İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Ahmet Özdem Başvurusu (B. No: 2016/13541)

1. Başvuru, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü çerçevesinde izinsiz

Başvuru No2016/13541Tarih28 Mayıs 2019Okuma10 dk · 2.038 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Ahmet Özdem Başvurusu

Karar tarihi
28 Mayıs 2019
Başvuru Numarası
2016/13541
R.G. Tarih ve Sayı
28/6/2019 - 30815
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.038 kelime·10 dk okuma·18 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü çerçevesinde izinsiz

afiş astığı için başvurucuya idari para cezası verilmesinin ifade özgürlüğünü

ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 21/7/2016 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar

verilmiştir.

5. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

6. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

7. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

9. Başvurucu, 1995 doğumlu olup üniversite öğrencisidir.

Başvurucu 19/4/2016 tarihinde saat 13.55 civarında dört arkadaşıyla birlikte

Ankara'nın araç trafiğine kapalı ve daha çok kafeler ile kitapçıların bulunduğu

merkezî yerlerinden olan Yüksel Caddesi ile Konur Sokak'ın kesiştiği noktada

yanlarında getirmiş oldukları katlanır masayı açarak bir stant kurmuştur.

Başvurucunun da aralarında bulunduğu grup kurdukları standın ön ve arka

tarafına üniversite öğrencilerinin kurduğu -yaşadıkları sorunları çözmek için-

Öğrenci Kolektifleri Platformu'na ait bir afiş asmışlardır. Asılan afişin

üzerinde şu ifadeler yer almaktadır:

"Çember kırılacak üniversite kazanacak. 1

Mayısa, sokaklara, özgürlüğe. Öğrenci

Kolektifleri"

10. Emniyet görevlileri saat 14.25'te stant açan grubun yanına gelerek

herhangi bir makamdan izin almaksızın çevre ve gürültü kirliliği oluşturacak

şekilde stant açmalarının kanunlara aykırı olduğunu, eylemlerine son vermeleri

gerektiğini, aksi takdirde müdahale edileceği ikazında bulunmuşlardır. Aynı

ikaz, emniyet görevlileri tarafından saat 14.32'de yinelenmiş ancak anılan grup

ikazlara uymayarak stant başında oturmaya devam etmiştir.

11. Emniyet görevlileri saat 14.48'de yaptıkları üçüncü ikazın

ardından gruba müdahale ederek afişleri indirmiş, standı kaldırmış ve el

afişlerini muhafaza altına almıştır.

12. 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun

kamuya ya da özel kişilere ait alanlara izinsiz afiş asılması hâlinde yaptırım

uygulanmasını düzenleyen 42. maddesi uyarınca Çankaya İlçe Emniyet Müdürlüğünün

19/4/2016 tarihli işlemiyle başvurucuya 219 TL idari para cezası uygulanmıştır.

13. Başvurucu, idari para cezasına karşı Ankara 5. Sulh Ceza

Hâkimliğine (Hâkimlik) itiraz yoluna başvurmuştur. İtiraz dilekçesinde, stant

açılarak barışçıl bir şekilde görüşlerin dile getirilmesinin ifade özgürlüğü

kapsamında kaldığının açık olduğu ve afişlerin kendilerine ait olan masaya

asıldığının dikkate alınması gerektiği savunulmuştur.

14. Hâkimlik, idari yaptırım kararı ile verilen idari para

cezasının usul ve yasaya uygun olduğunu belirtmiş ve 29/6/2016 tarihinde

itirazın reddine kesin olarak karar vermiştir.

15. Anılan karar, başvurucu vekiline 13/7/2016 tarihinde tebliğ

edilmiş; başvurucu 21/7/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

16. İlgili ulusal ve uluslararası hukuk kaynakları için bkz. Abdulvahap Can ve diğerleri (B. No:

2014/3793,8/11/2017, §§ 18-23) başvurusu hakkında verilen karar.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

17. Mahkemenin 28/5/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

18. Başvurucu, 1 Mayıs hakkındaki görüşlerini barışçıl olarak

bildirmek amacıyla stant kurduğunu ve 1 Mayıs çağrısı bulunan afişler astığını

belirtmiştir. Başvurucu; afişin herhangi bir şiddet çağrısı içermediğini,

standın kurulduğu alanın çeşitli siyasi partiler ve demokratik kitle örgütleri

tarafından kullanılan bir alan olduğunu ifade etmiştir.

