İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Nazan Bozkurt Başvurusu (B. No: 2019/36658)

1. Başvuru, toplumsal gösteriye müdahale sırasında

Başvuru No2019/36658Tarih7 Aralık 2022Okuma10 dk · 2.032 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Nazan Bozkurt Başvurusu (2)

Karar tarihi
7 Aralık 2022
Başvuru Numarası
2019/36658
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.032 kelime·10 dk okuma·18 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru, toplumsal gösteriye müdahale sırasında

yaralanma meydana gelmesi nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği

iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru 11/11/2019 tarihinde yapılmıştır. Komisyonca,

kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar

verilmiştir.

3. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet

Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir.

Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmuştur.

III. OLAY VE

OLGULAR

4. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle

ilgili olaylar özetle şöyledir:

5. Başvurucu 8/6/2018 tarihinde Konur Sokak'ta "İşimizi

Geri İstiyoruz" konulu protesto gösterisine katılmış, gerçekleştirilen

müdahale sırasında yakalanarak polis merkezine götürülmüştür. Başvurucuya

yakalama sırasında kuvvet uygulanmış ve başvurucu yüzünde kemik kırığı meydana

gelecek şekilde yaralanmıştır.

6. Başvurucu, vekili aracılığıyla Ankara Cumhuriyet

Başsavcılığına (Başsavcılık) sunduğu 22/6/2018 tarihli şikâyet dilekçesi ile

8/6/2018 tarihinde Ankara Kızılay'da gerçekleştirdiği "İşimizi Geri

İstiyoruz" eylemi sırasında kolluk görevlilerinin kötü muamelesine

maruz kaldığını, 8/6/2018 tarihinde Mustafa Kemal Devlet Hastanesinde yapılan

muayene ve tetkikleri sonucunda göz tabanı üzerinde kemik kırığı teşhis

edildiğini, bu nedenle ameliyat olmak zorunda kaldığını belirterek şikâyetçi

olmuştur.

7. Başsavcılık, başvurucunun müşteki sıfatıyla yer aldığı

farklı bir olaya ilişkin yürütülen soruşturma ile anılan şikayetin

birleştirilerek incelenmesine karar vermiştir.

8. 8/6/2018 tarihli Olay Tutanağı'nda, başvurucuya

orantılı şekilde kuvvet kullanılarak başvurucunun yakalandığı ve gözaltı

aracına götürüldüğü, gözaltı aracından atlayarak kaçmak istemesi sonucu

kafasını sert bir yere çarparak yaralandığı ifade edilmiştir.

9. Başvurucunun yaralanmasına ilişkin olarak yürütülen

soruşturmada polis memuru E.B.nin 7/11/2018 tarihinde şüpheli sıfatıyla ifadesi

alınmıştır. E.B. ifadesinde özetle başvurucuyu gözaltı aracına koyduktan sonra

diğer eylemci şahsı araca almaya çalışırken başvurucunun arkasından vurmaya

başladığını, aynı anda birden fazla kişiyi gözaltına aldıkları için birisini

gözaltına almaya çalışırken diğer kişinin mukavemetiyle karşılaştığını,

başvurucunun yüzüne vurmadığını, kendisine uygulanan mukavemete karşılık orantılı

davrandığını savunmuş; bu durumun olayın görüntü kayıtlarından da

anlaşılabileceğini belirtmiştir.

10. Başvurucunun 8/6/2018 tarihinde maruz kaldığını iddia

ettiği kötü muamele eylemi ile ilgili olarak olayda görev aldığı anlaşılan bir

diğer polis memuru T.K. Başsavcılık tarafından şüpheli sıfatıyla

dinlenilmiştir. İfadesinde T.K., başvurucunun DHKP-C terör örgütünün

talimatları doğrultusunda Kızılay'da "İşimizi Geri İstiyoruz"

sloganıyla sürekli eylem yaptığını, eylemlere müdahale ettikleri her seferinde

başvurucu veya diğer eylemcilerin hakaretlerine, tehditlerine ve direnişlerine

maruz kaldıklarını, her defasında başvurucunun kendilerini şikâyet edip sosyal

medyada fotoğraflarını, isimlerini paylaşarak hedef gösterdiğini, başvurucuya

yönelik bir darp eyleminin kesinlikle olmadığını ileri sürmüştür.

