KÜNYE
Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Ali Kalender Ve Diğerleri Başvurusu
- Karar tarihi
- 7 Aralık 2022
- Başvuru Numarası
- 2019/37023
Karar Metni
960 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, idarece basın açıklaması yapmak için belirlenen alanlar dışındaki bir yerlerde, bildirimde bulunmadan basın açıklamasına katılan başvurucular hakkında emre aykırı davranıştan idari para cezası uygulanmasının toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkını ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.
2. Başvurucular nihai hükümleri öğrendikten sonra 7/11/2019 ila 29/3/2021 tarihleri arasında bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurular süresi içinde yapılmıştır. 2020/38216, 2020/38320, 2020/2042, 2020/39390, 2020/39401, 2021/18326, 2021/18357, 2020/3747, 2020/3645, 2021/1943, ve 2021/412 numaralı başvuruların 2019/37023 numaralı başvuru ile birleştirilmesine Komisyonca karar verilmiştir. Başvuruların kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvurucular Aydi Baran, Zehide Yavuz, Ayşe Sertkaya, Zuhal Önen, Fatmagül Demirtağ, Gülbahar Şöfer ve Ali Kalender'in adli yardım taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerekir.
II. DEĞERLENDİRME
3. Somut olayda başvurucuların da aralarında olduğu gruplar tarafından Mersin'in farklı yerlerinde ve farklı tarihlerde basın açıklamaları ve/veya oturma eylemleri gerçekleştirilmiştir. Güncel konularda gerçekleştirilen anılan etkinlik ve eylemler 22/5/2019, 15/10/2019 ve 16/10/2019 tarihlerinde Mersin'in Akdeniz ilçesinde bulunan Özgür Çocuk Parkı'nda. 18/5/2020 tarihinde Mersin'in Çankaya Mahallesi'ndeki 4716.
Sokak üzerinde ve 18/8/2020 tarihinde Yenişehir ilçesi, Gazi Mustafa Kemal Bulvarı'nda bulunan bir mağazanın önünde yapılmıştır. Mersin Valiliğinin kararlarına aykırı olarak basın açıklaması yapmak için belirlenen alanlar dışında ve/veya idareye bildirimde bulunmadan basın açıklamasına katılmaları nedeniyle başvurucular hakkında30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca emre aykırı davranışta bulunmaktan idari para cezası uygulanmıştır.
4. Anayasa Mahkemesi bildirim usulü ve uygulanmasının amacı ile sınırlamanın niteliği ve bu yükümlülüğe aykırılık hâlinde sorumluluğa yönelik ilkeleri Selma Elma (B. No: 2017/24902, 4/7/2019) kararında ortaya koymuştur. Ayrıca Anayasa Mahkemesi, olay ve olguları somut başvuru ile benzer nitelikte olan Songül Eriş ve Bedriye Kuş (B. No: 2020/38552, 30/3/2022) ve İbrahim Bilen ve diğerleri (B. No: 2019/23334, 22/2/2022) kararlarında uygulanacak anayasal ilkeleri belirlemiştir.
Anılan kararlarda devletin, kamunun huzuru ve güvenliğinin sağlanması amacıyla yapacağı düzenleme ve uygulamalarda belli bir takdir alanına sahip olduğunu belirten Anayasa Mahkemesi, usulüne uygun olarak verilmiş bir emre aykırı davranışın varlığının tek başına temel hak ve özgürlüklere müdahale için yeterli olmadığını belirtmiştir.
Bu çerçevede, temel hakka müdahaleyi haklı kılacak olan kamu güvenliğinin, kamu düzeninin, genel sağlığın bozulduğunun veya bozulma tehlikesinin bulunduğunun kamu gücünü kullanan yetkili mercilerin kararlarında gösterilmesi aksi hâlde barışçıl bir gösteri veya basın açıklaması nedeniyle kural olarak cezai bir yaptırım uygulanmaması gerektiği vurgulanmıştır.
Sonuç olarak zikredilen kararlarda Anayasa Mahkemesi, başvuruya konu olaylara ilişkin kolluk kuvvetlerinin müdahalesini gerektirecek herhangi bir hâlin gerçekleşmediği, grupların olaysız dağıldığı,
idare ve derece mahkemelerince başvurucuların katıldığı basın açıklamalarının kamu düzenini bozduğunu veya bozma tehlikesi ortaya çıkardığını somut olayla bağlantılı ve yeterli bir gerekçe ile ortaya konulamadığı ve dolayısıyla Anayasa'nın 34. maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen meşru amaçları gerçekleştirmek için gerekli görülen önlemler ile başvurucuların aynı madde kapsamındaki hakları arasında adil bir denge sağlanamadığı gerekçesiyle toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşmıştır.
Somut başvuruda, anılan kararlarda açıklanan ilkelerden ve ulaşılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır. Bu doğrultuda başvurucuların Anayasa'nın 34. maddesinde güvence altına alınan toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
5. Başvurucuların toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşıldığından diğer ihlal iddiaları yönünden inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir.
III. GİDERİM
6. Başvurucular, ihlalin tespiti ile farklı miktarlarda maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Başvuruda tespit edilen hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır.
Bu kapsamda kararın gönderildiği yargı mercilerince yapılması gereken iş, yeniden yargılama işlemlerini başlatmak ve Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal kararında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar vermektir (Mehmet Doğan GK, B. No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 54-60. Aligül Alkaya ve diğerleri (2), B. No: 2016/12506, 7/11/2019,§§ 53-60, 66; Kadri Enis Berberoğlu (3) [GK], B. No: 2020/32949, 21/1/2021, §§ 93-100).
İhlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasının yeterli bir giderim sağlayacağı anlaşıldığından tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerekir.
M. Emin KUZ
Rıdvan GÜLEÇ Yıldız SEFERİNOĞLU Kenan YAŞAR Raportör : Hasan HÜZMELİ Başvurucular : 1. Aydi BARAN Vekili : Av. Fahri GÜL : 2. Ayşe SERTKAYA Vekili : Av. Volkan BİLECE : 3. Doğan ATAY Vekili : Av. Mehmet ALTUNTAŞ : 4. Ali KALENDER Vekili : Av. Filiz SOYLU BOZAN : 5. Fatma SARIKAYA 6. Nalan TURGUTLU BİLGİN Başvurucular Vekili : Av. Ezgi ÖZKAN : 7. Fatmagül DEMİRTAĞ 8. Gülbahar ŞÖFER Başvurucular Vekili : Av. Mustafa MÜJDE : 9. Zehide YAVUZ 10. Zuhal ÖNEN Başvurucular Vekili : Av. İbrahim KAYA
Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2019/37023, 7 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası