardin Atatürk Spor

Salonu'nda antrenman yaparken yere yığılmıştır. Beden Eğitimi Öğretmeni O.E.E. tarafından

çocuğa müdahale edilmeye çalışılmış ve ambulans çağrılmıştır.

7. Bir süre beklendikten sonra ambulansın gecikeceği düşünülerek

çocuk özel araçla Mardin Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesine götürülmüştür. Burada

yapılan müdahalenin ardından ambulansla Diyarbakır Çocuk Hastanesine sevk

edilen E.S. yoğun bakıma alınmış ancak vefat etmiştir.

8. E.S.nin ölüm sebebi, senkop aspirasyon pnömonisi, akut respiratuar distres sendromu olarak tespit edilmiştir.

9. Başvurucu; Mardin Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği

dilekçeyle antrenman sırasında spor salonunda sağlık görevlisi bulundurmamaları

nedeniyle spor salonu yetkilileri, çocuğun spor yapmasına engel sağlık sorunu

bulunmadığına ilişkin heyet raporu istemeyerek aile hekiminden alınan rapor ile

yetinmeleri nedeniyle öğretmenler ve olay yerine geç gelmeleri nedeniyle 112

Acil Servis görevlileri hakkında şikâyetçi olmuştur.

10. Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ilgili kamu

görevlilerinin kimlik tespiti yapılmış, 2/12/1999 tarihli ve 4483 sayılı

Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun kapsamında

soruşturma izni talep edilmiştir.

11. Mardin Valiliği tarafından yaptırılan ön inceleme

neticesinde eğitim-öğretim kurumları lisansı hükümleri doğrultusunda çocuğun

spor yapması için gerekli veli izin belgesi ile sağlık raporunun alınmış

olduğu, olay anında öğretmenler tarafından gerekli müdahalenin yapıldığı, spor

salonlarında antrenmanlar sırasında sağlık görevlisi bulundurma uygulamasının

olmadığı, ambulansın sekiz dakika içinde olay yerine ulaşmış olduğu ancak

ambulans gelmeden bir süre önce çocuğun özel araçla hastaneye götürülmesi

nedeniyle müdahale edilemediği hususları tespit edilmiş olup kamu görevlileri

hakkında ileri sürülen iddiaların sübuta ermemiş olması nedeniyle soruşturma

izni verilmemesi yönünde görüş bildirilmiştir.

12. Ön inceleme raporunda tespit edilen hususlar doğrultusunda

Mardin Valiliği tarafından kamu görevlileri hakkında soruşturma izni

verilmemesine karar verilmiştir.

13. Başvurucunun anılan karara yaptığı itiraz, Diyarbakır Bölge

İdare Mahkemesinin 14/2/2014 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Başvurucu anılan

kararın 6/3/2014 tarihinde kendisine tebliğ edilmesi üzerine 1/4/2014 tarihinde

bireysel başvuruda bulunmuştur.

14. Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 26/3/2014

tarihinde, ilgililer tarafından soruşturma izni verilmemesi nedeniyle

kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. Anılan karar 15/5/2014 tarihinde

kesinleşmiştir.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

15. 21/5/1986 tarihli ve 3289 sayılı Spor Genel Müdürlüğünün

Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un "Sporcu

lisansı" başlıklı 22. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"Sporcuların yarışmalara katılabilmeleri için lisans almaları

şarttır. Spor yapmaya ve musabakalara katılmaya

elverişliliği sağlık raporu ile tevsik edilmeyenlere lisans verilmez."

16. 26/4/2005 tarihli Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Gençlik ve

Spor Faaliyetlerinin Düzenlenmesine Dair Yönetmelik'in ilgili maddeleri

şöyledir:

"Madde 1 — Bu Yönetmeliğin amacı, Gençlik

ve Spor Genel Müdürlüğünün Merkez ve taşra teşkilatlarınca düzenlenecek ulusal

veya uluslararası gençlik ve spor organizasyonlarının sevk ve idaresinde birlik

ve beraberliğin sağlanarak uluslararası spor kurallarına uygun olarak

sonuçlandırılmasına dair usul ve esasları düzenlemektir.