11. Ankara Adli Tıp Şube Müdürlüğü 8/6/2018 tarihinde

gerçekleştirilen tıbbi muayene ve tetkik sonuçlarını dikkate alarak

başvurucunun yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokmayıp basit bir tıbbi

müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte de olmadığını ve kemik

kırığına neden olduğunu, orbita tabanı (maksiller kemik) kırığının hayat

fonksiyonlarını orta (2) derecede etkilediğini belirten raporunu Başsavcılığa

bildirmiştir.

12. Başsavcılık başvurucunun iddialarına konu 8/6/2018

tarihli olayın görüntüleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırmıştır.

27/2/2019 tarihli bilirkişi raporunda; başvurucunun eylem yapıp slogan attığı,

polis memurlarının megafonla "Dağılın." uyarısı yaptığı,

eylemcilerin dağılmaması sebebiyle eylemcilere müdahale edildiği, müdahale

esnasında eylemcilerin açıklama yapmaya devam ettiği, polis memurlarının eylemi

sonlandırmaları konusunda eylemcileri uyardığı ancak eylemcilerin eyleme devam

etmesi sebebiyle polis memurları tarafından kademeli güç kullanılarak ekip

otosuna alındığı, ekip otosuna binerken araçtan çıkmak için polis memurlarına

direndiği, bunun üzerine polis memurlarının eylemcileri tekrar araca bindirdiği

belirtilmiştir.

13. Yürütülen soruşturma sonucu 28/2/2019 tarihinde

Başsavcılık, kolluk görevlilerinin başvurucuya kötü muamelede bulunmadığını,

başvurucunun yaralanmasının uyarılara rağmen dağılmayıp memurlara direnmesi

üzerine orantılı güç kullanılmak suretiyle polis aracına götürülmesi sonucu

meydana geldiğinin anlaşıldığını, 4/7/1934 Tarihli ve 2559 sayılı Polis Vazife

ve Salâhiyet Kanunu'nun 16. maddesi de nazara alındığında polisin zor kullanma

yetkisinin bulunması karşısında ilgili kolluk görevlilerinin üzerilerine atılı

suçun yasal unsurlarının oluşmadığının tüm soruşturma evrakı kapsamından

anlaşıldığını belirterek şüpheliler hakkında kamu adına kovuşturmaya yer

olmadığına karar vermiştir.

14. Başvurucunun kovuşturmaya yer olmadığına kararına

karşı yaptığı itiraz reddedilmiştir. Söz konusu ret kararı 16/10/2019 tarihinde

başvurucuya tebliğ edilmiştir.

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

15. Anayasa Mahkemesinin 7/12/2022 tarihinde yapmış

olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Adli Yardım

Talebi Yönünden

16. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Şerif Ay (B. No:

2012/1181, 17/9/2013) kararında belirtilen ilkeler dikkate alınarak geçimini

önemli ölçüde güçleştirmeksizin yargılama giderlerini ödeme gücünden yoksun

olduğu anlaşılan başvurucunun açıkça dayanaktan yoksun olmayan adli yardım

talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.

B. Kötü Muamele

Yasağının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun

İddiaları ve Bakanlık Görüşü

17. Başvurucu, mesleğinden çıkarılmasını protesto etmek

isterken yakalama işlemi gerçekleştirildiğini ve yakalama işlemi bitmiş, gözaltı

aracına konmuş olmasına karşın T.K. isimli polis memurunun yüzüne yumruk

attığını, aldığı bu yumruk darbesi sonucu gözünün altındaki kemik kırıldığı

için ameliyat geçirdiğini, MOBESE görüntülerinin istenmesini talep etmesine

karşın talebinin karşılanmadığını, delillerin toplanmadığını, soruşturma

dosyasının tamamen farklı bir tarihte, farklı kişilerin karıştığı kötü muamele

şikâyetine ilişkin dosya ile hukuka aykırı olarak birleştirildiğini,

soruşturmanın etkili şekilde yürütülmediğini, T.K. isimli memurun daha önce de

başka bir kadına karşı gerçekleştirdiği kötü muamele eylemi nedeniyle

ertelenmiş cezasının bulunduğunu belirterek kötü muamele yasağının ihlal

edildiğini ileri sürmüştür.