19. Benzer konuda verilen ve afiş asma eyleminin ifade özgürlüğü

kapsamında kaldığını belirten mahkeme kararlarının dikkate alınmadığını dile

getiren başvurucu, hakkında verilen kararın gerekçeden yoksun olduğunu belirterek

toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı ile adil yargılanma hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

20. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucular tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvuru formu ve eklerinde 1 Mayıs

hakkındaki görüşlerin paylaşılması amacıyla stant kurularak afiş asıldığının

belirtildiği ve afiş içeriğinde 1 Mayıs tarihinde belirli bir yer ve saat

içeren bir toplantı çağrısı da bulunmadığı dikkate alındığında başvurucunun

iddialarının ifade özgürlüğü kapsamında incelenmesi gerektiği

değerlendirilmiştir (benzer konulardaki incelemenin toplantı ve gösteri

yürüyüşü düzenleme hakkı kapsamında yapıldığı başvurular için bkz. Halil Devrim Ulaş ve diğerleri, B. No:

2015/12590, 6/3/2019, § 22; Halkevleri

Derneği, B. No: 2015/9174, 7/3/2019, § 26).

21. Anayasa’nın “Düşünceyi

açıklama ve yayma hürriyeti” kenar başlıklı 26. maddesinin ilgili

kısımları şöyledir:

"Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz,

yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma

hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya

fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar...

Bu hürriyetlerin kullanılması, ...kamu

düzeninin, ... korunması ... amaçlarıyla sınırlanabilir.

…

Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin

kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunla düzenlenir."

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

22. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan ifade özgürlüğünün

ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi

gerekir.

2. Esas Yönünden

a. Müdahalenin Varlığı

23. Başvurucunun izinsiz afiş astığı gerekçesiyle idari para

cezası ile cezalandırılmasının ifade özgürlüğüne yönelik bir müdahale olduğu

kabul edilmelidir.

b. Müdahalenin İhlal

Oluşturup Oluşturmadığı

24. Yukarıda anılan müdahale, Anayasa’nın 13. maddesinde

belirtilen koşullara uygun olmadığı müddetçe Anayasa’nın 26. maddesinin

ihlalini teşkil edecektir. Anayasa’nın 13. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

“Temel

hak ve hürriyetler, ...yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen

sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar,

...demokratik toplum düzeninin ... gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı

olamaz.”

25. Bu sebeple müdahalenin Anayasa’nın 13. maddesinde öngörülen

ve somut başvuruya uygun düşen, kanunlar tarafından öngörülme, Anayasa’nın

ilgili maddesinde belirtilen nedenlere dayanma ve demokratik toplum düzeninin

gereklerine uygunluk koşullarını sağlayıp sağlamadığının belirlenmesi gerekir.

i. Kanunilik

26. 5326 sayılı Kanun’un 42. maddesinin kanunilik ölçütünü karşıladığı sonucuna

varılmıştır.

ii. Meşru Amaç

27. Başvurucunun idari para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin

kararın Anayasa'nın 26. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden kamu düzeninin korunmasına yönelik

önlemlerin bir parçası olduğu ve meşru bir amaç taşıdığı sonucuna varılmıştır.

iii. Demokratik Toplum

Düzeninin Gereklerine Uygunluk ve Ölçülülük

(1) Genel

İlkeler

(a)

Demokratik Toplumda İfade Özgürlüğünün Önemi

28.Anayasa Mahkemesi ifade özgürlüğü bağlamında demokratik toplum düzeninin gerekleri

ifadesinden ne anlaşılması gerektiğini daha önce pek çok kez açıklamıştır.

İfade özgürlüğü kişinin haber ve bilgilere, başkalarının fikirlerine serbestçe

ulaşabilmesi, düşünce ve kanaatlerinden dolayı kınanamaması, bunları tek başına

veya başkalarıyla birlikte çeşitli yollarla serbestçe ifade edebilmesi,

anlatabilmesi, savunabilmesi, başkalarına aktarabilmesi ve yayabilmesi anlamına

gelir. Çoğunluğa muhalif olanlar da dâhil olmak üzere düşüncelerin her türlü

araçla açıklanması, açıklanan düşünceye paydaş sağlanması, düşünceyi

gerçekleştirme ve gerçekleştirme konusunda başkalarını ikna etme çabaları ve bu

çabaların hoşgörüyle karşılanması çoğulcu demokratik düzenin gereklerindendir.

Dolayısıyla toplumsal ve siyasal çoğulculuğu sağlamak, her türlü düşüncenin

barışçıl bir şekilde ve serbestçe ifadesine bağlıdır. Bu itibarla düşünceyi

açıklama ve yayma özgürlüğü demokrasinin işleyişi için yaşamsal önemdedir (Bekir Coşkun [GK], B. No: 2014/12151,

4/6/2015, §§ 33-35; Mehmet Ali Aydın [GK],

B. No: 2013/9343, 4/6/2015, §§ 42, 43; Tansel

Çölaşan, B. No: 2014/6128, 7/7/2015, §§ 35-38).