...

Madde 4 —

...

Organizasyon: Ulusal ve uluslararası

nitelikteki gençlik ve spor faaliyetleri ile gençlik ve spora yönelik her türlü

toplantı, kongre ve seminerleri,

ifade eder.

Madde 19 — Sağlık hizmetleri ve doping kontrol

hizmetleri komitesinin görevleri aşağıda belirtilmiştir:

a) (Değişik:RG-7/10/2009-27369)

Faaliyetin yapılacağı tesiste ve barınma yerlerinde görev yapacak yeterli

sayıda doktor, sağlık görevlileri, ilk yardım kursu sertifikalı kişi ve

ambulansın hazır bulundurulmasını sağlamak.

b) İhtiyaç duyulacak tıbbi malzemeler ile

sedye ve sağlık çantasını hazır bulundurmak.

c) Sağlık görevlilerinin rahatça görev

yapabileceği ortamı sağlamak.

..."

17. 28/1/2010 tarihli Spor Genel Müdürlüğü Sporcu Eğitim

Merkezleri Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri şöyledir:

"MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı;

spor dallarına göre spora başlama yaşında bulunan çocukların eğitim ve

öğretimlerini aksatmadan üst düzey sporcu olarak yetiştirilmelerini sağlamak

için sporcu eğitim merkezleri kurulması ve yönetilmesine ilişkin usul ve

esasları belirlemektir.

...

MADDE 4 – (1) Bu Yönetmelikte geçen;

...

d) Gündüzlü Eğitim: İaşe ve diğer

ihtiyaçlarının il müdürlüğü tarafından karşılandığı eğitimi,

...

ı) Merkez: Bir veya birden fazla spor

branşının yatılı ve/veya gündüzlü statüde eğitimin yapıldığı sporcu eğitim

merkezini,

...

m) Yatılı Eğitim: İaşe-ibate ve diğer

ihtiyaçlarının il müdürlüğü tarafından karşılandığı eğitimi

ifade eder.

MADDE 7 – (1) Sporcu eğitim merkezinde ilgili

spor dalında yeterli sayıda antrenör, psikolog, beslenme uzmanı, doktor,

fizyoterapist, sağlık memuru, belletmen, spor masörü ve il müdürlüğünce ihtiyaç

duyulan diğer elemanlar görevlendirilir.

MADDE 17 – (1) Sporculardan merkeze kayıt

sırasında aşağıdaki belgeler istenir;

...

c) Hastanelerden alınacak sağlık kurulu

raporu,

..."

18. 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usul

Kanunu'nun “İptal ve tam yargı davaları”

kenar başlıklı 12. maddesi şöyledir:

"İlgililer haklarını ihlal eden bir idari

işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi

mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı

davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın

karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına

başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası

sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde

tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11 nci madde uyarınca idareye başvurma hakları

saklıdır."

19. 2577 sayılı Kanun'un “Doğrudan

doğruya tam yargı davası açılması” kenar başlıklı 13.maddesinin (1)

numaralı fıkrası şöyledir:

"İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş

olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya

başka süretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl

ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak

haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin kısmen

veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden

itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu

sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabilir."

20. Danıştay Onuncu Dairesinin 18/2/2011 tarihli ve E.2007/7683,

K.2011/630 sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir:

"İdare kural olarak yürüttüğü kamu

hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari

eylem ve işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet

kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. İdarenin

yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya

işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya eksiklik şeklinde tanımlanabilen

hizmetkusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi

veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin hukuki sorumluluğunun

doğmasına yol açmaktadır.

Dava dosyasının incelenmesinden;...

acilen ambulans istenildiği; ancak aradan yaklaşık yarım saat geçmesine rağmen

ambulansın gelmediği; bu nedenle olay yerinde bulunanlar tarafından [yaralının]

özel bir araca bindirilmek suretiyle Kaş Devlet Hastanesine götürüldüğü;

hastanede beyin cerrahı ile ortopedi ve travmatoloji uzmanının bulunmaması ve

hastanın durumunun kötü olması nedeniyle Fethiye Devlet Hastanesine sevk

edildiği; anılan hastaneye götürüldüğü sırada yolda öldüğü anlaşılmaktadır.

181 sayılı Sağlık Bakanlığının Teşkilat ve

Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri

Temel Kanunu ile, herkesin hayatının beden ve ruh sağlığı içinde devamını

sağlamak, ülkenin sağlık şartlarını düzeltmek, fertlerin ve cemiyetin sağlığına

zarar veren amillerle mücadele etmek ve halka sağlık hizmetlerini ulaştırmak,

sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermelerini temin etmek

görevleri Sağlık Bakanlığının görevleri arasında sayılmıştır.

Aktarılan Kanunlara dayanılarak çıkarılan ve

olay tarihinde yürürlükte bulunan Ambulanslar ile Özel Ambulans Servisleri ve

Ambulans Hizmetleri Yönetmeliğinin 1. maddesinde, bu Yönetmeliğin amacının

ambulans hizmetleri ve özel ambulans servislerinin, kuruluş, işleyiş ve

denetlenmesine ilişkin usul ve esaslar ile ambulansların tıbbi ve teknik

özelliklerini düzenlemek olduğu, 5. maddesinde; acil yardım ambulanslarının her

türlü acil durumlarda, olay yerinde ve ambulans içerisinde hasta ve yaralılara

gereken tüm acil tıbbi müdahaleyi yapabilecek ekibe ve EK-1, 2 ve 4 te yer alan

teknik ve tıbbi donanımlara sahip 24 saat hizmet veren kara araçları olduğu

belirtilmiştir.

Öte yandan, 7.12.2006 tarih ve 26369 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak

yürürlüğe giren ve yukarıda belirtilen Yönetmeliği yürürlükten kaldıran

Ambulanslar ve Acil Sağlık Araçları İle Ambulans Hizmetleri Yönetmeliğinin 5.

maddesinde; acil yardım ambulansının her türlü acil durumda, olay yerinde ve

ambulans içerisinde hasta ve yaralılara gerekli acil tıbbi müdahaleyi

yapabilecek ekibe ve EK-1 ve EK-2' de yer alan teknik ve tıbbi donanıma sahip

kara aracı olduğu düzenlenmesine yer verilmiştir.

Olayla ilgili olarak idarece yaptırılan

inceleme sonucu düzenlenen inceleme raporunda, kadro sayısının yetersiz olması

nedeniyle Kaş Devlet Hastanesi bünyesinde 112 istasyonu kurulup faal hale

getirilmesinin mümkün olmadığı, Acil Sağlık Hizmetleri Yönetmeliği'nde ifade

edildiği üzere 24 saat hizmet veren 112 acil yardım ambulansında 1 şoför, 1

doktor ve 1 yardımcı sağlık personeli bulundurma zorunluluğu olduğu, hastane

olarak bu kadroyu sağlayamadıklarından sadece hastaların sevki açısından

ambulansın hasta nakil ambulansı olarak kullanılmakta olduğu ve Yönetmeliğe

uygun şekilde 1 şoför ve 1 yardımcı sağlık personelinin icapçı olarak

çalıştırıldığı saptanmıştır.

...yukarıda belirtilen mevzuat uyarıncaher türlü acil durumda 24 saat acil yardım

ambulansı ile yine anılan mevzuatta öngörülen şekilde ve sayıda personel

bulundurulmaması, icap usulü ile personel çalıştırılarak ambulans hizmetinin

gördürülmesi, bu nedenlerle de zamanında ihtiyaca cevap verilmemesi karşısında

olayda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu sonucuna varılmaktadır.

..."

B. Uluslararası Hukuk

21. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) "İnsan haklarına saygıyükümlülüğü"

kenar başlıklı 1. maddesi şöyledir:

"Yüksek Sözleşmeci Taraflar kendi yetki

alanları içinde bulunan herkesin, bu sözleşme'nin

birinci bölümünde açıklanan hak ve özgürlüklerden yararlanmalarını

sağlarlar."

22. Sözleşme'nin "Yaşam

hakkı" kenar başlıklı 2. maddesinin (1) numaralı fıkrasının

ilgili bölümü şöyledir:

"Herkesin yaşam hakkı yasayla

korunur..."

23. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Sözleşme'nin 2.

maddesinin 1. maddesiyle birlikte yorumlandığında devletin yaşama hakkı

kapsamındaki bir olayı pozitif yükümlülük kapsamında etkili soruşturma

yükümlülüğünün bulunduğunu kabul etmiştir (McCann ve diğerleri/Birleşik

Krallık [BD], B. No: 18984/91,

27/9/1995, § 161). Mahkeme, yaşama hakkı kapsamında incelediği McCann ve diğerleri/Birleşik Krallık

başvurusunda verdiği kararla devletin etkili soruşturma yükümlülüğü bulunduğunu

ilk kez belirgin bir şekilde karar altına almış olmaktadır.

24. Mahkemeye göre kasten gerçekleştirilen ölümlerde etkili bir

cezai soruşturma yürütme zorunluluğu bulunmakla birlikte ihmal nedeniyle

meydana gelen ölüm olaylarına ilişkin davalar açısından farklı bir yaklaşımın

benimsenmesi gerekir. Buna göre yaşama hakkının ihlaline kasten sebebiyet

verilmemiş ise “etkili bir yargısal sistem kurma” yönündeki pozitif yükümlülük

her olayda mutlaka ceza davası açılmasını gerektirmez. Mağdurlara tek başına ya

da bir ceza soruşturmasıyla birlikte hukuki, idari ve hatta disiplinle ilgili

hukuk yollarının açık olması yeterli olabilir (Vo/Fransa

[BD], B. No: 53924/00, 8/7/2004, § 90; Mastromatteo/İtalya [BD], B. No: 37703/97, 24/10/2002, §§ 90, 94, 95; Calvelli ve Ciglio/İtalya, B. No:

32967/96, 17/1/2002, § 51; Anna Todorova/Bulgaristan,

B. No: 23302/03, 24/5/2011, § 73; Ercan

Bozkurt/Türkiye, B. No: 20620/10, 23/6/2015, § 59).

25. AİHM, yaşama hakkının ihlaline kasten sebebiyet verilmediği

olaylarda kullanılabilecek birden fazla başvuru yolu bulunup da başvurucuların

bu yolların tamamını kullandıkları durumlarda etkili yargısal sistem kurma

yükümlülüğünün yerine getirilebilmesi için söz konusu yolların tamamının etkili

yürütülmesi gerekmediğini, bu nedenle incelemenin sadece devletin bu yollardan

herhangi biriyle etkili yargısal sistem kurma yükümlülüğünü yerine getirip

getirmediğini denetlemekten ibaret olacağını belirtmiştir (Anna Todorova/Bulgaristan, § 74; Nurettin Demir ve Çiçek Demir/Türkiye, B.

No: 34885/06, 13/11/2012, § 71).

V. İNCELEME VE GEREKÇE

26. Mahkemenin 8/2/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Adli Yardım Talebi

Yönünden

27. Somut olayda başvurucunun 1/4/2014 tarihli bireysel başvuru

formunda adli yardım talep ettiği ancak aynı tarihte bireysel başvuru için

gerekli harcı da yatırdığı anlaşılmıştır. Bireysel başvuruda harç dışında

başvurucu tarafından ödenmesi gereken başka bir yargılama gideri

bulunmamaktadır.

28. Bu itibarla başvuru harcının yatırılmış olması ve adli

yardımın daha önce yapılan giderleri kapsamaması nedeniyle başvurucunun adli

yardım talebi hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır (Fettah Hansu, B. No: 2013/906, 16/4/2013,

§ 21).

B. Yaşama Hakkının İhlal

Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

29. Başvurucu; spor salonunda sağlık görevlisi bulundurulmaması,

ambulansın olay yerine geç gelmesi, spor yapılmasında sakınca bulunmadığına

ilişkin aile hekiminden alınan rapor ile yetinilmesi ve heyet raporu

istenmemesi nedenleriyle antrenman sırasında meydana gelen sağlık sorunu sonucu

oğlunun vefat ettiğini, bu nedenlerle oğlunun ölümünde ihmal bulunduğunu, kamu

görevlileri hakkında soruşturma izni verilmemesi nedeniyle yaşama hakkının

ihlal edildiğini ileri sürmektedir.