18. Bakanlık görüşünde, mevcut başvuruda kötü muamele

yasağının ihlal edilip edilmediği konusunda Anayasa Mahkemesince yapılacak

incelemede Anayasa ve mevzuat hükümleri, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan

Hakları Mahkemesi içtihatları ile diğer tespit ve değerlendirmelerin dikkate

alınması gerektiği belirtilmiştir.

19. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanında başvuru

formundaki iddialarını tekrar etmiştir.

2. Değerlendirme

a. Kabul

Edilebilirlik Yönünden

20. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul

edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı

anlaşılan kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul

edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Esas

Yönünden

i. Genel

İlkeler

21. Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:

"Kimseye işkence ve eziyet

yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi

tutulamaz.”

22. Anayasa’nın "Devletin temel amaç ve görevleri"

kenar başlıklı 5. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

“Devletin temel amaç ve görevleri...

kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle

bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri

kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları

hazırlamaya çalışmaktır.”

23. Herkesin maddi ve manevi varlığını koruma ve

geliştirme hakkı Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınmıştır. Anılan

maddenin birinci fıkrasında insan onurunun korunması amaçlanmıştır. Üçüncü

fıkrasında da kimseye işkence ve eziyet yapılamayacağı, kimsenin

insan haysiyetiyle bağdaşmayan ceza veya muameleye tabi tutulamayacağı

hüküm altına alınmıştır.

24. Devletin bireyin maddi ve manevi varlığını koruma ve

geliştirme hakkına saygı gösterme yükümlülüğü, öncelikle kamu otoritelerinin bu

hakka müdahale etmemelerini yani anılan maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen

şekillerde kişilerin fiziksel ve ruhsal zarar görmelerine neden olmamalarını

gerektirir. Bu, devletin bireyin vücut ve ruh bütünlüğüne saygı gösterme

yükümlülüğünden kaynaklanan negatif ödevidir (Cezmi Demir ve diğerleri, B.

No: 2013/293, 17/7/2014, § 81).

25. Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi tarafından

kötü muamele, kişi üzerindeki etkisi gözetilerek derecelendirilmiş ve farklı

kavramlarla ifade edilmiştir (Cezmi Demir ve diğerleri, § 84). İşkence

boyutuna varmayan fakat yine de vücutta zarar ya da yoğun fiziksel veya ruhsal

ızdırap doğuran muamelelerin eziyet olarak nitelendirilmesi mümkündür (Tahir

Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 22).

26. Anayasa’nın 17. maddesinde düzenlenen hak kapsamında

devletin pozitif yükümlülükleri bulunmaktadır. Devletin kişinin maddi ve manevi

varlığını koruma hakkı kapsamında sahip olduğu pozitif yükümlülüğün usule

ilişkin boyutu çerçevesinde devlet, doğal olmayan her türlü fiziksel ve ruhsal

saldırı olayının sorumlularının belirlenmesini ve gerekiyorsa

cezalandırılmasını sağlayabilecek etkili resmî bir soruşturma yürütmek

durumundadır. Bu tarz bir soruşturmanın temel amacı söz konusu saldırıları

önleyen hukukun etkin bir şekilde uygulanmasını güvenceye almak, kamu

görevlilerinin ya da kurumlarının karıştığı olaylarda, bunların sorumlulukları

altında meydana gelen olaylar için hesap vermelerini sağlamaktır (Cezmi

Demir ve diğerleri, § 110).

27. Buna göre bireyin bir devlet görevlisi tarafından

hukuka aykırı olarak ve Anayasa’nın 17. maddesini ihlal eder biçimde bir

muameleye tabi tutulduğuna ilişkin savunulabilir bir iddiasının bulunması

hâlinde Anayasa’nın 17. maddesi -“Devletin temel amaç ve görevleri”

kenar başlıklı 5. maddedeki genel yükümlülükle birlikte yorumlandığında- etkili

resmî soruşturmanın yapılmasını gerektirmektedir. Bu soruşturma, sorumluların

belirlenmesini ve cezalandırılmasını sağlamaya elverişli olmalıdır. Bu olanaklı

olmazsa madde sahip olduğu öneme rağmen pratikte etkisiz hâle gelecek ve bazı

hâllerde devlet görevlilerinin fiilî dokunulmazlıktan yararlanarak kontrolleri

altında bulunan kişilerin haklarını istismar etmeleri mümkün olacaktır (Tahir

Canan, § 25).

28. Yürütülen ceza soruşturmalarının amacı, kişinin maddi

ve manevi varlığını koruyan mevzuat hükümlerinin etkili bir şekilde

uygulanmasını, sorumluların ölüm ya da yaralama olayına ilişkin hesap

vermelerini sağlamaktır. Bu, bir sonuç yükümlülüğü değil uygun araçların

kullanılması yükümlülüğüdür (S.D. B. No: 2013/3017, 16/12/2015, § 110).

ii. İlkelerin

Olaya Uygulanması

29. Başvurucunun katıldığı toplantı ve gösteri

yürüyüşleri sırasında yüzünde kemik kırığı meydana gelecek şekilde yaralandığı

anlaşılmıştır.

30. Toplantıya müdahale eden kolluk görevlileri

tarafından düzenlenen tutanakta başvurucunun gözaltı aracından atlamak istemesi

sonucu yüzünü sert bir yere çarpmak suretiyle yaralandığı belirtilmiştir. Ancak

bu sert yerin neresi olduğu açıklanmadığı gibi bilirkişi tarafından incelenen

kamera kaydında da buna ilişkin bir görüntü tespit edilememiştir. Nitekim

soruşturmayı yürüten savcılık tarafından da bu iddia değerlendirmeye esas

alınmamış, başvurucunun gözaltı işlemine direnmesi nedeniyle uygulanan hukuka

uygun kuvvet kullanımı sonucu yaralandığı değerlendirmesi yapılmıştır.

31. Başvurucuya yüzünde kemik kırığı meydana gelecek

şekilde kuvvet uygulanmasının hukuka uygun kuvvet kullanımıyla açıklanması

mümkün görünmemektedir. Nitekim polis memurlarının tuttukları tutanak ile

kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen kararda başvurucunun yaralanma şekline

getirilen farklı açıklamalar da varılan bu sonucu desteklemektedir. Dolayısıyla

başvurucunun yüzünde meydana gelen kemik kırığının başvurucunun gözaltına

alınması esnasında meydana geldiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla her ne kadar

başvurucu tarafından gözaltına alınmaya direnilmiş ise de bu aşamada orantılı

ve kademeli kuvvet kullanılması gereğine uyulmaksızın, başvurucunun yüzünde

kemik kırığı meydana gelecek şekilde kuvvet kullanılmasının nedeni

anlaşılmamıştır. Bu durumda kuvvet kullanımında yetkinin aşıldığı, devletin

Anayasa’nın 17. maddesi kapsamındaki negatif yükümlülüğüne aykırı davranıldığı

sonucuna ulaşılmıştır.

32. Meydana gelen yaralanmanın ağırlığı

değerlendirildiğinde başvurucunun maruz kaldığı eylemin eziyet olarak

nitelendirilmesi mümkündür.

33. Bunun yanı sıra bireyin bir devlet görevlisi

tarafından hukuka aykırı olarak ve Anayasa’nın 17. maddesini ihlal eder biçimde

bir muameleye tabi tutulduğuna ilişkin savunulabilir bir iddiasının bulunması

hâlinde sorumluların belirlenmesini ve gerekirse cezalandırılmasını sağlamaya

elverişli, etkili bir soruşturmanın yapılması gerekir.

34. Soruşturma aşamasında, yüzünde kemik kırığı meydana

gelecek şekilde yaralandığı sabit olan başvurucunun nasıl yaralandığına ilişkin

somut açıklama getirilmediği, yaralanmanın orantılı güç kullanılmak suretiyle

başvurucunun polis aracına götürülmesi sonucu meydana geldiğinin anlaşıldığı

gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, böylece varılan

sonuçların tüm bulguların kapsamlı ve nesnel analizine dayalı olması

gerekliliklerine uyulma konusunda gerekli özenin gösterilmediği sonucuna

ulaşılmıştır.

35. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 17. maddesinin

üçüncü fıkrasında güvence altına alınan eziyet yasağının usul boyutunun da ihlal

edildiği sonucuna varılmıştır.