(b)

Müdahalenin Demokratik Toplum Düzeninin Gereklerine Uygun Olması

29. Temel hak ve özgürlüklere yönelik bir müdahalenin demokratik

toplum düzeninin gereklerine uygun

kabul edilebilmesi için zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılaması ve orantılı

bir müdahale olması gerekir. Buna göre ifade özgürlüğüne yapılan bir müdahale,

zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılamıyorsa (bazı farklılıklarla birlikte

bkz. Bekir Coşkun, § 51; Mehmet Ali Aydın, § 68; Tansel Çölaşan, § 51; Ayşe Çelik, B. No: 2017/36722, 7/7/2015, §

37) ya da zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılamakla birlikte orantılı değilse

(bazı farklılıklarla birlikte bkz. Bekir

Coşkun, § 51; Mehmet Ali Aydın,

§ 68; Tansel Çölaşan, § 51; Bayram Akın, B. No: 2015/19278, 9/5/2019,

§ 33) demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun bir müdahale olarak değerlendirilemez.

(2) İlkelerin

Olaya Uygulanması

30. Somut olayda başvurucu, 1 Mayıs İşçi Bayramı hakkındaki

görüşlerini kamuoyuna duyurmak amacıyla Yüksel Caddesi ile Konur Sokak'ın

kesiştiği bir noktada arkadaşlarıyla birlikte yanlarında getirdikleri

katlanabilir masayı açarak bir stant oluşturmuş; başvuruya konu afiş standın

önüne ve arkasına asılmıştır. Başvurucuya izinsiz afiş astığı gerekçesiyle 219

TL idari para cezası verilmiştir. Afiş içeriği nedeniyle başvurucu hakkında

kamu makamlarınca herhangi bir adli veya idari soruşturma açıldığına dair bir

bilgi bulunmamaktadır.

31. Yaklaşan 1 Mayıs İşçi Bayramı ile ilgili toplumsal

farkındalık ve bilinç oluşturma amacı taşıyan afişin asılmasının bir düşünce

açıklaması mahiyetinde olduğu hususunda kuşku bulunmamaktadır. Dolayısıyla

başvuruya konu afiş, Anayasa'da düzenlenen ifade özgürlüğüne ilişkin

güvencelerden yararlanır. Anayasa Mahkemesi daha önce afiş asma yoluyla yapılan

düşünce açıklanmalarının anayasal güvencelerden yararlanmasının afiş asmanın

bazı ön biçim koşullarına bağlanmasına engel teşkil etmeyeceğine karar

vermiştir. Buna göre hakkın kullanımını imkânsız veya hakkın tanınmasını

anlamsız hâle getirmedikçe afiş asmanın ön biçim koşullarına bağlanması ifade

özgürlüğünün ihlaline yol açmaz (benzer yönde değerlendirmeler için sendika

hakkı yönünden bkz. Abdulvahap Can ve diğerleri, § 53; toplantı hakkı

yönünden bkz. Halil Devrim Ulaş ve

diğerleri, § 40).

32. Kanun koyucu 5326 sayılı Kanun'un 42. maddesinde kamuya ait

alanlarda afiş asılmasını yetkili makamın, özel alanlarda ise malikinin iznine

bağlı kılmış ve izin koşulu yerine getirilmeden afiş asılmasını idari para

cezası yaptırımına tabi tutmuştur. Bu konuda kanun koyucunun takdir yetkisini

haiz olduğunun kabulü gerekir (Neslihan Albayrak,

B. No: 2015/19611, 13/9/2018, § 21).

33. Öte yandan tek başına izin koşuluna uyulmamış olması,

yaptırım uygulanmasının haklılaştırılması bakımından

yeterli görülmeyebilir. Nitekim eldeki somut başvuruya konu olayda

cezalandırmanın kamu düzeninin bozulmasını önlemek amacıyla yapıldığı

anlaşılmaktadır. Bu noktada izinsiz afiş asılması nedeniyle kamu düzeninin

bozulup bozulmadığı veya bozulma tehlikesinin bulunup bulunmadığı ya da böyle

bir tehlikenin ortaya çıkıp çıkmadığı ehemmiyet arz etmektedir (benzer yöndeki

değerlendirmeler için bkz. Eğitim ve Bilim

Emekçileri Sendikası ve diğerleri [GK], B. No: 2014/620, 25/5/2017,

§§ 88, 89; Abdulvahap Can ve diğerleri, § 55).