2. Değerlendirme

30. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 46. maddesinin (1) numaralı

fıkrasında; ancak ihlale yol açtığı ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal

nedeniyle güncel ve kişisel bir hakkı doğrudan etkilenenlerin bireysel başvuru

hakkına sahip oldukları kurala bağlanmıştır. Yaşama hakkının doğal niteliği

gereği, yaşamını kaybeden kişiler açısından bu hakka yönelik bir başvuru ancak

yaşanan ölüm olayı nedeniyle ölen kişilerin mağdur olan yakınları tarafından

yapılabilecektir (Sadık Koçak ve diğerleri,

B. No. 2013/841, 23/1/2014, § 65). Başvuru konusu olayda müteveffa,

başvurucunun oğludur. Bu nedenle başvuru ehliyeti açısından bir eksiklik

bulunmamaktadır.

31. Anayasa'nın 125. maddesinin birinci ve yedinci fıkraları

şöyledir:

"İdarenini her

türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır.

...

İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle

yükümlüdür."

32. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:

"... Başvuruda bulunabilmek için olağan

kanun yollarının tüketilmiş olması şarttır."

33. 6216 sayılı Kanun'un 45. maddesinin (2) numaralı fıkrası

şöyledir:

"İhlale neden olduğu ileri sürülen işlem,

eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının

tamamının bireysel başvuru yapılmadan önce tüketilmiş olması gerekir."

34. Anılan Anayasa ve Kanun maddelerinde yer verilen kanun

yollarının tüketilmesi koşulu, bireysel başvurunun temel hak ihlallerini

önlemek için son ve olağanüstü bir çare olmasının doğal sonucudur. Diğer bir

ifadeyle temel hak ihlallerini öncelikle idari makamların ve derece

mahkemelerinin gidermekle yükümlü olması, kanun yollarının tüketilmesi koşulunu

zorunlu kılmaktadır (Necati Gündüz ve Recep

Gündüz, B. No: 2012/1027, 12/2/2013, § 20).

35. Diğer taraftan etkili bir başvurudan söz edebilmek için

başvuru yolunun sadece hukuken mevcut bulunması yeterli olmayıp bu yolun

uygulamada fiilen de etkili olması ve başvurulan makamın ihlal iddiasının özünü

ele alma yetkisine sahip bulunması gerekir. Başvuru yolunun ancak bir hak

ihlali iddiasını önleyebilme, devam etmekteyse sonlandırabilme veya sona ermiş

bir hak ihlalini karara bağlayabilme ve bunun için uygun bir giderim

sunabilmesi hâlinde etkililiğinden söz etmek mümkün olabilir. Yine vuku bulmuş

bir hak ihlali iddiası söz konusu olduğunda tazminat ödenmesinin yanı sıra

sorumluların ortaya çıkarılması bakımından da yeterli usule ilişkin

güvencelerin sağlanması gerekir (S.S.A.,

B. No: 2013/2355, 7/11/2013, § 28).

36. Anayasa’nın 17. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına

sahiptir.”

37. Anayasa'nın 5. maddesinin ilgili bölümü şöyledir:

“Devletin temel amaç ve görevleri, … Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak,

kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak

ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak

surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın

maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya

çalışmaktır.”

38. Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşama

hakkı, Anayasa'nın 5. maddesiyle birlikte değerlendirildiğinde devlete pozitif

ve negatif ödevler yükler (Serpil Kerimoğlu

ve diğerleri, B. No: 2012/752, 17/9/2013,§

50).

39. Devletin negatif bir yükümlülük olarak yetki alanında

bulunan hiçbir bireyin yaşamına kasıtlı ve hukuka aykırı olarak son vermeme

yükümlülüğünün yanı sıra pozitif bir yükümlülük olarak yine yetki alanında

bulunan tüm bireylerin yaşama hakkını gerek kamusal makamların gerek diğer

bireylerin gerekse kişinin kendisinin eylemlerinden kaynaklanabilecek risklere

karşı koruma yükümlülüğü bulunmaktadır (Serpil

Kerimoğlu ve diğerleri, §§ 50, 51).

40. Devletin yaşama hakkı kapsamındaki pozitif yükümlülüklerinin

ayrıca usule ilişkin yönü bulunmaktadır (Serpil

Kerimoğlu ve diğerleri, § 54). Yaşama hakkı kapsamındaki usule

ilişkin yükümlülük olayın niteliğine bağlı olarak cezai, hukuki ve idari

nitelikte soruşturmalarla yerine getirilebilir. Kasten meydana gelen ölüm

olaylarında Anayasa'nın 17. maddesi gereğince devletin sorumluların tespitini

ve cezalandırılmalarını sağlayabilecek nitelikte bir cezai soruşturma yürütme

yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu tür olaylarda idari soruşturmalar ve tazminat

davaları sonucunda idari bir yaptırım veya tazminata hükmedilmesi, ihlali

gidermek ve dolayısıyla mağdur sıfatını ortadan kaldırmak için yeterli değildir

(Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, §

55).

41. Bununla birlikte kasıtlı olmayan eylemler nedeniyle meydana

gelen ölüm olaylarına ilişkin soruşturma yükümlülüğü açısından farklı bir

yaklaşım benimsenebilir. Bu kapsamda yaşama hakkının ihlaline kasten sebebiyet

verilmediği durumlarda "etkili bir yargısal sistem kurma" yönündeki

pozitif yükümlülük, mağdurlara hukuki, idari ve hatta disiplinle ilgili hukuk

yollarının açık olması ile yerine getirilmiş sayılabilir (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, § 59).

42. Ancak bu tür eylemler nedeniyle meydana gelen ölüm

olaylarında kamu makamlarının muhakeme hatası veya dikkatsizliği aşan bir

kusuru olduğu veya olası sonuçların farkında olmalarına rağmen söz konusu

makamların kendilerine verilen yetkiler kapsamında tehlikeli bir faaliyet

nedeniyle oluşan riskleri bertaraf etmek için gerekli ve yeterli önlemleri

almadığı durumlarda ilgililer diğer hukuk yollarına başvurmuş olsalar dahi

bireylerin hayatının tehlikeye girmesine neden olan kişiler aleyhine hiçbir

suçlamada bulunulmaması ya da bu kişilerin yargılanmaması yaşama hakkının

ihlaline neden olabilir (Serpil Kerimoğlu ve

diğerleri, § 60).

43. Başvurucu, somut olayda ihmali olduğunu ileri sürdüğü

görevliler hakkında suç duyurusunda bulunarak ceza soruşturması açılması

talebinde bulunmuş olmakla birlikte idarenin sorumluluğuna ilişkin idari yargı

yoluna başvurduğuna ilişkin bir bilgi ve belgeye rastlanmamıştır. Başvurucu,

söz konusu yolun etkililiği hakkında herhangi bir açıklamada da bulunmamıştır.

44. Bu durumda üzerinde durulması gereken husus -somut olayın

koşulları çerçevesinde- yaşama hakkı kapsamında devletin sahip olduğu

"etkili bir yargısal sistem kurma" yönündeki pozitif yükümlülüğün

anılan hukuki çarelerden herhangi biri ile yerine getirilip getirilmediğidir.

45. Başvurucu, yaşama hakkının kasten ihlal edildiğini ileri

sürmemiş olup somut olayda başvurucunun ölümüne kasten sebebiyet verildiği

izlenimi edinilmesini gerektirecek bir unsur da saptanmamıştır. Başvurucu, spor

faaliyetleri ve acil sağlık hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin ihmaller

nedeniyle ölüm olayının meydana geldiğini iddia etmektedir.