36. Başvurucu, bireysel başvuru formunda toplantı ve

gösteri yürüyüşleri düzenleme hakkını güvence alan Anayasa'nın 34. maddesine

atıfta bulunmuşsa da bu kapsamda yalnızca çeşitli toplantılara katılması

nedeniyle hakkında düzenlenen birtakım idari para cezalarından söz ederek bu

cezaların daha sonra kaldırıldığını belirtmiştir. Başvurucunun bireysel başvuru

formunda toplantı ve gösteri yürüyüşleri hakkının ihlal edildiğine dair olgusal

olarak temellendirilmiş bir şikâyet ileri sürmediği görülmüştür. Başvurucu,

Bakanlık görüşüne karşı beyan dilekçesinde toplantı ve gösteri yürüyüşü

hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüşse de başvurucunun başvuru süresi

geçtikten sonra sunduğu bir ek beyan dilekçesi ya da Bakanlık görüşüne karşı

beyan dilekçesiyle ileri sürdüğü yeni bir ihlal iddiasının incelenmesi mümkün

olmadığından ayrıca bir inceleme yapılmamıştır.

3. 6216 Sayılı

Kanun'un 50. Maddesi Yönünden

37. Başvurucu, ihlalin tespit edilmesini ve soruşturmanın

yenilenmesini talep etmiştir. Başvurucunun tazminat talebi bulunmamaktadır.

38. Başvuruda tespit edilen hak ihlalinin sonuçlarının

ortadan kaldırılması için yeniden soruşturma yapılmasında hukuki

yarar bulunmaktadır. Bu kapsamda kararın gönderildiği soruşturma mercilerince

yapılması gereken iş, yeniden soruşturma işlemlerini başlatmak ve

Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal kararında

belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar vermektir (6216 sayılı Kanun'un 50.

maddesinin (2) numaralı fıkrasında düzenlenen bireysel başvuruya özgü yeniden

yargılama kurumunun özelliklerine ilişkin kapsamlı açıklamalar için bkz. Mehmet

Doğan [GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 54-60; Aligül Alkaya ve

diğerleri (2), B. No: 2016/12506, 7/11/2019, §§ 53-60, 66; Kadri Enis

Berberoğlu (3) [GK], B. No: 2020/32949, 21/1/2021, §§ 93-100).

39. Başvurucunun tazminat talebi bulunmadığından

tazminata hükmedilmesine yer bulunmamaktadır. 9.900 TL vekâlet ücretinden

oluşan yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine kararverilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,

B. Kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

C. Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan

eziyet yasağının maddi ve usul boyutunun İHLAL EDİLDİĞİNE,

D. Kararın bir örneğinin eziyet yasağının ihlalinin

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden soruşturma yapılmak üzere Ankara

Cumhuriyet Başsavcılığına (Sor. No: 2018/89036) GÖNDERİLMESİNE,

E. 9.900 TL vekâlet ücretinden oluşan yargılama giderinin

başvurucuya ÖDENMESİNE,

F. Ödemenin kararın tebliğini takiben başvurucuların

Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihlerinden itibaren dört ay içinde

yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme

tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına

GÖNDERİLMESİNE 7/12/2022 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Kadir ÖZKAYA

Üyeler

:

M. Emin KUZ

Rıdvan GÜLEÇ

Yıldız SEFERİNOĞLU

Kenan YAŞAR

Raportör

:

Gizem Ceren DEMİR KOŞAR

Başvurucu

:

Nazan BOZKURT

Vekilleri

:

Av. Nazan Betül VANGÖLÜ

KOZAĞAÇLI

Av. Fatih GÖKÇE

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2019/36658, 7 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. IV. İnceleme Ve
  10. Gerekçe
  11. A. Adli Yardım
  12. B. Kötü Muamele
  13. B. Kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin
  14. C. Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan
  15. D. Kararın bir örneğinin eziyet yasağının ihlalinin
  16. E. 9.900 TL vekâlet ücretinden oluşan yargılama giderinin
  17. F. Ödemenin kararın tebliğini takiben başvurucuların
  18. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına
  19. M. Emin KUZ
  20. Kozağaçlı
  21. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2019/36658
Tarih
7 Aralık 2022

İlgili Kararlar

  • İlker Murat Aydın Başvurusu (B. No: 2019/23304)
  • Zülfükar Ergin Başvurusu (B. No: 2019/11079)
  • Savaş Özulucak Başvurusu (B. No: 2019/14183)
  • Levent Okkalı Başvurusu (B. No: 2019/15203)
  • Fatma Dayan ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2019/27789)
  • Hasan Özcan Başvurusu (B. No: 2019/1280)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.