34. Somut olayda idarenin ya da Hâkimliğin yaptırım konusu

afişin asılı kaldığı süre boyunca herhangi bir toplumsal kargaşaya, şiddete,

kamu düzeninin bozulmasına veya bozulma tehlikesinin ortaya çıkmasına sebebiyet

verdiğine dair bir tespiti ve değerlendirmesi bulunmamaktadır.

35. Yukarıdaki değerlendirmelere göre somut olayın koşullarında

barışçıl bir düşünce açıklaması kapsamında asılan afiş ile ilgili olarak

başvurucu hakkında idari para cezası uygulanmasının zorunlu bir sosyal ihtiyaca

karşılık geldiğine ilişkin ilgili ve yeterli gerekçe ortaya konulmamıştır.

Dolayısıyla müdahalenin demokratik toplum gereklerine uygun olmadığı sonucuna

ulaşılmıştır.

36. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 26. maddesinde güvence

altına alınan ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

37. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

“(1)

Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da

edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir…

(2)

Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve

sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili

mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan

hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava

açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme,

Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan

kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

38.Anayasa Mahkemesinin

Mehmet Doğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 57-60) kararında, Anayasa Mahkemesince bir temel

hakkın ihlal edildiği sonucuna varıldığında ihlalin ve sonuçlarının nasıl

ortadan kaldırılacağının belirlenmesi hususunda genel ilkelere yer verilmiştir.

39. Başvurucu, maddi tazminat olarak para cezasının iadesine ve

manevi tazminat olarak da 5.000 TL tazminata karar verilmesi talebinde

bulunmuştur.

40. Anayasa Mahkemesi başvurucuya idari para cezası verilmesinin

demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun düşmediği ve bu nedenle

başvurucunun ifade özgürlüğünün ihlal edildiği sonucuna varmıştır. Dolayısıyla

somut başvuruda ihlalin mahkeme kararından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.

41. Bu durumda ifade özgürlüğü ihlalinin sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır.

Buna göre yapılacak yeniden yargılama ise 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin

(2) numaralı fıkrasına göre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına

yöneliktir. Bu kapsamda derece mahkemelerince yapılması gereken iş, öncelikle ihlale

yol açan mahkeme kararının ortadan kaldırılması ve nihayet ihlal sonucuna uygun

yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple kararın bir örneğinin

yeniden yargılama yapılmak üzere Ankara 5. Sulh Ceza Hâkimliğine gönderilmesine

karar verilmesi gerekir.

42. İfade özgürlüğünün ihlali nedeniyle yeniden yargılama

yapılmasına karar verilmesinin yeterli giderim sağladığı değerlendirildiğinden

tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerekir.

43. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 2.475 TL vekâlet

ücretinden oluşan yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine karar verilmesi

gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. İfade özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL

EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade

özgürlüğünün İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin ifade özgürlüğünün ihlalinin

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Ankara

5. Sulh Ceza Hâkimliğine (D. İş. 2016/2401) GÖNDERİLMESİNE,

D. Başvurucunun tazminat talebinin REDDİNE,

E. 2.475 TL vekâlet ücretinden oluşan yargılama giderinin

BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve

Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,

ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine

kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

28/5/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Recep

KÖMÜRCÜ

Celal Mümtaz

AKINCI

Muammer

TOPAL

Recai AKYEL Raportör : Burak FIRAT Başvurucu : Ahmet ÖZDEM Vekili : Av. Doğukan Tonguç CANKURT

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2016/13541, 28 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Başvurucunun İddiaları
  9. B. Değerlendirme
  10. B. No: 2013/9343, 4/6/2015, §§ 42, 43; Tansel
  11. A. İfade özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL
  12. B. Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade
  13. C. Kararın bir örneğinin ifade özgürlüğünün ihlalinin
  14. E. 2.475 TL vekâlet ücretinden oluşan yargılama giderinin
  15. F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve
  16. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  17. Yıldırım
  18. Kömürcü
  19. Akıncı
  20. Topal
  21. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2016/13541
Tarih
28 Mayıs 2019

İlgili Kararlar

  • Burak Şendir Başvurusu (B. No: 2015/278)
  • Mehmet Ali Gündoğdu ve Mustafa Demirsoy Başvurusu (B. No: 2015/8147)
  • Yakup Bozboğa Başvurusu (B. No: 2016/14565)
  • Fırat Tombak Başvurusu (B. No: 2016/58816)
  • Abbas Özçelik ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2016/3193)
  • Zeynep Gülşah Aksoy Başvurusu (B. No: 2016/50678)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.