46. Somut olayda, ulusal ve uluslararası nitelikteki gençlik ve

spor faaliyetlerinin yapılacağı tesislerde ve barınma yerleri ile sporcu eğitim

merkezlerinde sağlık personeli bulundurma zorunluluğu bulunmakla birlikte spor

il müdürlükleri bünyesinde hizmet veren tüm spor salonlarında antrenmanlar

sırasında sağlık personeli bulundurulmasına ilişkin bir zorunluluk bulunmadığı

anlaşılmaktadır. Ayrıca sporcu lisansı alınmasında sağlık raporu alınması

zorunluluğu bulunmakla birlikte sağlık kurulu raporu alınmasının eğitim

merkezlerine öğrenci kabul edilmesinde bir koşul olarak arandığı, sporcu

lisansı verilmesinde sağlık kurulu raporu şartı aranmadığı anlaşılmaktadır.

47. Olayın meydana geliş şekli incelendiğinde spor yapmasına

engel sağlık sorunu bulunmadığına ilişkin aile hekiminden alınmış sağlık raporu

ile spor yapmasına ilişkin veli izin belgesi bulunan çocuğun spor yapmasına

engel bir sağlık durumunun olduğu ancak aile hekimi tarafından tespit

edilemediği yönünde bir iddia da bulunmamaktadır.

48. Okul basketbol takımının antrenmanı sırasında solunum

durmasına bağlı olarak E.S.nin bilincini kaybetmesi

üzerine olay yerine sekiz dakikada ulaştığı soruşturma aşamasında tespit

edilmiş olan ambulansın beklenmeyerek hastanın özel araçla hastaneye

götürülmesi ve yapılan müdahaleye karşın kurtarılamaması olayında kamu

görevlilerinin muhakeme hatası veya dikkatsizliği aşan ağır ve kişisel kusuru

bulunduğu sonucuna ulaşılamamaktadır. İddialar, spor faaliyetleri ile sağlık

hizmetlerine ilişkin kamu hizmetinin iyi işlememesi çerçevesinde kalmaktadır.

49. Dolayısıyla başvurucu tarafından da iddiaları bakımından

erişilebilir ve etkili olmadığı ileri sürülmeyen kamu idaresi aleyhine tam

yargı davası açma yolunun, somut olayda varsa kamu hizmetinin işlemesindeki

aksaklıkları, sorumluluğu tespit ve tazmin etme kapasitesini haiz olduğu

sonucuna varılmıştır.

50. Bu itibarla başvuru konusu olayda yaşamı koruma

yükümlülüğünün ihlal edildiği iddiasına ilişkin kanunda öngörülen ve fiilen de etkili

olmadığını gösteren bir veri bulunmayan idari yargı yoluna başvurulmadığından

başvuru yollarının usulünce tüketildiği söylenemez.

51. Açıklanan nedenlerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik

şartları yönünden incelenmeksizin başvuru

yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna

karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adli yardım talebi hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA,

B. Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşamı

koruma yükümlülüğünün ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

C. Yargılama giderinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 8/2/2018

tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Burhan ÜSTÜN Üyeler : Serruh KALELİ Nuri NECİPOĞLU Kadir ÖZKAYA Rıdvan GÜLEÇ Raportör Yrd. : Gizem Ceren DEMİR KOŞAR Başvurucu : Muazzez SALĞİT

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/4596, 8 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. A. Ulusal Hukuk
  8. B. Uluslararası Hukuk
  9. B. No: 23302/03, 24/5/2011, § 73; Ercan
  10. V. İnceleme Ve Gerekçe
  11. A. Adli Yardım Talebi
  12. B. Yaşama Hakkının İhlal
  13. B. Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşamı
  14. C. Yargılama giderinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 8/2/2018
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/4596
Tarih
8 Şubat 2018

İlgili Kararlar

  • Medya İzmir Basın Yayın Rek. San. ve Tic. A. Ş. Başvurusu (B. No: 2015/7019)
  • Metin Mirzaoğlu Başvurusu (B. No: 2014/3571)
  • Ekol Grup Güvenlik Koruma ve Eğitim Hizm. Ltd. Şti. Başvurusu (B. No: 2015/439)
  • Hayreddin Soykan ve Sinami Orhan Başvurusu (B. No: 2015/1701)
  • Ç.i. Başvurusu (B. No: 2015/1736)
  • Güllü Karakurt ve Mehmet Karakurt Başvurusu (B. No: 2014/567)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.